Her Nefes Yeniden Tutu┼čan TOMURCUK DERD─░

M. Ali E┼×MEL─░
seyri@yuzaki.com

Hazret-i Mevl├ón├ó, bir bahar mevsiminde Meram Ba─člar─▒ÔÇÖnda dola┼čmaktad─▒r. Bahar─▒n feyzi ile a─ča├žlardaki tomurcuklar, yapraklar h├ólinde hen├╝z a├ž─▒lmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. ─░bret ve hikmet g├Âz├╝yle bunu seyreden o Sadr-─▒ Cihan, yapraklar─▒n ├ž─▒k─▒┼č─▒n─▒ ten zindan─▒ndan kurtulu┼ča benzeterek sesleniyor:

ÔÇťEy yaprak! Elbette bir kuvvet buldun da, dal─▒ yar─▒p ├ž─▒kt─▒n. Ne yapt─▒n da zindandan kurtuldun? S├Âyle, s├Âyle de bu d├╝nya hapishanesinden kurtulmak i├žin biz de senin yapt─▒─č─▒n─▒ yapal─▒m.ÔÇŁ

Sonra etraf─▒ndakilere d├Ânerek ┼čunlar─▒ s├Âyl├╝yor:

ÔÇťYapraklar toprak hapsinden kurtulunca, ba┼člar─▒n─▒ kald─▒r─▒p r├╝zg├órlar─▒n e┼či-dostu olurlar; r├╝zg├órlarla oyna┼č─▒rlar.

Yapraklar, daldaki tomurcuklar─▒ yar─▒p ├ž─▒k─▒nca, a─čac─▒n tepesine kadar t─▒rman─▒rlar.

Su ve toprak i├žinde mahpus bulunan, yani bal├ž─▒─ča saplanm─▒┼č kalm─▒┼č olan canlar─▒m─▒z da bal├ž─▒ktan kurtulunca ne┼čeli bir h├ólde, HakkÔÇÖ─▒n a┼čk ve muhabbet havas─▒ i├žinde, ne┼čeli ne┼čeli oynarlar, ay─▒n on d├Ârd├╝ gibi noksans─▒z ve tastamam bir h├óle gelirler.

Ba─člardaki, bah├želerdeki ├Âl├╝ler, yani ├Âl├╝ gibi olan a─ča├žlar; tomurcuklar─▒ndan, k├Âklerinden s├╝rm├╝┼čler, canlanm─▒┼člar. ─░bretle bak da, onlara dirilik veren o e┼čsiz, o tek varl─▒─č─▒ anla!

Bak; ┼ču zindandakilerin g├Âzleri her an kap─▒daÔÇŽ

M├╝jde verecek biri olmasayd─▒ hi├ž b├Âyle olur muydu?

Bu ifadeler her meselede ├Âz├╝ itibar─▒yla a├žacak, ye┼čertecek ve verimli bir ┼čekilde neticeye ula┼čt─▒racak olan tomurcuklara i┼čaret etmektedir. ┼×ayet fikirler, d├╝┼č├╝nceler, inan├žlar, hedefler ve ya┼čay─▒┼č─▒ olu┼čturan b├╝t├╝n davran─▒┼člar ve ├žal─▒┼čmalar tomurcuklu ise, meyve verecek demektir. ├ç├╝nk├╝;

K─▒┼čtan bahara ge├ži┼či temsil eden pek ├žok unsur vard─▒r ancak, as─▒l bahar ise tomurcuklar─▒n tecell├«leri ile ba┼člar. Onun i├žin a─ča├žlar, k─▒┼čtan ├ž─▒k─▒┼č vaktinde derh├ól tomurcuk derdi i├žinde olurlar ve b├Âylece ye┼čerir, ├ži├žeklenir ve meyveye dururlar. Buradan hareketle ├╝stat Necip Faz─▒l:

ÔÇťTomurcuklar─▒n─▒n derdinde olmayan a─ča├ž, odundur!ÔÇŁ demi┼čtir.

