┼×AHS─░YET─░M─░Z…

M. Ali E┼×MEL─░ seyri@yuzaki.com seyri@seyri.comVak─▒f Medeniyetimiz ve

Biz;

┼×ahsiyette;

Medeniyetler kurmu┼č bir milletiz.

Bu bak─▒mdan bizde;

┼×ahsiyetsiz kelimesini hi├ž kimse sevmez. Hatt├ó en hak eden bile.

Ne olursa olsun, ┼čahsiyetimiz, lekeye r├óz─▒ de─čildir.

Fakat ├žamurlu bir d├╝nyada bug├╝n en ├žok lekelenen varl─▒k da ┼čahsiyetler.

Sa─člam─▒n─▒n ├žoklu─ču ne derece, bilmek zor; ama ├ž├╝r├╝klerinin hayli artt─▒─č─▒ bir v├ók─▒a.

├ç├╝nk├╝ ┼čahsiyetler bug├╝n g├╝zel vas─▒flar─▒ itibar─▒yla eskisi kadar i┼člek de─čil.

Oysa daha i┼člek olmal─▒. ├ç├╝nk├╝ ihtiya├ž daha fazla.

Yoksa;

─░┼člemeyen demirin pas tutmas─▒ gibi mevcut ┼čahsiyetler de k├╝flenir gider; sahtele┼čir. De─čerini kaybeder. Ondan sonra ne kadar de─čerlilikten dem vurulsa n├ófile!

Anlat─▒l─▒r ki:

Kalp/sahte bir para, tam ayarl─▒ bir alt─▒na b├╝y├╝kl├╝k taslayarak ┼č├Âyle demi┼č:

ÔÇťÔÇôEy tam ayarl─▒ alt─▒n! Benimle nice som alt─▒nlar al─▒n─▒p sat─▒lacak. Belki senden daha de─čerliyim!ÔÇŁ

Alt─▒n─▒n cevab─▒ m├ónidar olmu┼č:

ÔÇťÔÇôBo┼č konu┼čma! Birazdan seni ayara tuttuklar─▒nda ne diyeceksin?ÔÇŁ

Ne diyebilir?

Hi├žbir ┼čey.

Çünkü;

B├╝y├╝k l├ók─▒rd─▒lar─▒n ve aldatmacalar─▒n ge├žici yald─▒zlar─▒ ile herhangi bir ┼čey, oldu─čundan daha de─čerli, k─▒ymetli ve ├╝st├╝n olur mu? Olmaz.

Olur farzetmek;

Yersiz, kuru ve belâlı bir iddiadır sadece.

Varl─▒klar ├óleminde ilk i┼členen hat├ó ve affedilmez su├ž da bu olmu┼čtur. Onun i├žin ┼čahsiyetimizi olu┼čturan yap─▒ pl├ón─▒nda en m├╝him nokta buras─▒. ├ç├╝nk├╝ Cen├ób-─▒ Hak, ta ezelde ┼čeytan─▒n bu hususta d├╝┼čt├╝─č├╝ gafleti ve ahmak├ža c├╝rÔÇÖeti KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde tam yedi kere anlatm─▒┼č ve iblisin ba┼č─▒na bel├ó a├žan yakla┼č─▒mlar─▒ bilhassa vurgulam─▒┼čt─▒r. O yakla┼č─▒mlar─▒ yans─▒tan ┼ču yorumlu ifadeler, meselenin can damar─▒na ayna tutuyor:

ÔÇťÔÇôO topraktan… Ben ate┼čten…ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôO yerdeki toz, ben g├Âkteki g├╝ne┼č…ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôO kara ├žamur, ben par─▒l par─▒l nur!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBen ondan ├╝st├╝n├╝m!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇô├çamura m─▒ secde edece─čim?ÔÇŁ (Bkz. el-AÔÇÖr├óf, 12; S├ód, 76; el-Hicr, 33; el-─░sr├ó, 61)

┼×u ifadeler de aptal cesaretinde sitemci, itirazc─▒ ve su├žlay─▒c─▒:

ÔÇťÔÇô(├édemÔÇÖi) benden ├╝st├╝n k─▒ld─▒─č─▒n─▒ g├Âr├╝yor musun? (Nesi var ki onun? Nas─▒l b├Âyle bir ┼čey yapars─▒n?)ÔÇŁ (el-─░sr├ó, 62)

ÔÇťÔÇôBeni sen azd─▒rd─▒n!ÔÇŁ

Bu hay├ós─▒zca l├ók─▒rd─▒lar─▒n neticesi mal├╗m…

İlâhî huzurdan tard.

