AYAK UYDURMAKLA AYAK D─░REMEK ARASINDA…

Mustafa K├ť├ç├ťKA┼×CI tali@yuzaki.com

Dillerde dola┼čan tavsiyeler:

ÔÇťZaman─▒ yakala…ÔÇŁ

ÔÇťDe─či┼čime ayak uydur…ÔÇŁ

ÔÇťZaman sana uymuyorsa sen zamana uy!..ÔÇŁ

ÔÇť├ça─č─▒n de─čerlerine sahip ol…ÔÇŁ

Son as─▒rlarda, fert ve toplum hayat─▒nda s├╝rekli katlanarak h─▒zlanan bir de─či┼čim r├╝zg├ór─▒n─▒n ya┼čand─▒─č─▒n─▒ ink├ór etmek m├╝mk├╝n de─čil. Fakat de─či┼čimi, putla┼čt─▒rmadan ve g├Âz ard─▒ etmeden;

┬źDe─či┼čen de─čerler / de─či┼čmeyen esaslar┬╗,

┬źHer yerde de─či┼čen / belli bir b├Âlgede de─či┼čen┬╗,

┬źH─▒zl─▒ de─či┼čen / yava┼č de─či┼čen┬╗,

┬źTabi├«, normal, insanl─▒─ča faydal─▒ bir istikamette de─či┼čen / anormal, zararl─▒ bir yolda de─či┼čen┬╗… ┼čeklinde maddeler h├ólinde tasnif ederek ele almakta fayda hatt├ó zaruret var.

De─či┼čim, ├Âzellikle insan ├žer├ževesinde tek├óm├╝l / evrim mevzuunu da akla getiriyor. ─░nsan─▒n bir vazife i├žin hus├╗sen yarat─▒lm─▒┼č oldu─čunu kabul etmeyen; tek g├Âzl├╝ bir z├óhir├« bak─▒┼čla, onu mutlu tesad├╝fler zincirinde tek├óm├╝l etmi┼č ┼čansl─▒ bir varl─▒k olarak g├Âren b├ót─▒l felsef├« anlay─▒┼č─▒n; de─či┼čimi hep g├╝zellikler, insan varl─▒─č─▒n─▒n lehine art─▒lar getiren, m├╝sbet bir geli┼čme saymas─▒ tabi├«dir. Bu a┼č─▒r─▒ kendine g├╝ven; bilimin daha acem├« ve daha k├╝stah oldu─ču devirlerde daha da bask─▒nd─▒. Misal olarak, bir ├žocuk i├žin ailenin, annenin, anne s├╝t├╝n├╝n gerekli olmad─▒─č─▒, insan─▒n l├óboratuvar ortam─▒nda, anne de─čil doktor-hem┼čire nez├óretinde, anne s├╝t├╝ de─čil, sunÔÇÖ├« mama ile yeti┼čtirilmesinin daha uygun olaca─č─▒ iddia edilmi┼č ve bu d├╝┼č├╝nce fiiliyata d├Âk├╝lm├╝┼č, elim neticeler al─▒narak vazge├žilmi┼čti. Pozitivizm ak─▒m─▒na g├Âre, insan ve cemiyet bilimleri, pozitif bilimler gibi esaslara oturtulacak, insanl─▒k ahl├ók, din gibi ilkel (!) kay─▒tlardan kurtularak akl─▒n istikametinde mutlu yar─▒nlara ilerleyecekti!

Yarat─▒l─▒┼čtaki hikmet ve f─▒trat esaslar─▒ ├╝zerinden tefekk├╝r eden bir kimse, de─či┼čimi; varl─▒─č─▒n─▒n ├Âz├╝ne, f─▒trat─▒na uygun olup olmamak noktas─▒nda de─čerlendirecektir. Bu yakla┼č─▒m, de─či┼čim konusunda bir miktar ├žekingenlik getirecektir. Fakat yukar─▒da bahsetti─čimiz ay─▒r─▒mlarla hareket edildi─činde, bu hass├ósiyetin ┬źp├ó-bend-i terakk├«┬╗ / ilerlemenin ayakba─č─▒ olmas─▒n─▒n ├Ân├╝ne ge├žilir. Nitekim Hazret-i AliÔÇÖye nisbet edilen ┼ču s├Âz, m├╝sbet ├žizgideki de─či┼čimlerin g├Âz ├Ân├╝nde bulundurulmas─▒n─▒n ├Ânemini g├Âstermekte:

ÔÇťEvl├ótlar─▒n─▒z─▒; ya┼čad─▒─č─▒n─▒z ├ža─ča de─čil, onlar─▒n ya┼čayacaklar─▒ ├ža─ča g├Âre yeti┼čtirin.ÔÇŁ

DE─×─░┼×─░ME AYAK UYDURMAK

Burada bahsedilen, insan f─▒trat─▒na ayk─▒r─▒ bozulmalar, yozla┼čmalar, anlay─▒┼č e─črilmeleri de─čil; daha ziyade insanl─▒─č─▒n kat etti─či medeniyet mesafesine, as─▒llara de─čil, us├╗llere, tekniklere temas eden konularda gelece─če uyum g├Âstermektir. M├╝sbet de─či┼čimleri yakalamakt─▒r.

