Hayat Notlar─▒
HAYAT SERMAYES─░

Ahmet Z─░YLAN

─░nsan─▒n en m├╝him sermayesi bilgi…

├ľ─črenci, i┼čadam─▒, hoca, ├Â─čretmen… fark etmez. Hepsinin en m├╝him malzemesi bilgi. Unutulmu┼č de─čil, h├óf─▒zada duran bilgi…

Bilgi sahibi insana herkes h├╝rmet eder. Herkes, bilgili ki┼čileri takip etmek ister. Bu sebeple insanlar─▒ ├žekip ├ževirecek, lider vas─▒fl─▒, e─čitici vas─▒fl─▒ ki┼čilerin ├žok y├Ânl├╝ bilgisinin bulunmas─▒ gerekir. Day─▒m─▒n askerlikte ba┼č─▒ndan ge├žen bir h├ót─▒ras─▒ vard─▒r:

Day─▒m askerde ├žavu┼čmu┼č. Y├╝zba┼č─▒, erlere dermi┼č ki:

ÔÇťAntepli ne yap─▒yorsa siz de onu yap─▒n, zarar etmezsiniz!ÔÇŁ

Bir g├╝n da─čda giderlerken bir f─▒st─▒k a─čac─▒ g├Ârm├╝┼č day─▒m. F─▒st─▒k a─čac─▒n─▒ ├žok yerde bilmezler. AntepÔÇÖte var ya. F─▒st─▒─č─▒n a┼č─▒lanmam─▒┼č─▒na melengi├ž (├žitlembik) deriz. Taneleri k├╝├ž├╝k k├╝├ž├╝k olur, kahvesi de yap─▒l─▒r. O melengi├ž a┼č─▒lan─▒nca f─▒st─▒k olur. Day─▒m onu g├Âr├╝nce toplamaya ba┼člam─▒┼č. Herkesin ilgisini ├žekmi┼č; acaba niye topluyor? Komutan demi┼č ki:

ÔÇťO Antepli ne yap─▒yorsa siz de yap─▒n! Ne topluyorsa siz de toplay─▒n, o bo┼čuna bir i┼č yapmaz!ÔÇŁ

Komutan─▒ b├Âyle s├Âyleten nedir?

Day─▒m─▒n hayat tecr├╝besi, bilgisi, g├Ârg├╝s├╝… Daha askere hen├╝z gelmi┼č adam─▒n ne tecr├╝besi olur, demeyin. Day─▒m alt─▒ ya┼č─▒nda i┼če ba┼člam─▒┼č. Alt─▒ ya┼č─▒nda hayata at─▒lm─▒┼č; sanayicili─če, esnafl─▒─ča ba┼člam─▒┼č. ┼×imdi ├Âyle de─čil ama eskilere bak─▒yorum; hepsi alt─▒ ya┼č─▒nda i┼če ba┼čl─▒yorlard─▒. Alt─▒ ya┼č─▒ndan beri bir s├╝r├╝ hik├óyelerle, h├ót─▒ralarla yeti┼čiyorlard─▒. ─░┼čte bu ┼čekilde yeti┼čmi┼č bir adam olan Salih ├çavu┼čÔÇÖu askerler bilge bir adam olarak kabul ediyor. Komutan─▒ bile; ┬źO yap─▒yorsa bir bildi─či vard─▒r.┬╗ diyor.

Fakat yolda bir ba┼čka h├ódise olmu┼č. Band─▒rmaÔÇÖdan m─▒ nereden bir deniz kenar─▒na gelmi┼čler. Demi┼čler ki:

ÔÇť┼×urada soyunup bir y─▒kanal─▒m, asker y─▒kans─▒n, ortal─▒kta kimse de yok!ÔÇŁ Herkes soyunmu┼č, denize girmi┼č. O da soyunmu┼č, denize girmi┼č. AntepÔÇÖte ┼č├Âyle k├╝├ž├╝k bir dere var, ba┼čka bir ┼čey yok. Dolay─▒s─▒yla Antepliler y├╝zme bilmez. Salih ├çavu┼č da y├╝zme bilmiyor.