Mevl├óÔÇÖn─▒n nezdinden def.

─░blisin bu h├óli, yapt─▒─č─▒ ta┼čk─▒nl─▒─č─▒n ve haddini bilmezli─čin cezas─▒ oldu─ču kadar, insano─člunun Hak kat─▒nda ne kadar b├╝y├╝k bir mevkie sahip oldu─čunun da delilidir.

Çünkü;

S─▒rf insana secde etmedi─či i├žin meleklerin ba┼čkan─▒ oldu─ču h├ólde ┼čeytan─▒n huzur-i il├óh├«de g├Âzden ├ž─▒kar─▒lmas─▒, olduk├ža c├ólib-i dikkat.

┼×├╝phesiz;

├édemÔÇÖe secde etmesiyle al├ókal─▒ il├óh├« emri dinlemeyince net bir ┼čekilde All├óhÔÇÖa isyan etmi┼č olmaktad─▒r. Fakat emrin tecell├«sine temel mevzu insan─▒n de─čeri oldu─ču i├žin iblise verilen a─č─▒r ve ebed├« ceza, ayn─▒ zamanda insana verilen y├╝ce de─čeri de sergilemektedir.

┼×iirin co┼čkun nefesiyle s├Âyleyecek olursak:

R├╗h ├╝fleyince a┼čk ile C├ónan bu canlara,
Akm─▒┼č damar damar duda─č─▒n rengi kanlara!

Yer g├Âk i├žin hal├«fe yaratm─▒┼č Hud├ó bizi,
A├žm─▒┼č g├Ân├╝l sar├óy─▒n─▒, mecn├╗n olanlara!

Sonsuz sanat dehâsının insandır aynası,
K─▒smet de─čil bu denli nas├«b ├ósumanlaraÔÇŽ

İnsâna secde etmeyen iblîsi kovdu Hak,
Her bir melek e─čildi─či ├ón, erdi ┼čanlara…

Bizler bu zirveden niye d├╝┼čt├╝k ┼ču yerlere?
Tekr├ór o Ar┼č i├žin d├Ânelim ├ža─člayanlara!..

Gel-git yapan biziz yedi dery├óda ey g├Ân├╝l,
Devranda dalm─▒┼č─▒z, gemi girmez limanlaraÔÇŽ

Her kalbe bir kanatsa ezel, bir kanat ebet,
C├ón ufku hi├ž s─▒─čar m─▒ bu gel-ge├ž cihanlara?

Bizler ki cennetin ve cemâlin garîbiyiz,
D├Ânmek vaz├«femiz, o m├╝b├órek vatanlara!..

├élemde co┼čkumuz yedi kat kubbeden ├Âte,
S─▒─čmaz bu r├╗humuz ┼ču betondan tavanlara!

Fânî vücûd adımlarımız, metre metredir,
B├ók├« g├Ân├╝l ad─▒mlar─▒m─▒z, l├ó-mek├ónlara!..

Sevd├ól─▒d─▒r y├╝reklerimiz kor g├╝ne┼č gibi,
Y─▒ld─▒z dizer bak─▒┼člar─▒m─▒z kehke┼čanlara!..

Her l├óhza Rabbimizle konu┼čmak mer├óm─▒m─▒z,
Dildir g├Ân├╝l kit├óba, kulakt─▒r ezanlara!..

Vermi┼č Hud├ó ki ahsen-i takvim mak├óm─▒n─▒,
Seyr├«, bu lutfu ┼č├╝kr ile yaz d├ósitanlara!

Hâsılı;

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n bize verdi─či onca makam, onca nimet ve r├╝tbelerin de─čerini do─čru idr├ók ile ┼č├╝kr├╝n├╝ ed├ó etmesini mutlaka bilmeli.

