─░nsan├« ─░htiya├žlar Harman─▒nda… HEL├éL GIDAÔÇŽ M├éNEV├Ä TERB─░YEÔÇŽ HAK─░K├Ä ─░L─░MÔÇŽ MUHTACIZÔÇŽ

YAZAR : Osman N├╗ri TOPBA┼× Hocaefendi

─░nsan bu d├╝nyaya ├╝├ž temel ihtiya├žla gelir.

Bu ├╝├ž ihtiyac─▒n d├╝nya hayat─▒nda kar┼č─▒lanmas─▒ ├«cap eder. Aksi h├ólde madd├« ve m├ónev├« a├ž─▒dan a├žl─▒k ve mahrumiyet ile insanl─▒k zedelenir.

─░nsan─▒n temeldeki bu ├╝├ž ihtiyac─▒n─▒ ├Âncelik ve ├Ânemleri itibar─▒yla tasnif etmek gerekirse ilk s─▒rada be┼čer├«/beden├« ihtiya├ž gelir. ├ç├╝nk├╝ her ┼čeyden evvel hayat─▒n devam ettirebilmesi, insanl─▒k ve kulluk hususiyetlerinin yerine getirebilmesi i├žin birinci ihtiya├ž:

1. GIDA ─░HT─░YACI:

─░nsan, varl─▒k ├ólemine ad─▒m att─▒─č─▒ andan itibaren g─▒daya muhta├žt─▒r.

Do─čmadan ├Ânce kordon vas─▒tas─▒yla annenin g─▒das─▒yla beslenir.

Do─čduktan sonra bir m├╝ddet anne s├╝t├╝yle beslenir.

Daha sonra da her biri Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n birer l├╝tfu ve ihsan─▒ olan ├že┼čit ├že┼čit g─▒dalarla, nimetlerle beslenir.

Ancak unutmamal─▒ ki;

Bu beslenme ihtiyac─▒ kar┼č─▒lan─▒rken g─▒dalar─▒n hel├ól olmas─▒ insan─▒n istikameti i├žin m├╝him bir vesiledir. ├ç├╝nk├╝ hel├ól olmayan, haram ve ┼č├╝pheli ┼čeylerle beslenen kimsede ibadet ┼čevki ve kulluk a┼čk─▒ olmaz. G├Ân├╝l hantalla┼č─▒r. ─░sl├óm ahl├ók─▒ ve y├╝ce faziletler ├ódeta unutulur.

Dolay─▒s─▒yla;

Kalbin ve kalbe ekilen mâneviyat tohumlarının semere vermesi yolunda dikkat edilecek ilk husus, helâl gıdadır. Cenâb-ı Hak; helâl, temiz ve nezih gıdalar ile gıdalanmamızı ister. Bu o kadar mühimdir ki, Efendimiz:

ÔÇťKom┼čunuza yemek kokusuyla eziyet etmeyin!ÔÇŁ (Beyhak├«, ┼×uab, VII, 83) buyurmu┼čtur.

Yani;

Yeme─čin; m├╝spet kokusuyla mahrumlar─▒n can─▒n─▒ ├žektirmemesine veya menf├« kokusuyla kimseyi rahats─▒z etmemesine dikkat etmek emredilmi┼čtir. ├ç├╝nk├╝ b├Âyle bir eziyetin kar─▒┼čt─▒─č─▒ yiyece─čin hel├ólli─čine halel gelmi┼č demektir.

G─▒dada bu derecede hakka-hukuka dikkat edebilmek, hel├óllik ├Âl├ž├╝lerine riayet edebilmek, ┼č├╝phelilerden ka├žabilmek; madd├« b├╝nyemizi beslerken, m├ónev├« taraf─▒m─▒z─▒ zay─▒f d├╝┼č├╝rmemek a├ž─▒s─▒ndan fevkal├óde ehemmiyet arz eder.

Haram lokmanın kalbimize menfî tesirleri hakkında Hak dostlarının pek mühim îkazları vardır.