Bu ifadenin etrafl─▒ca bahsi, istikl├ól ┼čairi Mehmed ├ékifÔÇÖin m─▒sralar─▒nda da g├Âze ├žarpar. O, bir milletin geli┼čip de kudretli bir ┼čekilde ilerlemesini bir a─čac─▒n ├ži├žeklenmesi te┼čbihi etraf─▒nda izah eder. Bu a─čac─▒n k├Âk├╝, g├Âvdesi, dallar─▒ ve budaklar─▒, tamamen milletin m├óz├« denilen kalbine ba─čl─▒d─▒r. E─čer bir topluluk, o a─čac─▒n genel manzaras─▒ ve mahiyetini ya da ├ži├že─čini be─čenmedi─či i├žin milletin m├óz├« denilen ba─čr─▒ndan onu bir baltayla kesip kopar─▒rsa o millet heder olur. ├ľyle ki art─▒k gelecekte de o milletin geli┼čmesi ├žok zordur. ├ç├╝nk├╝ meydanda art─▒k y─▒─č─▒nlarca odundan ibaret bir k├╝tle kalm─▒┼č olur. ┼×iirin dilinden okuyal─▒m:

Sonra, dikkatlere ┼čayan olacak bir ┼čey var:
─░nki┼č├óf├ót─▒n─▒ bir milletin erb├ób-─▒ nazar,
Kocaman bir a─čac─▒n t─▒pk─▒ ├ži├žeklenmesine
Benzetirler ki, hak├«kat, ne b├╝y├╝k s├Âz bilene!
Bu muazzam a─čac─▒n g├Âvdesi ba┼čtan a┼ča─č─▒;
Say─▒s─▒z k├Âkleri, tekmil dal─▒, tekmil buda─č─▒;
Milletin sîne-i mâzîsine merbût, oradan
Uzan─▒p gelmededir… ├Âyle yaratm─▒┼č Yaradan,
Bir cemâat ki: Nihâyet ona gelmez de iyi,
A─čac─▒n heyÔÇÖet-i mecm├╗as─▒, y├óhud ├ži├že─či,
Tâ gider, sîne-i milletten urup hâke serer;
Milletin kendi olur i┼čte o baltayla heder!
─░nki┼č├óf etmesi ├ót├«de de pek zordur onun:
├ç├╝nk├╝ meydanda kalan k├╝tle, y─▒─č─▒nlarca odun!

Bu ger├že─či bah├ž─▒vanlar gayet iyi bilirler. Bir a─čac─▒n tomurcuklar─▒n─▒ g├Ârmeyip de onu kesmek, nas─▒l a─čac─▒ odun y─▒─č─▒n─▒na ├ževirirse, milleti de yanl─▒┼č baltalamalar, ayn─▒ h├óle koyar. Dolay─▒s─▒yla bir a─čac─▒n verimlili─či hakk─▒ndaki de─čerlendirmeler erbab─▒ taraf─▒ndan yap─▒lmal─▒ ve tomurcuklar asla peri┼čan edilmemelidir. Bazen a─ča├ž hasta olabilir. Onu da bilene sormal─▒d─▒r. Bilen kimseler de, her ┼čeyden evvel a─čac─▒n k├Âk├╝ne bakmal─▒d─▒r. A┼č─▒larken de a─čaca, yine o a─ča├žtan a┼č─▒ yapmal─▒; yani a┼č─▒s─▒ kendine kendinden olan bir a┼č─▒ ile ger├žekle┼čmelidir. T├ó ki a─ča├ž yine taze ├ži├žeklerle bezenmi┼č bir gelin gibi olup yeni meyvelere, yeni do─čumlara muvaffak olsun. Tabi├« bunun i├žin baltan─▒n ├žocuklar eline ge├žmemesine de dikkat etmek l├óz─▒m.

