KARDE┼×L─░K ENERJ─░S─░…

Ahmet Z─░YLAN

─░nsanlar bir araya geliyor; aileler, k├Âyler, kasabalar, ┼čehirler, toplumlar ve ├╝lkeleri olu┼čturuyor. K├╝├ž├╝k-b├╝y├╝k b├╝t├╝n topluluklar bu ┼čekilde bir araya gelme, yard─▒mla┼čma, dayan─▒┼čma ile in┼ča edilebiliyor. ─░nsan─▒n f─▒trat─▒ b├Âyle… Cen├ób-─▒ All├óhÔÇÖ─▒n takdiri, arzusu da bu y├Ânde.

─░nsan birlikte oldu─ču, ayn─▒ ├žat─▒ alt─▒nda bulundu─ču ki┼čilerle kayna┼č─▒yor. Birlik-beraberlik i├žinde benlikten ├ž─▒k─▒p ┬źbiz┬╗ oluyor. Fakat bunun yan─▒nda kendi grubunda olmayan, kendisinden farkl─▒ olanlara kar┼č─▒ da biraz yabanc─▒la┼č─▒yor. Din karde┼či olmayan elbette yabanc─▒ olsun. Fakat bir M├╝sl├╝man, din karde┼čine hi├žbir ┼čekilde yabanc─▒ d├╝┼čmemeli. ─░sterse biri d├╝nyan─▒n bir ucunda di─čeri di─čer ucunda olsun.

Ben buna askerlikten misal vermek isterim.

├ç├╝nk├╝ askerlik, bunun hem g├╝zel hem de k├Ât├╝ ├Ârneklerinin ya┼čand─▒─č─▒ bir ortam.

Askerlik y─▒llar─▒mda ya┼čad─▒─č─▒m ibretli bir ├Ârnek ┼č├Âyle:

Umumiyetle asker arkada┼člar kendi b├Âl├╝kleri i├žinde en g├╝zel ┼čekilde karde┼čli─či, dayan─▒┼čmay─▒ g├Âsterirken, ba┼čka b├Âl├╝klere kar┼č─▒ yabanc─▒ mu├ómelesi yaparlard─▒. A├ž kalsa ba┼čka b├Âl├╝─če ekmek vermez, ba┼čka b├Âl├╝─č├╝n at─▒na yem bile vermezlerdi.

Adapazar─▒ Be┼čk├Âpr├╝ÔÇÖde askerlik yap─▒yorduk. Bir g├╝n ─░zmitÔÇÖten gemilerle yola ├ž─▒kaca─č─▒z. ├çanakkale EzineÔÇÖye gidece─čiz.

B├╝t├╝n erzak ve atlar─▒n ihtiya├žlar─▒ ilk gemiye y├╝klendi fakat bu gemiye b├Âl├╝─č├╝n ancak iki tak─▒m─▒ s─▒─čd─▒. Biz ├╝├ž├╝nc├╝ tak─▒m olarak di─čer gemiye binece─čiz. Ben biliyorum, gitti─čimiz gemideki b├Âl├╝k bize kar┼č─▒ cimri davranacak, yiyecek vermeyecek. Atlar─▒m─▒za yem de vermeyecek. Verseler de g├╝zellikle, kolayl─▒kla vermeyecekler.

Fakat benim de sorumlulu─čum var. ├ťstelik yolculu─čun ne kadar s├╝rece─čini de bilmiyoruz. Yava┼č yava┼č gidece─čiz. Belki bir g├╝n, belki iki g├╝n s├╝recek. D├╝┼č├╝nd├╝m; ┬źBu zaman zarf─▒nda ne yiyece─čiz?┬╗

Gemiye biner binmez at─▒ birine verdim.

Sonra gemi ayr─▒lmadan malzememizi de getirmeye karar verdim. Bindi─čimiz, araba vapuru. Hayli y├╝ksek. Arada bir metre mesafe var. Gemiden, ├Âb├╝r gemiye atlad─▒m.

Gemide erzak konulan yeri g├Ârm├╝┼čt├╝m. Hemen a┼ča─č─▒ indim, bir sand─▒k domates ald─▒m. ├ťst├╝ne bir ├žuval da ekmek koydum. Acele acele ├ž─▒kard─▒m hemen g├╝vertenin kenar─▒na geldim, oradan kar┼č─▒ gemiye bizim askerlere verdim. Zaten domates-ekmek yesek bile karn─▒m─▒z doyar, mesele yok.