Bu, KurÔÇÖ├ón ve S├╝nnetÔÇÖin r├╗hunda da vard─▒r. Mesel├ó, d├╝┼čmana kar┼č─▒ haz─▒rl─▒k yapmay─▒ emreden ├óyette ├Âzellikle, umum├« bir laf─▒z olan ┬źkuvvet┬╗ se├žilmi┼č; Peygamber Efendimiz de bu kelimeyi tefsirinde, yine umum├« bir laf─▒z olarak;

┬źDikkat edin, kuvvet, at─▒┼čt─▒r!┬╗ buyurmu┼čtur.

Tahlil edilecek olursa, Efendimiz; harp us├╗lleri a├ž─▒s─▒ndan, g├Â─č├╝s g├Â─č├╝se ├žarp─▒┼čmalar─▒n, meydan muharebelerinin giderek azalaca─č─▒n─▒, oktan topa, t├╝fekten bombaya, f├╝zeden sil├óhl─▒ insans─▒z u├žaklara do─čru, ┬źuzaktan etkisiz h├óle getirme┬╗ noktas─▒nda de─či┼čim olaca─č─▒na i┼čaret ediyor.

M─▒s─▒rÔÇÖ─▒n fethinden sonra Yavuz Sultan Selim ile Meml├╗k kumandanlar─▒ndan Kay─▒tbay aras─▒nda ya┼čanan ┼ču konu┼čma da de─či┼čimi m├╝sbet m├ón├óda yakalama konusunda g├╝zel bir ├Ârnektir:

ÔÇťÔÇôBize ne yapt─▒ysa ordunuzdaki toplar yapt─▒! Berber├«lerden biri, VenedikÔÇÖten top getirerek bize satmak istemi┼čti de, ┬źok ve k─▒l─▒├ž┬╗ kullanan PeygamberimizÔÇÖe muhalefet etmeyelim diye sat─▒n almam─▒┼čt─▒k. O sat─▒c─▒ bize;

┬źYa┼čayan g├Ârecektir ki, memleketiniz top y├╝z├╝nden elinizden ├ž─▒kacakt─▒r.┬╗ demi┼čti. Me─čer do─čru s├Âylemi┼č!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôDin kaidelerine b├Âylesine ba─čl─▒ idiniz de, All├óhÔÇÖ─▒n;

┬źD├╝┼čmanlara kar┼č─▒ g├╝c├╝n├╝z yetti─či kadar kuvvet haz─▒rlay─▒n.┬╗ (el-Enf├ól, 60) emrine neden uymad─▒n─▒z? D├╝n kuvvet ok ve k─▒l─▒├ž idi, bug├╝n top ve t├╝fek…ÔÇŁ Bu m├ón├óda;

T├╝fek icat oldu mertlik bozuldu
E─čri k─▒l─▒├ž k─▒nda paslanmal─▒d─▒r.

gibi ko├žaklamalar, tarihin ak─▒┼č─▒na tesir edemez. De─či┼čim ba┼člam─▒┼čt─▒r ve ayak uyduran ayakta kal─▒r. Ke┼čke, S├╝vey┼č Kanal─▒ÔÇÖn─▒ a├žarak AkdenizÔÇÖi Hind OkyanusuÔÇÖna ba─člamak, VolgaÔÇÖy─▒ KaradenizÔÇÖe ba─člamak gibi devirlerine g├Âre ├žok ileri projelere sahip ecdad─▒m─▒z, de─či┼čim ve yeniliklerde ba┼č─▒ ├žekmeyi s├╝rd├╝rselerdi de, geli┼čmelerin insaf ve adalet boyutunu, n├ó-ehil, zalim ellere b─▒rakmasalard─▒. Ke┼čke co─čraf├« ke┼čifleri onlar ger├žekle┼čtirseydi de; Bo┼čnaklara, Arnavutlara oldu─ču gibi K─▒z─▒lderililer ve di─čer yeni k─▒ta yerlilerine de ─░sl├ómÔÇÖ─▒ g├Ât├╝rselerdi. Fakat biz, 20. y├╝zy─▒l─▒n ba┼č─▒nda bile foto─čraf─▒n cev├óz─▒n─▒ tart─▒┼č─▒yorduk.