Yine ├ékifÔÇÖin diliyle:

Hastalanm─▒┼čsa a─ča├ž, g├Âsteriniz bir bilene;
Bir de en ├žok k├Âke baks─▒n o bakan kimse yine.
A┼č─▒larken de vurun kendine kendinden a┼č─▒.
┼×├óyed isterseniz a─čc─▒n donan─▒p ├╝st├╝, ba┼č─▒,
Benzesin t├óze ├ži├žeklerle bezenmi┼č geline;
Ge├žmesin, dikkat edin, balta ├žocuklar eline!

K├Âke ve tomurcuklara dikkat meselesi, Mesnev├«ÔÇÖde de bilhassa vurgulanm─▒┼čt─▒r. ┼×u farkla:

Sa─člam k├Âkler ├╝zerindeki tomurcuklar ye┼čertilirken, ├ž├╝r├╝k k├Âkler ├╝zerindeki tomurcuklar ise k├Âkleriyle beraber kesilmelidir. ├ç├╝nk├╝:

ÔÇť─░nsan─▒n s─▒rr─▒ a─čac─▒n k├Âk├╝ gibidir. Yapraklar o k├Âke g├Âre yeti┼čir, geli┼čir; yani k├Âk, ne cins a─čac─▒n k├Âk├╝ ise, yapraklar da o a─čac─▒n olur. Nefisler ve ak─▒llar da ├Âyledir.

Vefa a─ča├žlar─▒n─▒n g├Âky├╝z├╝nde ├Âyle m├ónev├« meyveleri yani il├óh├« hikmetleri, hakikatleri bildiren g├╝zel s├Âzleri vard─▒r ki, onlar─▒n k├Âkleri yery├╝z├╝ndedir ama meyveleri g├Âklerde olup Hak ├ó┼č─▒klar─▒na g├Âky├╝z├╝ sofras─▒nda ikram edilmektedir.

H├ól b├Âyleyken sende bulunan k├Âk, soysuz k├Ât├╝ bir k├Âk ise, vakit ge├žirmeden onu s├Âk at; s├Âk at da o k├Ât├╝ k├Âk, ye┼čilli─čin aras─▒nda ├žirkin bir diken bitirmesin.

Akl─▒n─▒ ba┼č─▒na al da, varl─▒k bah├žesinde s├╝rm├╝┼č olan o k├Ât├╝ dallar─▒ kes, buda. Yani nefsan├« ve ┼čehvan├« d├╝┼č├╝ncelerden, emellerden kurtul. Ho┼č ve faydal─▒ s├╝rg├╝nlere, yani r├╗h├ón├«, Rabb├ón├« duygulara su ver. Onlar─▒ besle, ye┼čert.

O k├Ât├╝ dallar da, faydal─▒ s├╝rg├╝nler de ┼čimdi ye┼čildir. Ama sen sonuna bak, k├Ât├╝ dallar yok olur, gider. S├╝rg├╝nlerden ise fazilet ve kemal meyveleri zuhur eder.

Unutma ki, bah├ženin suyu, faydal─▒ s├╝rg├╝ne hel├óldir, ├Âtekine haram. Aradaki ayr─▒l─▒─č─▒ sen sonra g├Âr├╝rs├╝n, vessel├óm.

Adalet nedir? Meyve a─ča├žlar─▒na su vermektir. Zul├╝m nedir? Diken sulamakt─▒r.

Yine adalet bir nimeti yerine koymakt─▒r. Her su emen k├Âk├╝ sulamak de─čildir. Yani hakk─▒ hak sahibine vermektir. M├╝stahak olmayana vermek ise zul├╝md├╝r.ÔÇŁ

Bir v├╝cuttan k├Ât├╝l├╝kler ve mikroplar temizlenmedik├že iyilikler ve s─▒hhat kendini g├Âsteremez. Hele mikroplar v├╝cuda iyice yerle┼čtikten ve g├╝├žlendikten sonra ise onu s├Âk├╝p atmak ├ódeta zorla┼č─▒r. ├ç├╝nk├╝ v├╝cutta onu bertaraf edecek kuvvet gittik├že azal─▒r ve an gelir hi├ž kalmaz.

