TOPRA─×I VATAN YAPAN

Mustafa K├ť├ç├ťKA┼×CI tali@yuzaki.com

Vatan ve millet mevzuunda m├╝sl├╝manlar─▒n duraca─č─▒ yer neresidir?

Frans─▒z ─░htil├óliÔÇÖnden sonra, ├Âncesine nisbetle daha derin ve daha farkl─▒ g├Âr├╝n├╝mler alan bu mevzu, g├╝n├╝m├╝zde globalle┼čme neticesinde tersi bir istikamette ilerliyor. Irk├ž─▒l─▒k iki d├╝nya sava┼č─▒nda insanl─▒─ča en b├╝y├╝k tahribatlar─▒ ya┼čatarak yava┼č yava┼č siyaset sahnesinden ├žekiliyor. Yahut ├Âyle g├Âr├╝n├╝yor. Bloklar, birlikler, paktlar d├╝nyas─▒nda s─▒n─▒rlar, para birimleri yava┼č yava┼č ortadan kalk─▒yor. ─░nternet, milletleraras─▒ ┼čirketler, ├Âzelle┼čtirmeler…

Hayattaki bu h─▒zl─▒ de─či┼čim; teredd├╝tleri, ┼č├╝pheleri, komplo teorilerini de beraberinde getiriyor.

Bu ┼č├╝pheler girdab─▒na girdi─činizde, kabu─čunuza ├žekilip d├╝nyadan uzak, yaln─▒z bir ma─črur olma neticesi var.

Bunlar─▒ tamamen sa├žma kabul ederek, a┼č─▒r─▒ temiz bir kalple d├╝nyaya entegre (!) olmaya kalkmak da benli─či, kimli─či yok edici etkileriyle tahripk├ór…

Vatan-millet mevzular─▒nda ├Âzellikle son senelerde kafalar─▒n iyice kar─▒┼čt─▒─č─▒ mal├╗m… Fakat bizim i├žin mesele, d├╝nyadaki ak─▒mlar, modalar de─čil, ezelden ebede ge├žerli yolun ne dedi─či…

─░┼čte asr-─▒ sa├ódetten bir sahne…

Kuzman adl─▒ bir Medineli, Uhud HarbiÔÇÖnde yedi m├╝┼čri─či ├Âld├╝rm├╝┼č, kendisi de a─č─▒r bir yara alarak ├Âlm├╝┼čt├╝. Buna ra─čmen Allah Ras├╗l├╝ -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-;

ÔÇťÔÇôKuzman cehennemliktir!ÔÇŁ buyurdu.

Çünkü;

ÔÇťÔłĺ┼×ehidli─čin m├╝b├órek olsun ey Kuzman!ÔÇŁ diyen Kat├óde bin N├╗m├ónÔÇÖa;

ÔÇťÔÇôBen kab├«lem i├žin, MedineÔÇÖdeki hurmal─▒klar i├žin sava┼čt─▒m; ┼čehidlik i├žin de─čil!ÔÇŁ demi┼č ve k─▒l─▒c─▒na abanarak intiharla can─▒na k─▒ym─▒┼čt─▒. (V├ók─▒d├«, I, 263)

Mensubu bulundu─ču kavim veya millet i├žin ve o milletin ├╝zerinde hayat─▒n─▒ s├╝rd├╝rebilece─či vatan i├žin can─▒n─▒ vermek duygusu, insan f─▒trat─▒nda mevcuttur. Fakat uhrev├« bir ideale ba─članmad─▒─č─▒ m├╝ddet├že, bu duygu ger├žek bir k─▒ymet ifade etmez ve ├óhiret a├ž─▒s─▒ndan da fayda vermez.