Evet, de─či┼čim daha ziyade teknik boyutta…

Mesel├ó, hayalperest toplumcular─▒n bekledi─či gibi ┬źsava┼č┬╗─▒ ortadan kald─▒ran bir de─či┼čim meydana gelmiyor. Fakat sava┼č─▒n ┼čekli, us├╗lleri de─či┼čiyor. As─▒l de─či┼čmiyor, us├╗l de─či┼čiyor. Us├╗llerdeki de─či┼čikliklere de f─▒tr├«-tabi├« ├Âl├ž├╝ler i├žerisinde uyum g├Âstermek l├óz─▒m…

Zaman─▒n ak─▒┼č─▒nda ┬źas─▒l┬╗ ├╝zerinde bir de─či┼čiklik meydana geliyorsa da bu yozla┼čma ve bozulma ┼čeklinde oluyor. Yahut da mevzi├« oluyor. Mesel├ó dikkat etmeyen toplumlarda aile zay─▒flarken, dikkat edenlerde bozulmuyor. Mevzi├« bir bozulmay─▒, ayak uydurulmas─▒ gereken ka├ž─▒n─▒lmaz bir de─či┼čim olarak sunmak do─čru olmaz.

─░┼čte burada m├╝him bir nokta var:

De─či┼čimin propagandas─▒…

Kendileri, a┼č─▒r─▒ de─či┼čimci anlay─▒┼čla ├ž├Âkerttikleri aile kurumuna tekrar sahip ├ž─▒kmak i├žin ├ž─▒rp─▒n─▒rken, kendi izlerinden gelen milletlere; ┬źailev├« de─čerleri┬╗n, edebin, iffetin, anne-babaya h├╝rmetin… art─▒k anlams─▒z, ge├žmi┼čte kalm─▒┼č oldu─čunu, filmleriyle, medya g├╝├žleriyle yutturmaya devam ediyorlar.

┬źS├╝rekli de─či┼čim┬╗ ├╝zerinden projelerini y├╝r├╝ten toplum m├╝hendisleri, ├že┼čitli menfaatleri sebebiyle; de─či┼čimi daima iyiye, g├╝zele do─čru gidi┼č olarak g├Âsteriyorlar. Bu da zihinlerdeki kabullerle, toplumdaki ger├žekler aras─▒nda bocalamaya yol a├ž─▒yor.

Son g├╝nlerde hemen her g├╝n bir ba┼čka cinayet haberi gazetelere d├╝┼č├╝yor. San─▒rs─▒n─▒z ki ├╝lke ├žap─▒nda kim daha vah┼č├«, daha gaddar ├Âld├╝recek diye bir gizli yar─▒┼čma var. Misal vermek bile tasvire girece─činden y├╝z ak─▒n─▒n y├╝z├╝n├╝ k─▒zartmaya gerek yok. ─░┼čin ard─▒ arkas─▒ ara┼čt─▒r─▒l─▒nca ortaya en fazla birka├ž sebep ├ž─▒k─▒yor:

Kad─▒n meselesi…

Menfaat kap─▒┼čmas─▒…

H─▒rs, bencillik, gaddarl─▒k…

─░nsan yap─▒s─▒n─▒n -zamandan zamana de─či┼čmez- problemleri…

Sonra medyada isyan ve feryatlar y├╝kseliyor:

ÔÇťBu zamanda kad─▒n cinayeti olur mu?ÔÇŁ

ÔÇťBu devirde namus cinayeti i┼členir mi?ÔÇŁ

Elbette adam ├Âld├╝rmenin tabi├« bir ┼čey oldu─čunu m├╝dafaa edecek de─čiliz. Fakat bu isyanlarda; ┬źbu zamanda┬╗ vurgusu da ne oluyor?

Zaman; insan─▒n hormon dengesini, gazap kuvvesini, h─▒rs derecesini mi d├╝┼č├╝rd├╝?

Devran, nefislerimizi mi de─či┼čtirdi?

Ge├žen as─▒rlar, hepimizi otomatik olarak nefis tezkiyesinden mi ge├žirdi?