Mesel├ó m├óneviyat p─▒narlar─▒ g├╝r├╝l g├╝r├╝l akan Mevl├ón├ó Hazretleri dah├« ┼č├Âyle buyurmaktad─▒r:

ÔÇťBu seher benden ilham kesildi. Anlad─▒m ki v├╝cuduma ┼č├╝pheli birka├ž lokma girdi.ÔÇŁ

Yine Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖya g├Âre;

LOKMALAR TOHUM G─░B─░D─░R

ÔÇťLokmalar tohum gibidir. Fikir, d├╝┼č├╝nce ve niyetler onun mahsul├╝d├╝r.ÔÇŁ

ÔÇťBilgi de hikmet de hel├ól lokmadan do─čar. A┼čk da merhamet de hel├ól lokmadan do─čar. E─čer bir lokmadan gaflet meydana gelirse bil ki o lokma, ┼č├╝pheli veya haramd─▒r.ÔÇŁ

Büyük mutasavvıf Abdülkādir Geylânî Hazretleri de:

ÔÇťHaram yemek kalbi ├Âld├╝r├╝r. Hel├ól yemek ise ihya eder. Lokma var seni d├╝nya ile, lokma var seni ├óhiret ile me┼čgul eder. Lokma var, seni Hak Te├ól├óÔÇÖya ra─čbet ettirir.ÔÇŁ buyurmu┼čtur.

Bu ger├žeklerden hareketle dinimiz bir g─▒da rejimi telkin eder. G├Ânl├╝m├╝ze, l├óy─▒k olmayan ki┼čilerin muhabbetini koymamakta g├Âsterece─čimiz dikkati; v├╝cudumuza haram bir lokman─▒n girmemesi hususunda da g├Âstermeli ve Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa ┼ču ┼čekilde iltic├ó etmeliyiz:

ÔÇťY├ó Rabb├«, bana ┼č├╝phelilerden ve haramlardan ka├ž─▒nmay─▒ lutfet.

Y├ó Rabb├« sevdi─čini bana sevdir ve beni sevmedi─činden uzakla┼čt─▒r, kalbimi koru!ÔÇŁ

Ayn─▒ ┼čekilde;

Yemek-i├žmek hususunda hel├óllik ve hakka riayet yan─▒nda ├Âl├ž├╝y├╝ a┼čmamak da m├╝himdir.

├ç├╝nk├╝ tasavvuf yolunun b├╝y├╝kleri nefsi dizginlemenin ├╝├ž us├╗l├╝n├╝ ortaya koymu┼člard─▒r:

K─▒llet-i taam (az yemek)

Kıllet-i menâm (az uyumak)

K─▒llet-i kel├óm (az konu┼čmak)

Oburluk, a┼č─▒r─▒ t├╝ketim, l├╝ks ve g├Âsteri┼č, ─░sl├ómÔÇÖ─▒n tan─▒mad─▒─č─▒ bir hayat tarz─▒d─▒r. ┬źYar─▒n bu nefsin kona─č─▒ mezar olacak.┬╗ tel├ókk├«si i├žindeki m├╝ÔÇÖminlerin de farkl─▒ davranmamalar─▒ gerekir.

├ç├╝nk├╝ had├«s-i ┼čerifte buyuruldu─ču ├╝zere kazan├žlar─▒m─▒z da harcamalar─▒m─▒z da hesaba ├žekilecektir:

ÔÇťK─▒y├ómette ilk sorulacak suallerden birisi; ┬źNereden kazand─▒n ve nereye harcad─▒n?┬╗ olacakt─▒r.ÔÇŁ

Hâsılı;

Bedenimizin; bize Cen├ób-─▒ Hak taraf─▒ndan verilen bir emanet oldu─čunu unutmadan, itidali a┼čmadan, yemek hususunda nefsi terbiye etmek zarur├«dir.

├ç├╝nk├╝ her i┼čin ba┼č─▒ terbiyedir. Dolay─▒s─▒yla ikinci ihtiyac─▒m─▒z;

2. M├ťREBB├Ä/TERB─░YE ED─░C─░ ─░HT─░YACI:

─░nsan─▒n do─ču┼čtan muhta├ž oldu─ču ikinci husus, terbiye…

Her insan g─▒daya muhta├žl─▒k yan─▒nda bir de m├╝rebb├«ye/terbiye ediciye/e─čiticiye muhta├ž olarak d├╝nyaya gelir.