Asla;

┼×eytan─▒n yuvarland─▒─č─▒ kibir, gurur ve isyan u├žurumuna d├╝┼čmemeli.

D├╝┼č├╝nmeli ve hat─▒rdan ├ž─▒karmamal─▒:

┼×eytan─▒n derdi neydi?

Bulundu─ču konumu kaybetmemek. Y├╝ksek de─čerini korumak. Daha k─▒ymetli ve ├╝st├╝n olarak kalmak. Argo tabirle;

Karizmay─▒ ├žizdirmemek…

Fakat ne oldu?

A┼ča─č─▒lar─▒n a┼ča─č─▒s─▒na yuvarland─▒. ├ťstelik su├žunu da anlamad─▒. Anlamak da istemedi. Tabi├« tevbe de etmedi. Tevbe etmeyince de, tamamen melÔÇÖun oldu. O ahmak rezil; b├╝y├╝kl├╝k derdiyle ├Âyle k├╝├ž├╝k ve al├žak h├óle geldi ki, hakk─▒nda sadece l├ónet y─▒─č─▒l─▒yor.

Yani;

De─čerlilik iddias─▒ pe┼činde at─▒lan de─čersiz ad─▒mlar, meleklerin ba┼čkan─▒n─▒ bile en zirveden en ├žukura d├╝┼č├╝rd├╝. ├ťstelik o iblis; tevbe edece─či yerde daha da az─▒tt─▒, ├Âfkelendi, sald─▒rganla┼čt─▒, ├ós├«le┼čti. MelÔÇÖunlu─čun ve k├Ât├╝l├╝─č├╝n ilk adresi ve ilk kimli─či oldu.

Bir de;

Durumunun vah├ómetini gizledi. Yapt─▒─č─▒ ├žirkinlikleri, hakl─▒ ve s├╝sl├╝ g├Âsterdi. Cazip vitrinlere koydu. Kir ve pas─▒n─▒, rez├ólet ve pisli─čini, kusmuk ve zehrini en lezzetli ekmeklerin aras─▒na s─▒k─▒┼čt─▒rd─▒. Yald─▒zlad─▒. Ambal├ójlad─▒. Sat─▒┼ča ├ž─▒kard─▒. Balland─▒ra balland─▒ra pazarlad─▒. Gaflete d├╝┼čenlere de pek be─čendirdi. B├Âylece isyank├órl─▒─č─▒ haylice y├╝ksek fiyatlara satt─▒.

Ne esef ki;

Satın alan kimseler, hemen aynı hâle büründü. Aynı rolü üstlendi.

Bir Nemrut ├ž─▒kt─▒:

ÔÇť┬ź(ÔÇôBen de tanr─▒y─▒m.) Ben de diriltir ve ├Âld├╝r├╝r├╝m.┬╗ dedi.ÔÇŁ (el-Bakara, 258)

Bir Firavun ├ž─▒kt─▒:

ÔÇťÔÇôAdamlar─▒n─▒ toplay─▒p seslendi: ┬źSizin en y├╝ce rabbiniz benim!┬╗ dedi.ÔÇŁ (en-N├ózi├ót, 23-24)

Bir K─ürun ├ž─▒kt─▒:

ÔÇťÔÇôBu servet ancak, bende mevcut bir ilimden ├Ât├╝r├╝ bana verilmi┼čtir, dedi.ÔÇŁ (el-Kasas, 78)

O ├ž─▒kt─▒, ┼ču ├ž─▒kt─▒, bu ├ž─▒kt─▒.

├ľyle dediler, ┼č├Âyle dediler, b├Âyle dediler.