Gemi d├╝d├╝─č├╝n├╝ ├žald─▒, yava┼č yava┼č hareket edecek.

Arkada┼člar─▒n ihtiya├žlar─▒n─▒ tedarik etmi┼čtim, ama hayvanca─č─▒zlar─▒n dili yok, onlar─▒n da ihtiya├žlar─▒n─▒n giderilmesi l├óz─▒m.

Hemen alelacele atlar─▒n ihtiya├žlar─▒na y├Âneldim. ├ľnce atlar─▒n suyunu gemiye verdim. Atlar─▒n yemi meydandayd─▒. Hemen oradan bir ├žuval arpa ald─▒m. Kald─▒rd─▒m, kar┼č─▒ tarafa, bizim gemiye verdim, iki ├žuval daha verdim. ─░ki ├žuval da saman verdim. Zaten gemi ayr─▒l─▒yor, s─▒├žrad─▒m, son anda geminin i├žine atlad─▒m.

Yolculuk ba┼člad─▒, ge├žtik oturduk.

Sakin kafayla yapt─▒klar─▒m─▒ d├╝┼č├╝n├╝nce hayretler i├žinde kald─▒m. ├ç├╝nk├╝ o yem ├žuvallar─▒n─▒ daha evvel Adapazar─▒ÔÇÖnda Be┼čk├Âpr├╝ÔÇÖde kald─▒rmay─▒ denemi┼č, iki ki┼či yard─▒m etti─či h├ólde s─▒rt─▒mda g├Ât├╝rememi┼čtim.

├ç├╝nk├╝ ben 57-60 kilo civar─▒ndayd─▒m. ├çuval─▒n bir tanesi ise 75 kilo ├žekiyordu. Herkese vazife gere─či; ┬źTutun kald─▒r─▒n, ├žabuk olun!┬╗ diye sesleniyordum. Sonra; ┬ź┼×u ├žuval─▒ s─▒rt─▒ma bir verin de a─č─▒rl─▒─č─▒n─▒ ben de hissedeyim.┬╗ dedim. ─░ki ki┼či s─▒rt─▒ma koydular, ama daha tutuyorlar. O h├ólde iken ben ellerimi b─▒rakmasam yere y─▒k─▒lacakt─▒m. O kadar a─č─▒r. Ta┼č─▒mas─▒ g├╝├ž.

Peki;

Daha sonra nas─▒l olmu┼čtu da o ├╝├ž ├žuval─▒ kald─▒rm─▒┼č hem de yandaki gemiden bir metre y├╝ksekteki vapura uzatabilmi┼čtim? Bu d├╝┼č├╝nce i├žerisinde; ┬źAz ├Ânce yapt─▒ysam ┼čimdi de yapar─▒m!┬╗ dedim. Kalkt─▒m getirdi─čim ├žuvallar─▒ kald─▒rmaya ├žal─▒┼čt─▒m; ┬źYoksa benim g├╝c├╝m artt─▒ da benim mi haberim yok!┬╗ diye de d├╝┼č├╝n├╝yordum.

Fakat hayret!

Hayret, ├žuvallar─▒ yerinden bile oynatamad─▒m.

Anlad─▒m ki;

├çanakkale harplerinde anlat─▒lan Seyit Onba┼č─▒ÔÇÖn─▒n ya┼čad─▒─č─▒na benzer bir kuvvetle, sorumlulu─čun, kendini ekibinden, arkada┼člar─▒ndan, karde┼člerinden mesÔÇÖul hissetmenin ate┼člemesiyle, motivasyonuyla o kuvveti Cen├ób-─▒ Hak bana bah┼četmi┼čti.

Demek ki;

Karde┼člik i┼čte b├Âyle bir enerji veriyor.

Karde┼člik enerjisi…

Ben bunu bizzat ya┼čad─▒m.

Yine anlad─▒m ki;

Cen├ób-─▒ Allah her yerde yard─▒m ediyor. Fakat ├Ânemli olan o yard─▒mlara l├óy─▒k olmaya ├žal─▒┼čmam─▒z.