Mesnev├«ÔÇÖde bu ger├žek etraf─▒nda ┼č├Âyle bir mesel anlat─▒l─▒r:

Tatl─▒ s├Âzl├╝, fakat sert huylu adam─▒n biri yol ├╝st├╝ne dikenli ├žal─▒ dikmi┼čti. Yoldan ge├ženler onu ay─▒plad─▒lar;

ÔÇťÔÇôBunlar─▒ s├Âk at.ÔÇŁ dediler.

Fakat o dinlemedi, s├Âkmedi.

O dikenli ├žal─▒ her an b├╝y├╝yor, ├žo─čal─▒yordu. Halk─▒n aya─č─▒ diken yaras─▒ ile kanlara bulan─▒yordu. Ge├ženlerin elbisesi dikenlerden y─▒rt─▒l─▒yor, yal─▒nayak gezen yoksullar─▒n ayaklar─▒ parampar├ža oluyordu.

Vali o adama;

ÔÇťÔÇôBunlar─▒ s├Âkmelisin!ÔÇŁ diye emir verince, o;

ÔÇťÔÇôEvet!ÔÇŁ dedi: ÔÇťBir g├╝n s├Âkerim.ÔÇŁ

Bir m├╝ddet; yar─▒n, ├Âb├╝r g├╝n s├Âkerim diye vaadde bulundu. Bu m├╝ddet i├žinde de dikti─či dikenler k├Âkle┼čti, kuvvetlendi. Vali ikaz etti;

ÔÇťÔÇôEy vaadini yerine getirmeyen, s├Âz├╝nde durmayan; beri gel, buyru─čumuzu s├╝r├╝ncemede b─▒rakma! ─░┼či yerine getir.ÔÇŁ dedi.

Çalıyı diken adam;

ÔÇťÔÇô├ľn├╝m├╝zde hayli g├╝nler var, merak etme g├╝n├╝n birinde s├Âkerim.ÔÇŁ dedi.

Bu cevap ├╝zerine vali ac─▒yla s├Âylendi:

ÔÇťÔÇô├çabuk ol, i┼či savsaklama, vaadini yerine getir! Sen ┬źyar─▒n bu i┼či g├Âr├╝r├╝m┬╗ diyorsun ama ┼čunu iyi bil ki g├╝n ge├žip gittik├že o dikenler daha ├žok ye┼čeriyor, kuvvetleniyor. Onu s├Âkecek olan da ihtiyarl─▒yor, kuvvetten d├╝┼č├╝p kal─▒yor.

Diken daha da gen├žle┼čiyor, sen daha da ihtiyarl─▒yorsun. ├çabuk ol, vaktini bo┼ča ge├žirme!..ÔÇŁ

Tomurcuk derdinde olan bah├ž─▒van, ├Ânce bah├žedeki dikenleri temizler, a─ča├žlarda meyvelerin geli┼čmesini engelleyecek yersiz dallar─▒ budar. B├Âylece leziz meyveler elde eder. Buradan hareketle Hazret-i Mevl├ón├ó buyurur:

ÔÇťSen de her bir k├Ât├╝ huyunu bir diken bil. O dikenler ka├ž keredir senin ayaklar─▒na batt─▒, seni yaralad─▒.

Evet; ka├ž kere k├Ât├╝ huyun seni yaralad─▒, peri┼čan etti. Sen kendi tabiat─▒ndan hastaland─▒n. Fakat sende duygu olmad─▒─č─▒ndan, hastal─▒─č─▒n sebebini anlam─▒yorsun. Sen, ├žok duygusuz yarat─▒lm─▒┼čs─▒n.

├çirkin huyunun ba┼čkalar─▒n─▒ rahats─▒z etti─čini, yaralad─▒─č─▒n─▒ bilmiyorsan, kendi yarandan da haberin yok mu? Bu durumunla sen, hem kendine, hem ba┼čkalar─▒na dertsin, azaps─▒n!

