HARDAL TANES─░

Mustafa K├ť├ç├ťKA┼×CI tali@yuzaki.com

Evl├ód─▒n─▒ kaybetmi┼čti.

Hayat─▒n─▒n t├╝m ne┼česi ve sebebi g├Ârd├╝─č├╝ yavrusunu…

O c─▒v─▒l c─▒v─▒l ve ┼čen-┼čakrak ├žocuk, ┼čimdi kollar─▒nda cans─▒z yat─▒yordu. Fakat kabullenemiyordu bunu. Kabul edemiyordu. Bir ├žare ar─▒yordu. ├ç─▒ld─▒rm─▒┼č gibi sa─ča-sola ko┼čuyordu. Ne ├Âl├╝m├╝ kabul ediyordu, ne de ├žaresizli─či… Ar─▒yordu.

Arad─▒─č─▒ ├Âl├╝me ├žareydi!..

Ona ┼čehirlerinde ya┼čayan bir bilgenin, arad─▒─č─▒ il├óc─▒ haz─▒rlayabilece─čini s├Âylediler. Yavrusunun, h├ól├ó ├╝midini kesmedi─či cans─▒z bedenini ba─čr─▒na bas─▒p ko┼čtu o hikmet ehli z├ót─▒n huzuruna. Yalvar─▒rcas─▒na sordu:

ÔÇťÔÇôSiz, yavrumu hayata d├Ând├╝recek bir il├ó├ž haz─▒rlayabilir misiniz?ÔÇŁ

O zat, ├ódeta bir sinir krizi ge├žirmekte olan bu kad─▒n─▒ ┼č├Âyle bir s├╝zd├╝;

ÔÇťÔÇôEvet.ÔÇŁ dedi. ÔÇťB├Âyle bir form├╝l biliyorum. Fakat malzemem yok.ÔÇŁ

Kad─▒n bu cevab─▒ b├╝y├╝k bir m├╝jde gibi kar┼č─▒lad─▒;

ÔÇťÔÇôNe l├óz─▒msa bulurum! Siz yeter ki il├óc─▒ haz─▒rlay─▒n! Bu il├ó├ž i├žin ne l├óz─▒m s├Âyleyin bana!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇô├çok zor bir ┼čey de─čil.ÔÇŁ dedi bilge… ÔÇťSadece bir avu├ž hardal tanesi…ÔÇŁ

Kad─▒n sevin├žten u├žuyordu. ┼×ehirlerinde ├Âyle boldu ki hardal!..

ÔÇťÔÇôAncak…ÔÇŁ diye ekledi ya┼čl─▒ bilge… ÔÇťBir ┼čart var. ├ľl├╝m├╝n hi├ž girmedi─či bir evden almal─▒s─▒n─▒z o bir avu├ž hardal─▒…ÔÇŁ

Kad─▒n hemen f─▒rlad─▒ bilgenin yan─▒ndan. Ev ev dola┼čmaya ba┼člad─▒. Kap─▒s─▒na vard─▒─č─▒ evlerin hemen hepsinde hardal vard─▒. Vermeye de haz─▒r idiler. Fakat o son ┼čart tutmuyordu bir t├╝rl├╝!.. ├ľl├╝m├╝n u─čramad─▒─č─▒ hi├žbir ev yoktu. Kiminde evl├ót ├Âlm├╝┼čt├╝, kiminde baba… Kiminde karde┼č, kiminde hizmet├ži… ─░ster istemez ├Âl├╝mle gelen ayr─▒l─▒─č─▒ tatm─▒┼č onlarca hem┼čerisiyle konu┼čmu┼č, dertle┼čmi┼čti.

Zavall─▒ kad─▒n ├Âl├╝me ├žare bulamam─▒┼čt─▒ fakat i├žini yakan derdin herkesin derdi oldu─čunu idrak etmi┼čti. Evl├ód─▒n─▒ kaybeden tek annenin kendisi olmad─▒─č─▒n─▒ bilmek; ├Âl├╝m├╝n de─čilse de ├Âl├╝m├╝ tesl├«miyetle kar┼č─▒laman─▒n il├óc─▒ olmu┼čtu.