├ç├╝nk├╝ insan, hayata ├óciz olarak ba┼člar. Kendi kendine hi├žbir ┼čey yapamaz bir h├ólde d├╝nyaya ad─▒m atar. Bu sebeple bir m├╝rebb├«ye mutlaka ihtiyac─▒ vard─▒r.

Bu durum, b├╝y├╝d├╝─č├╝nde sadece vas─▒f de─či┼čtirir. Yani do─čdu─čunda beden├« acziyet ├Ânce iken; b├╝y├╝d├╝─č├╝nde kalb├«, fikr├« ve ir├ód├« acziyeti ├Âne ├ž─▒kar. Dolay─▒s─▒yla m├╝rebb├« ihtiyac─▒ daha ┼čiddetli bir ┼čekilde kendini g├Âsterir.

├ç├╝nk├╝ insana nefis ve ruh verilmi┼č, bir de bu gurbetteki imtihanlar sebebiyle ├╝zerine iblis musallat edilmi┼čtir.

─░nsandaki nefis, di─čer mahl├╗kattaki nefis ile ayn─▒d─▒r. Yani terbiye edilmeye muhta├ž, ham bir h├óldedir.

Terbiye yoluyla nefis, iblise kar┼č─▒ mukavemet kazanmal─▒, iblisin getirdi─či engelleri bertaraf edecek k─▒vama gelmelidir. E─čer terbiye edilmezse, yani iblise ve nefs├ón├« i┼čtihalara kar┼č─▒ koyma kuvveti kazand─▒r─▒lamaz ise netice, d├╝nyada da ├óhirette de fel├óket olur.

M├╝rebb├« yol g├Âsterip terbiye eden m├ón├ós─▒ndad─▒r. En b├╝y├╝k m├╝rebb├« Cen├ób-─▒ HakÔÇÖt─▒r. KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n en ├žok zikredilen isimlerinden biri de ┬źRab┬╗ ism-i ┼čer├«fidir. S─▒ras─▒yla en b├╝y├╝k m├╝rebb├«ler; peygamberler, evliyaullah, s├ólih ve s├óliha olan anne-babalar ve hocalard─▒r.

Cen├ób-─▒ Hak insan─▒n terbiyeye olan ihtiyac─▒n─▒ kar┼č─▒lamak ├╝zere tarih boyunca peygamberler g├Ândermi┼čtir. Onlar─▒n vazifelerini de ├óyet-i ker├«mede ┼č├Âyle beyan buyurmu┼čtur:

ÔÇťAndolsun ki Allah, m├╝ÔÇÖminlere kendi i├žlerinden; onlara ├óyetlerini okuyan, onlar─▒ ar─▒t─▒p tertemiz yapan, onlara Kitab ve hikmeti ├Â─čreten bir peygamber g├Ândermekle b├╝y├╝k bir l├╝tufta bulunmu┼čtur. Oysa onlar, daha ├Ânce apa├ž─▒k bir sap─▒kl─▒k i├žinde idiler.ÔÇŁ (├él-i ─░mr├ón, 164)

Buna g├Âre;

Peygamberlerin birinci vazifesi; g├Ânderildikleri topluma All├óhÔÇÖ─▒n emirlerini tebli─č etmek, ├óyetleri duyurmakt─▒r.

─░kinci vazifeleri de, ├╝mmetlerini tezkiye etmek, yani onlar─▒n i├ž ├ólemlerini temizlemek, onlar─▒ bir fazilet toplumu h├óline getirmektir.

Nitekim EfendimizÔÇÖin te┼črif etti─či as─▒r; tam bir cahiliye devri, yani insanlar─▒n ahl├ók├« m├ón├óda Hint OkyanusuÔÇÖnun dibinde ya┼čad─▒─č─▒, vah┼četin ise zirvesinde dola┼čt─▒─č─▒ bir zamand─▒r. Mehmed ├ékifÔÇÖin ifadesiyle;

S─▒rtlanlar─▒ ge├žmi┼čti be┼čer y─▒rt─▒c─▒l─▒kta,

Di┼čsiz mi bir insan onu karde┼čleri yerdi!