Bu sefer askerler;

ÔÇťYahu Salih ├çavu┼č y├╝zme bilmiyor, bizim g├Âz├╝m├╝zde b├╝y├╝tt├╝─č├╝m├╝z adama bak, y├╝zme bile bilmiyor…ÔÇŁ

Karadenizli i├žin, ─░stanbullu i├žin y├╝zme ├žok basit bir ┼čey. Onlar─▒n en basit g├Ârd├╝─č├╝ ┼čeyi ├žavu┼č bilmiyor. Bilmesi l├óz─▒m. Bilmiyorsa da hi├ž denize girmemesi l├óz─▒m.

Day─▒m diyor ki:

ÔÇťTakke d├╝┼čt├╝, kel g├Âr├╝nd├╝!ÔÇŁ

Demek ki, toplumun ├Ân├╝nde olan ki┼čilerin, beklentileri kar┼č─▒layacak ┼čekilde bilgi ve tecr├╝be sahibi olmas─▒ gerekiyor.

Fakat ├Âyle olmuyor. Day─▒m─▒n suya girdi─či gibi, kimileri de bilmedi─či, bilgi-tecr├╝be sahibi olmad─▒─č─▒ mevzularda konu┼čuyor. Kimilerini g├Âr├╝yoruz, uzat─▒lan her mikrofona a├ž─▒klama yap─▒yor. Atl─▒yor.

Sonra da komik durumlara d├╝┼č├╝yorlar. Adam tarihten bahsediyor. Tarihi bilmedi─či i├žin II. B├óyezid diyor, Y─▒ld─▒r─▒m B├óyezidÔÇÖi anlat─▒yor.

Menk─▒be anlatacak, ┼čah─▒slar─▒ kar─▒┼čt─▒r─▒yor.

Hele kimileri yanl─▒┼č fetv├ó veriyor.

Bilen dudak b├╝k├╝yor. G├Âz├╝nden d├╝┼č├╝yor. ─░lgisi-al├ókas─▒ kesiliyor. ├ç├╝nk├╝ insan; ahl├ók─▒yla, duru┼čuyla oldu─ču gibi, bilgisiyle ve tecr├╝besiyle de ┼čahsiyet sergileyebilen ki┼čilere hayran olur, onlara t├ób├« olur. G├Âz├╝nden d├╝┼čerse; ┬źBenim bildi─čimi bilmiyor.┬╗ derse yan─▒nda durmaz ├žeker gider.

─░nsan, bilgi ve tecr├╝be da─čarc─▒─č─▒n─▒ doldurmaya bakmal─▒ ve bilmedi─či bir mevzua da dalmamal─▒. Nas─▒lsa cemaat bilmiyor deyip de bilmedi─či denizlere a├ž─▒l─▒rsa bo─čulur.

T─▒pk─▒ ┼ču hik├óyedeki Urfal─▒ mevlidhanlar gibi:

Urfal─▒lar ├žok mak─ümat bilir. Babam da biraz ud ├žalm─▒┼č oldu─čundan makamlardan anlard─▒. Bir g├╝n Urfal─▒ bir grup mevlidhan AntepÔÇÖte bir mevlide gelmi┼čler. Bir makamdan ba┼člam─▒┼člar, oradan bir ba┼čka makama ge├žmi┼čler, oradan bir ba┼čka makama… Mevlidin sonunda babam dayanamam─▒┼č, demi┼č ki:

ÔÇťYahu, mevlid b├Âyle mi okunur, ┼ču makamdan ba┼člayacak, oradan ┼čuna ge├žecektiniz. Siz Urfal─▒lar mak─üm├ót─▒ iyi bilirdiniz. Urfal─▒lar hi├ž b├Âyle bir ┼čey yapar m─▒, niye b├Âyle yapt─▒n─▒z, bu b├Âyle olmaz ki!ÔÇŁ

