┬źK─▒r─▒k Nesir┬╗ ve Felsef├« M─▒r─▒lt─▒lar…

M. Ali E┼×MEL─░

seyri@yuzaki.com

Nasrettin HocaÔÇÖya sormu┼člar:

ÔÇôHocam, g├Âle maya ├žal─▒n─▒r m─▒?

Demi┼č ki:

ÔÇôKazan─▒n do─čurdu─čuna inan─▒yorsun da ├Âld├╝─č├╝ne mi inanm─▒yorsun?

Demi┼čler:

ÔÇôHocam bindi─čin dal─▒ kesiyorsun!

Demi┼č ki:

ÔÇôE┼če─če mi inan─▒yorsun bana m─▒?

Demi┼čler:

ÔÇôHocam e┼če─če ters binmi┼čsin!

Demi┼č ki:

ÔÇôD├╝nyan─▒n merkezi buras─▒ÔÇŽ

Bu c├╝mleler, bazen l├ók-l├ók ederken kullan─▒lan g─▒r┬Čg─▒r bir karma. Hepsi birbirinden kopuk ayr─▒ ayr─▒ f─▒krala┬Čr─▒n belli vurgular─▒n─▒n herhangi bir tenas├╝p olmadan bir araya getirilmesi. Usuls├╝zce, edeb├« olmadan.

Mevzuya bu ├Ârnekle ba┼člad─▒m, ├ž├╝nk├╝;

G├╝n├╝m├╝zde moda bir hayat─▒n ve edebiyat, ┼čiir ve sanat ad─▒ alt─▒nda ortaya konan pek ├žok mahs├╗l├╝n du┬Črumu bu.

Yenilik ve modernizm nam─▒na modaya bo─čulmu┼č hayata, edebiyata ve ┼čiire bak─▒n, hepsi birbiriyle ayn─▒. Fakat hakikatten, inanc─▒ndan ve kendi k├Âk├╝nden ayr─▒, hatt├ó ayk─▒r─▒.

Dikkat edilmiyor;

Yenilik, do─čru ve g├╝zel olan─▒ terk etmeye d├Ân├╝┼č┬Čt├╝─č├╝ anda b├╝t├╝n ├Âzelli─čini yitirir. ─░nsanlar─▒ rahat s├Â┬Čm├╝rebilmek ve onlar─▒ israf ├ž─▒lg─▒nl─▒─č─▒na s├╝r├╝klemek i├žin
reva├žta tutulan moda ise, hi├žbir zaman yenilik demek de─čildir. As─▒l yeni olan, her zaman do─čru ve g├╝zel olan┬Čd─▒r. Do─čru, m├╝kemmel ve g├╝zel olan yenidir; onlar hi├ž┬Čbir zaman eski olmaz, her zaman yeni kal─▒r. Bu ger├že─čin d─▒┼č─▒nda bir yenilik aray─▒┼č─▒ ve modac─▒ yakla┼č─▒mlar, ne hayata ne edebiyata ne de ┼čiire bir ┼čey kazand─▒rm─▒┼čt─▒r. Aksine s├╝rekli zarar vermi┼č, g├╝d├╝kle┼čtirmi┼čtir.

Saplant─▒s─▒z bir ┼čekilde dikkatle incelerseniz g├Âre┬Čceksiniz ki;

Bug├╝n ┼čiir say─▒lan pek ├žok ┬źk─▒r─▒k nesir┬╗, ┬źba─č┬Člant─▒lar─▒ kopuk felsef├« m─▒r─▒lt─▒lar┬╗dan ibaret bir h├ólde. Ondan sonra halk anlam─▒yor diye halk─▒ su├žlamak da ikinci bir m─▒r─▒lt─▒ ve bo┼č d─▒rd─▒r. Pek ├žok me┼čhurlar─▒nki de d├óhil ┬źk─▒r─▒k nesirler┬╗, meydandan ├žekilmi┼č bir k├Â┼če┬Čcikte kendi kendine s├Âylenen, i├žine kapan─▒k bir ├╝sl├╗ba b├╝r├╝nm├╝┼čt├╝r. Eda ve sedas─▒n─▒ kaybetmi┼čtir. ├ľnce ─░smet ├ľZELÔÇÖin ┬ź├ľl├╝ Asker ─░├žin ─░lk T├╝rk├╝┬╗ ba┼čl─▒─č─▒ alt─▒nda yaz┬Čd─▒─č─▒ ┼ču iki sat─▒r─▒na bakal─▒m:

Bulutlar─▒ kovan h─▒r├ž─▒n─▒m benim, b├╝y├╝c├╝m
do─črudur gebe kald─▒─č─▒m co┼čkun bir akarsudan

Sonra da ├╝stat Necip Faz─▒lÔÇÖ─▒n ┼ču d├Ârtl├╝─č├╝n├╝ okuyal─▒m:

Ben ki, toz kanatl─▒ bir kelebe─čim,
Minicik g├Âvdeme y├╝kl├╝ Kaf Da─č─▒,
Bir zerreci─čim ki, Ar┼čÔÇÖa gebeyim,
Dev sanc─▒lar─▒m─▒n budur kayna─č─▒!

