Prof. Dr. Nam─▒k A├çIKG├ľZ ile m├╝l├ókatÔÇŽ

R├ľPORTAJ

Sonsuzlu─ču A┼čan Bir Vuslat Yolculu─ču: M├«rac

Nam─▒k A├çIKG├ľZ Kimdir?

15.07.1956 tarihinde ManisaÔÇÖda do─čdu. ─░lk-orta ve lise tahsilini ManisaÔÇÖn─▒n Turgutlu il├žesinde, ├╝niversite tahsilini ise 1980 y─▒l─▒nda Ankara ├ťniversitesi Dil ve Tarih-Co─črafya Fak├╝ltesi Eski T├╝rk Edebiyat─▒ K├╝rs├╝s├╝ÔÇÖnde tamamlad─▒. Y├╝ksek Lisans─▒n─▒, ayn─▒ k├╝rs├╝de,ÔÇ» Prof. Dr. Hasibe MAZIO─×LUÔÇÖnun dan─▒┼čmanl─▒─č─▒nda haz─▒rlad─▒─č─▒ÔÇ» ┬źRiyaz├╝ÔÇÖ┼č-┼×uar├ó (Metin-Dizin)┬╗ adl─▒ teziyle, 1982 y─▒l─▒nda bitirdi. Bu arada Tapu ve Kadastro Genel M├╝d├╝rl├╝─č├╝ Tapu Ar┼čiv Dairesinde tetkik memuru olarak ├žal─▒┼čt─▒.

1982 y─▒l─▒nda F─▒rat ├ťniversitesi (Elaz─▒─č) Osmanl─▒ca Okutmanl─▒─č─▒ g├Ârevine atand─▒. 1986 y─▒l─▒nda, F─▒rat ├ťniversitesi Sosyal Bilimler Enstit├╝s├╝ÔÇÖnde, Prof. Dr. H├╝seyin AYANÔÇÖ─▒n dan─▒┼čmanl─▒─č─▒nda, ┬źRiy├óz├«, Hayat─▒, Eserleri, Edeb├« ┼×ahsiyeti, D├«v├ón, S├ókin├óme ve D├╝st├╗r├╝ÔÇÖl-AmelÔÇÖin Tenkitli Metni┬╗ adl─▒ teziyle doktoras─▒n─▒ tamamlad─▒. 1987 y─▒l─▒nda ayn─▒ ├╝niversitenin T├╝rk Dili ve Edebiyat─▒ B├Âl├╝m├╝ÔÇÖne yard─▒mc─▒ do├žent olarak atand─▒. 1992 y─▒l─▒nda bu g├Ârevdeyken do├žent oldu.

1994 y─▒l─▒nda Mu─čla ├ťniversitesi Fen-Edebiyat Fak├╝ltesi T├╝rk Dili ve Edebiyat─▒ B├Âl├╝m├╝ÔÇÖne kurucu b├Âl├╝m ba┼čkan─▒ olarak atand─▒. Ayn─▒ zamanda Sosyal Bilimler Enstit├╝s├╝ m├╝d├╝rl├╝─č├╝ g├Ârevini 1997 y─▒l─▒na kadar ├╝stlendi. ┬źKahve-n├óme┬╗ adl─▒ profes├Ârl├╝k takdim tezi ile 1998 y─▒l─▒nda profes├Âr oldu. Ayn─▒ y─▒l Mu─čla ├ťniversitesi Rekt├Âr Yard─▒mc─▒l─▒─č─▒ g├Ârevine atand─▒ ve bu g├Ârevde 2002 y─▒l─▒na kadar ├žal─▒┼čt─▒.

H├ólen Mu─čla ├ťniversitesi Fen-Edebiyat Fak├╝ltesi T├╝rk Dili ve Edebiyat─▒ B├Âl├╝m├╝ÔÇÖnde ├Â─čretim ├╝yesi olarak ├žal─▒┼čmaktad─▒r.

A├ž─▒kg├Âz, evli ve bir ├žocuk babas─▒d─▒r.