Urfal─▒lar ┼ča┼čm─▒┼č kalm─▒┼člar;

ÔÇťAntepliler mak─ümat bilmez san─▒rd─▒k. Nas─▒l olsa bilmiyorlar diye s─▒radan ge├žtik. S├Âyledi─čin do─čru, UrfaÔÇÖda bu yapt─▒─č─▒m─▒z─▒ yapsak ger├žekten bir daha okuttururlar. Ama nas─▒l olsa Antepliler bilmez diye b├Âyle yapt─▒k, affedin.ÔÇŁ demi┼č, ├Âz├╝r dilemi┼čler.

Demek ki kar┼č─▒ndaki bilmiyor sanarak bilmedi─čin mevzulara c├╝rÔÇÖet edersen, biri; ┬źHoop!┬╗ diye bir hatan─▒ yakalar. Herkesi bilmiyor g├Âz├╝yle g├Ârmemeli.

Okumal─▒… ├ľ─črenmeli… Yazmal─▒… Bilmiyorsan da susmal─▒…

Arkada┼č─▒m─▒z ├édil ├ľZTEK─░-NÔÇÖin babas─▒ anlatt─▒:

Kendisi ArabistanÔÇÖda had├«s-i ┼čerif alan─▒nda ihtisas yap─▒yor. Bir g├╝n bir mecliste, ismi l├óz─▒m de─čil, televizyonlara ├ž─▒kan, kitaplar yazan bir hocan─▒n konu┼čmas─▒na rast geliyor. Adam ba┼čl─▒yor, hadis diye bir s├Âz anlatmaya… Ama hadis de─čil, Peygamberimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖe d├╝ped├╝z b├╝htan/iftira ediyor. ┬źBurada susmak bana yak─▒┼čmaz!┬╗ diyor ve;

ÔÇťÔÇôSay─▒n hocam, siz bir hadis anlatt─▒n─▒z. Mal├╗m; hadis aktar─▒rken r├óv├«leri, kayna─č─▒, kimden riv├óyet olundu─ču da s├Âylenir. Siz bunlar─▒ s├Âylemediniz. Ben hadisler ├╝zerinde bir hayli ├žal─▒┼čt─▒m, biraz bilirim. Bana EfendimizÔÇÖe ait bir s├Âz gibi gelmedi. Ama iddia etmiyorum, benim bilmedi─čim hadisler de olabilir. Siz bu had├«sin kayna─č─▒n─▒, senedini s├Âyleyin. Ben de ara┼čt─▒ray─▒m, bulay─▒m, ikna olay─▒m.ÔÇŁ

Kibarca soruyor. ├ľyle ya, o da b├╝t├╝n hadisleri bilemez, varsa bir kayna─č─▒ ├Â─črenmi┼č olacak.

O hoca olacak adam;

┬źBen bunu duydum, s├Âyledim ama ben de tam bilmiyorum. Ara┼čt─▒ral─▒m, sen de ara┼čt─▒r.┬╗ diyece─či yerde, l├óf─▒ de─či┼čtiriyor;

ÔÇťÔÇôBen senin ta kap─▒dan girerken itirazc─▒ oldu─čunu anlam─▒┼čt─▒m.ÔÇŁ diyor. Yani kalbini okumu┼č! Bu sefer ├édilÔÇÖin babas─▒ k─▒z─▒yor, nez├óketi bir tarafa b─▒rak─▒yor:

┬źDelili olmayan bir ┼čeyi hadis diye s├Âylemek ├žok yanl─▒┼č, Allah Ras├╗l├╝;

ÔÇťBana bile bile s├Âylemedi─čim s├Âz├╝ isnad eden cehennemdeki yerine haz─▒rlans─▒n!ÔÇŁ buyuruyor. Sen EfendimizÔÇÖe iftira ediyorsun, bir de seni nazik├že ikaz edene terbiyesizlik yap─▒yorsun. B├Âyle bir hadis yoktur, oldu─čunu da tahmin etmiyorum!┬╗

─░┼č b├╝y├╝yor, hoca geri ad─▒m atm─▒yor. Tats─▒z bir ┼čekilde meclis da─č─▒l─▒yor.