─░kinci ├Ârne─čin m├╝thi┼čli─či ve m├ón├ó derinli─či yan─▒n┬Čda birinci ├Ârne─čin yorumunu sizlere b─▒rak─▒yorum.

┬źBa─člant─▒lar─▒ kopuk felsef├« m─▒r─▒lt─▒lar┬╗a ─░smet ├ľZELÔÇÖden ├Ârnek se├žmemin sebebi, onun anla┼č─▒lamaya┬Čca─č─▒, anlamayanlar─▒n kendinde kusur aramas─▒ gerekti─či gibi sa├žma-sapan demagojik alanlar olu┼čturulmas─▒. Ne┬Čticede edebiyata ve ┼čiire dair saplant─▒lar meydana geti┬Črilmesi. Ge├žen g├╝n Bo─čazi├žiÔÇÖnde okuyan bir delikanl─▒ geldi ve arkada┼č─▒n─▒n ┼ču ifadesini nakletti:

ÔÇô─░ki y─▒ld─▒r ─░smet ├ľZELÔÇÖi okuyorum, hi├žbir ┼čey an┬Člam─▒yorum. Her ak┼čam vird gibi okuyaca─č─▒m ve bir g├╝n anlayaca─č─▒mÔÇŽ

├ľmr├╝ne yaz─▒k!

Ke┼čke s├Âyledi─či c├╝mleyle anlam─▒┼č oldu─čunu bilse!

Orhan Veli, ┬źb├╝t├╝n k─▒ymeti m├ón├ós─▒nda olan ┼čiir┬╗ diye bir ┼čey att─▒ ortaya, fakat ┬źb├╝t├╝n k─▒ymeti m├ón├ós─▒zl─▒─č─▒nda olan ┼čiir┬╗ler ve daha iyimser bir tabi┬Čri hak edenleri kastetti─čimizde de ┬źba─člant─▒lar─▒ kopuk felsef├« m─▒r─▒lt─▒lar┬╗ do─čdu.

├ťstelik;

B├╝t├╝n k─▒ymeti m├ón├ós─▒nda olan ifadeler deninceÔÇŽ

┼×unu sormak l├óz─▒m:

Nesir/d├╝zyaz─▒ bundan ba┼čka bir ┼čey mi? B├╝t├╝n d├╝zyaz─▒lar─▒n k─▒ymeti m├ón├ós─▒nda oldu─čuna g├Âre, art─▒k tamam─▒ ┼čiir mi? Bu tarifi bozuk ├žorba niye? ├ľyleyse hangi yaz─▒lara nesir/d├╝zyaz─▒ diyece─čiz? ─░smet ├ľZELÔÇÖin ┼ču ├Ârne─čine bak─▒n─▒z:

ÔÇťY─▒ld─▒zlar─▒n Uzakl─▒─č─▒na ├ľvg├╝

Karga┼ča. An─▒lacak g├╝nlerim olmad─▒ m─▒ benim? Ayak┬Člar─▒m─▒n korkusuzca ├ži├žeklendi─či, sil├óh─▒ma yap─▒┼č─▒p sabah─▒n serinli─čini bekledi─čim, kuzey gemileriyle sa─č─▒r oldu─čum g├╝n┬Čler, sepet ├Ârmeyi unuttu─čum g├╝nler olmad─▒ m─▒? Ey geceyi ve kahverengi bir d├╝zeni ta┼č─▒yan ellerim! Y├╝z├╝m├╝n u─čultusuyla ┼ča┼č─▒rt─▒n beni. O karanl─▒k orman─▒ yang─▒na vurun. ├ç├╝nk├╝ ben de ka├žarken ard─▒mda kalanlar─▒ yak─▒yorum. Ama iyi biliyorum y─▒ld─▒zlar─▒, ama y─▒ld─▒zlar─▒n tanr─▒lar─▒n da ├╝st├╝nde parlad─▒klar─▒┬Čn─▒, an─▒lacak g├╝nlerimin gitgide yok oldu─čunu biliyorum.

Karga┼ča. Ve kolayca y─▒k─▒lan inan├žlar─▒m benim, benim en sa─člam ve da─č─▒n─▒k ellerim. Sabah─▒ nas─▒l tetikte bekliyorum. ┼×afakla damar damara sevi┼čti─čini g├Ârmek i├žin bilgeli─čin. Ve onar─▒yorum nas─▒l h─▒zla kendi g├╝c├╝m├╝. Nas─▒l bir soylu bo┼člu─ča ├ž─▒lg─▒nca kanayorum. Ey yang─▒nlar art─▒─č─▒! Her yang─▒ndan arta kalan bir ┼čey, her yang─▒ndan arta kalan ger├žek ┼čey├žo─čalt beni.ÔÇŁ