Vatan─▒, insan─▒n do─čdu─ču yerdir. EfendimizÔÇÖin do─čdu─ču yer Mekke idi. Ris├ólet vazifesi i├žin Efendimiz gurbete yollanmad─▒. Vazifesinin ilk halkas─▒, ├ťmm├╝ÔÇÖl-Kur├ó yani ┼čehirlerin anas─▒, bir bak─▒ma vatanlar─▒n vatan─▒ Mekke olarak belirlenmi┼čti. ─░lk davet edecekleri ise a┼čireti, hem┼čehrileri…

EfendimizÔÇÖin davetine ic├óbet eden akraba ve hem┼čehrileri oldu. Onlar ash├ób─▒n─▒n en k─▒ymetli ve y├╝ksek mertebesini olu┼čturdular. Fakat Allah Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n en az─▒l─▒ d├╝┼čmanlar─▒ da bu ┼čehirden, kendi hem┼čehrilerinden ├ž─▒k─▒nca, EfendimizÔÇÖin vatan─▒ kendisine zindan oldu. Ba┼čka bir ┼čehir aray─▒┼č─▒ neticesinde YesribÔÇÖin halk─▒ kendisini davet etti. Efendimiz, ad─▒yla nurland─▒raca─č─▒ ┼čehre hicret etti.

ÔÇťDo─čdu─čun yer de─čil doydu─čun yer…ÔÇŁ diye bir s├Âyleyi┼č vard─▒r. ─░nsan─▒n neticede kaderin belirledi─či ┼čartlarla do─čdu─ču de─čil, m├ónev├« olarak da doydu─ču, inand─▒─č─▒ de─čerleri ya┼čabildi─či yeri tercih etmesidir, hicret.

Vatana muhabbet beslemek tabi├« bir duygudur. Efendimiz de MekkeÔÇÖye muhabbetini, ondan ayr─▒l─▒rken ┼č├Âyle dile getirmi┼čtir:

ÔÇťSen, Allah kat─▒nda beldelerin en sevgili olan─▒s─▒n. ├ç─▒kar─▒lm─▒┼č olmasayd─▒m, senden ├ž─▒kmazd─▒m. Senden ba┼čka bir yeri yurt tutmaz, yuva kurmazd─▒m…ÔÇŁ (Ahmed, IV, 305; Tirmiz├«, Men├ók─▒b, 68/3925)

Hicret, her y├╝re─čin kolayca verebilece─či bir karar de─čildir. Nitekim MekkeÔÇÖde bu zor karar─▒ veremedi─či i├žin, ├«m├ón─▒n─▒ gizleyerek s├╝kl├╝m p├╝kl├╝m kalm─▒┼č m├╝ÔÇÖminler daima olmu┼čtu. (bkz. el-Fetih, 25)

Cenâb-ı Hak;

┬źAll├óhÔÇÖ─▒n arz─▒ geni┼čtir!┬╗ (en-Nis├ó, 97; el-Ankeb├╗t, 56; ez-Z├╝mer, 10) telkiniyle, bulundu─ču yerde d├«nini ya┼čayamayanlar─▒, harekete davet eder. ┼×artlara boyun e─čmek; ┬źZaruret var, ihtiya├žlar da zaruret say─▒l─▒r!┬╗ kolayc─▒l─▒─č─▒ i├žinde e─čilip b├╝k├╝lmek o fermana s─▒─čmaz. Fakat ya┼čl─▒, kad─▒n ve ├žocuklar gibi zay─▒flar bundan istisn├ód─▒r. (Bkz. en-Nis├ó, 98)

Asr-─▒ sa├ódetin ┼čanl─▒ ehli; sadece vatan ile de─čil, daha pek ├žok sevgi ile imtihan edilmi┼člerdir. Kendi akrabalar─▒na, baz─▒lar─▒ kendi anne-babalar─▒na yahut evl├ótlar─▒na ├«man d├óv├ós─▒ gere─či set ├žekmek durumunda kalm─▒┼člard─▒. Hicret onlar i├žin ├«m├ón─▒n ayr─▒lmaz─▒yd─▒.