AnadoluÔÇÖda s├Âylenen bir s├Âz vard─▒r:

Elle gelen d├╝─č├╝n bayram…

Fel├óketin bile; her eve u─črayan─▒, herkesi etkileyeni, onun kabul├╝n├╝ kolayla┼čt─▒r─▒r. ├ľl├╝m denen zorlu hakikati bu kadar kolay s├«neye ├žeki┼čimiz; b├╝y├╝k oranda onun herkesin derdi olmas─▒ndan. Ya┼čama sevincimizi kaybetmeyi┼čimiz, had├«s-i ┼čerifte misal verilen koyunlar gibi bir deri-bir kemik kalmay─▒┼č─▒m─▒z, bu ├╝lfet sayesinde. Fakat bu ├╝lfet, gaflete d├Ân├╝┼č├╝rse, i┼čte o zaman bir bel├ó…

├ç├╝nk├╝ ├Âl├╝m de ├Âl├╝mden sonraki hayat─▒n b├ódireleri de kolayca atlat─▒labilecek, ┬źsay─▒l─▒ g├╝n ├žabuk ge├žer┬╗ denilerek ge├ži┼čtirilebilecek ┼čeyler de─čil. K─▒y├ómet ├Âyle bir fel├óket ki; evl├ód─▒n─▒n cans─▒z bedenini b─▒rakamayan bir anne, emzirdi─či ci─čerparesi evl├ód─▒n─▒ g├Âz├╝ g├Ârmez h├óle gelecek.

O g├╝n herkesin kendinden ba┼čkas─▒yla me┼čgul olamayaca─č─▒ bir me┼čgalesi olacak. ├ç├╝nk├╝ o g├╝n Mahkeme-i K├╝br├ó kurulacak. D├╝nya hayat─▒n─▒n her karesini zerre, hardal tanesi hassasiyetinde tartan bir mahkeme!..

Minikli─čiyle me┼čhur hardal tanesiyle…

ÔÇťBiz, k─▒y├ómet g├╝n├╝ i├žin adalet terazileri kurar─▒z. Art─▒k kimseye, hi├žbir ┼čekilde haks─▒zl─▒k edilmez. (Yap─▒lan i┼č,) bir hardal tanesi kadar dah├« olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap g├Âren olarak biz (herkese) yeteriz.ÔÇŁ (el-Enbiy├ó, 47)

KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim; Mahkeme-i K├╝br├óÔÇÖn─▒n adaletinin y├╝celi─čini, soru┼čturmas─▒n─▒n keskinli─čini, kararlar─▒n─▒n hassasl─▒─č─▒n─▒ m├╝┼čahhasla┼čt─▒rmak i├žin, bizim d├╝nyam─▒zdan k├╝├ž├╝k ┼čeyleri zikreder. ─░lk muhataplar─▒n─▒n d├╝nyas─▒nda bolca bulunan hurma ├žekirde─či gibi…

Fet├«l… Hurma ├žekirde─činin yar─▒k k─▒sm─▒ndaki zard─▒r. Fitil ┼čeklinde T├╝rk├žede bir ┼čekilde yer alan bu kelimeyi T├╝rk├že meallerde genellikle ┬źk─▒l┬╗ diye terc├╝meyi tercih etmi┼čler. ├éhirette o zar kadar, k─▒l kadar olsun haks─▒zl─▒k olmayacakt─▒r:

ÔÇť…Kimin amel defteri sa─č─▒ndan verilirse i┼čte onlar defterlerini emin olarak okur ve k─▒l kadar olsun, haks─▒zl─▒─ča u─črat─▒lmazlar.ÔÇŁ (el-─░sr├ó, 71)

Nak├«r… Yine hurma ├žekirde─činde, m├╝h├╝r gibi o k├╝├ž├╝c├╝k oyu─čun ad─▒:

ÔÇťErkek ve kad─▒ndan kim m├╝ÔÇÖmin olarak iyi ve yararl─▒ i┼člerde bulunursa, i┼čte onlar cennete girerler, hurma ├žekirde─činin zar─▒ndaki k├╝├ž├╝c├╝k oyuk kadar olsun haks─▒zl─▒─ča u─čramazlar.ÔÇŁ (en-Nis├ó, 124)

Nak├«r de T├╝rk├že meallerin ├žo─čunda zerre kadar ifadesiyle terc├╝me edilmi┼čtir. Z├╝rriyet kelimesiyle akraba olan, zerre kelimesi de Zilz├ól S├╗resiÔÇÖnde ge├žer:

ÔÇťKim zerre miktar─▒ hay─▒r yapm─▒┼čsa onu g├Âr├╝r. Kim de zerre miktar─▒ ┼čer i┼člemi┼čse onu g├Âr├╝r.ÔÇŁ (ez-Zilz├ól, 7-8)

S├Âz├╝ etkili s├Âylemek sanat─▒nda z─▒dd─▒yla per├žinlemek vard─▒r. ┬źK─▒l kadar haks─▒zl─▒k olmayacak!┬╗, s├Âz├╝, ┬źHaks─▒zl─▒k olmayacak!┬╗ ifadesinden ├žok daha vurguludur. Her ikisi de ┬źAdalet yerini tam bulacak.┬╗ demektir.