─░┼čte b├Âyle bir asr─▒n insanlar─▒; Peygamberimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin m├ónev├« tezkiyesiyle fazilet ve ahl├ókta zirve olan ash├ób-─▒ kiram h├óline geldiler. O insanlarla bir faziletler medeniyeti kuruldu.

Peygamberlerin ├╝├ž├╝nc├╝ vazifeleri ise ├╝mmetlerine Kitab ve hikmeti ├Â─čretmektir.

B├╝t├╝n bunlar insan─▒n kem├ól├ót─▒n─▒/olgunlu─čunu tamamlayan hususlard─▒r. Bunlar─▒ en g├╝zel ┼čekilde icr├ó edenler, yani tezkiye ve talim vazifeleriyle Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n g├Âzetiminde toplumlar─▒ i├žin cihan─▒n en b├╝y├╝k m├╝rebb├« ve muallimleri peygamberler olmu┼člard─▒r.

En zirvede peygamberlerin talim, terbiye ve tezkiyesiyle m├╝kemmeli olu┼čturan bu terbiye, en dar ├žer├ževede ailede ba┼člar.

O h├ólde iyi bir e─čitimin ilk ve en m├╝him halkas─▒;

TERB─░YE G├ľRM├ť┼× EBEVEYN

─░nsan─▒n m├╝rebb├«ye olan ihtiyac─▒ ilk olarak aile yuvas─▒nda, anne-babayla giderilir. Bu sebeple anne-babalar terbiyeli, edepli, bilgili olmal─▒d─▒r ki, evl├ótlar─▒n─▒ g├╝zel bir s├╗rette terbiye edebilsinler. All├óhÔÇÖ─▒n ikram etti─či o masum yavrular─▒, hay─▒r-hasenatla yo─čurabilsinler.

Demek ki;

├ľnce anne-babalar terbiyeli yeti┼čmeliÔÇŽ

Bunun neticesinde evl├ótlar da terbiyeli yeti┼čtirilmeli.

Evlâtlarımızın kusursuz olmasını istiyorsak, kusursuz anne-baba olmaya dikkat etmeliyiz.

Cen├ób-─▒ Hak, has kullar─▒n─▒ tarif ederken, onlar─▒n ┼č├Âyle dua ettiklerini beyan buyuruyor:

ÔÇťOnlar; ┬źEy Rabbimiz! E┼člerimizi ve ├žocuklar─▒m─▒z─▒ bize g├Âz ayd─▒nl─▒─č─▒ k─▒l ve bizi All├óhÔÇÖa kar┼č─▒ gelmekten sak─▒nanlara rehber eyle!┬╗ diyenlerdir.ÔÇŁ (Furkan, 74)

├ľyleyse;

G├Âz n├╗ru aileler kurulacak…

E┼čler birbiri i├žin g├Âz n├╗ru, g├Ân├╝l s├╝r├╗ru olacak.

Sonra bu g├Âz n├╗ru ailelerden yine g├Âz n├╗ru evl├ótlar, y├╝z ak─▒ nesiller gelecek.

├éyet-i ker├«menin muktezas─▒nca m├╝ttak├« olmak k├óf├« gelmiyor, m├╝ttak├«lere g├╝zel bir num├╗ne olabilmek, zengin bir g├Ân├╝l tevz├« edebilmek de gerekiyor.

─░┼čte bunun i├žin insano─člunun en m├╝him ihtiyac─▒, terbiyeye, e─čitime duydu─ču ihtiya├žt─▒r. ─░nsan o terbiyeye muhta├ž olarak d├╝nyaya gelmektedir. O terbiyeyi g├Âremezse -Allah muhafaza- vah┼č├«le┼čmekte, ├ódeta ayg─▒rla┼čmaktad─▒r. Tatminsiz bir nefse sahip olmaktad─▒r.