Hazret-i Peygamber yeni vatan─▒ MedineÔÇÖde, Mescid-i Aks├óÔÇÖya do─čru namaz k─▒l─▒yordu. Yani vatan─▒na, MekkeÔÇÖye arkas─▒n─▒ d├Ânerek… Zaman zaman y├╝z├╝ sem├óda Cibr├«lÔÇÖi ar─▒yor, Cen├ób-─▒ HakÔÇÖtan, k─▒blenin K├óbe olmas─▒n─▒ arzu ediyordu. (Bkz. el-Bakara, 144)

K├óbe hen├╝z putlarla dolu iken, bu emir geldi. Peygamber Efendimiz, ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒ vatan─▒na y├Âneliyordu. Bir m├╝ddet sonra, yine o ┼čehre umre ziyareti maksad─▒yla yolculu─ča ├ž─▒kacak; bu ├Ânce bar─▒┼č, sonra fetih s├╝recinin ilk ad─▒m─▒ olacakt─▒.

Efendimiz; vatan─▒ndan ├ž─▒kar─▒ld─▒ktan on sene sonra, muzaffer bir kumandan olarak MekkeÔÇÖye giriyordu. Buraya kadar belki, d├╝nya tarihinde benzerlerine rastlan─▒r bir ┬źmuhte┼čem geri d├Ân├╝┼č┬╗ zannedilebilirdi. Fakat Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- e┼či ve benzerine rastlanmayan bir vef├ó ├Ârne─či sergileyerek, fetihten sonra MedineÔÇÖye geri d├Ând├╝. Ash├ób─▒ da o anda MekkeÔÇÖde kalmay─▒, hicretlerinin z├óy├« olmas─▒ olarak g├Âreceklerdi. Hatt├ó MekkeÔÇÖde hastalanan SaÔÇśd bin Eb├« Vakkas orada vefat edece─či ve hicret sevab─▒n─▒ kaybedece─či endi┼česini ta┼č─▒yordu.

Efendimiz, MedineÔÇÖye vef├ós─▒ kadar burada, maksad─▒n─▒n ├óhiret oldu─čunu da beyan etmi┼čti. Maksad─▒, ├ž─▒kar─▒ld─▒─č─▒ ┼čehri tekrar ele ge├žirmek de─čildi. Muh├ócirler i├žin de maksat bu de─čildi. Fakat i├žlerindeki o f─▒tr├« vatan sevgisini, ─░sl├óm idealleriyle birle┼čtiriyorlard─▒.

Ensar i├žin de benzeri imtihanlar ya┼čand─▒. Onlar; EfendimizÔÇÖe kucak a├žmakla, vatanlar─▒ ve kabileleri i├žin b├╝y├╝k tehlikelere de davetiye ├ž─▒karm─▒┼člard─▒. MekkeÔÇÖden, vatanlar─▒na ve ─▒rzlar─▒na g├Âz diken tehditler ya─č─▒yordu. Fakat onlar meselenin, Hazret-i Peygamber ile kabilesi aras─▒nda bir problemden ibaret olmad─▒─č─▒n─▒ idrak etmi┼člerdi. Bu sebeple ensar─▒n reisi SaÔÇśd bin Mu├óz -rad─▒yall├óhu anh-, BedirÔÇÖden ├Ânce;

ÔÇťSen at─▒n─▒ denize s├╝rsen biz de pe┼činden gelece─čiz ey All├óhÔÇÖ─▒n Ras├╗l├╝!ÔÇŁ diyerek Mekkeli muh├ócirlerle, Medineli ensar─▒n kader birli─čini ifade ediyordu.

Fetihle birlikte s─▒k─▒nt─▒lar bitince, muh├ócirler MekkeÔÇÖye eski hayatlar─▒na d├Ânmedikleri gibi ensar da o fed├ók├ór, cef├ók├ór hayata son verip eski rahatlar─▒na d├Ânmediler. ├ç├╝nk├╝ ├óyet-i ker├«me;

┬źKendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmay─▒n!┬╗ (el-Bakara, 195) diyordu. Bunun anlam─▒, d├╝nyaya saplan─▒p kalmamak demekti.