Fakat bu minvaldeki ├óyet-i ker├«melerde insandaki soyut ve somut ┼čeyleri ebad─▒yla de─čerlendirme zaaf─▒na da bir ikaz oldu─čunu s├Âyleyebiliriz.

K├╝├ž├╝kl├╝k ve b├╝y├╝kl├╝k iz├óf├«dir. Bir Hak dostu ne g├╝zel s├Âylemi┼čtir:

ÔÇťG├╝nah─▒n k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ne de─čil, kendisine isyan etti─čin z├ót─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝ne bak!ÔÇŁ

Bir had├«s-i ┼čerif;

┬źIsrar edildi─či takdirde k├╝├ž├╝k g├╝nah diye, isti─čfar edildi─či takdirde de b├╝y├╝k g├╝nah diye bir ┼čey yoktur!┬╗ diyerek bu iz├óf├«li─či izah eder. ─░nsan akl─▒, ├Âzellikle m├ónev├« mevzularda vahye muhta├žt─▒r. O sahadaki muhakemelerine; nefsin kuruntular─▒, ┼čeytan─▒n f─▒s─▒lt─▒lar─▒ ve d├╝nya ┼čartlar─▒n─▒n sirk aynalar─▒na benzer aldat─▒c─▒ ill├╝zyonlar─▒ kar─▒┼č─▒r ve insan, ├žok m├╝him ┼čeyleri, k├╝├ž├╝k; ├žok de─čersiz ┼čeyleri de ├žok b├╝y├╝k zannedebilir. ─░drakinin be┼č duyu mahk├╗mu olmas─▒ da onu de─čerlendirmelerinde ┼ča┼č─▒rt─▒r.

─░nsan da k├╝├ž├╝kt├╝r. Ar┼č-─▒ ├ól├óya nisbetle, de─čil insan; d├╝nya bile bir hardal tanesi etmez. Ta┼čl─▒cal─▒ Yahy├ó Bey, EfendimizÔÇÖin m├«r├óc─▒ndan bahsederken pek az s├Âylemi┼č;

Bir menzil-i b├ól├óya eri┼čti; nazar etse
D├╝ny├ó g├Âr├╝n├╝rd├╝ ona hardal gibi edn├ó

Fakat insan─▒n, o cirm-i sa─č├«rin i├žinde nice ├ólemler sakl─▒d─▒r.

T─▒pk─▒ bir tohum gibi.

O tohum, i├žinde bir a─čac─▒, dahas─▒ o a─čac─▒n, her biri a─ča├žlar demek olan tohumlar─▒n─▒ ta┼č─▒r. ─░nsan─▒n kalbinde mek├ón tutan niyetleri ve duygular─▒ birer tohum gibidir.

Ras├╗ller Efendisi buyurur:

ÔÇťKalbinde hardal tanesi kadar kibir olan cennete giremez.ÔÇŁ

Kibrin k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ sahibinin ona bak─▒┼č─▒nda olmas─▒n?

O hardal tanesi kadar kibir, tohum tesels├╝l├╝yle da─č gibi, orman gibi g├╝nah ve kul hakk─▒ y├╝k├╝ getirmez mi?

Tersinde de durum ayn─▒d─▒r:

ÔÇťKalbinde hardal tanesi kadar ├«m├ón olan hi├žbir kimse, cehenneme girmez.ÔÇŁ (M├╝slim, ├Äm├ón, 148-149)

K├╝├ž├╝kl├╝k bildiren ifadelerin hep tohum/├žekirdek/zerre=z├╝rriyet ├ževresinden se├žilmesi m├ónidar de─čil midir?