Nam─▒k A├çIKG├ľZÔÇÖ├╝n ┬źRiy├óz├« D├«v├ón─▒ndan Se├žmeler┬╗, K├╝lt├╝r Bakanl─▒─č─▒ Yay., Ankara 1990; ┬źFuz├╗l├«┬╗, ─░stanbul, 1998; ┬źHay├ól├«┬╗, ─░stanbul, 1999; ┬źNefÔÇÖ├«┬╗, ─░stanbul, 1999; ┬źKahve-n├óme┬╗, Ankara, 1999; ┬źAhmet Pa┼ča┬╗, ─░stanbul 2001 ve ┬źDat├ža Mezar Ta┼člar─▒ ve Kit├óbeleri┬╗, Dat├ža 2006 adl─▒ kitaplar─▒ ve 100 civar─▒nda ilm├« makale, bildiri ve genel dil ve edebiyat yaz─▒s─▒ yay─▒mlanm─▒┼čt─▒r.

Y├╝zak─▒: ├ť├ž aylar yakla┼č─▒yor. Recep ay─▒ i├žerisinde yer alan m├╝b├órek kandillerden birisi de m├«rac kandiliÔÇŽ bu sebepten bu ay Y├╝zak─▒ Dergisi olarak m├«rac-n├ómeleri konu almay─▒ d├╝┼č├╝nd├╝k.

─░lk ├Ânce genel bir giri┼č yaparsak, m├«rac ve m├«raciye terimlerini biraz a├žman─▒z m├╝mk├╝n m├╝?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: M├«rac, k├Âkeni itibar─▒yla Arap├ža bir kelimedir. Arap├žada ┬źarece┬╗ k├Âk├╝ ┬ź├ž─▒kt─▒, y├╝kseldi┬╗ demektir. Buradan miÔÇÖrac kelimesi t├╝retilmi┼č. MifÔÇÖal vezninden ism-i ├ólet olarak kullan─▒l─▒yorsa da art─▒k ─░sl├óm├« terminolojide bu; Peygamber EfendimizÔÇÖin yery├╝z├╝nden, g├Âky├╝z├╝ne y├╝kselmesi, ┬ź─░sr├ó┬╗ ile de gece yolculu─ču yapmas─▒ m├ón├ós─▒n─▒ kazanm─▒┼č bir terimdir. Bunu anlatan metinlere yani Peygamber EfendimizÔÇÖin yery├╝z├╝nden Allah kat─▒na y├╝kselmesini anlatan metinlere ise m├«rac-n├óme deniyor. M├«raciyeyi sadece bu metinlerin besteli ┼čekilde okunmas─▒ i├žin kullan─▒rsak, terim pl├ón─▒nda, dilimizi daha da zenginle┼čtirmi┼č oluruz.

M├«rac h├ódisesi Hazret-i Muhammed -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin m├╗cizelerindendir. Ama di─čer m├╗cizelerden farkl─▒l─▒k arz eden bir y├Âne sahiptir. Zira di─čer m├╗cizeler insan─▒n be┼č duyusuyla his ve idrak edebildi─či h├ódiseler c├╝mlesindendir. Mesel├ó; ┼čakkuÔÇÖl-kamer (ay─▒n ikiye yar─▒lmas─▒), parmaklar─▒n─▒n aras─▒ndan su ├ž─▒kmas─▒, g├Âlgesinin asla yery├╝z├╝ne d├╝┼čmemesi gibi m├╗cizeler, g├Âzle g├Âr├╝lebilen h├ódiselerdir. Ama m├«rac h├ódisesi ├Âyle de─čildir. Be┼čer├« pl├ón─▒n ├žok ├žok fevkinde, normal be┼čer muhayyilesi ve be┼č duyusu ile alg─▒lanamayacak olan fevkal├óde bir olayd─▒r. Bu y├Ân├╝yle ayr─▒ bir hus├╗siyet ve de─čere sahiptir.