Yani;

Allah yard─▒m edecek, vaadi var. Fakat biz hep hatalar─▒m─▒zdan dolay─▒ o yard─▒m─▒ kaybediyoruz. Her yerde hatalar─▒m─▒z var. Hatalar─▒m─▒z─▒ yok etmemiz gerekiyor.

Bilhassa;

M├╝sl├╝mansak birbirimize d├╝┼čmememiz gerekiyor.

Birbirimizin aleyhinde olmamam─▒z gerekiyor.

Fil├ón ┼č├Âyle yapt─▒, fil├ón hoca ┼č├Âyle s├Âyledi, fil├ón ortak ┼č├Âyle yapt─▒, ┼č├Âyle etti. Karde┼čim ┼č├Âyle yapt─▒, ben de ┼č├Âyle ettim. Bunlardan uzak durmam─▒z l├óz─▒m.

Herkes birbirinin iyili─čini isterse, Cen├ób-─▒ Allah yard─▒m ediyor.

─░nsanlar─▒n birbiriyle dayan─▒┼čmas─▒ndan Allah da memnun olur, hak┼činas insanlar da. Yine askerde bunun tatl─▒ bir h├ót─▒ras─▒n─▒ daha ya┼čad─▒m.

G├╝nlerden Pazar. Normalde tatil ama bir i┼č i├žin ├ža─č─▒rm─▒┼člard─▒, vazife mahallindeydim. Bir ├žavu┼č geldi;

ÔÇťÔÇôAhmet ├çavu┼č, seni n├Âbet├ži subay istiyor.ÔÇŁ ├çavu┼ču da tan─▒yorum.

ÔÇťÔÇôNe yapacak?ÔÇŁ dedim.

ÔÇťÔÇôBilmiyorum.ÔÇŁ dedi.

ÔÇťÔÇôYahu Pazar g├╝n├╝ tatil zaman─▒, ┼čimdi bizi me┼čgul edecek, bir i┼č s├Âyleyecek, tatilimizi haram edecek. ─░dare et, ┬źg├Ârmedim┬╗ de!ÔÇŁ dedim.

O da;

ÔÇťÔÇôTamam ben g├Ârmedim.ÔÇŁ dedi.

Biz orada istirahat ediyorduk. Aradan yar─▒m saat ge├žti ge├žmedi; bir ba┼čka ├žavu┼č geldi:

ÔÇťÔÇôSeni n├Âbet├ži subay istiyor.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôPeki, sen git, ben gelirim.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôOlmaz; ┬źAlmadan gelme!┬╗ dedi.ÔÇŁ

Bakt─▒k ki i┼č m├╝him, ├žavu┼čun yan─▒na d├╝┼čt├╝k. Tam n├Âbet├ži subay─▒n yan─▒na yakla┼čt─▒─č─▒mda bakt─▒m ki, bana yar─▒m saat evvel haber getiren ├žavu┼ču da bir ba┼čka ├žavu┼č getiriyor. Anla┼č─▒lan; ┬źNiye vazifeni yapmad─▒n?┬╗ diye n├Âbet├ži subay ├ža─č─▒rtt─▒. Tam n├Âbet├ži subay─▒n ├Ân├╝nde birle┼čtik.

ÔÇťÔÇôNiye haber sald─▒─č─▒m h├ólde gelmedin?ÔÇŁ Ben daha cevap vermeden o ├žavu┼č at─▒ld─▒;

ÔÇťÔÇôKomutan─▒m ben gittim, bulamad─▒m. Sonra tekrar bakacakt─▒m, unutmu┼čum, dalm─▒┼č─▒m onun i├žin…ÔÇŁ dedi. Ben ona; ┬ź─░dare et!┬╗ dedi─čim i├žin, beni kurtarmaya ├žal─▒┼č─▒yor. Ama benim y├╝z├╝mden cezaland─▒r─▒lacak. Benim y├╝z├╝mden niye cezaland─▒r─▒ls─▒n? Ben dedim ki:

ÔÇťÔÇôKomutan─▒m, do─črusunu isterseniz mesele onun dedi─či gibi de─čil…ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôYa nas─▒l?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôBana geldi, sizin ├ža─č─▒rd─▒─č─▒n─▒z─▒ s├Âyledi. Biz de tatil diye istirahat ediyorduk. ┬źGit, beni g├Ârmedi─čini s├Âyle.┬╗ dedim. O benim s├Âyledi─čimi s├Âyl├╝yor ┼čimdi. Beni ele vermemek i├žin.ÔÇŁ