Fet├«l ve Nak├«rÔÇÖden ba┼čka, bir de K─▒tm├«r vard─▒r. O da hurma ├žekirde─činin etraf─▒ndaki ince zar kabuktur. ├çekirde─čin bu ├Ânemsiz g├Âr├╝len par├žas─▒, putlar─▒n g├╝├žs├╝zl├╝klerini vurgularken zikredilir:

ÔÇťAllah; geceyi g├╝nd├╝z├╝n i├žine sokar, g├╝nd├╝z├╝ de gecenin i├žine sokar; g├╝ne┼č ve kameri emri alt─▒na alm─▒┼čt─▒r. Her biri belirtilmi┼č bir s├╝reye kadar ak─▒p gider. ─░┼čte (b├╝t├╝n bunlar─▒ yapan) Rabbiniz AllahÔÇÖt─▒r. M├╝lk OÔÇÖnundur. OÔÇÖnu b─▒rak─▒p da kendilerine tapt─▒klar─▒n─▒z ise, bir ├žekirdek kabu─čuna (bile) sahip de─čillerdir.ÔÇŁ (F├ót─▒r, 13)

├çekirde─čin etraf─▒ndaki ince ve ├Ânemsiz g├Âr├╝len zar, o kabu─čun ├Âz├╝ndeki cevherin gerekli ┼čartlar olu┼čuncaya kadar korunmas─▒n─▒ ├╝stlenen; ┼čartlar olu┼čtuktan sonra da zorluk ├ž─▒karmadan bertaraf olan ├žok m├╝him, ama m├╝tev├óz─▒ bir z─▒rht─▒r.

KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒n y├╝ksek bel├ógati; hem insan g├Âz├╝ndeki basitli─či, hem kudret-i il├óhiyye nazar─▒ndaki ehemmiyeti bir arada g├Âsterme m├╗cizesine sahip.

ÔÇťTapt─▒─č─▒n─▒z putlar─▒n hepsi bir araya gelse dah├«, bir sivrisinek (bile) yaratamazlar.ÔÇŁ (el-Hacc, 73) mealindeki ├óyet; b├╝y├╝k-k├╝├ž├╝k tel├ókkisini y─▒kmaya y├Ânelik bir ba┼čka misaldir ve m├╝┼čriklerin g├╝ndemini me┼čgul etmi┼čtir. Mekke meclislerinde koskoca All├óhÔÇÖ─▒n b├Âyle ┬źk├╝├ž├╝k ve de─čersiz┬╗ bir misal vermeyece─či ┼čeklinde spek├╝lasyonlar ├╝retilince Cen├ób-─▒ Hak tekrar mevzua temas etmi┼čtir:

ÔÇťAllah ┼č├╝phesiz ki bir sivrisine─či ve ondan (hilkat ve sanat inceli─či bak─▒m─▒ndan) daha b├╝y├╝─č├╝n├╝, (yap─▒ itibar─▒yla daha k├╝├ž├╝─č├╝n├╝) misal getirmekten ├žekinmez. ├Äman edenlere gelince, onlar bunun Rableri taraf─▒ndan hak oldu─čunu elbette bilirler. K├╝fre saplananlar ise; ┬źAllah bununla misal olarak neyi murad etmi┼čtir?┬╗ derler. (Allah) bununla (insanlar─▒ imtihan ederek) bir├žo─čunu (bilgisizlikleri ve nank├Ârl├╝kleri y├╝z├╝nden) ┼ča┼č─▒rt─▒r. Bir├žo─čunu da (bilgili olduklar─▒ ve ak─▒llar─▒n─▒ hayra kulland─▒klar─▒ i├žin) do─čru yola iletir. (Fakat) bununla f├ós─▒klardan ba┼čkas─▒n─▒ ┼ča┼č─▒rtmaz.ÔÇŁ (el-Bakara, 26)

┼×u ├óyet-i ker├«melerde ise, Cen├ób-─▒ Hak, insan─▒n e┼čyaya bak─▒┼č─▒ndaki b├╝y├╝kl├╝k/k├╝├ž├╝kl├╝k ve ├Ânem tasnifini istihz├ó ile kar┼č─▒lamaktad─▒r:

ÔÇťBir de onlar dediler ki: ┬źSahi biz, bir kemik y─▒─č─▒n─▒ ve koku┼čmu┼č bir toprak olmu┼č iken, yepyeni bir hilkatte diriltilece─čiz, ├Âyle mi!┬╗

De ki: ┬ź─░ster ta┼č olun, ister demir, isterse g├Âz├╝n├╝zde b├╝y├╝yen herhangi bir mahl├╗k! (Bunlar, AllahÔÇÖ─▒n sizi yeniden diriltmesini g├╝├žle┼čtirmez.)┬╗…ÔÇŁ (el-─░sr├ó, 49-51)

Bu ├óyette de zikredildi─či ├╝zere insan, bedeninin hammaddesi olan topra─č─▒ de─čersiz g├Âr├╝r. Yine fizyolojik yap─▒s─▒n─▒n ba┼člang─▒c─▒ olan nutfeyi de meh├«n/a┼ča─č─▒l─▒k ve pis bir su olarak g├Âr├╝r. L├ókin insan o ayaklar alt─▒ndaki topraktan ve a┼ča─č─▒l─▒k bir sudan yarat─▒lm─▒┼č oldu─ču h├ólde kendini b├╝y├╝k g├Âr├╝r! Kendini b├╝y├╝k g├Ârd├╝─č├╝ h├ólde, ├Âl├╝mden sonraki h├ólini yine de─čersiz g├Âstermeye gayret eder.