B├╝y├╝kl├╝k u─čruna neler neler yapt─▒lar, neler neler s├Âylediler. ┬źB├╝y├╝k lokma yut, ama sak─▒n b├╝y├╝k konu┼čma!┬╗ denilse de, i┼čitmeyenler ve ibretleri g├Ârmeyenler, ayn─▒ yanl─▒┼č─▒n yeni halkas─▒ olmaya devam ettiler. Ke├ži yollar─▒ olu┼čturdular. Olmad─▒k i┼člere kalk─▒┼čt─▒lar. Olmayacak ┼čeylere yeltendiler. Kanalizasyonlara dald─▒lar. Kaypak oldular, nank├Âr oldular. Sahtek├órla┼čt─▒lar, k├Ât├╝l├╝klere bula┼čt─▒lar. Simsar kesildiler. Sinsilik ve aldatmay─▒ meslek edindiler. Daima daha de─čerli ve h├╝k├╝m-ferm├ó olmak i├žin hayk─▒rd─▒lar, kavgalar ettiler, bo─ču┼čtular, didindiler, ├ž─▒rp─▒nd─▒lar. Her ┼čeylerini sarf ettiler. Allahl─▒k iddia ettiler. Peygamberlik iddia ettiler. ─░stediklerini elde edemedik├že de az─▒tt─▒lar. Bu yapt─▒klar─▒yla da gururland─▒lar, kibirlendiler, b├Âb├╝rlendiler; b├╝y├╝kl├╝k taslad─▒lar.

B├Âylece;

ÔÇťHid├óyet kar┼č─▒l─▒─č─▒nda sap─▒kl─▒─č─▒ sat─▒n ald─▒lar ve ticaretleri k├ór etmedi, do─čru yolu da bulamad─▒lar.ÔÇŁ (el-Bakara, 16)

─░stedikleri n├╗ra kar┼č─▒ g├Âzleri k├Ârle┼čti. Kulaklar─▒ sa─č─▒rla┼čt─▒.

Her biri k├╝├ž├╝ld├╝k├že k├╝├ž├╝ld├╝. Al├žald─▒k├ža al├žald─▒. S─▒f─▒rla┼čt─▒. Acziyetin en a─č─▒r─▒na d├╗├ž├ór oldu. Biri topal bir sivrisine─če yenildi. Biri yerin dibine ge├žti. Biri suda bo─čuldu.

Onca ak─▒l ve zek├ólar─▒na ra─čmen ahmakl─▒─č─▒n sembol├╝ ve h├╝srana u─črayanlar─▒n ibret dolu k├Ât├╝ ├Ârnekleri oldular. ├éyette buyuruldu:

ÔÇťK─ürunÔÇÖu, FiravunÔÇÖu ve H├óm├ónÔÇÖ─▒ da yok ettik. Andolsun ki Musa kendilerine belgelerle gelmi┼čti de onlar yery├╝z├╝nde b├╝y├╝kl├╝k taslam─▒┼člard─▒. Oysa az├ób─▒m─▒zdan kurtulamazlard─▒.ÔÇŁ

ÔÇťHer birini g├╝nah─▒ sebebiyle yakalad─▒k; kimine ta┼člar savuran r├╝zg├órlar g├Ânderdik, kimini bir ├ž─▒─čl─▒k yok etti, kimini yerin dibine ge├žirdik, kimini de suda bo─čduk. Onlara; Allah zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine yaz─▒k ediyorlard─▒.ÔÇŁ (el-Ankeb├╗t, 39-40)

Demek ki;

Bir ┼čahsiyete gurur ve kibir, b├Âb├╝rlenme ve b├╝y├╝kl├╝k taslama vir├╝s├╝ girdi─činde ki┼čilik kangren oluyor. Nank├Ârl├╝k ba┼čl─▒yor. Kalbin kap─▒s─▒ k├ófirli─če kadar a├ž─▒labiliyor. H├╝srana d├╝┼č├╝r├╝yor. ─░┼čte il├óh├« tespit:

ÔÇť… B├╝y├╝kl├╝k taslad─▒ ve k├ófirlerden oldu.ÔÇŁ (S├ód, 74)

Demek ki;

Ger├žek ve sa─člam bir ┼čahsiyet olman─▒n ├Ân├╝ndeki engel de bu! Hakik├« bir ilim erbab─▒ olman─▒n ├Ân├╝ndeki ├žengel de bu! Olgun ve m├╝kemmel bir g├Ân├╝l ehli olman─▒n ├Ân├╝ndeki ├želme de bu! Kaliteli ve y├╝ksek vas─▒fl─▒, liy├ókatli ve ehliyetli bir kimse olman─▒n ├Ân├╝ndeki girdap da bu! Merhamet ve c├Âmertli─čin ├Ân├╝ndeki dikenli teller de bu! Allah i├žin muzdaribi kucaklaman─▒n ├Ân├╝ndeki m├ón├« de bu! Elif gibi vakur olmay─▒ beceremeyi┼čin ├Ân├╝ndeki tuzak da bu! Do─čruluk ve d├╝r├╝stl├╝k g├╝llerinin ba┼č─▒na kar ya─čd─▒rarak onlar─▒ v├«ran eden zemher├« de bu! Cennete gidi┼či yan─▒ltarak cehenneme yuvarlayan puslu ve pusulu viraj da bu!