O da dedi ki:

ÔÇťÔÇôYok onun dedi─či gibi de─čil, benim dedi─čim gibi. Ben bulamad─▒m, o beni m├╝dafaa etmek i├žin b├Âyle s├Âyl├╝yor.ÔÇŁ

Ben de:

ÔÇťÔÇôYok, o beni m├╝dafaa etmek i├žin b├Âyle s├Âyl├╝yor…ÔÇŁ

─░kimiz de su├žu ├╝zerimize al─▒yoruz. B├Âyle olunca subay dedi ki:

ÔÇťÔÇôYahu, ben sizin gibi adam g├Ârmedim. Herkes; ┬źSu├ž bende de─čil, ├Âtekinde!┬╗ der. Siz ise su├žu ├╝zerinize al─▒yorsunuz. Ben sizi nas─▒l cezaland─▒r─▒r─▒m. Sizi m├╝k├ófatland─▒rmak l├óz─▒m. Gelin bakal─▒m.ÔÇŁ

Bizi ald─▒, bizi g├Ât├╝rmeye gelen ├žavu┼člar─▒ da ald─▒;

ÔÇťHaydi gidip ├žay i├želim.ÔÇŁ dedi. Orada ├žardak vard─▒, gittik ├žay i├žtik. Giderken bisk├╝vi fil├ón ald─▒rd─▒, bize ziyafet ├žekti.

Evet, arkada┼č─▒n─▒ kendine tercih etmenin d├╝nyadaki m├╝k├ófat─▒ b├Âyle, ya ├óhirette?…

Bir insan bile arkada┼č─▒n─▒n su├žunu ├╝zerine alan─▒ affeder de b├Âyle ho┼čnut olursa Cen├ób-─▒ Allah arkada┼č─▒na su├ž atmak yerine onun su├žunu alandan r├óz─▒ olmaz m─▒? B├Âyle fed├ók├ór bir ki┼čiyi affetmemesi m├╝mk├╝n m├╝?

Fakat insano─člu maalesef ┼čeytana ve nefse uyunca, bencilce davran─▒yor, ba┼čkas─▒n─▒n su├žunu ├╝stlenmek bir tarafa, kendi su├žunu ba┼čkas─▒na atmaya ├žabal─▒yor.

Bir trafik kazas─▒ olsa, taraflar hemen; ┬źSu├ž sende!┬╗ demeye ba┼čl─▒yorlar.

─░nsan─▒n su├žu bir t├╝rl├╝ kabul etmemesi meselesinde ge├ženlerde bir espri yapt─▒m. Bir tan─▒d─▒k arabay─▒ bariyerlere ├žarpm─▒┼č;

ÔÇťÔÇôYahu arabay─▒ ├žarpt─▒k.ÔÇŁ diyor.

ÔÇťÔÇôNas─▒l ├žarpt─▒n─▒z?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇô├éniden frene basaca─č─▒m diye gaza bast─▒m, gittim bariyerlere ├žarpt─▒m.ÔÇŁ dedi. Ben;

ÔÇťÔÇôYanl─▒┼č s├Âyl├╝yorsun.ÔÇŁ dedim.

ÔÇťÔÇôYa nas─▒l s├Âylemeliydim?ÔÇŁ dedi.

ÔÇťÔÇôBariyerler geldi, bana ├žarpt─▒, dersin.ÔÇŁ

Bug├╝n de insanlar kabahati hi├ž nefsinde aram─▒yor, hep ba┼čkas─▒nda ar─▒yor. ┬źHata ettik, karaya oturduk.┬╗ demiyorlar da; ┬źDeniz bitti!┬╗ diyorlar. Nefislerine kar┼č─▒ hep ho┼čg├Âr├╝l├╝, ba┼čkas─▒na kar┼č─▒ ac─▒mas─▒z oluyorlar.

Esas─▒nda insan, su├žu ├╝zerine alsa nice g├╝zelliklerin olu┼čtu─čuna ┼čahit olacak. Hem insan su├žu ├╝zerine alsa, muhatab─▒ da yumu┼čar. O da tepkiye girmez. Arada muhabbet do─čar.