Sen, ya baltay─▒ al, erkek├že vurup Hazret-i Ali gibi Hayber KalesiÔÇÖnin kap─▒s─▒n─▒ kopar; yahut ┼ču dikeni g├╝l fidan─▒ h├óline getir. Yani g├╝l fidan─▒ ile a┼č─▒la. K├Ât├╝ huyunun ate┼čini dostun n├╗ru h├óline sok!

Ey haset├ži ki┼či! E┼če─čin topal, varaca─č─▒n yer ise uzakt─▒r. ├çabuk ol, t├Âvbe ve isti─čfar─▒ yar─▒na b─▒rakma!ÔÇŁ

├ç├╝nk├╝ yar─▒n, bahar vakti geride kalm─▒┼č ecel denilen sonbahar gelmi┼č olur. Art─▒k o demde g├Ân├╝ldeki g├╝zellik dolu tomurcuklar─▒ b├╝y├╝tmek istesen de m├╝mk├╝n olmaz. Ancak son nefesten ├Âncesine kadar f─▒rsat eldedir. Hazret-i Mevl├ón├ó bu hususta da ├╝mitvard─▒r:

ÔÇť├ľmr├╝n ge├žti ise, y─▒prand─▒ ise, soldu ise, yine de ┼ču anda k├Âk├╝ ihmal etme! K├Âk susuz kald─▒ ise, onu hemen t├Âvbe suyu ile sula! ├ľmr├╝n├╝n a─čac─▒n─▒n k├Âk├╝ne ├ób-─▒ hayat d├Âk de ye┼čersin. Ge├žmi┼čte yapt─▒─č─▒n b├╝t├╝n k├Ât├╝l├╝kler, bu tevbe ile iyile┼čir, g├╝zelle┼čir; ge├žen seneki zehir, bu bereketle ┼čeker kesilir.ÔÇŁ

B├Âylesi bir tomurcuk derdi, ├╝mitsizlikleri, y─▒lg─▒nl─▒klar─▒ ve tembellikleri yok edecek bir enerjidir. Yine M. ├ékifÔÇÖin ifadesiyle:

┼×imdi, sen bizdeki kudretleri e┼čsen bir bir,
G├Âreceksin ki: Bu millette faz├«let en uzun,
En derin k├Âklere yaslanmada; hem sonra onun,
Bir m├╝b├órek suyu var, hi├ž kurumaz: D├«n-i m├╝b├«n.
Hadis├ót etmesin o─člum, seni asl├ó bedbin…

Necip Faz─▒l da ayn─▒ ├╝mit i├žerisindedir:

Birle┼čir, kupkuru dalla yan─▒k k├Âk,
Yemye┼čil ─▒┼č─▒k, yapra─ča gelir.

Bu ┼čuurda olanlar as─▒rlar─▒ kucaklay─▒c─▒ bir vas─▒fta ba┼čar─▒l─▒ olmu┼člar, di─čerleri ise de─čersiz bir h├ólde t├╝kenmi┼člerdir:

Gitti, su yollar─▒n─▒ k─▒vr─▒m k─▒vr─▒m bilenler,
Bir ot y─▒─č─▒n─▒ kald─▒; k├Âk├╝nden kesilenler… [NFK]

Bu bak─▒mdan k├Âklerimizin ve tomurcuklar─▒m─▒z─▒n bir ├Âm├╝r derdi ve muhafazas─▒ i├žinde olmam─▒z, iki d├╝nyada da varl─▒k meselemizdir.

Tarihte bu derdi ├žekti─čimizde ba┼čka dertleri ├žekmemi┼čizdir. Bu derdi ├žekmedi─čimizde de b├╝t├╝n dertleri ├žekmek mecburiyetinde kalm─▒┼č─▒zd─▒r.

Dolay─▒s─▒yla bu derdi ├žekmek boynumuzun borcu.