B├╝t├╝n bunlar d├╝nya sirkinde, nefis ve ┼čeytan─▒n cerbezelerinden ba┼čka bir ┼čey de─čildir.

O h├ólde, insan her ┼čeye hakik├« k─▒ymetini verecek olan Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa; g├Ânl├╝yle de, akl─▒yla da, iradesiyle de tam teslim olmal─▒d─▒r.

─░nsan─▒n ├Âz├╝ olan toprak ve su; dikkat edilirse, bir tohumun filizlenmesi i├žin gerekli en asl├« unsurlardand─▒r. ─░nsan─▒n bedeninde, fizyolojik olarak da bir tohum bulunur. AcbuÔÇÖz-zeneb ad─▒ verilen bu nokta, had├«s-i ┼čerifte hardal tanesine benzetilmi┼čtir. K├╝├ž├╝kl├╝kten kin├óye olan bu te┼čbihte yine tohum hakikatine de i┼čaret vard─▒r. ├ç├╝nk├╝ acbuzzeneb adl─▒ minik nokta, insan ekininin ├Âb├╝r d├╝nyada filiz vermesinde, yani yeniden diriltilmesinde bir tohum vazifesi g├Âr├╝r.*

Ha┼čri ink├ór eden m├╝┼črik ve k├ófirler; ellerine ufalanm─▒┼č kemikler alarak ┬źBunlar m─▒ tekrar dirilecek!┬╗ diye k├╝stahla┼č─▒rlard─▒… G├╝n├╝m├╝z├╝n, kopyalama-klonlama, DNA ┼čifreleri ve genetik haberleriyle, dinozorlar─▒n yeniden d├╝nyaya gelmesiyle ilgili bilim-kurgularla b├╝y├╝yen nesli, ha┼čri bu kadar ahmak├ža reddedemez. ─░nsan bedeninin yeniden yarat─▒lmas─▒n─▒n m├╝mk├╝nl├╝─č├╝, ├žok daha kolay idrak edilir h├óle gelmi┼čtir. V├╝cudumuzun herhangi bir dokusu bile, bedenimizin b├╝t├╝n├╝n├╝n bilgilerine sahip bir tohum…

Bir hardal tanesi…

G├╝n├╝m├╝zde nano teknoloji, genetik kodlar ve elektromikroskoplar─▒n i┼čbirli─činde; ┬źK├╝├ž├╝k de─čersizdir.┬╗ tel├ókkimizi, en az─▒ndan fizik ├ólemde de─či┼čtirdik. Yarat─▒l─▒┼č s├Âz konusu ise sine─či filden kolay ve de─čersiz g├Ârmeyiz. Ancak fizik ├Âtesinde, m├óneviyatta, soyut mevzularda yine k├╝├ž├╝─č├╝ ├Ânemsiz g├Ârme hastal─▒─č─▒m─▒z s├╝r├╝yor.

Yine bunca tohumu de─čil, gafletin tozunu ka├ž─▒r─▒yoruz g├Âz├╝m├╝ze…

Gelece─či kesin tek gelecek olan ├Âl├╝m ve sonras─▒yla ├╝rpermiyoruz.

Devaml─▒ dert eder insan yatak ve sofras─▒n─▒…
As─▒l d├╝┼č├╝nmelidir ├óh ├Âl├╝m ve sonras─▒n─▒… (T├ól├«)

Yaz─▒n─▒n giri┼činde ad─▒n─▒ vermeden bahsetti─čim bilgenin de peygamber oldu─ču kimi ├ólimlerce zikredilmi┼č. KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde ismi zikredilen bir ba┼čka bilge yahut peygamber ise Hazret-i LokmanÔÇÖd─▒r. Onun evl├ód─▒na nasihatleri; ├╝sl├╗bundan s─▒ralamas─▒na, te┼čbihlerinden vurgular─▒na m├╝him ┼čifreler ta┼č─▒r. Yaz─▒m─▒z─▒n eksenini olu┼čturan hardal tanesini de…

┬źO─čulca─č─▒z─▒m!┬╗ ┼čeklindeki ┼čefkat ve zarafetle ba┼člayan nasihatlerde ilk dile getirilen husus, ├«m├ón─▒n muhafazas─▒d─▒r. All├óhÔÇÖa ┼čirk ko┼čmama uyar─▒s─▒d─▒r. Bu ikaz da, ┼čirkin b├╝y├╝k bir zul├╝m yani haks─▒zl─▒k oldu─ču vurgusuyla peki┼čtirilir.