Bir misal daha…

Normalde gelinler ile kay─▒nv├ólidelerin aras─▒ pek iyi olmaz. Ama bizim han─▒m ile kay─▒nv├ólidesinin, yani annemin aras─▒ ├žok iyi idi. H├ól├ó da sever, kendi annesi gibi her g├╝n F├ótiha okur, yollar.

Neydi bizim han─▒ma kay─▒nvalidesini sevdiren ┼čey? Merak ettim, sordum, ├Â─črendim.

Eskiden evlerde a├ž─▒k yufka ekmek yap─▒l─▒r, kuru vaziyette sepette saklan─▒rd─▒. Her g├╝n yenilecek kadar─▒ yemekten ├Ânce ─▒slat─▒l─▒rd─▒. Islat─▒lan yufka ekmek, yumu┼čard─▒.

Dedem rahmetli bu ekme─či ─▒slatma i┼činin yemekten en az yar─▒m saat ├Ânce yap─▒lmas─▒n─▒, b├Âylece ekme─čin iyice demlenip, her taraf─▒n─▒n g├╝zelce yumu┼čamas─▒n─▒ isterdi. ├ç├╝nk├╝ unutulur da daha ge├ž, yeme─če yak─▒n ─▒slat─▒l─▒verirse her taraf─▒ yumu┼čamaz, baz─▒ yerler kuru kal─▒rd─▒. Onun da yemesi g├╝├ž olurdu.

Evde bu vazife bizim han─▒ma ait. ─░nsanl─▒k h├óli bir g├╝n yar─▒m saat ├Ânce ─▒slatmay─▒ unutuyor, on dakika kala ─▒slat─▒yor. Dedem de;

ÔÇťÔÇôBen size T├╝rk├že konu┼čuyorum! ┼×unu en az yar─▒m saat ├Ânce, bir saat ├Ânce ─▒slat─▒n. On dakika kala ─▒slat─▒yorsunuz! Ne diyeyim size, ba─č─▒ray─▒m m─▒, hakaret mi edeyim!ÔÇŁ diye ├Âfkeleniyor. V├ólide diyor ki;

ÔÇťÔÇôHo┼č g├Âr, unutulmu┼č, bug├╝n de akl─▒m─▒zdan ├ž─▒km─▒┼č. Bir daha yapmay─▒z.ÔÇŁ

H├ólbuki vazife gelinin. Kay─▒nv├ólide olarak; ┬źF─▒rsat bu f─▒rsat!┬╗ d├╝┼č├╝ncesiyle;

ÔÇťBen de s├Âyl├╝yorum ama l├óftan anlam─▒yor ki!ÔÇŁ diye ba┼člay─▒p, dedemi daha da ├Âfkelendirebilir. Ama yapm─▒yor. Aksine su├žu payla┼čarak, evin b├╝y├╝─č├╝n├╝ sakinle┼čtirmeye ├žal─▒┼č─▒yor. ├ç├╝nk├╝ durum nazik, gelin azarlanacak.

Han─▒m da; ┬źNas─▒lsa arka ├ž─▒kan─▒m var!┬╗ diye su├žu s├╝rekli tekrarlam─▒yor, istismar etmiyor tabi├« ki… O da su├žunu payla┼čan kay─▒nv├ólidesini mahcup etmemek i├žin daha bir dikkatli davran─▒yor.

B├Âyle kay─▒nv├ólide sevilmez mi?

O evde bereket olmaz m─▒?

B├Âyle muhabbetli aileleri Allah da sevmez mi?

Allah, su├ž i┼čletmesin. Gaflete d├╝┼č├╝rmesin. Ancak be┼čeriz su├ž i┼čleriz. Biz affedersek Allah da bizi affeder. Biz karde┼čimizin kusurunu gidermeye, ├Ârtmeye ├žal─▒┼č─▒rsak Cen├ób-─▒ Hak da bizim kusurlar─▒m─▒z─▒ hem bu d├╝nyada hem ├óhirette ├Ârter. Karde┼čimize yard─▒m edersek Allah da bize yard─▒m eder.