Muh├ócir ve ensar… Yeni topraklara, yeni vatanlara ihtiya├ž duymayan, tek derdi iÔÇśl├ó-y─▒ kelimetullah olan bu iki civanmert nesil, ├žok k─▒sa bir s├╝re i├žerisinde d├╝nya tarihinin en b├╝y├╝k ├žaptaki fetihlerini ger├žekle┼čtirdiler. Irak topraklar─▒, fethedildikten sonra Hazret-i ├ľmerÔÇÖin karar─▒yla, eski sahiplerine b─▒rak─▒ld─▒. ├ç├╝nk├╝ ─░sl├óm d├óv├ós─▒; ┬źEsas hayat ├óhirettir!┬╗ diyen bir neb├«nin ├Â─čretti─či prensipler ─▒┼č─▒─č─▒nda s├╝rd├╝r├╝ld├╝.

M├╝teakip as─▒rlarda da ─░sl├óm f├╝tuhat─▒; hi├žbir zaman kuru bir vatan edinme, yerle┼čip rahat etme d├╝┼č├╝ncesiyle olmad─▒. Ne zaman bu d├╝┼č├╝nce yerle┼čirse, o zaman f├╝tuhat durdu; zaferlerin yerini m├╝dafaa, vatan─▒ koruma harpleri ald─▒.

Parya olduklar─▒ M─▒s─▒rÔÇÖdan peygamberleri Musa -aleyhissel├óm- ba┼čkanl─▒─č─▒nda ├ž─▒k─▒p, Filistin diyar─▒na g├Â├žen ─░srailo─čullar─▒ hen├╝z yoldayken, All├óhÔÇÖ─▒n ikram─▒ olan b─▒ld─▒rc─▒n ve kudret helvas─▒ndan b─▒kt─▒klar─▒n─▒; art─▒k so─čan, sar─▒msak, bakla gibi sebzeleri ├Âzlediklerini s├Âylediler. Taleplerinin ├Âz├╝, toprakt─▒, yerle┼čik hayatt─▒. Bu talep reddedilmedi, sadece bedeli g├Âsterildi:

─░nan├žs─▒z, zul├╝m ehli bir kavimle muharebe etmek.

─░lk nesiller sava┼čtan ka├ž─▒nd─▒lar. Firavun taraf─▒ndan sindirilmi┼č, korkakla┼čm─▒┼č yap─▒lar─▒n─▒ atamad─▒lar. H├ólbuki, All├óhÔÇÖ─▒n hus├╗s├« al├ókas─▒na mazhar olmu┼č bu kavim; hakk─▒n ├ódil k─▒l─▒c─▒ olup, b├╝t├╝n d├╝nyaya hakik├« ├«m├ón─▒ ve adaleti tevz├« edebilirdi. Bunun kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ cennet ikramlar─▒ olarak bi├žebilirlerdi. Fakat onlar bunun yerine so─čan-sar─▒msak ekip-bi├žecekleri alel├óde bir hayat istiyorlard─▒.

Onlardan bir m├╝ddet sonra Orta AsyaÔÇÖdan bat─▒ya ve g├╝neye do─čru inen T├╝rk kabileleri kendilerine hem d├╝nya hayat─▒nda, hem ├óhiret hayat─▒nda cennet bir vatan ar─▒yorlard─▒. Sava┼čmaktan korkmayan tabiatlar─▒ da; galip geldikten sonra merhametli, ho┼čg├Âr├╝l├╝ ve adaletli idareleri de onlar─▒ Viyana kap─▒lar─▒na kadar ta┼č─▒d─▒. Fakat onlar─▒n bu ba┼čar─▒s─▒n─▒n ard─▒ndaki en ├Ânemli fakt├Ârlerden biri, bulgur pil├óv─▒na kanaat etmeleriydi. Bir do─čuda karde┼č fitnesi, bir bat─▒da yenilmeye doymayan ha├žl─▒ h─▒nc─▒ ile m├╝cadele h├ólinde as─▒rlarca at ├╝st├╝nde ─░sl├óm sancaktar─▒ olan bu millet, do─čuda ve bat─▒da belli istinadlara kavu┼čtuktan sonra duruldu.