Bilmiyorsan ┬źBilmiyorum┬╗ demeyi de bilmen gerekir. ─░lim ehlinin en b├╝y├╝k tehlikesi gurur-kibir…

Bilmeliyiz ki ├Âmr├╝m├╝z ilim tahsiliyle ge├žse, yine de b├╝t├╝n bildiklerimiz, All├óhÔÇÖ─▒n ilmi kar┼č─▒s─▒nda deryadan bir damla mes├óbesinde…

Hani me┼čhur k─▒ssada H─▒z─▒r -aleyhissel├óm- Hazret-i MusaÔÇÖya g├Âsteriyor:

ÔÇť─░lm-i il├óh├« kar┼č─▒s─▒nda b├╝t├╝n insanl─▒─č─▒n ilmi; bir ser├ženin, denize dald─▒rd─▒─č─▒ gagas─▒nda kalan damla kadar…ÔÇŁ

D├╝┼č├╝nsek o da All├óhÔÇÖ─▒n bildirdi─či ilim…

Vaizlerin vaazlar─▒na ba┼člarken okuduklar─▒ bir ├óyet var: Meleklerin Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa sesleni┼či:

ÔÇťSenÔÇÖin ├Â─čretti─činden ba┼čka bizim hi├žbir bilgimiz yok!ÔÇŁ

Verdi─čini, ├Â─čretti─čini de al─▒verse al─▒yor. Unutturuyor, bunat─▒yor, mecnun ediyor, s─▒f─▒rl─▒yor…

O h├ólde kibre hi├ž l├╝zum yok!

Yine babam anlatırdı. İbretli bir hikâyedir:

Ku┼čadal─▒ lakab─▒yla bilinen ├ólim bir zat, ─░stanbulÔÇÖa ┼čeyh├╝lisl├óm─▒ ziyarete gelmi┼č. O zaman telefon yok, faks yok, e-mail yok!.. Randevu alma imk├ón─▒ yok. G├Âr├╝┼čmek istiyor ama nas─▒l? Me┼č├«hat d├óiresine, ┼čeyh├╝lisl├óm─▒n makam─▒na var─▒p, kendisiyle g├Âr├╝┼čmek istedi─čini bildiriyor. AnadoluÔÇÖdan gelmi┼č bu z├ót─▒n, belli ki k─▒l─▒k-k─▒yafetini de bir ┼čeye benzetemiyorlar, i├žeri alm─▒yorlar. ┬źKimsin, necisin?┬╗ sorguya ├žekiyorlar. Oyal─▒yorlar.

O da k─▒z─▒yor, palas-pand─▒ras dal─▒yor i├žeriye…

Rahlesinin ba┼č─▒nda, makam─▒nda oturan ┼čeyh├╝lisl├óm kap─▒s─▒ndaki bu pat─▒rt─▒ya k─▒z─▒yor;

ÔÇťÔÇôNiye geldin, ne istiyorsun, niye pald─▒r-k├╝ld├╝r i├žeriye dald─▒n be adam?!.ÔÇŁ diyor.

Ku┼čadal─▒ da;

ÔÇťÔÇôNe isteyece─čim! Bir ┼čey istedi─čim yok, sen ┼čeyh├╝lisl├óms─▒n, senin kap─▒n halka a├ž─▒k olmal─▒, fakat kap─▒y─▒ bize kapat─▒yorlar, d├óv├ó bu! Beni i├žeriye almak istemediler, ben de b├Âyle girdim!ÔÇŁ diyor.