─░┼čte size ├╝├ž paragrafl─▒k nesir/d├╝zyaz─▒. ┼×iir kelime┬Čsinde ayr─▒ hava var diye buna ┼čiir diyeceksek, bu ┼čekil┬Čdeki b├╝t├╝n nesirlere ┼čiir dememiz l├óz─▒m. Sonra da nesir diye bir ┼čey yok, hepsi ┼čiirdir deme noktas─▒na da gelinir tabi├«. Garip├žilik ak─▒m─▒n─▒n tuhaf telkinleri hatt├ó sava┼čt─▒─č─▒ mevzu zaten buydu. Orhan VeliÔÇÖnin tezat dolu ┼ču yakla┬Č┼č─▒m─▒n─▒ hat─▒rlayal─▒m:

ÔÇť┼×iirde h├╝cum edilmesi l├óz─▒m geldi─čine inand─▒─č─▒m zihniyetlerden biri de m─▒srac─▒ zihniyettir.ÔÇŁ

Tek s├Âyleyemedikleri nokta d├Âne-dola┼ča ┼čuraya var─▒yor.

ÔÇťBiz nesir yazal─▒m, siz ┼čiir deyin!ÔÇŁ

├éhenk olmas─▒n, ed├ó olmas─▒n, terazi olmas─▒n, ayar olmas─▒n. T─▒pk─▒ kale olmas─▒n, top olmas─▒n, saha olmas─▒n da g├╝zelce bir futbol oynayal─▒m der gibi. Yani kale gol├╝ engelliyor, top ayaklar─▒ kayd─▒r─▒yor, sahalar da nefesleri mi t─▒k─▒yor ne? Kaleyi kald─▒r─▒nca futbolun s─▒n─▒rlar─▒n─▒ ge┬Čni┼člettim diyebilir misiniz? Kale kalk─▒nca her taraf kale tabi├«. Ama top gole de─čil, taca gider art─▒k. Hele topu kald─▒rsan─▒z futboldan, statta sadece ├╝├ž-be┼č fanatik ka┬Čl─▒r. Di─čerleri ne der: ┬źNe g├╝zel futbol oynan─▒yordu, biz de zevkle seyrediyorduk, can─▒na okudular.┬╗ ─░┼čte d├╝zyaz─▒ malzemeleriyle yaz─▒lan ve ┬źk─▒r─▒k nesir┬╗ diyebilece─čimiz ┼čiir yakla┼č─▒mlar─▒ da, bu hazin maceray─▒ ya┼č─▒yor.

Malzeme dedik.

Bu son derecede ├Ânemli. Eksik malzemeyle bir yap─▒ kursan─▒z onu ayakta tutamazs─▒n─▒z. Mesel├ó bir apartman─▒ yaparken demiri ve ├žimentoyu eksik kullansan─▒z, dep┬Črem oldu─čunda o bina yerle bir olur. Bazen depreme bile gerek kalmadan ├ž├Âken binalara da ┼čahidiz.

Ayn─▒ ┼čekilde;

Tarihten bug├╝ne ┼čiirin de, edebiyat─▒n da malzeme ve vas─▒talar─▒n─▒ iyi anlamak l├óz─▒m. Olu┼čturulan yap─▒ya m├╝hr├╝n├╝ vuran ve s├Âz├╝, ┼čiir veya nesir olarak belirleyen malzeme ve vas─▒talar─▒ bilmezseniz, karga┼ča ya┼čars─▒n─▒z. Bulan─▒k ve puslu hava olu┼čturup kendini bir ┼čey sand─▒┬Čran seviyesiz mahsuller ortaya ├ž─▒kar. S├Âz├╝n beslendi─či kaynaklar bile de─či┼čir. Kendine yabanc─▒la┼č─▒r. K├Âk├╝nden ve halk─▒ndan kopar. Ge├žmi┼čini karalar durur bo┼č yere. Sonra da karalamadan ibaret kal─▒r. Fakat bunun s├Âylen-mesini de istemez. Tenkit kabul etmekten ka├žar. Kendi olu┼čturdu─ču g├╝ce de─čil, ├ža─čda┼čl─▒k ve modernite kelime┬Člerinin ┼čemsiyesinin g├Âlgesine saklan─▒r. ├ça─čda┼č ┼čiir bu, modern tarz bu! Ba┼čka ├«zah? Eh i┼čte.

Bu y├╝zdendir ki;

Tarihten beri edebiyat─▒m─▒z─▒ zenginle┼čtiren muaz┬Čzam ┼čiir d├╝nyam─▒zda sadece acemilere h├╝cum ederek do─čan ┬źk─▒r─▒k nesirler┬╗ hakk─▒nda dokunulmazl─▒k alan─▒ olu┼čturuldu. O ┬źk─▒r─▒k nesirler┬╗e y├Ânelik olarak; ┬ź┼×iir ve ┼čair tenkit edilmez, edilirse bu sayg─▒s─▒zl─▒k ve seviyesizlik olur.┬╗ ┼čeklinde anlay─▒┼člar geli┼čtirildi. Bilhassa baz─▒ isim┬Čler i├žin. ├ľyle ki, okuyan ve d├╝┼č├╝nen kesimde dah├«, an-lamad─▒─č─▒ ve hatas─▒n─▒ bariz olarak g├Ârd├╝─č├╝ aksak ┼čiirler kar┼č─▒s─▒nda bile ├žekimser, kendi akl─▒n─▒ su├žlay─▒c─▒, kendini yetersiz g├Âr├╝c├╝ bir yakla┼č─▒m geli┼čti. Onlar tart─▒┼č─▒lmaz┬Čla┼čt─▒r─▒ld─▒. Neticede toplum, d├╝ne nazaran ┼čiirden koptu. Herkes ┼čiir yaz─▒yor g├Âr├╝nse de.