Yard─▒mla┼čan, birbirine sahip ├ž─▒kan karde┼člerden olu┼čan bir toplumda da Allah bamba┼čka bereketler, m├╗cizev├« g├╝zellikler h├ós─▒l eder. Me┼čhur bir k─▒ssad─▒r. Biz de k─▒saca nakledelim:

├çift├žilikle me┼čgul iki karde┼č varm─▒┼č. Harman vakti, mahs├╗l depoya konmu┼č, ikiye taksim edilmi┼č. Fakat gece yar─▒s─▒ a─čabeyi depoya gelmi┼č;

ÔÇťÔÇôBizim bir├óder bek├órd─▒r, evlenecek, yuva kuracak, ├žok ihtiyac─▒ var. Ben ise evimi, yuvam─▒ kurdum; kendisine s├Âylesem r├óz─▒ olmaz, habersizce vereyim.ÔÇŁ demi┼č, k├╝rekle kendi taraf─▒ndan karde┼činin hissesine bir hayli bu─čday aktarm─▒┼č. O gitmi┼č yatm─▒┼č, ayn─▒ gece bu sefer bir├óderi kalkm─▒┼č gelmi┼č;

ÔÇťÔÇôBen, bir ba┼č─▒na bek├ór bir delikanl─▒y─▒m. A─čabeyimin ├žolu─ču-├žocu─ču, ona g├Âre bir hayli ihtiyac─▒ var.ÔÇŁ demi┼č. O da kendi taraf─▒ndan a─čabeyinin hissesine ├žok├ža aktarm─▒┼č.

Sabah olmu┼č, depoya gelmi┼čler, bir bakm─▒┼člar, mahs├╗l Cen├ób-─▒ Hak taraf─▒ndan ├Âyle bereketlenmi┼č ki; depo, bu─čdaylar─▒ alm─▒yor, ta┼č─▒yor.

Cen├ób-─▒ Hak ├Âz karde┼člerin de m├╝ÔÇÖmin karde┼člerin de birbirinin derdiyle dertlenmesinden, bencillikten uzak durup, karde┼čini tercih etmesinden ho┼čnut oluyor. Hakikaten en├óniyet, h─▒rs, tamah K─ürunÔÇÖda oldu─ču gibi yerin dibine ge├žmeye sebep olurken, di─čerg├óml─▒k, karde┼čini, orta─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nmek bamba┼čka bir berekete vesile oluyor.

Biz bu karde┼člerin ya┼čad─▒─č─▒na benzer bir ortakl─▒─č─▒ ya┼čad─▒k. Elhamd├╝lill├óh bereketini de g├Ârd├╝k. AntepÔÇÖte ┼×ahabettin N├éB─░O─×LU isminde bir orta─č─▒m vard─▒. ┼×imdi seksen ya┼č─▒nda, yak─▒nda fel├ž oldu─čunu duydum. Allah ├ócil ┼čifalar versin.

Biz ─░stanbulÔÇÖa gelip i┼č kurdu─čumuzda, AntepÔÇÖteki d├╝kk├ón─▒m─▒zda o ├žal─▒┼čt─▒. D├╝kk├ón bizim, o emek orta─č─▒. Bizim i├žin de tatl─▒ bir ortakt─▒. ─░stanbulÔÇÖa geleli be┼č-alt─▒ ay olmu┼č, iyi durumday─▒z. ┼×ahabettin AntepÔÇÖten geldi, Gedikpa┼čaÔÇÖda Erzincanl─▒ Fethi BeyÔÇÖin d├╝kk├ón─▒nda oturduk konu┼čuyoruz.

Ben dedim ki;

ÔÇťÔÇôNe dersin ortak? Ben ─░stanbulÔÇÖa geldim. ─░┼čimi de─či┼čtirdim. Bana ├╝├ž-be┼č kuru┼č ver, bu d├╝kk├ón─▒ sana vereyim. Senin olsun art─▒k.ÔÇŁ

Ortak dedi ki:

ÔÇťÔÇôYok, sen daha geleli be┼č-alt─▒ ay oldu. Be┼č-alt─▒ ayda tam i┼č oturmu┼č gibi g├Âz├╝kse de belli olmaz. Sonra tekrar m├╝┼čkil duruma d├╝┼čebilirsin, tekrar AntepÔÇÖe d├Ânmek mecburiyeti h├ós─▒l olur. ┼×imdi d├╝kk├ón─▒ bana verirsen, d├╝kk├ón─▒ tekrar alamazs─▒n. Ho┼č sen bana bu kadar iyilik ettin. Ben de ├žok m├╝┼čkil duruma d├╝┼čerim o zaman. ─░yisi mi bir sene daha uzatal─▒m bunu, ne olur, ne olmaz… Buradaki i┼čin iyice otursun, ondan sonra bana verirsin.ÔÇŁ

Mant─▒kl─▒ ve anlay─▒┼čl─▒ bir teklif… Kabul ettik. Aradan bir sene ge├žti. Yine ayn─▒ d├╝kk├ónda bulu┼čtuk, konu┼čuyoruz. Konu a├ž─▒ld─▒ dedim ki:

ÔÇťÔÇôOrtak, ge├žen sene ben teklif etmi┼čtim, sen bir sene sonra verirsin, demi┼čtin. Fakat, bu sefer ben vermiyorum.ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôNi├žin?ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôSen bir ev ald─▒n. Zar-zor ├Âdeyebilece─čin bir taksite girdin. ┼×imdi sat─▒┼č─▒ yapsak hem onun taksitlerini, hem benim param─▒ ├Âdemeye ├žal─▒┼čacaks─▒n. Benim param─▒ ├Âdeyemedi─čin gibi o taksitlerini de aksatma ihtimalin var. Bu heng├ómede serm├óyen de kalmaz. ─░yisi mi mademki ev ald─▒n, ortakl─▒k devam etsin, bir veya iki sene ge├žtikten sonra durumun iyile┼čirse benim hissemi verirsin.ÔÇŁ

Dükkânın sahibi Fethi Bey dedi ki:

ÔÇťÔÇôYahu ge├žen sene de ben bu hik├óyeyi dinlemi┼čtim. Cen├ób-─▒ Allah size vermesin de kime versin? ┼×unlar─▒n h├óline bak: ─░ki ortak oturmu┼člar kar┼č─▒ kar┼č─▒ya; o onun derdini d├╝┼č├╝n├╝yor, o onun h├ólini d├╝┼č├╝n├╝yor. Cen├ób-─▒ Hak, g├Ânl├╝n├╝ze g├Âre verecek size elbette. M├ó┼č├óallah!ÔÇŁ

Bir sene daha ge├žti. Bir sene daha ge├žti. En ufak bir dedikodu olmad─▒. Sonuna kadar da olmad─▒. O AntepÔÇÖte ekmek yedi, biz ─░stanbulÔÇÖda ekme─čimizi yedik. Her g├Âr├╝┼čt├╝─č├╝m├╝zde ortak diye birbirimize h├╝rmet g├Âsterdik.

All├óhÔÇÖa ┼č├╝krediyoruz ve lutfunun, bereketinin bu dost├óne, karde┼č├že h├ólimize bir m├╝k├ófat oldu─čuna inan─▒yoruz. Bunu da yeni nesillere, gen├žlere ibret olsun diye anlat─▒yoruz.

├ç├╝nk├╝, sadece ben kazanay─▒m, ba┼čkas─▒ kazanmas─▒n ┼čeklindeki h─▒rs ve tamaha Allah bereket vermez. Ba┼čkas─▒n─▒n k├ór─▒n─▒ d├╝┼č├╝nene, ba┼čkas─▒n─▒n kusurunu tel├ófi etmeye gayret edene ise, Allah yard─▒m eder.

H├ós─▒l─▒, karde┼čli─čin bamba┼čka bir enerjisi var. Karde┼č├že ge├žinmenin meydana getirdi─či bamba┼čka bir muhabbet ortam─▒ var. Karde┼čini d├╝┼č├╝nmenin m├╝k├ófat─▒ olarak b├╝y├╝k bir bereket ├ža─člayan─▒ var.

EfendimizÔÇÖin m├╝b├órek had├«s-i ┼čerifleriyle s├Âz├╝ bitirelim:

ÔÇťM├╝ÔÇÖmin kul, din karde┼činin yard─▒m─▒nda oldu─ču s├╝rece, Allah da o kulun yard─▒m─▒ndad─▒r.ÔÇŁ (M├╝slim, Zikr 38; ─░bn-i M├óce, Mukaddime 17)