Ayn─▒ s─▒ralarda, bat─▒da ha├žl─▒ seferlerinin yerini co─čraf├« ke┼čifler almaktayd─▒. Yani All├óhÔÇÖ─▒n arz─▒n─▒n geni┼č oldu─čunu bir ba┼čka ┼čekilde ispatlayan gayretler… Maalesef atlar─▒n─▒ ah─▒rlara ba─člayan, gemilerini r─▒ht─▒mlara demirleyen m├╝sl├╝manlar bu konuda geri kald─▒lar.

Bug├╝n milyon kilometre karelerden k├╝├ž├╝le k├╝├ž├╝le dar bir hududa hapsolan vatan─▒m─▒z hakk─▒nda bile, b├Âl├╝nme ve k├╝├ž├╝lme tehditleriyle bo─ču┼čmak; biraz da ufku d├╝nya hayat─▒yla k─▒s─▒tl─▒ g├Ârmekten kaynaklanmakta de─čil mi? ┬źEsas hayat ├óhiret hayat─▒d─▒r!┬╗ perv├ós─▒zl─▒─č─▒, korkusuzlu─ču ve; ┬źAll├óhÔÇÖ─▒n arz─▒ geni┼čtir!┬╗ diyerek hicreti tercih m├╝d├ón├ós─▒zl─▒─č─▒, vatan─▒ koruman─▒n da yeni vatanlar─▒ ik─ümenin de en do─čru yolu idi h├ólbuki.

┬źB├╝lb├╝l├╝ alt─▒n kafese koymu┼člar, ah vatan!┬╗ demi┼č. Bu atas├Âz├╝nde de yer alan vatan, ki┼činin do─čdu─ču yerdir. Bak─▒┼č ufuklar─▒n─▒, bu d├╝nya hayat─▒n─▒n ba┼člang─▒├ž ve biti┼č s─▒n─▒rlar─▒ndan, ezel ve ebed buudlar─▒na geni┼čletince, vatan bir ba┼čka m├ón├ó kazan─▒r:

─░nsan─▒n ruhlar ├óleminde do─čdu─ču yer, elest bezmi yani All├óhÔÇÖ─▒n huzuru. Sevilmesi ├«mandan olan vatan, biraz da bu vatand─▒r. Vefat haberi al─▒nca s├Âylenmesi s├╝nnet olan ve istirc├ó ad─▒ verilen ├óyet-i ker├«me de bu vatan─▒ hat─▒rlat─▒r:

ÔÇť─░nn├ó lill├óh ve inn├ó ileyhi r├óci├╗n!.. : Elbette biz All├óhÔÇÖ─▒n─▒z ve OÔÇÖna d├Ânece─čiz!..┬╗ (el-Bakara, 156)

Fakat vatan─▒ b├Âyle soyutla┼čt─▒rmak; m├╝┼čahhas, ta┼čtan-topraktan vatan─▒ de─čersizle┼čtirmez. As─▒l, ger├žek vatan olan All├óhÔÇÖ─▒n huzuruna d├Ânme i┼čtiyak─▒nda olanlar, vatanlar─▒ i├žin fed├ó ettikleri kanlar─▒n─▒ hel├ól g├Ârenlerdir. Topra─č─▒ vatan yapan ve vatan─▒ ellerin ayaklar─▒na ├ži─čnetmeyen de bu ┼čeh├ódet ufkudur.