B├╝t├╝n bunlar da g├Âsteriyor ki bug├╝nk├╝ ┬źk─▒r─▒k ne┬Čsir┬╗ ├žer├ževesindeki ┼čiir anlay─▒┼č─▒n─▒, cidd├« bir ┼čekilde, ├Âzel┬Člikle de malzemeleri, vas─▒talar─▒, arka pl├ónlar─▒, k├╝lt├╝r├╝, beslendi─či kaynaklar─▒ ve bunlar─▒n neticeye nas─▒l yan┬Čs─▒d─▒─č─▒ konular─▒ etraf─▒nda mant─▒kl─▒, ayaklar─▒ yere basan tenkitlere t├ób├« tutmak gerekir.

Çünkü;

Do─čru tenkitler yap─▒lmad─▒─č─▒ takdirde ┼čiirin seviyesi daha da d├╝┼čecektir. ─░ncir niyetine patl─▒can sat─▒lacakt─▒r. ┼×i┬Čirin ├ž─▒kmazlar─▒ artacak; ┼čair de, okuyucu da o ├ž─▒kmazlar┬Čda bo─čulacakt─▒r. Bug├╝n gerek m├╝him isimlerden gerekse s─▒radan isimlerden ele ald─▒─č─▒m─▒z pek ├žok eserde bu ├ž─▒k┬Čmazlar─▒ g├Âr├╝yoruz. Mesel├ó ─░sl├óm├« kimli─či ile ├Âne ├ž─▒kt─▒─č─▒ h├ólde yazd─▒klar─▒nda h─▒ristiy├ón├« unsurlar ta┼č─▒yan me┼čhur┬Člar─▒m─▒z var. Bu ac─▒ ger├žek ┼ču tespiti ortaya koyuyor:

Y─▒llarca ┼čiirin vitrin k─▒sm─▒nda yap─▒lan ┼čekil kavga┬Člar─▒, asl─▒nda mutfak k─▒sm─▒nda k├╝lt├╝r ve inan├ž kavgalar─▒ olarak ger├žekle┼čmi┼čtir. Neticede ├╝zerine d├╝┼č├╝lmedi─či i├žin fark edilmeden temelde inan├žs─▒zl─▒k yakla┼č─▒mlar─▒ ya da muharref inan├žlar─▒n bak─▒┼č a├ž─▒lar─▒ ┼čuur alt─▒nda baz─▒la┬Čr─▒n─▒n ┼čiir anlay─▒┼č─▒na taht kurmu┼čtur. ├ľyle ki bir il├óhiyat profes├Âr├╝ bile ┼čiirde ─░sl├óm├« unsur g├Âr├╝nce; ┬źBu edebi-yat de─čildir!┬╗ h├╝km├╝n├╝ verebilmektedir. Oysa edebiyat konuya kar─▒┼čmaz. Herkes kendi d├╝nyas─▒n─▒n konusu et┬Čraf─▒nda edebiyat─▒n─▒ olu┼čturur ve m├╝him olan da onun edeb├« olup olmad─▒─č─▒d─▒r.

Bu noktadaki yanl─▒┼č h├╝k├╝m, asl─▒nda Orhan VeliÔÇÖnin; ÔÇťBug├╝ne kadar burjuvazinin mal─▒ olmaktan, y├╝ksek sana┬Čyi devrinin ba┼člamas─▒ndan evvel de dinin ve feodal z├╝mre┬Čnin k├Âleli─čini yapmaktan ba┼čka hi├žbir i┼če yaramam─▒┼č olan ┼čiirÔÇŽÔÇŁ tariflemesi ve; ÔÇťBiz senelerden beri zevkimize, ira┬Čdemize h├╝kmetmi┼č, onlar─▒ tayin etmi┼č, onlara ┼čekil vermi┼č edebiyatlar─▒n, o s─▒k─▒c─▒, o bunalt─▒c─▒ tesirinden kurtulabilmek i├žin, o edebiyatlar─▒n bize ├Â─čretmi┼č oldu─ču her ┼čeyi atmak mecburiyetindeyiz.ÔÇŁ c├╝mleleri ile; ÔÇťEskiye ait olan her ┼če┬Čyin, her ┼čeyden evvel de ┼čairanenin aleyhinde bulunmak l├óz─▒m.ÔÇŁ ┼čeklindeki ifadelerinden kaynaklanmaktad─▒r.