O hâlde;

┼×ahsiyet deyince;

Kendini, her ┼čeyden ├Ânce kulluk ekseninde en g├╝zel ┼čekilde tan─▒yan bir ├Âzelli─če sahiplik anla┼č─▒lmal─▒. B├╝t├╝n hasletlerini de, yerli yerinde tev├ózu ikliminde ve ba┼čkas─▒n─▒ da d├╝┼č├╝nebilen, fark eden, ondaki g├╝zelli─či g├Ârebilen, ona kar┼č─▒ vazifelerini idrak edebilen bir k─▒vam g├╝listan─▒nda ye┼čertmeli. ├ç├╝nk├╝ Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n ├žizdi─či ┼čahsiyet modelinin prensipleri de haddizat─▒nda bunu gerektirmekte. ├éyet-i ker├«mede buyuruluyor:

ÔÇť…M├╝tev├óz─▒ insanlar─▒ m├╝jdele;

Onlar ki Allah an─▒ld─▒─č─▒ zaman kalpleri titrer. Ba┼člar─▒na gelene sabrederler, namazlar─▒n─▒ k─▒larlar ve kendilerine verdi─čimiz r─▒z─▒ktan (Allah yolunda) harcarlar.ÔÇŁ (el-Hacc, 34-35)

─░┼čte All├óhÔÇÖ─▒n be─čendi─či ve istedi─či ┼čahsiyetin birka├ž temel ├Âzelli─či:

1. Tevâzu,

2. Allah korkusu ve muhabbeti,

3. Ba┼ča gelene sab─▒r,

4. Namazları edâ,

5. Kendisine verilen r─▒z─▒ktan infak.

Bu ├Âl├ž├╝ler ve beraberinde ye┼čeren di─čer g├╝zel prensipler; Hazret-i PeygamberÔÇÖden beri, tarihin; en ┼čanl─▒ ve ┼čerefli ├óbide ┼čahsiyetlerini; en merhametli ve di─čerk├óm g├Ân├╝l ehlini; en hay─▒rl─▒, vakur, ilim ve irfan erbab─▒n─▒ yeti┼čtirmi┼čtir. Her sahay─▒, ├«man ve merhametle yo─čurmu┼čtur.

Bu prensipler ki;

Sanatta bir medeniyet, s├Âz ikliminde bir medeniyet, ilimde bir medeniyet, irfanda bir medeniyet, hay─▒r ve hasenatta bir medeniyet, her ┼čeye v├ók─▒f insanlarla kurulan vak─▒f sahas─▒nda da apayr─▒ bir medeniyet, yani bir faz├«letler medeniyeti olu┼čturmu┼čtur.

Ve;

Medeniyetini ┼čahsiyetine perv├óne, ┼čahsiyetini de medeniyete eksen yapm─▒┼čt─▒r.

Bu maharet etraf─▒nda;

┼×anl─▒ tarihimiz; zaferlerle, g├╝zelliklerle, madd├« ve m├ónev├« hazinelerle dolup ta┼čm─▒┼čt─▒r.

Topraklar─▒m─▒z yirmi d├Ârt milyon kilometrekareye ula┼čm─▒┼č, m├╝ÔÇÖmin-k├ófir, herkes, ad├óletin zevkini d├╝nya ├žap─▒nda tatm─▒┼čt─▒r. Bir mektubumuzla devletlerin kaderi de─či┼čmi┼č, hunhar sava┼člar─▒n ├Ân├╝ne ge├žilmi┼čtir.