┼×eyh├╝lisl├óm y├╝z vermiyor;

ÔÇťÔÇôPek├ól├ó ne istiyorsun?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBir sorum var.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôNeymi┼č sorun?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôAll├óhÔÇÖ─▒n ilmi mi ├žok, b├╝t├╝n insanlar─▒n ilmi mi ├žok? Onu ├Â─črenmek istiyordum.ÔÇŁ

┼×eyh├╝lisl├óm bir ┼čey s├Âylemeden, yan taraf─▒nda duran k├ó─č─▒tlardan birini al─▒yor, ├Ân├╝ne koyuyor. Sonra bir b─▒├žakla kaleminin ucunu yava┼č yava┼č bir g├╝zel sivriltiyor. Sonra i─čne ucu h├óline gelmi┼č kalemiyle k├ó─č─▒da bir minicik nokta koyuyor. ├ľyle k├╝├ž├╝k ki belli-belirsiz…

ÔÇťÔÇô─░┼čte, -l├ó te┼čbih ve l├ó temsil- ┼ču k├ó─č─▒t All├óhÔÇÖ─▒n ilmi; bu nokta da b├╝t├╝n insanlar─▒n ilmi…ÔÇŁ diyor.

Bu sefer Ku┼čadal─▒ bir ka┼č─▒n─▒ kald─▒r─▒yor ve;

ÔÇťÔÇôPek├ól├ó sen de bu kullar─▒n i├žinde oldu─čuna ve en bilgeleri de sen oldu─čuna g├Âre kendi pay─▒n─▒ g├Âster.ÔÇŁ diyor.

┼×eyh├╝lisl├óm elbette ├óciz kal─▒yor. O incecik noktadan neyi nas─▒l ay─▒rs─▒n da g├Âstersin!

Sonra insanlar─▒n en bilgesi olsa ne olur?

Hi├ž.

─░┼čte cevap:

─░nsan hi├žli─čini bilmesi l├óz─▒m.

Fakat ┼čeyh├╝lisl├óm yine ehl-i irfan bir adamm─▒┼č ki bu hikmetli sual kar┼č─▒s─▒nda muhatab─▒n─▒n, ilim ve hikmet ehli bir adam oldu─čunu anl─▒yor. Hemen aya─ča kalk─▒yor; tan─▒┼č─▒yor, hel├óllik istiyor. Dersini de alm─▒┼č oluyor.

Kim olursan ol, allâme de olsan, senden daha iyi bir bilen var.

Allah var!

ÔÇťBen biliyorum!ÔÇŁ deme.

Ba┼čkas─▒ der:

ÔÇťH├óf─▒z efendi nas─▒l da okuyor. M├ó┼č├óallah hoca her ┼čeyi biliyor…ÔÇŁ fil├ón.

Onu c├óhil-c├╝hel├ó s├Âylesin.

Fakat sen bilmediklerini d├╝┼č├╝nerek daha ne kadar da bilmedi─čin mevzu oldu─čunu g├Âr.

─░nsan; ilimde derinle┼čtik├že, bilmediklerinin ├žoklu─čunu g├Âr├╝r. Ger├žek ├ólim, kendini ilim fakiri san─▒r.

Ama c├óhil; bir kelime ├Â─črenir, onun etraf─▒nda d├Âner durur, kendini ├ólim san─▒r.

Daha neler ve nelerden habersizdir amma ceh├óletini de bilmez. C├óhil, c├óhil oldu─ču i├žin ho┼č g├Âr├╝l├╝r. Ama bir ├ólime; kibir, gurur yak─▒┼čmaz.

─░nsan─▒n bilmemesi ay─▒p de─čil. ┬źBilmiyorum.┬╗ demek de ay─▒p de─čil.

Hülâsa, ilim sermayesi herkese lâzım.

Ben sanayicilikten, ticaretten gelmi┼č bir adam─▒m. O y├╝zden ticarete koyuyorum. Sermaye diyorum. Hayat ilimle bir sermayeye d├Ân├╝┼č├╝r.

Sermaye denince akla para gelir, mal gelir. Hay─▒r, en m├╝him sermaye, bilgidir, tecr├╝bedir, sanatt─▒r, maharettir.