Bu c├╝mleleri iyi okursan─▒z;

Bak─▒┼č a├ž─▒s─▒nda, hi├žbir ┼čekilde do─čru-yanl─▒┼č, olumlu-olumsuz, isabetli-isabetsiz, g├╝zel-├žirkin ay─▒r─▒m─▒ diye bir ilm├«lik g├Âremeyeceksiniz. Yani g├╝zel de olsa, isabetli de olsa, olumlu da olsa, do─čru da olsa kar┼č─▒ ├ž─▒kmak fikri, acaba hangi d├╝┼čmanca tavr─▒n eseridir?

B├Âylesi garabetlerin arka pl├ón─▒n─▒ g├Ârmeyip de mo┬Čdas─▒n─▒n r├╝zg├ór─▒na kap─▒lanlar, ┼čiirde beslenme kaynak┬Člar─▒n─▒ de─či┼čtirmi┼čler ve kendi peygamberini anlat─▒rken bile onu k├Ât├╝leyen bir yap─▒ i├žerisinde kalem oynatma gafletine d├╝┼čm├╝┼člerdir.

Yani bug├╝n ┼čiirde ┼čekil de─či┼čikliklerinden ├žok asl─▒nda kaynak de─či┼čmesi, yap─▒ kaymas─▒, kendi mede┬Čniyetinden kopu┼č, hatt├ó ka├ž─▒┼č tarz─▒nda de─či┼čiklikler daha fazlad─▒r. Serbest tarz, sadece vezni de─či┼čtirme i┼či olmam─▒┼č, ┼čiirin beslendi─či kaynaklar─▒ da de─či┼čtirmek ┼čeklinde tezah├╝r etmi┼čtir. Ortaya ├ž─▒kan garabetleri ise saymakla bitmez. Mesel├ó;

Ali M├╝fit G├ťRTUNA zaman─▒nda ─░stanbul B├╝y├╝k┬Č┼čehir Belediyesi K├╝lt├╝rel ve Sosyal ─░┼čler Daire Ba┼čkan┬Čl─▒─č─▒nca haz─▒rlanm─▒┼č ┬źFethin 550. Y─▒l─▒ An─▒s─▒na ─░stanbul ┼×iirleri ÔÇô Yaz─▒lar─▒┬╗ adl─▒ kitapta ┬ź─░stanbulÔÇÖun Bir Y├╝z├╝┬╗ ba┼čl─▒kl─▒ ┼čiirde Serhat KESTEL bak─▒n ne diyor:

ÔÇťÔÇŽ

Minarelerin de iri salyangozlar gibi
Ve de elektrik direklerinde
├çifter ├žifter hoparl├Ârlerle
Avaz avaz ezanlar─▒n!..ÔÇŁ

Fethe adanacak c├╝mleler mi bunlar? G├╝├žl├╝ bir ┼čiir tenkidi g├╝n├╝m├╝zde olmad─▒─č─▒ i├žin ┼ču garabetin say─▒s─▒na bereket. Bu ┬źk─▒r─▒k nesir┬╗de her ne kadar ─░stanbulÔÇÖa eski camileriyle g├╝zel olarak bak─▒lsa da yeni yap─▒lan cami┬Člerin ┼čehri ├žirkinle┼čtirdi─či vurgusu daha ├Ânde veriliyor. Sonra da yukar─▒daki ├žirkin m─▒r─▒lt─▒lar s├Âyleniyor. Cami┬Čler hakk─▒ndaki estetik tenkit b├Âyle yap─▒lmaz. En k├Ât├╝ minare bile hi├žbir zaman salyangoz gibi de─čildir. Fakat bu derece minare ve ezandan rahats─▒zl─▒k y├╝kl├╝ c├╝mle┬Čler, 550. fetih y─▒l─▒na atfen haz─▒rlanan eserde bir salyan┬Čgoz gibi yer almaktaÔÇŽ

Bunun i├žindir ki ┼čiirde ┬źfelsef├« m─▒r─▒lt─▒lar┬╗ tespiti etraf─▒nda ya┼čanan ve ┬źk─▒r─▒k nesir┬╗ ├╝zerinde yo─čunla┼čan neticeler ve kopukluklar, net bir ┼čekilde masaya yat─▒r─▒l┬Čmal─▒. Bu netice ve kopukluklar─▒n olu┼čturdu─ču bo┼člu─ču ve bu bo┼člu─ču nelerin doldurdu─čunu da g├Ârmeli.

Y─▒─č─▒nla tespitten birka├ž─▒na temas edecek olursak, her ┼čeyden evvel m├ón├óya y├Ânelik olarak sahtecilik do─č┬Čdu. S├Âylenmeyeni s├Âyledi, s├Âyleneni s├Âylemedi gibi sa├ž┬Čma yorumlar. ┬ź┼×iir l├ófza s─▒─čmaz.┬╗ gibi z─▒rvalar. Sormal─▒: ┬źM├ón├ón─▒n kendisini arzedece─či vas─▒ta olarak l├óf─▒zdan ba┼čka imk├ón─▒ var m─▒?┬╗

Sadece bunlar m─▒?