Hel├ól g─▒da ve nebev├« bir ir┼čad ile nefis terbiyesinden sonra insan─▒n ├╝├ž├╝nc├╝ ihtiyac─▒ ise kalp ve zihne y├Âneliktir. Kalp ve zihnin g─▒das─▒ da hak bilgidir. Bu sebeple insan─▒n ├╝├ž├╝nc├╝ ihtiyac─▒;

3. B─░LG─░ ─░HT─░YACI

─░nsanlar bilgiye ihtiya├ž duyma hususunda di─čer mahl├╗kattan bariz bir ┼čekilde farkl─▒d─▒r. Di─čer varl─▒klar─▒n ilme ihtiyac─▒ yoktur. Kedilerin yahut ku┼člar─▒n bizim anlad─▒─č─▒m─▒z m├ón├óda ilme, talime, ├Â─črenmeye ihtiyac─▒ olmaz. ├ç├╝nk├╝ onlar hayatlar─▒n─▒, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n do─ču┼čtan kendilerine lutfetti─či sevk-i tabi├«ler (i├žg├╝d├╝ler) ile s├╝rd├╝rmektedir.

Yani Cen├ób-─▒ Hak, onlar─▒ yarat─▒l─▒┼člar─▒n─▒n ba┼člang─▒c─▒nda, do─ču┼čtan ne ┼čekilde kodlam─▒┼čsa o ┼čekilde devam etmekteler. Ne yapmalar─▒ isteniyorsa, bu d├╝nyada insano─člunun hizmetine ├óm├óde olarak hangi vazifeleri varsa ona g├Âre programlanm─▒┼člard─▒r, ba┼čka ilimlere, bilgilere ne muhta├žt─▒rlar ne de ├Â─črenebilirler.

─░nsan ise son nefesine kadar ilme, bilgiye ve ├Â─črenmeye muhta├ž yarat─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ç├╝nk├╝;

D├╝nyaya geli┼č bir imtihand─▒r.

Bu imtihan─▒n neticesinde ise ya cennet ya cehennem bulunmaktad─▒r.

Dolay─▒s─▒yla ├Âm├╝r boyu zararl─▒ olan─▒ terk etmek, faydal─▒ olan─▒ da tercih edebilmek ve ya┼čayabilmek i├žin insan─▒n ilme ihtiyac─▒ var. Cehennemden kurtaracak, cennete vard─▒racak yollar─▒ ├Â─črenmeye ihtiyac─▒ var.

─░lim nedir?

Tarifler ve anlay─▒┼člar ├žok. Fakat ├Âz├╝ itibar─▒yla Y├╗nus Emre Hazretlerinin dedi─či gibi:

─░lim, ilim bilmektir;

─░lim, kendin bilmektir.

Nitekim;

ÔÇťKim kendini tan─▒rsa Rabbini de tan─▒r.ÔÇŁ buyurulmu┼čtur.

Kendini bilmek ┼ču sorular─▒n cevab─▒n─▒ bulmak demektir:

Niye d├╝nyaya geldin?

D├╝nyaya geli┼činin mant─▒─č─▒ nedir?

Ni├žin yarat─▒ld─▒n?

Yolculu─čun nereye?

Kimin m├╝lk├╝nde ya┼č─▒yorsun?

Âkıbetin ne olacak?

Yar─▒n i├žin ne haz─▒rlad─▒n?

Mah┼čerdeki hesaba haz─▒r m─▒s─▒n?

B├╝t├╝n bu suallerin cevab─▒n─▒ bilmiyorsan b├╝t├╝n bildiklerin;

HEB├éEN MENS├ŤR├é

Uhrev├« sualleri cevaplayamayan b├╝t├╝n bilgi y─▒─č─▒nlar─▒, KurÔÇÖ├ón-─▒ Az├«m├╝┼č┼č├ónÔÇÖ─▒n ifadesiyle; ┬źheb├óen mens├╗r├ó┬╗ yani ortaya sa├ž─▒lm─▒┼č, faydas─▒z toz zerrecikleri (Bkz. Furkan, 23) mesabesindedir.

─░nsan─▒n as─▒l ihtiya├ž duydu─ču, hakik├« bilgi ise m├órifettir, irfand─▒r.

M├órifet ve irfan…

G├Ânl├╝n ufuklar─▒n─▒n geni┼člemesi, ├Âtelere pencereler a├ž─▒lmas─▒ ve Cen├ób-─▒ HakÔÇÖla dostlu─čun kurulabilmesi…

Cen├ób-─▒ Hak bu derin bilgi ihtiyac─▒m─▒z─▒ gidermek i├žin kat─▒ndan sem├óv├« kitaplar g├Ândererek kullar─▒na muazzam bir l├╝tuf ve ihsanda bulunmu┼čtur. KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n bir merhamet tecell├«sidir.