M├╝sl├╝manlar bazen ├╝zerlerinde oynanan siyas├« satranc─▒n hamleleri ile zaman zaman i┼čbirli─či etmeleri hi├ž de d├╝┼č├╝n├╝lmeyen fikir gruplar─▒yla bir araya gelebiliyorlar. Abd├╝lhamidÔÇÖi halÔÇś eden ekipte birtak─▒m ─░sl├óm ├ólimlerinin bulunmas─▒ da b├Âyle bir siyas├« y├Ânlendirmenin neticesi olsa gerektir.

H├ólbuki m├╝sl├╝manlar ├žok iyi bilirler ki, d├«nin ya┼čanmas─▒ vatan ile m├╝mk├╝nd├╝r. Bug├╝n istikl├óli istiskal eden baz─▒ anlay─▒┼člar yeniden hortlad─▒. T├╝rkiyeÔÇÖde bat─▒l─▒la┼čmac─▒lar─▒n k─▒z─▒lelmas─▒ olan AB ├╝yeli─čine kar┼č─▒ duran en b├╝y├╝k blok; m├╝tedeyyin kesim iken, ├╝lke i├žindeki adaletsizlikler, inan├ž h├╝rriyetinin k─▒s─▒tlanmas─▒ bu kesimi d─▒┼ča en a├ž─▒k yap─▒ h├óline getirdi. ├ťstelik; ┬źBirli─če girip, onlara tebli─čde bulunaca─č─▒z!┬╗ gibi safdil├óne hur├ófelerle…

Hemen hemen kurulu d├╝zen ifade eden her m├╝esseseye kar┼č─▒ duran, ├Âzg├╝rl├╝─č├╝ a┼č─▒r─▒ yorumlayan, ateist ve Marksist zihn├« arka pl├ónlara sahip ki┼čiler; vatan ve millet mevzular─▒nda m├╝sl├╝manlar─▒n ak─▒l hocas─▒ olmal─▒ m─▒? Zina ├╝zerine, aldatmak ├╝zerine romanlar yazan, All├óhÔÇÖa inanmad─▒─č─▒n─▒ m├órifetmi┼č gibi s├Âyleyen baz─▒ ┼čah─▒slar m─▒, bize vatan, millet mevzular─▒nda fikir ├Ânderli─či yapacak?

Bu noktada zihn├« ve kalb├« istikamete dikkat etmeli de─čil miyiz?

Bizi; zulme boyun e─čmekten koruyan;

┬źAll├óhÔÇÖ─▒n arz─▒ geni┼čtir!┬╗ parolam─▒z ile; onlar─▒n, millet, din, t├Âre, ahl├ók gibi her t├╝rl├╝ kay─▒ttan kurtulmak i├žin uydurduklar─▒;

┬źToprak vatan─▒m; nevÔÇÖ-i be┼čer milletim…┬╗ y├óvesi ayn─▒ ┼čey midir?

─░┼čin kar┼č─▒ cephesinde, vatan-millet mevzuunda KuzmanÔÇÖ─▒n sergiledi─či gibi bir ham├ósetin de hi├žbir faydas─▒n─▒n olmad─▒─č─▒ da unutulmamal─▒… Osmanl─▒ ve Sel├žuklu gelene─činden kopmu┼č, Atill├ó ve CengizÔÇÖe ricÔÇśat etmi┼č bir vatanperverlik de bizim rehberimiz olamaz.

G├╝n├╝n ┼čartlar─▒, konjonkt├╝r veya zaman─▒n r├╗hu denilen o sihirli r├╝zg├ór bizi yanl─▒┼č vadilere atmamal─▒. Denge ka├ž─▒r─▒lmamal─▒… Milletin ├╝zerinde on be┼č senedir farkl─▒ bir satran├ž oynan─▒yor. ├ľncesinde um├╗miyetle kader birli─či ya┼čayan, ayn─▒ kanaat ├Ânderlerini okuyan, ayn─▒ ┼čairlerle duygulanan, ayn─▒ hissiyat─▒ payla┼čan mill├«-m├ónev├« ├žizgi insanlar─▒ birbirinden uzakla┼čt─▒r─▒l─▒yor. Y├╝re─či milleti i├žin atan kimileri stat├╝kocu ve jakoben tiplerin koruma ve iktidara uzanmalar─▒na hizmet ettirilirken; tek derdi d├«nini daha iyi ya┼čamak, evl├ótlar─▒n─▒ daha iyi yeti┼čtirmek olan kimilerimiz de, liberal, anar┼čist, mandac─▒ tiplerin kuca─č─▒na itiliyor.