┼×iirin, daha nice dertleri, ├ž├Âz├╝lmemi┼č meseleleri var. Hele T├╝rk├ženin do─čru kullan─▒lmamas─▒, ba┼čl─▒ ba┼č─▒┬Čna bir dert. Kelimelerin ne m├ón├ólara geldi─či bilinmeden yerli yersiz kullan─▒lmas─▒ ayr─▒ bir dert. Kullan─▒lan ifade┬Čnin b├╝t├╝n pencerelerini hesaba katmadan pald─▒r k├╝ld├╝r sat─▒rlara d├Âk├╝lmesi ba┼čka bir dert. Ge├ženlerde ┬źk─▒r─▒k nesir┬╗lerin birinde ┼č├Âyle bir c├╝mle okudum:

ÔÇťHerkes, birbirinin kirli aynas─▒ÔÇŽÔÇŁ

Kabullenemedim.

Hi├ž d├╝┼č├╝n├╝lmemi┼č sakat bir ifade!

Bu kategoriye girenler toplumda elbette vard─▒r. Fa┬Čkat herkes de─čil! Belli bir kesim i├žin s├Âyleyebilece─činiz s├Âz├╝, herkese s├Âyleyemezsiniz. S├Âylerseniz ┼ču su├óller devreye girer:

Yeni do─čmu┼č tertemiz bir ├žocuk kimin kirli ayna┬Čs─▒? Eli ├Âp├╝lesi cennet anahtar─▒ analar kimin kirli aynas─▒? Toplumun fazilet abidesi b├╝y├╝k ┼čahsiyetleri, kimlerin kirli aynas─▒?

┼×iirin bir derdi de;

┬źK─▒r─▒k nesir┬╗de yaz─▒lanlar─▒n ana tema ve maksad─▒n d─▒┼č─▒na ta┼čarak cidd├« ├Âl├ž├╝de yanl─▒┼č anlamalara m├╝sait ol┬Čmas─▒. Hatta ├«manlar─▒ bile tehlikeye sokacak noktalara ula┼čmas─▒. Yani m├ón├ó diye yola ├ž─▒k─▒ld─▒─č─▒ h├ólde m├ón├óy─▒, yazan─▒n da okuyan─▒n da ikinci, bazen de ├╝├ž├╝nc├╝ pl├óna atmas─▒. Hatta bazen de i┼či duyguya vurup m├ón├óy─▒ kaale almamas─▒ÔÇŽ

Bu tesbite ├Ârne─či, ├žok yayg─▒n bir yanl─▒┼č h├óline gel┬Čdi─či i├žin Sezai KARAKO├çÔÇÖtan verece─čim. Daha evvel de temas etmi┼čtim. Ancak kat─▒ld─▒─č─▒m pek ├žok program┬Člarda h├ól├ó ayn─▒ hatan─▒n yap─▒ld─▒─č─▒na ┼čahid oldu─čum i├žin tekrar etmek istiyorum. Sezai BeyÔÇÖin ┬źS├╝rg├╝n ├ťlkeden Ba┼čkentler Ba┼čkentine┬╗ ba┼čl─▒kl─▒ bir ┼čiiri var. ─░stanbulÔÇÖa yaz─▒lm─▒┼č. ─░stanbul ve medeniyeti etraf─▒nda anlat─▒mlar┬Čda bulunuyor. Fakat pek ├žok edebiyat├ž─▒ da d├óhil k├╝lt├╝r programlar─▒nda, radyolarda vesaire ┼čiir ziyafetlerinde bu ┼čiir ya bir naÔÇÖt ya da bir tevhid olarak okunuyor. ┼×i┬Čirde ge├žen ┬źEn sevgili┬╗ tabirinden ve baz─▒ s├Âyleyi┼člerin y├Ânlendirmesinden hareketle insanlar b├Âyle d├╝┼č├╝n├╝┬Čyor. Ancak m├ón├óya dikkat edilmedi─činden ┼čiirin di─čer vurgular─▒n─▒n buna son derecede engel oldu─ču fark edil┬Čmiyor. ─░┼čte birka├ž m─▒sra:

ÔÇťSana geldim ayaklar─▒na kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa lâyık olamasam da
Uzatma d├╝nya s├╝rg├╝n├╝m├╝ benim
Ey g├Ânl├╝m├╝n do─čurdu─ču
B├╝y├╝tt├╝─č├╝ emzirdi─či
Ku┼č t├╝y├╝nden
Ve ku┼č s├╝t├╝nden
Geceler ve g├╝nd├╝zlerde
─░nsanl─▒─ča an─▒t gibi y├╝kseltti─či
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma d├╝nya s├╝rg├╝n├╝m├╝ benimÔÇŁ