Cihangirlikte Fatihler, Selimler ve S├╝leymanlar yeti┼čmi┼č; ilimde Kemalpa┼čazadeler, Ebussuudlar inki┼čaf etmi┼č; sanatta B├ók├«, Fuz├╗l├« ve N├ób├«ler, Hattat Karahisar├«ler, H├óf─▒z Osmanlar ve Mimar Sinanlar minarele┼čmi┼č; m├óneviyatta da Emir Sultanlar, Ak┼čemseddinler ve H├╝d├óy├«ler g├╝ne┼č misali ─▒┼č─▒ldam─▒┼člar ve g├Ân├╝lleri nurland─▒rm─▒┼člard─▒r.

Ya ┼čimdiki ahval?

Devam eden g├╝zelliklerin yan─▒nda i├žler ac─▒s─▒ durumlar az de─čil.

Hele;

Ki┼čilik eksenine ba┼čkalar─▒n─▒n ├ž├Âpe d├Âk├╝lm├╝┼č yap─▒lar─▒n─▒ n├╝m├╗ne olarak yerle┼čtirmek ve bo┼č ├ž─▒rp─▒n─▒┼člarla hem gen├žli─či, hem zaman─▒, hem de emekleri ziyan etmek, kabul edilemez bir gaflet!

Hâlbuki;

┼×ahsiyet e─čitimi ve olu┼čumu deyince;

Kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kan her prensibi ├Âl├ž├╝ kabul edip, her malzemeyi kullanmak kadar hatal─▒ bir davran─▒┼č olamaz. ├ç├╝nk├╝ fil├ón k├╝lt├╝r├╝n insanlar─▒n─▒n eksen ald─▒klar─▒ temel nokta ile falan k├╝lt├╝r├╝n insanlar─▒n─▒n merkez ald─▒klar─▒ temel nokta hem farkl─▒, hem de neticeye yans─▒malar─▒ itibar─▒yla aralar─▒nda u├žurum var. Bilhassa ├Âz├╝m├╝ze yabanc─▒ ve zararl─▒ bir k├╝lt├╝r├╝n, onlar i├žin bile tehlikeye d├Ân├╝┼čm├╝┼č ve bu sebeple rafa kald─▒r─▒lm─▒┼č prensiplerini moda bir r├╝zg├órla allay─▒p pullay─▒p da kendimize uygulamaya kalkmak, faydas─▒z pi┼čmanl─▒ktan ba┼čka ne do─čurur?

─░nsanl─▒k tarihi; bu noktada, hem ders ├ž─▒kar─▒lmas─▒ hem de ├Ârnek al─▒nmas─▒ itibar─▒yla say─▒s─▒z misallere sahip. Bu misaller ├žer├ževesinde; ┼čahsiyeti olu┼čturan b├╝t├╝n ├Âzellikleri en genel hatlar─▒yla iki kategoriye indirgedi─čimizde iki prensip ve model kuvvetle g├Âze ├žarpar:

ÔÇôDers ve ibret al─▒nmas─▒ gereken ┼čahsiyet,

ÔÇô├ľrnek ve hikmet al─▒nmas─▒ gereken ┼čahsiyet.

Tabi├« bu ikisinden hangisinin merkez al─▒naca─č─▒n─▒ iyi ayarlamak ┼čart. ├ç├╝nk├╝ i┼čin l├óf ├╝ g├╝zaf k─▒sm─▒na ├žok parlak c├╝mleler ve ├Âl├ž├╝ler yerle┼čebilir. Ancak icraat k─▒sm─▒na e─čer ibretlik bir muhteva ├ž├Âreklenmi┼čse, o zaman netice ad─▒na eyvah!

Yani;

┼×ahsiyeti in┼ča etmek i├žin, geceyi g├╝nd├╝ze katarak da olsa, sadece ├žal─▒┼čmak yetmez. ├ľnemli olan do─čru bir pl├ón ├╝zerinde do─čru bir ├žal─▒┼čma yapmak ve yap─▒y─▒ sa─člam bina etmek. Yoksa bozuk ve kanserli bir projenin uygulanmas─▒ h├ólinde ortaya ├ž─▒kan apartmanlar─▒n en ufak bir s─▒k─▒nt─▒da nas─▒l ├ž├Âkt├╝─č├╝n├╝, bazen hi├žbir s─▒k─▒nt─▒ olmadan da kendi kendine y─▒k─▒ld─▒─č─▒n─▒ ka├ž kez g├Ârm├╝┼č├╝zd├╝r. Olu┼čan enkazlar─▒n i├žinde onlarca insan─▒n nas─▒l can verdi─či mal├╗m.