Fakat ├Ânce bu derdin ├Âz├╝n├╝ olu┼čturan tomurcuklar─▒n, yani ferde ve millete ait tarihten bu yana varl─▒k a─čac─▒m─▒zdaki b├╝t├╝n tomurcuklar─▒n neler oldu─čunu iyi bilmek zaruretimiz var. Bunlar─▒n i├žinde bilhassa;

├Äman─▒m─▒z, vatan─▒m─▒z, bayra─č─▒m─▒z, kimli─čimiz, k├╝lt├╝r├╝m├╝z ve medeniyetimiz olan tomurcuklar─▒ ├žok iyi bilmek durumunday─▒z. ├ç├╝nk├╝ bu tomurcuklar, millet├že varl─▒k tomurcuklar─▒m─▒z.

Sonra;

D├╝n├╝m├╝z, bug├╝n├╝m├╝z, yar─▒n─▒m─▒z, sanat─▒m─▒z, davran─▒┼člar─▒m─▒z, ba┼čar─▒lar─▒m─▒z, omuzlar─▒m─▒zdaki defterlerimizÔÇŽ hepsi bizi olu┼čturan tomurcuklar.

Ve daha niceleriÔÇŽ

D├╝n e─čitimde bu tomurcuklar─▒n derdi ile yeti┼čtirilen Sinanlar, v├╝cut olarak 50 ya┼č─▒nda iken ak─▒l ve g├Ân├╝l olarak 500 ya┼č─▒nda bir k─▒vam elde ettiler ve arkalar─▒nda ├žil ├žil kubbeler b─▒rakt─▒lar. ┼×imdilerde ise 40 ya┼č─▒nda oldu─ču h├ólde 4 ya┼č─▒nda ya┼čayanlar dolu. ├ékif buna esefle bak─▒n ne diyor:

Hay├ót─▒ anlam─▒yor… ├ç├╝nk├╝ g├Ârm├╝yor, okuyor;
Zavall─▒ k─▒rk─▒na gelmi┼č de a─čz─▒ s├╝t kokuyor!

Bu tipler, Necip Faz─▒lÔÇÖ─▒n dedi─či gibi, zaman─▒nda;

Annesi g├╝l koklasa, a─čz─▒ g├╝l kokan ├žocuk;
A─ča├ž i├žinde a─ča├ž geli┼čtiren tomurcuk…

bak─▒┼č─▒yla yeti┼čtirilseydi, 40 ya┼č─▒nda iken 4 de─čil, Sinanlar gibi 400, 500, 600 y─▒ll─▒k bir ya┼č─▒ yakalam─▒┼č olacaklard─▒.

Derdi ├žekilirse bu m├╝mk├╝n.

├ç├╝nk├╝ b├╝t├╝n ba┼čar─▒lar dertlenmelerin arkas─▒nda gelir. ├çekmeden hangi sanc─▒y─▒ ├žekebilir insan? Ya da duymadan hangi sesi i┼čitebilir? Ya da bakmadan hangi varl─▒─č─▒ g├Ârebilir? Bu ├╝├ž suale de ┬źhi├žbiri┬╗, ┬źher┬╗, ┬źbirka├ž┬╗, ┬źkolay┬╗, ┬źzor┬╗, ┬źd─▒┼č┬╗, ┬źi├ž┬╗ ya da ┬źbunlar─▒n tamam─▒┬╗ ┼čeklinde cevap verebiliriz. Dertlenmenin seviye ve yang─▒n─▒na g├Âre.

Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n ┼ču m├ónidar ifadeleri de ├žok ┼čey anlat─▒yor:

ÔÇťZenginlik, b├╝y├╝kl├╝k ve y├╝ksek mevkilerde bulunmak ├╝midi ile, m├╝┼čteri a┼čk─▒ndan, yani seni sat─▒n alacak, sana de─čer verecek kimseler bulmak arzusu ile g├Âz├╝n├╝ kapamak ┼č├Âyle dursun, etraf─▒na d├Ârt g├Âzle bak─▒yorsun.

Uyusan bile r├╝yada m├╝┼čteri g├Âr├╝yorsunÔÇŽÔÇŁ

Ya y├╝ce gayeler i├žin, y├╝ksek duygular i├žin, y├╝z ak─▒ bir neslin yeti┼čmesi i├žin? Din├«, mill├« ve m├ónev├« tomurcuklar─▒n derdi, ├╝zerinde ya┼čad─▒─č─▒m─▒z topraklardaki tomurcuklar─▒n derdi de ayn─▒ derecede bizleri uyan─▒k tutuyor mu?