┼×iirde ge├žen ┬źaf dilemeye geldim┬╗ c├╝mlesi ile ┬źuzatma d├╝nya s├╝rg├╝n├╝m├╝ benim┬╗ talebi ve ┬źen sev┬Čgili┬╗ tabiri, ilk anda tabi├« olarak bu ifadelerin muhatab─▒ AllahÔÇÖt─▒r fikrini uyand─▒rmaktad─▒r. Kime sorsam bu ce┬Čvab─▒ veriyor. Hatta yerlere yatarak dua edercesine oku┬Čyanlara rastlad─▒m. Ancak ┼čiirde yer alan: ┬źEy g├Ânl├╝m├╝n do─čurdu─ču/ b├╝y├╝tt├╝─č├╝, emzirdi─či┬╗ m─▒sralar─▒n─▒ ne yapa┬Čcaks─▒n─▒z? AllahÔÇÖa b├Âyle hitap etti─čini d├╝┼č├╝nmeden oku┬Čmak ne kadar do─čru? M├ón├ódan bu derecede kopukluk m├ón├ó diye ortaya ├ž─▒kan bir tarza gider mi? G├Ârebilmeli ki, ┼čairin g├Ânl├╝n├╝n do─čurabilip b├╝y├╝tt├╝─č├╝ ve emzirdi─či bir muhatap ne Allah olur, ne de Hazret-i Peygamber! Bu noktada bu ┼čiirle al├ókal─▒ olarak okuyucular─▒n zihnin┬Čde tevhid ve naÔÇśt olarak yerle┼čme imaj─▒n─▒ de─či┼čtirmek kadar, ┼čiirde bu y├Âne kap─▒ a├žan taraflar─▒n da cidd├« bir tashihe ihtiyac─▒ oldu─čunu fark etmelidir.

Bunlar fark edilmedik├že ┬źk─▒r─▒k nesr┬╗in ┬źba─člant─▒┬Člar─▒ kopuk felsef├« m─▒r─▒lt─▒lar┬╗─▒ bir maharetmi┼č gibi devam edip gidiyor. Ali URALÔÇÖ─▒n ┬źCan Havli┬╗ ba┼čl─▒kl─▒ ┬źk─▒r─▒k nesr┬╗indeki ┼ču sat─▒rlar da bunu g├Âstermiyor mu:

ÔÇťhep uzatmada yeniliyor, e┼či─če tak─▒l─▒yor aya─č─▒
y├╝zge├žlerini g├Âsteriyor hep k├Âpek bal─▒klar─▒
hacer├╝lesvedÔÇÖi yan─▒nda gezdiriyor
ne eli hat─▒rl─▒yor, ne duda─č─▒ hepÔÇŁ

B├Âylesi anlat─▒mlar dolay─▒s─▒yla hep ÔÇťK├Ârler sa─č─▒rlar / Birbirini a─č─▒rlar!ÔÇŁ kabilinden ┼čeyler doluyor ortal─▒─ča.

Bir de k├Ât├╝ tesirlerde kalarak kalem oynatmak ┼čiir i├žin ayr─▒ bir dert. Mesel├ó Tevfik FikretÔÇÖin ─░stanbulÔÇÖa olan nefretini anlatt─▒─č─▒ ┬źSis┬╗ ┼čiirinin tesiriyle yaz─▒lan ve ayn─▒ mevzuyu suyunun suyu ┼čeklinde bayd─▒r─▒c─▒ bir dille ve ┬źk─▒r─▒k nesirle┬╗ d├Âk├╝k anlat─▒mlar, fazladan gevezelik gibi. Hilmi YAVUZÔÇÖun ─░stanbulÔÇÖu anlat─▒rken kulland─▒─č─▒ ┼ču c├╝mlelere bak─▒n─▒z:

ÔÇťBen kimden koptumdu, ak┼čamlar depresif, manik
Bir aynayla beni ba─člad─▒ banaÔÇŽ pis
Bir kitap ├ž├Âk├╝nt├╝s├╝: o, benÔÇÖim! Ku─čularla garanik
-i ulyâ!.. sürüngen giysileriyle iblis;
alan da oÔÇÖydu, satan daÔÇŽ ┼čeytanca al─▒┼čveri┼č!
Birle┼či bir le┼č tirirken y─▒rt─▒k, yar─▒m;
Satan o giysileri benden ├Ânce de giymi┼čÔÇŽÔÇŁ

Bu ┼čekilde ┬źSis┬╗ tesiriyle ─░stanbulÔÇÖu anlat─▒rken ba┬Čcala┼čan ┬źk─▒r─▒k nesir┬╗ler az de─čil. Hani yanl─▒┼člar─▒ onlar─▒ ihtiva eden do─čru yakla┼č─▒mlarla tenkit etmekte hi├žbir za┬Čman sak─▒nca yok. Ancak Ey├╝p SultanÔÇÖ─▒, S├╝leymaniyeÔÇÖyi, Aziz Mahmud H├╝d├óy├«ÔÇÖyi, Yahy├ó EfendiÔÇÖyi Hazret-i Y├╗┼č├óÔÇÖy─▒ ve bunlar gibi nice madd├« ve m├ónev├« hazineleri yok sayarak ─░stanbulÔÇÖu toptan k├Ât├╝lerseniz, s├Âz├╝ ve ┼či┬Čiri daralt─▒rs─▒n─▒z. Tats─▒zla┼čt─▒r─▒rs─▒n─▒z. ┼×iir gerekti─činde bir ate┼čin ├╝zerinde baca olabilir, fakat bir bahar g├╝l├╝n├╝n ├╝zerinde baca olamaz. Bir b├╝lb├╝l├╝n terenn├╝mlerine de baca olamaz.