E─čer idrak edebilirsek bizi ├╝mmet-i Muhammed k─▒lmas─▒, bizi KurÔÇÖ├ónÔÇÖa muhatap etmesi, RabbimizÔÇÖin biz ├óhirzaman ├╝mmetine b├╝y├╝k bir ikram─▒d─▒r.

O h├ólde bu b├╝y├╝k l├╝tfun k─▒ymetini bilelim. Kendimiz RabbimizÔÇÖle m├╝l├ókat f─▒rsat─▒n─▒ de─čerlendirerek KurÔÇÖ├ón okumay─▒ ihmal etmeyelim ve evl├ótlar─▒m─▒z─▒ da bu k─▒ymetle tan─▒┼čt─▒ral─▒m.

Unutmayal─▒m ki onlara KurÔÇÖ├ón ├Â─čretmek, ├╝zerimizde;

EVLÂTLARIMIZIN HAKKI!

KurÔÇÖ├ón e─čitimi, evl├ótlar─▒m─▒z─▒n bizler ├╝zerinde en b├╝y├╝k haklar─▒. Onlara hi├ž olmazsa namazlar─▒n─▒ k─▒lacak kadar do─čru bir ┼čekilde KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖi ├Â─čretmek, k─▒y├ómet hesab─▒m─▒z.

Nesli yeti┼čtirmek mesÔÇÖ├╗liyeti ihmal edilirse, ├ók─▒bet hazin olur. Evl├ótlar─▒m─▒z dinlerine, medeniyetlerine yabanc─▒la┼č─▒r; m├ónen, yabanc─▒ yerlerin evl├ód─▒ ve nesli olurlar. Geriye kalan biyolojik yap─▒ da hi├žbir ┼čey ifade etmez h├óle gelir.

K─▒y├ómet g├╝n├╝ ise uhrev├« tahsilleri ihmal edilmi┼č evl├ótlar ana-babalar─▒ndan d├óv├óc─▒ olacakt─▒r.

Evl├ótlar ne yapsa ana-babalar─▒n─▒n haklar─▒n─▒ ├Âdeyemezler; ama ana-babalar o ci─čerparelerini Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n yoluna de─čil de ba┼čka taraflara sevk etmi┼člerse, istikb├óli/gelece─či f├ón├«lerin verece─či k├ó─č─▒t par├žalar─▒nda aram─▒┼člarsa, All├óhÔÇÖ─▒n vaÔÇÖdetti─či istikb├óli de ikinci pl├óna atm─▒┼člarsa, ├ók─▒bet h├╝srand─▒r. ├ç├╝nk├╝ bu durumda evl├ótlar, mah┼čer meydan─▒nda ana-babalar─▒n─▒n yakas─▒na yap─▒┼čacak, ├Âz ebeveynlerinden d├óv├óc─▒ olacaklard─▒r.

Bu ger├že─čin muhasebesini ┼čimdi/bug├╝n yapmak mecburiyetindeyiz. ├ç├╝nk├╝;

Kıyâmet günü;

FERYATLAR FAYDA VERMEZ

Bu sebeple;

Ebed├« ger├že─či ┼čimdiden g├Ârmeli, bug├╝n evl├ótlar─▒m─▒z─▒ e─čitmek i├žin gece-g├╝nd├╝z ter d├Âkmeliyiz. Bilhassa KurÔÇÖ├ón tahsiline, ├žocuklar─▒m─▒z─▒n Allah kel├óm─▒n─▒n ve s├╝nnet-i seniyyenin ulv├« dokusundan hisseler alabilmesine gayret etmeliyiz. Evl├ótlar─▒m─▒z─▒n g├╝zel bir istikb├óle sahip olmalar─▒n─▒ istiyorsak, onlar─▒ s├ólih ve s├óliha kimseler olarak yeti┼čtirmeliyiz.