Vahyin muhtev├ós─▒ndaki hikmetin ├Â─čretti─či, hakik├« bir b├╝y├╝kl├╝k tel├ókkisi kazand─▒r─▒l─▒r…

┼×irk de, zul├╝m de bir ├žocuk zihninde m├╝cerret/soyut kavramlard─▒r. Elle tutulur ┼čeyler de─čildir. B├╝y├╝─č├╝, k├╝├ž├╝─č├╝ bile ay─▒rt edemeyen insan g├Âz├╝/idraki ise misaller ister. Hatt├ó ├žocuklar─▒n Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa dair tel├ókkileri ekseriyetle, fiil├«dir. Sorular─▒ ├žo─čunlukla All├óhÔÇÖ─▒n neler yapabilece─čine dairdir.

Lokman -aleyhissel├óm- da m├╝┼čahhas/somut bir misal verir o─čluna, All├óhÔÇÖ─▒n kudreti ├╝zerine:

ÔÇťBir tohum, bir habbe d├╝┼č├╝n o─člum…

Tohum da; erik, kay─▒s─▒ ├žekirde─či de─čil miniklik sembol├╝ hardal tohumu kadar olsun…

─░sterse bu tohum; a├ž─▒kta durmas─▒n, as─▒rlar ge├žse de i├žinden haberdar etmeyecek bir kayan─▒n ortas─▒nda saklanm─▒┼č olsun…

─░sterse bu tohum, u├žsuz bucaks─▒z ├ólemin herhangi bir yerinde olsun…

Bu ┼čartlarda bir amel d├╝┼č├╝n…

─░┼čte b├╝t├╝n bu k├╝├ž├╝kl├╝k, gizlilik ve belirsizlik i├žinde (g├Ârd├╝─č├╝n) bir ameli, iyili─či veya k├Ât├╝l├╝─č├╝ Allah k─▒y├ómette ortaya ├ž─▒karacak, hakk─▒nda i┼člem yapacakt─▒r.ÔÇŁ (Bkz. Lokm├ón, 16)

Bir misalle muhatab─▒n g├Ânl├╝ne ve dima─č─▒na nak┼čedilen;

Haks─▒zl─▒─č─▒n takibat─▒nda hassas, ├ódil, kudretli, azametli bir Allah inanc─▒…

Bu dev├ós├ó k├óinatta zerreyi g├Ârebilen bir azamet ve kudret. Her ┼čeyden haberdarl─▒k. Ayr─▒nt─▒lara h├╝kmedicilik.

Bir de hi├žbir s─▒yr─▒lma imk├ón─▒n─▒n bulunmad─▒─č─▒ bir ├óhiret inanc─▒…

Hardal tanesi ├╝zerinde bir n├╝kte daha ─▒┼č─▒ldar:

Z├óhir├« k├╝├ž├╝kl├╝─č├╝ne ra─čmen, ortaya ├ž─▒kar─▒laca─č─▒na ve hakk─▒nda i┼člem yap─▒laca─č─▒na g├Âre, All├óhÔÇÖa g├Âre k├╝├ž├╝k bir ┼čey de─čildir o! All├óhÔÇÖ─▒n nazar─▒nda; hel├ók edece─či k├óinat de─čil, m├«z├óna koyup de─čerlendirece─či o hardal tanesi daha b├╝y├╝k ve daha ├Ânemlidir.

Evl├ót e─čitiminde ne kadar m├╝him bir nokta…

K─▒y├ómet tefekk├╝r├╝…

Ger├žek azamet e─čitimi…

K├╝├ž├╝kl├╝─č├╝n, gizlenmeye ve ihmal edilmeye yarayaca─č─▒ ┼čeklindeki d├╝nya yan─▒ltmacas─▒n─▒n ├óhiret i├žin ge├žerli olmad─▒─č─▒n─▒n ├Â─čretilmesi…

Lokman -├óleyhissel├óm-; bu esaslar─▒ evl├ód─▒na kazand─▒rd─▒ktan sonra, ib├ódet (namaz) ve muamel├ót/ahl├ók (emr biÔÇÖl-m├óruf, nehy aniÔÇÖl-m├╝nker, sab─▒r, tev├ózu, kibirli y├╝r├╝meme ve konu┼čmama) y├Ân├╝nde tavsiyelerde bulunur.