Ger├žek vatanperverlik, topra─č─▒ vatan yapan de─čerleri iyi anlamaktan ge├žer.

Bug├╝n; ┬źVatan elden gidiyor!┬╗ y├Ân├╝nde y├╝kselen feryatlar; Ankara arpal─▒klar─▒, ─░stanbul ├žaml─▒klar─▒, GAP fidanl─▒klar─▒, bor madeni, ├Âzelle┼čtirmeler, sat─▒┼člar… gibi hep madd├« ├žer├ževede dolan─▒p duruyor. T─▒pk─▒ KuzmanÔÇÖ─▒n koruma derdinde oldu─ču Medine hurmal─▒klar─▒ gibi…

Bu ├╝lke daha 80 y─▒l ├Ânce vatan─▒n d├Ârt bir yan─▒ndan i┼čgal tehlikesi ya┼čad─▒ ve silkinip istikl├ólini yeniden teriyle, kan─▒yla kazand─▒. O devrin ┬źba┼čl─▒ca┬╗ endi┼česi neydi?

Mehmed ├ékifÔÇÖten okuyal─▒m:

R├╗humun SenÔÇÖden ─░l├óh├« ┼čudur ancak emeli:
De─čmesin m├óbedimin g├Â─čs├╝ne n├ómahrem eli
┼×u ezanlar ki ┼čah├ódetleri d├«nin temeli
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli

Tesell├«den nas├«bim yok, haz├ón a─člar bah├ór─▒mda;
Bug├╝n bir h├ón├╝mans─▒z serseriyyim ├Âz diy├ór─▒mda!
Ne h├╝sr├ónd─▒r ki: ┼×arkÔÇÖ─▒n ben vef├ós─▒z, kans─▒z evl├ód─▒,
Ser├óp├ó garba ├ži─čnettim de ├ž─▒kt─▒m h├ók-i ecd├ód─▒!
Hay├ólimden ge├žerken ┼čimdi; fikrim herc ├╝ merc oldu,
Salâhaddîn-i Eyyûbîlerin, Fâtihlerin yurdu.
Ne zillettir ki: N├ók├╗s inlesin beyninde Osm├ónÔÇÖ─▒n;
Ezan sussun, fez├ólardan silinsin y├ód─▒ Mevl├óÔÇÖn─▒n!
Ne hicrand─▒r ki: En ┼čevketli bir m├óz├« ser├ób olsun;
O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun!
├ç├Âk├╝k bir kubbe kals─▒n m├óbedinden Y─▒ld─▒r─▒m H├ónÔÇÖ─▒n;
┼×en├óatlerle ├ži─čnensin muazzam kabri Orh├ónÔÇÖ─▒n;
Ne haybettir ki: Vahdet-g├óh─▒ d├«nin devrilip, ta┼č ta┼č,
S├╝r├╝ns├╝n ┼čimdi milyonlarca meÔÇÖvas─▒z kalan dinda┼č
Y─▒k─▒lm─▒┼č h├ón├╝manlar yerde i┼čkenceyle k─▒vrans─▒n;
Serilmi┼č g├Âvdeler, binlerce, y├╝z binlerce do─črans─▒n!
Dolans─▒n sonra, ─░sl├ómÔÇÖ─▒n haremg├óh─▒nda n├ó-mahrem…
Benim hakk─▒m; sus ey b├╝lb├╝l, senin hakk─▒n de─čil m├ótem!