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n; ┬źOku!┬╗ emrini bu ├žer├ževede yerine getirmeliyiz. Do─čru eserleri, faydal─▒ yay─▒nlar─▒ okutmal─▒y─▒z. Elhamd├╝lill├óh bug├╝n her sahada evl├ótlar─▒m─▒z─▒n istifade edece─či g├╝zel yay─▒nlar mevcut. K├╝├ž├╝kten b├╝y├╝─če herkes i├žin g├╝zel mecmualar ├ž─▒k─▒yor. Bunlar─▒ okumaya ve okutmaya ehemmiyet vermemiz l├óz─▒m. Yap─▒lan yay─▒n faaliyetleri k├ór gayesiyle de─čil y├╝ce gayeler etraf─▒nda ger├žekle┼čiyor. Te┼čvik etmek, destek olmak bir karde┼člik vazifesi.

Di─čer taraftan bu ├žal─▒┼čmalar; asl─▒nda bizim bilgi ihtiyac─▒m─▒z─▒, k├╝lt├╝r ve irfan da─čarc─▒─č─▒m─▒zdaki g─▒da ihtiyac─▒m─▒z─▒ gideren en k─▒ymetli hazineler. Yani d├╝nyada ve ├óhirette k├ór eden biz olmaktay─▒z.

B├«g├óne kal─▒rsak, bug├╝nler de yar─▒nlar da zarara d├Ân├╝┼č├╝r. Problemler artmaya ba┼člar. Mesel├ó bu hususta m├╝nevverlerimizin de gafleti y├╝z├╝nden terbiye ve bilgi ihtiyac─▒n─▒n k├Âpr├╝s├╝ olan dil meselesinde g├╝zel T├╝rk├žemiz, o tatl─▒ lisan─▒m─▒z bir hayli bozuldu. Bug├╝n nesiller aras─▒, kitaplar aras─▒, kendi d├╝nyam─▒z─▒ anlatacak kelimeler ve hakikatler aras─▒ en b├╝y├╝k mesele:

D─░L PROBLEM─░

Maalesef dilimiz gittik├že s├ófiyetini kaybediyor. Tarihten bug├╝ne kendi ├Âz k├╝lt├╝r├╝m├╝zden, inanc─▒m─▒zdan, fikir hayat─▒m─▒zdan gelen k├Âkl├╝ kelimeler ├ž─▒kar─▒l─▒yor, yerine bir s├╝r├╝ uyduruk├ža, nesebi gayr-i sahih kelimeler konuyor. ├ço─čumuz bunun fark─▒nda de─čiliz. ┼×uursuz bir ┼čekilde de fark─▒nda olmadan kullan─▒yoruz.

Mesel├ó A─čr─▒ Da─č─▒ÔÇÖn─▒n eteklerindeki bir insan bile; ┬źimk├ón, ihtimal┬╗ kelimelerini bilir. ┼×imdi bu kelimeler ├ž─▒kar─▒l─▒yor. ┬źOlanak, olas─▒l─▒k┬╗ gibi hem ├žirkin hem k├Âks├╝z, uyduruk├ža kelimeler konuyor.

├ť├ž-d├Ârt kelime ├ž─▒kar─▒l─▒yor, yerine bir tek kelime konuyor. Dil fakirle┼čiyor. Y├╝ksek hakikatleri anlatmak zorla┼č─▒yor.

Bilhassa ─░sl├óm k├╝lt├╝r├╝nden gelen kelimeler ├ž─▒kar─▒l─▒rken, ─░ngilizceden, L├ótinceden gelen kelimelere dokunulmuyor, onlar artarak devam ediyor.

Asl─▒nda bu durum, bizler i├žin k─▒y├ómet hesab─▒… ├ç├╝nk├╝ evl├ód─▒m─▒z─▒; kendi ├Âz d├╝nyas─▒, kendi ├«man─▒, kendi vicdan─▒, kendi irfan─▒ i├žinde e─čitmenin en temel vas─▒tas─▒ kendi k├Âkl├╝ lisan─▒d─▒r.

Evl├ótlar─▒m─▒z; Y├╗nusÔÇÖu anlayamaz, ├ékifÔÇÖi anlayamaz, bizi anlayamaz h├óle gelirse, yabanc─▒ dillerden istedikleri kadar anlasalar ne fayda!