K─▒y├ómetin k├╝├ž├╝k (!) al├ómetleri olarak adland─▒r─▒lan g├╝nah furyalar─▒n─▒n g├╝n├╝m├╝zde art─▒k zuhur etti─či mal├╗m… ├ľzellikle son yirmi y─▒lda geli┼čen ve yayg─▒nla┼čan ileti┼čim imk├ónlar─▒, eskiden bir ┼čeyleri g├Âze almadan i┼členemeyen g├╝nahlar─▒ bir t─▒k ├Âteye getirdi. Sanal ad─▒ verilen bu yeni g├╝nah ├že┼čitleri, herkesin fakat daha g├╝├žl├╝ olarak yeni yeti┼čen nesillerin de─čer yarg─▒lar─▒n─▒ de─či┼čtirdi. Sanal olunca k├╝├ž├╝k, ├Ânemsiz… Hele ├ževre olarak m├╝tedeyyin kesimlerde gizli tutulabildi─či m├╝ddet├že ├Ânemsiz… Hepsinden daha vahimi, gen├žlikte yap─▒lan yanl─▒┼člar─▒n ├Ânemsiz ve gen├žli─čin bir tezah├╝r├╝ym├╝┼č gibi g├Âsterilmesi… Ergenli─čin bir isyan, gen├žli─čin bir buhran ├ža─č─▒ olarak empoze edilmeye ├žal─▒┼č─▒lmas─▒…

Gen├žlikte d├╝┼č├╝lecek bir yanl─▒┼č─▒n, b├╝t├╝n bir ├Âmr├╝ berbat edecek; ┬źNas─▒l ya┼čarsan─▒z ├Âyle ├Âl├╝rs├╝n├╝z…┬╗ had├«sinin i┼čaretiyle, son nefesi de bedbaht ederek, ebed├« ufku karartacak bir tohum olabilece─čini gen├žli─če de ebeveynlere de anlatmak ┼čart…

K─▒y├ómet ufkunu insan─▒m─▒za kazand─▒rmak; ona, hayat─▒ adalet, hakperestlik, d├╝r├╝stl├╝k, iffet, namus, temizlik i├žinde ya┼čama azmi a┼č─▒lamak demektir. B├Âyle oldu─ču h├ólde, k─▒y├ómeti hat─▒rlatmay─▒; insanlar─▒ korkutmak, ├╝rk├╝tmek, psikolojilerini bozmak gibi lanse edenler de var.

├ľ─črencilerine k─▒y├ómetle ilgili bir video seyrettirdi─či i├žin hakk─▒nda soru┼čturma a├ž─▒lan bir din k├╝lt├╝r├╝ ├Â─čretmeni haberi okudum. D├╝nyaya g├Âkta┼č─▒ ├žarpmas─▒yla ilgili abuk subuk bir film seyrettirmi┼č olsayd─▒ hi├žbir tepki almazd─▒. G├╝n├╝m├╝zde ├Âl├╝m ve k─▒y├ómete kar┼č─▒ deve ku┼ču gibi ba┼č─▒n─▒ kuma g├Âmme hastal─▒─č─▒ var.

Korkudan korkutan garip bir ka├ž─▒┼č bu…

Ge├žti─čimiz y─▒llarda ─░stanbulÔÇÖda l├╝ks bir sitenin baz─▒ sakinleri, manzaralar─▒n─▒ te┼čkil eden kar┼č─▒ tepeyi belediyenin mezarl─▒k olarak kullanmas─▒n─▒ mahkemeye ta┼č─▒m─▒┼č ve bu i┼če engel olmu┼čtu. Kabristan manzaral─▒ bir evin k─▒ymetinin d├╝┼čece─čini d├╝┼č├╝nm├╝┼č olmal─▒lar. Belki kabir manzaral─▒ bir evin de─čeri d├╝┼č├╝yor olabilir, fakat ├Âl├╝m ve sonras─▒n─▒ hayatlar─▒n─▒n ufkuna katmam─▒┼č olanlar, be┼č para etmez bir hayat ya┼čad─▒klar─▒n─▒ unutmamal─▒lar. B├Âyle bir hayat, ├óhirette kurulacak m├«z├ón─▒n hay─▒rlar─▒ tartan kefesinde bir hardal tanesi bile etmeyecektir!