Yoksa ┼čiir de g├╝d├╝kle┼čir, ┼čair de.

Hâsılı;

┼×iir anlay─▒┼č─▒nda k├Âkl├╝ yap─▒m─▒za g├Âre bir tashih yapmak ve kendi k├╝lt├╝r├╝m├╝z├╝n, inanc─▒m─▒z─▒n, ├Âz mede┬Čniyetimizin netli─či, m├╝kemmelli─či, enginli─či ve zengin┬Čli─činden beslenerek kimli─čimizi olu┼čturan din├« ve mill├« ihtiya├žlar─▒m─▒z etraf─▒nda ┬źMuhammediyyeler, k─▒sas-─▒ enbiyalar, Leyl├ó ve Mecnunlar, Yusuf u Z├╝leyh├ólar, gazavat-n├ómeler, fetih-n├ómeler┬╗ vesaire eserleri yeni┬Čden kaleme almak ve kendi toplumumuzu kendi k├╝l┬Čt├╝r ve inanc─▒m─▒zla yo─čurmak mecburiyetindeyiz. Aksi h├ólde; ┬źHer k├╝lt├╝r kendi inanc─▒n─▒n v├╝cuda b├╝r├╝nm├╝┼č h├ólidir.┬╗ ger├že─či g├Âze ├žarpmaz ve yabanc─▒ k├╝lt├╝rlerin ├╝fledi─či malzemeler kar┼č─▒s─▒nda a┼ča─č─▒l─▒k duygular─▒ i├žeri┬Čsinde kalemden s├╝z├╝len garabetler devam eder. ┼×air, ┼čuur┬Čdan kopar. Edebiyat, edepten kopar. Toplum da her ikisin┬Čden kopar.

Fuz├╗l├«ÔÇÖye ┼čik├óyet vaktidir:

S├Âzden yana bo┼č l├óf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«
─░p olmayan elyaf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«

Art─▒k modad─▒r i─čreti s├Âz, e─čreti c├╝mle,
Gaf ├╝st├╝ne gaf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«!..

G├Âkten de─čil ilham suyu, bakkal ┼či┼česinden,
├ť├ž-be┼č para masraf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«!

Ba─čr─▒nda g├Âz├╝n goncas─▒ marketten al─▒nd─▒,
Vitrinde foto─čraf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«!

Her bir s├Âz├╝ ├Âzden pi┼čiren n├╗ra inatla
Kibritteki caf-caf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«!..

Nazm─▒n pete─činden ar─▒lar kald─▒ uzakta,
En serseri evsaf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«!

G├╝l┼čen vazosundan g├╝zelim s├Âz ├ž├Âpe d├╝┼čt├╝,
S├Âzl├╝kleri israf da ┼čiir oldu Fuz├╗l├«!..

┼×iÔÇÖrin ki S├╝leym├óniyeÔÇÖsinden bozulan saf,
Bir yurdu bozar, eyleyemem ben buna insaf! [Seyrî]

Bu ┼čik├óyete sebep olan m├╝te┼čairlere bir de YavuzÔÇÖun me┼čhur tarz─▒yla ┼č├Âyle bir d├Ârtl├╝k dile geldi:

1 2 3 4

1 Bilmeyenler ├žok zamand─▒r ┼čiÔÇÖre d├óir l├óf eder,
2 ├çok zamand─▒r fark eden yok, l├óf├ž─▒lar hep gaf ederÔÇŽ
3 ┼×iÔÇÖre d├óir l├óf├ž─▒lar yaln─▒z l├╝gat masraf eder;
4 Lâf eder, hep gaf eder; masraf eder, isrâf eder!.. [Seyrî]

Hi├ž ┼č├╝phesiz ki bu durum;

┼×uurun ┼čiirden,

┼×iirin ilimden, ─░lmin hayattan,

Hayat─▒n hakikatten,

Hakikatin de kendi medeniyet ve inanc─▒ndan koptu┬Č─ču noktada ortaya ├ž─▒kmaktad─▒r.

O hâlde;

Kendi medeniyet ve inanc─▒m─▒z─▒n hakikat, hakikatin hayat, hayat─▒n ilim, ilmin ┼čiir, ┼čiirin ┼čuur ile b├╝t├╝nle┼čti─či ve birbirine sapasa─člam bir ┼čekilde ba─čl─▒ oldu─ču Yunuslar, Fuz├╗l├«ler ve ├ékiflerin mektebinde rahle-i tedristen ge├ž┬Čmek, ┼čiir yazmak isteyen herkes i├žin ┼čartÔÇŽ

Bu ┼čart, ┼čiir ve hayat─▒, ┼čuur merce─čiyle tahlil etmek mecburiyetini de hi├ž ┼č├╝phesiz ki ifade etmektedir. ├ç├╝nk├╝ ┼čuur, ┼čiirle do─črudan al├ókal─▒ bir ger├žektir. Edebin edebiyat┬Čla olan al├ókas─▒ gibi…