Elbette ki hay─▒r…

Hattâ tersi oldu:

Nefsin b├╝t├╝n istekleri serbest oluyorsa;
┼×eytan bile hayrette kal─▒p mest oluyorsa;
Hayret de─čil ikl├«mimiz alt-├╝st oluyorsa;
Bastırdı demek ehl-i hevâ denge bozuldu! (Tâlî)

O h├ólde zihinlerimizde ┬źBu zamanda bu olur mu?┬╗ sualini do─čuran nedir?

Kalbimizde, i├žinde bulundu─čumuz zamana; yanl─▒┼člar─▒, cinayetleri konduramama hissimizin sebebi ne?

Bu, modernizm ile d├╝nyam─▒za girmi┼č bir anlay─▒┼č…

Modern hayat; steril, ar─▒nm─▒┼č, iyi, ├ódil bir d├╝nyada ya┼čad─▒─č─▒m─▒z hissini bize vermekte ├žok ba┼čar─▒l─▒… H├ólbuki bu, ferdiyet├ži liberal d├╝nya g├Âr├╝┼č├╝n├╝n altyap─▒s─▒n─▒ kurabilmek i├žin pompalanan bir yalandan ibaret… Acziyet, korunma ve tedbir hissi meydana getirir. Ferde, s├╝rekli;

┬źDiledi─čini yapmakta, diledi─čin gibi ya┼čamakta h├╝rs├╝n, ge├žmi┼čte kalm─▒┼č ahl├ók├«, d├«n├«, ├Ârf-├ódet temelli hi├žbir kurala uymak zorunda de─čilsin!┬╗ telkininde bulunuyorlar ki, liberal ekonomi ├žarklar─▒ ├žal─▒┼čs─▒n… ─░sraf als─▒n y├╝r├╝s├╝n… ─░nsanlar s─▒n─▒rs─▒z e─člence end├╝strisi ile me┼čgul edilirken, madd├« ve m├ónev├« olarak istismar edilsin… Devletlerde uygulanan ┬źb├Âl-par├žala-yut┬╗ mant─▒─č─▒n─▒n cemiyet hayat─▒ndaki ┼čekli… Dolay─▒s─▒yla bu telkinlerin en b├╝y├╝k zarar─▒n─▒, aile ├žekiyor.

De─či┼čenler, de─či┼čmeyenler…

Mesel├ó kad─▒n-erkek meselesi, H├óbil ve K─übil devrinde de ayn─▒ idi, Y├╗suf -aleyhissel├óm- devri geli┼čmi┼č devleti M─▒s─▒rÔÇÖda da ayn─▒ idi, gelece─čin uzay ├ža─č─▒nda da ayn─▒ olacak. Bu sebeple bu hususta al─▒nacak tedbirler de as─▒rlar ge├žse de fazla bir de─či┼čikli─če u─čramayacak… G├╝n├╝m├╝zde cahiller taraf─▒ndan ├ža─ča ayk─▒r─▒ g├Âr├╝len tesett├╝rl├╝, iffetli, nik├óhl─▒ bir hayat s├╝r├╝p, ihtil├ót ve teberr├╝├žten; yani kad─▒n-erkek l├óub├ól├« kar─▒┼č─▒l─▒ktan ve a├ž─▒k-sa├ž─▒kl─▒ktan uzak durmak; ├Âz├╝ itibar─▒yla, cemiyeti kad─▒n-erkek aras─▒nda meydana gelebilecek, zin├ó, fuhu┼č, tecav├╝z, nesep kar─▒┼č─▒kl─▒─č─▒; bu sebeplerle meydana gelen bo┼čanma, kavga, cinayet, sahipsiz ├žocuklar… gibi olumsuzluklardan korumak temelinde al─▒nm─▒┼č tedbirlerdir.

Modern d├╝nya, hep serbestli─čin alt─▒n─▒ ├žizer. Buna aldananlar da hep k├Ât├╝ niyetlilere toslarlar… K├Ât├╝ niyetlileri, hukukun bertaraf etmesi beklenir. Fakat pek merhametli olan (!) modern hayat; ─▒rza, cana tasallut edenlerin k─▒l─▒na da dokunmaz.

H├ólbuki KurÔÇÖ├ón, ailev├« mevzularda; ┬źkalbinde hastal─▒k bulunanlar┬╗─▒ hat─▒rlamam─▒z─▒ ister. Ahl├ókl─▒lar─▒ tedbir almaya davet ederken, ahl├óks─▒zlar─▒ da gerekli cemiyet yapt─▒r─▒mlar─▒yla ikaz eder. (el-Ahz├ób, 32, 57-62)

De─či┼čmez k─▒ymetlere sahip ├ž─▒kmak i├žin, menf├« de─či┼čim r├╝zg├órlar─▒na kar┼č─▒ durmak gerekir.