Vaktiyle bir e┼čk─▒ya, bir sanatk├ór─▒n yolunu kesmi┼č, ├╝zerinde ne varsa gasp etmi┼č. Fakat bakm─▒┼č ki, sanatk├ór oral─▒ de─čil, gayet rahat…

ÔÇťÔÇôHayrola.ÔÇŁ demi┼č, ÔÇťB├╝t├╝n mal─▒n─▒, sermayeni kaybederken niye bu kadar rahats─▒n?ÔÇŁ

Sanatkâr;

ÔÇťÔÇôHay─▒r.ÔÇŁ demi┼č, ÔÇťSen benim en k─▒ymetli alt─▒n bileziklerimi alamad─▒n. Benim sermayem bileklerimde duruyor! O y├╝zden rahat─▒m!ÔÇŁ

E┼čk─▒ya h─▒┼č─▒mla sanatk├ór─▒n kollar─▒na, bileklerine bakm─▒┼č ama, bir ┼čey yok! ├ľfkeyle ba─č─▒rm─▒┼č:

ÔÇťÔÇôSen benimle alay m─▒ ediyorsun! Nerede imi┼č alt─▒n bileziklerin?ÔÇŁ

Sanatk├ór ayn─▒ rahatl─▒k i├žinde cevaplam─▒┼č:

ÔÇťÔÇôBile─čimdeki alt─▒n bilezikler, benim ustal─▒─č─▒md─▒r, maharetimdir, h├╝nerimdir, bilgimdir, tecr├╝bemdir. Ben o sermayelerim olduk├ža All├óhÔÇÖ─▒n izniyle bu gasp ettiklerin gibi nicesini yine kazan─▒r─▒m!ÔÇŁ

Ben de o sermayeyi soruyorum:

Hoca isen s├Âyle;

H├óf─▒zanda ka├ž tane ├óyet-i ker├«me var?

Ka├ž tane had├«s-i ┼čerif var?

Namaz dense, oru├ž dense, faiz dense…

T─▒k─▒r t─▒k─▒r okuyabilir misin?

├ľyle yar─▒m yamalak de─čil. Tam olarak bildi─čin.

Heybende ne varsa i┼čte b├╝t├╝n sermayen odur.

Yar─▒n kitaba bakarak vaaz edemezsin, kitaba bakarak bir soruya cevap veremezsin. Verirsin de suya giren Antepli ├çavu┼č gibi b├╝t├╝n tesirin u├žar gider.

Yakaland─▒n, bilmedi─čin bir soruya muhatap oldun. O zaman da; ┬źBilmiyorum.┬╗ demeyi bilmen l├óz─▒m, tev├ózu sahibi olman l├óz─▒m. O da ayr─▒ bir maharet…

Da─čarc─▒k diyorlar ya; akl─▒nda olmal─▒, kalbinde kay─▒tl─▒ olmal─▒.

─░┼čadam─▒ isen var m─▒ tecr├╝belerin? Hayat sende hangi izleri b─▒rak─▒p ge├žti? Hangi h├ódiseden hangi dersi ├ž─▒kard─▒n? Neyi hayata bir not olarak kaydettin? Ustalar─▒ndan, ├žal─▒┼čanlar─▒ndan, m├╝┼čterilerinden, ortaklar─▒ndan, dostundan-d├╝┼čman─▒ndan neler kald─▒? Tecr├╝be i├žin de ya┼čam─▒┼č olmak yetmez, kaydetmek, yorumlamak, de─čerlendirmek l├óz─▒m…

Sonunda da hi├žbir ┼čey bilmiyormu┼č├žas─▒na bir hi├žlik, bir mahviyet… O da ├Â─črenilmesi gereken bamba┼čka bir bilgi… Daha do─črusu irfan…

─░┼čin ├Âz├╝, bilginin ve tecr├╝benin; ba┼č─▒ gayret, sonu tev├ózu…

Ba┼čarabilene ne mutlu!..