O h├ólde do─čru bilgi ihtiyac─▒n─▒ gidermede ona k├Âpr├╝ olan lisan─▒n/dilin do─čru bir ┼čekilde kullan─▒lmas─▒n─▒n da ayn─▒ derecede ehemmiyetli oldu─čunu bilmek ve bu hususta ┼čuurlu olmak mecburiyetindeyiz.

Aksi h├ólde lisan─▒n kirlili─či, bilginin de kirlenmesi demektir ki, bu da, insan─▒n ilim ihtiyac─▒n─▒n giderilmesinde ilm-i n├óf├«/faydal─▒ ilimden mahrumiyet demektir.

Hâsılı;

─░nsan─▒n ├╝├ž temel ihtiyac─▒n─▒ en do─čru ┼čekilde gidermek ve b├╝t├╝n bu meselelerde ┼čuurlu olmak, asla hafife al─▒nmamal─▒. Yani bu ├╝├ž cidd├« ve m├╝him meselede;

T─░T─░ZL─░K VE C─░DD─░YET ┼×ART

Hel├ól g─▒da ihtiyac─▒nda ciddiyet ┼čart.

Terbiye ihtiyac─▒nda ciddiyet ┼čart.

Do─čru bilgi ve m├órifetullah ihtiyac─▒nda ciddiyet ┼čart.

├ç├╝nk├╝ insan─▒n istikameti bu ├╝├ž hususa g├Âre ┼čekilleniyor. ─░nsanlar, hayat─▒ bu ├╝├ž hususun ┼čekilleni┼čine g├Âre ya┼č─▒yorlar. ─░stikametler bu meseleler etraf─▒nda olu┼čuyor.

Onun i├žin Cen├ób-─▒ Allah bunlara ├žok ayr─▒ bir ehemmiyet atfetmi┼č ve insan─▒n bu ihtiya├žlar─▒n─▒ giderip onu k├ómil insan seviyesine ula┼čt─▒rmak ├╝zere peygamberler g├Ândermi┼čtir.

B├╝t├╝n peygamberler do─čru olan─▒, hakikat yolunu en g├╝zel ┼čekilde g├Âstermi┼člerdir.

Bilhassa Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-, insanl─▒─č─▒n ├Ân├╝nde bir sir├óc-─▒ m├╝n├«r.

Yani karanl─▒klar─▒ ayd─▒nlatan bir ebediyet kandili.

O, herkese en m├╝kemmel ├Âl├ž├╝ler i├žerisinde ve en m├╝kemmel bir ├Ârnek olarak k─▒lavuzluk yapmaktad─▒r.

Bundan sonras─▒, kulun gayretine ba─čl─▒.

O gayreti besleyecek b├╝t├╝n vas─▒talar mevcut. Nitekim terbiye ve m├órifet ihtiyac─▒n─▒ en g├╝zel ┼čekilde tatmin i├žin Allah dostlar─▒n─▒n usulleri demek olan tasavvuf yolu da Hazret-i PeygamberÔÇÖin ve ash├ób─▒n─▒n ihl├ós ve takv├ó yolu.

Titizlik ve ciddiyet isteyen bir yol.

Bir may─▒n tarlas─▒nda y├╝r├╝r gibi hayat─▒n her ad─▒m─▒n─▒ dikkatli atmay─▒ telkin eden bir yol.

En nihayet bu yol, Cibr├«l had├«sinde ifadesini bulan ihsan duygusuna, yani; ÔÇťAllah Te├ól├óÔÇÖn─▒n bizi zaten g├Ârd├╝─č├╝ ┼čuuruyla, All├óhÔÇÖ─▒ g├Âr├╝yormu┼č├žas─▒na ibadet etmeyeÔÇŁ g├Ât├╝ren bir yol.

Cen├ób-─▒ Hak, c├╝mlemize bu m├ónev├« yolun f├╝yuz├ót─▒ndan istifade etmeyi nasip eylesin. Kazan├žlar─▒m─▒za haram ve ┼č├╝phe bula┼čt─▒rmas─▒n. ┼×ahsiyetimizi KurÔÇÖ├ón ve Hazret-i Peygamber ahl├ók─▒yla in┼ča etmeye muvaffak k─▒ls─▒n. Fayda veren ilimlerle bizleri ┼čuurland─▒rs─▒n.

Âmîn!..