DE─×─░┼×─░ME AYAK D─░REMEK

Tarihte en b├╝y├╝k ve h─▒zl─▒ de─či┼čim d├Ânemlerinden biri, ─░sl├ómÔÇÖ─▒n do─ču┼ču ve takip eden as─▒rlarda oldu. ├ľnce EfendimizÔÇÖin yeti┼čtirdi─či sah├óbe-i kiram neslinin dev bir tebli─č ve f├╝tuhat a├ž─▒l─▒m─▒yla ├çinÔÇÖden Atlas OkyanusuÔÇÖna kadar geni┼č bir hil├ól h├ólinde tesis etti─či, ─░sl├óm devleti ve cemiyeti… Muazzam bir m├╝sbet de─či┼čim…

Hemen ard─▒ndan, Peygamber EfendimizÔÇÖin ensar hakk─▒nda s├Âyledi─či tabirle; tuzun, yeme─čin i├žinde eridi─či gibi, sah├óbenin yeni cemiyette erimesiyle, zengin, m├╝reffeh yeni m├╝sl├╝manlar─▒n ya┼čad─▒─č─▒ h─▒zl─▒ menf├« de─či┼čim… ─░syana varan ho┼čnutsuzluklar… Cinayete varan fitne ate┼či… ─░nsan─▒n de─či┼čmez meseleleri, h─▒rs, bencillik, tamah… m├╝sl├╝man askerlere Peygamber torunlar─▒n─▒, ehl-i beyti bile k─▒l─▒├žtan ge├žirtecektir…

Bug├╝n ┼×├«a dedi─čimiz ak─▒mlar, bu h├ódiselere; ┬źBu zamanda bu olur mu?┬╗ tepkisi i├žinde do─čmu┼čtur… H├ólbuki, HaseneynÔÇÖin dedesi Fahr-i K├óin├ót Efendimiz, Ved├ó HutbesiÔÇÖnde bu tehdit konusunda ash├ób─▒n─▒ uyarm─▒┼čt─▒r.

Peki, bu menf├« de─či┼čime kar┼č─▒, m├╝ttak├« m├╝sl├╝manlar ne yapt─▒lar? Ayak m─▒ uydurdular? Ayak m─▒ dirediler? Bug├╝n tasavvuf tarihi kitaplar─▒, Peygamber ve sah├óbe hayat─▒nda bizzat ya┼čanan tasavvufun, sistemli bir ┼čekilde temelinin at─▒l─▒┼č─▒n─▒; o d├╝nyev├«le┼čme cereyan─▒na ayak direyen, fitneye bula┼čmamak i├žin uzlete ├žekilen, siyasetin kirlenmesi sebebiyle ilim ve irfana y├Ânelen ba┼čta ehl-i beyt olmak ├╝zere, t├óbi├«n ve sonraki nesillerin gayretleri i├žerisinde g├Âsteriyorlar.

De─či┼čim ka├ž─▒n─▒lmaz olabilir. Fakat siz; fiil├«, kavl├« ve kalb├« muhalefetinizi ortaya koydu─čunuzda, il├óh├« yard─▒m size yeti┼čecek ve de─či┼čim, m├╝sbet bir tecelliyle size g├╝l├╝mseyecektir. Mo─čol i┼čgalleri sonras─▒ ya┼čanan par├žalanm─▒┼čl─▒k ortam─▒nda do─čru bir ayak diremeyle Osmanl─▒ÔÇÖn─▒n do─čmas─▒ gibi…

Gaye, de─či┼čimi kontrol alt─▒na almak…

Kendi h├óline b─▒rak─▒ld─▒─č─▒nda bozulan s├╝t, ya┼čayaca─č─▒ de─či┼čim y├Ânetildi─činde peynir ve yo─čurt gibi art─▒lara d├Ân├╝┼č├╝r. Toplumun mayas─▒ da pek farkl─▒ olmasa gerek…

Bug├╝n de globalle┼čme, ferdiyet├žilik, sek├╝lerizm, liberalizm gibi ayak dirememizi gerektiren de─či┼čim r├╝zg├órlar─▒ esiyor. Belki r├╝zg├ór─▒ durduramay─▒z. Fakat do─čru tav─▒rlarla, r├╝zg├ór─▒ bizi s├óhil-i sel├ómete ├ževirecek ┼čekilde yelkenlerimize doldurabiliriz.

De─či┼čimin belki en g├╝zel taraf─▒, istikametinin yanl─▒┼čtan do─čruya de─či┼čtirilebilmesi olsa gerektir.