Acaba ├çanakkale MuharebeleriÔÇÖnin en yo─čun olarak hat─▒rland─▒─č─▒ ┼ču g├╝nlerde orada y├╝z binlerce gazinin ve y├╝z binlerce ┼čehidin tomurcuklar─▒ ne ├ólemde?

Dedemizin tarih sayfalar─▒ndaki tomurcuklar─▒ ne h├ólde? ├ť├ž k─▒tada kanayan izler ne durumda?

├çanakkale gazilerinden olan dedem Mehmed K├óz─▒m EfendiÔÇÖnin bombard─▒manlar alt─▒nda kaleme ald─▒─č─▒ sat─▒rlar─▒ okurken akl─▒ma hep bu sualler gelir. Daha ├Ânce baz─▒ pasajlar─▒ ne┼čretti─čim o sat─▒rlardan birka├ž─▒n─▒ daha gelin birlikte okuyal─▒m:

ÔÇť27 Temmuz 331 tarihinde

15 bu├žukluk ob├╝s toplar─▒ Ar─▒burnuÔÇÖna 6 ├žift manda ile getirilip hemen d├╝┼čmana endaht oldu─čunda [at─▒┼č yap─▒ld─▒─č─▒nda] ─░ngilizler firar edip sahile d├Âk├╝lm├╝┼čt├╝r. Rabbim Te├ól├ó ve Tekaddes Hazretleri c├╝mle ordular─▒m─▒za kuvvet ve cesaretle muzafferiyet ihsan buyursun, ├óm├«nÔÇŽ

21 A─čustos yevm-i Cuma

Saat 9 bu├žukta d─▒┼č denizden d├╝┼čman donanmas─▒ Akba┼č ─░skelesiÔÇÖni bombard─▒man edip 20 aded mermi endaht etti [att─▒]. 18ÔÇÖinci merminin endaht─▒nda iskelede bulunan 12.000 aded ├žuval un dolu ve sair erzak kez├ó y├╝r├╝k vapuruna isabet edip biraz yand─▒kdan sonra hemen vapurun ate┼čini s├Ând├╝rd├╝k. Ba┼čka bir vukuat olmad─▒─č─▒ [hasebiyle] Cen├ób-─▒ Mevl├ó-y─▒ M├╝te├ól HazretleriÔÇÖne ┼č├╝k├╝rler olsun. Vapura merminin isabetinden sonra 7 ve 8 mermi daha endaht edildi. Ate┼č kesilmedi─činden n├ó┼č├« tabi├« vapurun ate┼čini s├Ând├╝rme─če bir kimse cesaretle gidip s├Ând├╝remedi; b├╝y├╝k kaz├ódan kurtulduk, elhamd├╝lill├óh.

22 A─čustos Cumartesi ak┼čam─▒ saat 1:50ÔÇÖde;

Ar─▒burnu, Sedd├╝lbahir, Kumkale, Anafarta; b├╝y├╝k toplarla ┼čiddetli muharebeye devam edip hatt├ó Ar─▒burnu muharebesinde mitraly├Âzler pek s─▒k s─▒k ate┼č edip b├╝y├╝k h├╝cumlar oldu. Muharebe sabaha kadar ┼čiddetli olarak devam etti.

22 A─čustos Cumartesi saat 6ÔÇÖda;

D─▒┼č denizden d├╝┼čman─▒n donanmas─▒ 22 aded mermi endaht edip [at─▒p] iskeleye ve civarlar─▒nda bulunan demirhane ve tayyare top├žular─▒n─▒n ve cephane kollar─▒n─▒n yanlar─▒na yak─▒n mermiler d├╝┼čt├╝ ise de hikmeten lill├óh hi├žbir kaz├ó zuh├╗r etmedi ki, Cen├ób-─▒ Hak Lemyezel HazretleriÔÇÖne ┼č├╝k├╝rler olsun…ÔÇŁ

Bunlar unutulmamas─▒ gereken ger├žekler.