Allah korkusu, ├óhiret endi┼česi, kul hakk─▒ tasas─▒, evl├ód─▒n─▒n gelece─či hakk─▒nda korkmak… bunlar m├╝sbet korkulard─▒r. ─░nsan─▒n ihtiya├ž duydu─ču korkulard─▒r. ├éhiretini kurtaracak reflekslerdir.

─░nsan, evl├ód─▒na ┼čefkat duyar. M├╝┼čfik; ┼čefkatli, ┼čefkat duydu─ču kimsenin ├╝zerine titreyen demektir. M├╝┼čfik kelimesi, KurÔÇÖ├ónÔÇÖda korkmak m├ón├ós─▒yla ge├žer:

ÔÇťOnlar Rablerinin azab─▒ndan m├╝┼čfik, yani korkan kimselerdir.ÔÇŁ (el-Me├óric, 27)

ÔÇťOnlar, g├Ârmedikleri h├ólde Rablerinden i├žten i├že korkarlar. Onlar k─▒y├ómet g├╝n├╝nden de m├╝┼čfiktirler/korkarlar.ÔÇŁ (el-Enbiy├ó, 49)

Sevdi─činin k├Ât├╝ bir ├ók─▒bete d├╝┼čmesinden endi┼če duymak, onu musibetlerden, fel├óketlerden esirgemek demektir ┼čefkat. ┼×efkat m├╝sbet bir korkudur. Deh┼čet ise menf├«… Bu d├╝nyada nefsine ve evl├ód─▒n─▒ k─▒y├ómet ve ├óhiret korkusuyla korkutup, o fel├óketlerden esirgemeyenleri; k─▒y├ómette ├žok a─č─▒r ve fakat faydas─▒z deh┼četler beklemekte.

Evl├ód─▒n─▒ kaybeden o kad─▒nca─č─▒z, ├Âl├╝m girmemi┼č bir evden bir avu├ž hardal tohumu bulamayarak, ├Âl├╝me kar┼č─▒ ├žaresizli─čini idrak edince rahatlam─▒┼č m─▒d─▒r? Unutabildiyse, ├╝lfet ve gaflet narkozuyla, biraz…

H├ólbuki, ├Âl├╝me de─čilse de ├Âl├╝mden sonraki hayat─▒n sa├ódetine tek ├žare;

├ľl├╝m├╝n giremeyece─či bir diyarda, ba─člara ve bah├želere, iremlere, firdevslere, cennetlere d├Ân├╝┼čecek bir avu├ž tohumdur. Tohumlar h├ólinde, ├«man, do─čruluk, iyilik, tev├ózu, sab─▒r, azim, sebat, gayret…

O kad─▒nca─č─▒zdan as─▒rlar sonra yine evl├ód─▒n─▒ kaybetmi┼č bir han─▒m, o bir avu├ž hardal tanesini anlam─▒┼č gibidir:

Neden M├╝sl├╝man Oldum (─░htida ├ľyk├╝leri) adl─▒ kitaptaki bir b├Âl├╝mde m├╝sl├╝man olu┼č hik├óyesini anlatan bu han─▒m─▒, evl├ód─▒n─▒n cenaze t├Âreninde ┼č├Âyle teselli ederler:

ÔÇť┬şÔÇôSen ona bir g├╝n cennette kavu┼čacaks─▒n.ÔÇŁ

O ise ┼č├Âyle cevap verir:

ÔÇťÔÇôSiz benim cennete girece─čimi nereden biliyorsunuz?ÔÇŁ ve orada ba┼člar, cennete gitmenin ve evl├ód─▒na kavu┼čman─▒n yolunu, yani Hak d├«ni arama gayreti… Sonunda ─░sl├óm ile tan─▒┼č─▒r. Yery├╝z├╝nde ├óhiret inanc─▒n─▒ sa─člam bir ┼čekilde muhafaza eden tek d├«ni kabul eder.

├ľl├╝m├╝n ├žaresi;

Hayat─▒ bir hardal tanesi gibi g├Ârmekte…

K─▒y├ómet deh┼četinden muhafazan─▒n ├žaresi, d├╝nyay─▒ ├óhiret cennetinin tohumu gibi g├Ârmekte…

Son nefesin talimi olan her ├ón─▒, cehennem k├╝t├╝klerine yahut cennette sal─▒nan T├╗b├ó a─ča├žlar─▒na gebe bir tohum gibi g├Ârmekte..

Bkz. Hasan DO─×RUYOL; Acbuzzeneb, Y├╝zak─▒ Dergisi, s. 12, s. 46-48.