├ľzetle;

┼×ahsiyetin in┼čas─▒, apartman dikmekten farkl─▒ de─čil. Niyette herkesin maksad─▒, en de─čerli ve k─▒ymetli bir insan olabilmek. Yeg├óne endi┼če ve dert, kendini bu maksada g├Âre yeti┼čtirmek. Fakat;

Ya ger├žekle┼čtirme hususunda at─▒lan ad─▒mlar?

─░┼čte problem burada!

─░┼čte yanl─▒┼č anlay─▒┼člar, uygulamalar, hatal─▒ ├ž─▒rp─▒n─▒┼člar burada. Orant─▒s─▒z ve paralelsiz d├╝┼č├╝nceler ve fikirler burada. Kayg─▒ ve endi┼čeleri, tezat ile de─čerlendirmek, yani kayg─▒n─▒n ve endi┼čenin z─▒dd─▒na bir yol tutturmak burada.

Nas─▒l bir yakla┼č─▒m bu?

B├╝y├╝mek i├žin al├žakla┼čmak…

Y├╝kselmek i├žin, sadece daha yukar─▒dan d├╝┼č├╝rmeye yarayan bir fel├óket merdivenine t─▒rmanmak…

De─čerli olmak i├žin durmadan ├ž─▒rp─▒nman─▒n sonunda ebediyen en de─čersiz bir varl─▒k olmak…

Ne garip bir aldan─▒┼č! Ne tuhaf bir mant─▒k yan─▒lg─▒s─▒!

S─▒hhate muhta├ž iken mikroplar ve vir├╝slere kap─▒ a├žmak ve a├žt─▒rmak niye? Bu yetmez gibi onlara sevdal─▒ olmak ve sevdaland─▒rmak niye?

Nefese hayat├« ihtiya├ž varken, havay─▒ ve ci─čerleri ├že┼čit ├že┼čit pis dumanlarla zehirlemek ve zehirletmek, neden? Ya┼čamam─▒z suya ba─čl─▒ iken, onun i├žini kirli at─▒klarla doldurmak ve doldurtmak ne diye? Kalbe ve akla iki d├╝nyada da elimiz mahk├╗m iken onlar─▒ ┼čeytan ve nefis ile el ele verip de peri┼čan etmek ve ettirmek ne i├žin?

En k├Ât├╝ ┼čerri bile, en hay─▒rla teÔÇÖl├«fe kalk─▒┼čmak niye?

Hâlbuki;

Att─▒─č─▒m─▒z ad─▒m, uygulad─▒─č─▒m─▒z metot, takip etti─čimiz rota, ba┼čtan ba┼ča hay─▒r g├Âr├╝nse de; netice itibar─▒yla eksiye ├ž─▒k─▒yorsa, her ┼čey bo┼č de─čil mi? ┬ź┼×├Âyle g├╝zel davrand─▒m, ┼č├Âyle g├╝zel niyet sahibiyim, ┼č├Âyle y├╝ce bir maksat ta┼č─▒yorum, ┼č├Âyle yerinde hareket ettim…┬╗ gibi l├ók─▒rd─▒lar─▒n m├ón├ós─▒ ne? ─░┼č eksiye ├ž─▒kt─▒ktan sonra, art─▒ g├Âr├╝nen pozisyonun ne ├Ânemi var? Cehenneme d├╝┼čt├╝kten sonra cennet i├žin ├žal─▒┼čm─▒┼č oldu─čunu iddia etmenin bir anlam─▒ olur mu?

Olmaz elbette.

┼×ayet olur denirse;

Bir zamanlar ├╝├ž k─▒tada iÔÇśl├ó-y─▒ kelimetullah u─čruna at ko┼čturan ve cihan┼č├╝mul bir adaletin m├╝cadelesini veren cihangirler yerine; onlar─▒n evl├ód─▒ i├žerisinden, k├óh kula─č─▒na k├óh burnuna takt─▒─č─▒ bir k├╝penin kavgas─▒yla ├Âm├╝r t├╝keten s─▒─č beyinler yeti┼čir.