├ç├╝nk├╝ bunlar; tarihimizde derin izler b─▒rakm─▒┼č, silinmez ibretler biriktirmi┼č ve h├óf─▒zalara kaz─▒nm─▒┼č dersler ile tecr├╝beler hazinesi olu┼čturmu┼č ger├žeklerin vesikalar─▒d─▒r. Bu y├╝zden tarihimizin b├╝t├╝n ├Ânemli safhalar─▒, sat─▒rlar─▒m─▒zda ve sad─▒rlar─▒m─▒zda zinde bir ┼čekilde yer almal─▒, bilhassa millet├že cennet vatan─▒m─▒zda varl─▒─č─▒m─▒z─▒n d├Ân├╝m noktalar─▒nda belirleyici bir vasfa sahip olan ├çanakkale Muharebeleri ve ─░stikl├ól Harbi gibi m├╝him ger├žekler ve onlar─▒n alarm dolu vesikalar─▒ daima g├╝ndemde kalmal─▒d─▒r. Belli ki bu ┼čuurla Faruk Nafiz ┬źEskiden, ┼×imdi┬╗ ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda yazd─▒─č─▒ d├Ârtl├╝klerde baz─▒ tarih├« ger├žeklere inceden inceye bak─▒n nas─▒l temas ediyor:

Eskiden d├╝┼č├╝n├╝rd├╝k bahar gelince bizler:
┬źNas─▒l dallar donan─▒p ye┼čerecek filizler?┬╗
┼×imdi d├╝┼č├╝nmekteyiz bahar gelince bizler:
┬źH├╝cuma ge├žecek mi cenupta ─░ngilizler?┬╗

ÔÇŽ..

Eskiden d├╝┼č├╝n├╝rd├╝k sonbahar yakla┼čt─▒ m─▒:
┬źTiyatroya gideriz sinemalar ta┼čt─▒ m─▒?┬╗
┼×imdi d├╝┼č├╝nmekteyiz sonbahar yakla┼čt─▒ m─▒:
┬źAlamanlar VolgaÔÇÖy─▒, Ruslar DonÔÇÖu a┼čt─▒ m─▒?┬╗

ÔÇŽ..

Eskiden d├╝┼č├╝n├╝rd├╝k k─▒┼č─▒ g├Âr├╝p ufukta:
┬źYa─č, ┼čeker bol kilerdeÔÇŽ k├Âm├╝r ├žok odunlukta.┬╗
┼×imdi d├╝┼č├╝nmekteyiz k─▒┼č─▒ g├Âr├╝p ufukta:
┬źHarp edip etmiyene ac─▒s─▒n Hak so─čukta!┬╗

Bu dertli ifadeler, tarih├« tomurcuklar─▒n dertli h├ólleridir. ├ç├╝nk├╝ bu dertleri ├žekmeden huzura ve g├╝zelliklere ula┼čmak, m├╝mk├╝n de─čil. Hem, d├╝nya ├žilesine katlanmadan ├óhiret cenneti ne m├╝mk├╝n?

O h├ólde bizi olu┼čturan her meselede bahar vakti tomurcuk derdinde olan a─ča├žlar gibi olmal─▒y─▒z.

Kald─▒ ki, tomurcuk derdinde olan a─ča├žlara, topraklar yard─▒m eder, sular yard─▒m eder, mevsimler yard─▒m eder, g├Âkler yard─▒m eder, g├╝ne┼čler yard─▒m eder ve bah├ž─▒vanlar da g├Âz├╝ gibi bakarÔÇŽ

Hâsılı:

Ya─čd─▒r─▒r ya─čmuru g├Âklerde tomurcuk derdi,
├ç├Âl iken z├╝mr├╝t olur yerde tomurcuk derdi…
[Seyrî]

Her bahar, her sabah, her saat, her an, her nefes yeniden tutu┼čan bir tomurcuk derdiniz var m─▒?