Giydi─či y─▒rt─▒k pantolonun felsefesine y─▒llar─▒n─▒ harcayan kafalar ortaya ├ž─▒kar.

─░radesini ├Ârg├╝l├╝-b├╝rg├╝l├╝ sa├ž─▒na ba─člayan ve ├ž├Âzmemeyi b├╝y├╝k bir ki┼čilik ispat─▒ zanneden mant─▒klar t├╝rer.

T├╝rer veya t├╝redi diye de kesinlikle;

Ger├žek do─čruya ├ž─▒kan net ad─▒mlar─▒, onlar─▒n zorlu─ču kar┼č─▒s─▒nda ┬źyanl─▒┼č y├╝r├╝y├╝┼č┬╗ olarak alg─▒lamamal─▒.

┼×ahsiyetimizi;

B├╝t├╝n hay─▒rl─▒ testlerden sa─člam ge├žecek bir k─▒vama ula┼čt─▒rmak i├žin ter d├Âkmeli. ├ľzellikle de insandan hayvanata kadar hizmet g├Ât├╝ren ve bir rahmet iklimi i├žerisinde toplum huzuru ve kalitesi sa─člayan vak─▒f medeniyetimizdeki ┼čahsiyetli g├Ân├╝llerin engin merhametiyle yo─čurmal─▒.

Çünkü;

O medeniyette ve g├Ân├╝llerde; ├žirkinlik yok, ├Âfke yok, k├Ât├╝l├╝k yok, zarar yok, hay─▒rs─▒zl─▒k yok, vef├ós─▒zl─▒k yok.

Çünkü;

O vak─▒f medeniyetimizde;

Hem madd├«, hem m├ónev├« a├ž─▒dan;

Muhte┼čem bir ┼čefkat var.

Muhabbet var.

Yard─▒mla┼čma var.

Tamir var.

Tâdil var.

G├╝zellik ve rahmet var.

Af ve merhamet var.

İyilik ve vefâ var.

Sadakat var.

─░nsanl─▒k var.

Huzur var.

Rûhâniyet var.

Karde┼člik var.

Neticede sonsuz m├╝k├ófatlara ula┼čmak ve cenneti kazanmak var.

O hâlde;

Modernizmin girdab─▒nda s─▒k─▒┼čan k├Âhne d├╝nya, yeniden g├Ân├╝lleri ku┼čat─▒p merhameti ye┼čertecek bu ┬źvar┬╗lara yine muhta├ž de─čil mi? D├╝nden daha fazla muhta├ž de─čil mi?

Elbette muhta├ž!

AvrupaÔÇÖdan AsyaÔÇÖya, AfrikaÔÇÖdan AmerikaÔÇÖya her k─▒ta bu varlar─▒n vak─▒f medeniyetine muhta├ž!

Maddeten de, fakat m├ónen bilhassa muhta├ž.

H├╝z├╝nler de sevin├žler de ona muhta├ž!

Bayramlar da muhta├ž!

Yetimler, kimsesizler, garipler ve hastalar zaten muhta├ž…

Zengin de muhta├ž, fakir de…

Ne mutlu bunca muhta├žl─▒─ča bir nebze ├žare olabilenlere!..

Ne mutlu;

-Îmânıyla,

-İrfânıyla,

-─░lmiyle,

-İbâdetleriyle,

-İhlâsıyla,

-Ahlâkıyla,

-A┼čk─▒yla,

-Azmiyle,

-İmkânlarıyla,

-Sabr─▒yla,

-Sebâtıyla,

-Sadakatiyle,

-Tebess├╝m├╝yle,

-Duâlarıyla,

-Hizmet ve infaklar─▒yla,

-Fedâkârlıklarıyla,

-Di─čerk├óml─▒─č─▒yla,

-Dostlu─čuyla,

-Karde┼čli─čiyle,

Bir rahmet ve merhamet, hidâyet ve inâyet olabilenlere!..