Y├╝zak─▒: M├«rac nas─▒l bir vakÔÇÖad─▒r? De─čerinin b├╝y├╝kl├╝k sebebi nedir?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: M├«rac, bir ┬źg├Â─če y├╝kselme┬╗ vakÔÇÖas─▒d─▒r. ─░nsanl─▒k ├žok eski tarihlerden bu yana g├Âky├╝z├╝ne ├žok fazla ilgi duymu┼čtur. Yani g├Âky├╝z├╝, devaml─▒ insanl─▒─č─▒n temel arzular─▒ndan birisi olagelmi┼čtir. Hangi birimiz bulutsuz g├Âky├╝z├╝ne bakt─▒─č─▒m─▒z zaman heyecanlanm─▒yoruz ki? Ben ├žobanl─▒ktan geldim. Ak┼čam├╝st├╝ o─člaklar─▒ yayd─▒─č─▒m─▒z zaman s─▒rt├╝st├╝ yatar ve g├Âky├╝z├╝n├╝ seyre dalard─▒k. Birazdan g├╝ne┼č bat─▒p y─▒ld─▒zlar ─▒┼č─▒l ─▒┼č─▒l belirmeye ba┼člay─▒nca da di─čer ├žocuklarla o y─▒ld─▒zlara sahip olma oyunu oynard─▒k. ┬źO y─▒ld─▒z benim, ┼ču y─▒ld─▒z senin… Hay─▒r o, senin de─čil benim!..┬╗ diye konu┼čur dururduk. Bedenlerimiz ├žimlik-├žimenlik harman yerinde olurdu ama ruhlar─▒m─▒z, hayallerimiz g├Âky├╝z├╝n├╝n derinliklerinde gezerdi saatlerce. G├Âky├╝z├╝ne h├ókim olma d├╝┼č├╝ncesi hemen hemen hepimizin hayallerini s├╝slemi┼čtir. Hangi birimiz r├╝y├óda u├žtu─čumuzu g├Âr├╝r├╝z de oradan yere konmak isteriz?.. ├ç├╝nk├╝ y├╝kselmek, insandaki h├ókimiyet hissini kuvvetlendiren bir vasfa sahiptir. Bu sebepten insano─člunun b├╝t├╝n tarihi g├Âky├╝z├╝ne, yani fez├óya ve k├óinat─▒n b├╝t├╝n├╝ne h├ókim olmaya ├žal─▒┼čmakla ge├žmi┼čtir. Tarihe do─čru uzand─▒─č─▒m─▒zda bu hissin g├╝n├╝m├╝ze ula┼čan ilk izlerini Mezopotamya k├╝lt├╝r├╝nde g├Ârebiliyoruz. O me┼čhur Mezopotamya g├Âkbilimcilerinin, ast┬şrologlar─▒n─▒n u─čra┼člar─▒ hep g├Âky├╝z├╝ne h├ókim olmak ├╝zerine yo─čunla┼čm─▒┼čt─▒rÔÇŽ

Bu konuda ─░sl├ómiyet ├Âncesi sem├óv├« dinlere bakt─▒─č─▒m─▒zda da insanlar─▒n g├Âky├╝z├╝ ile, fez├ó ve k├óinat ile topyek├╗n bir u─čra┼č─▒ oldu─čunu g├Âr├╝yoruz. Ayr─▒ca ┬źur├╗c┬╗ yani ┬źg├Â─če y├╝kselme┬╗ di─čer baz─▒ peygamberlerin de ya┼čad─▒─č─▒ bir h├ódisedir. Mesel├ó Hazret-i ─░sa da ur├╗c ya┼čam─▒┼čt─▒r. Allah kat─▒na y├╝kselmi┼č ama riv├óyete g├Âre, ├╝zerinde bu d├╝nyaya ait bir i─čne oldu─ču i├žin Cem├ólullahÔÇÖtan (h├╝sn-i mutlakÔÇÖtan) ve AllahÔÇÖla konu┼čmaktan mahrum kalm─▒┼čt─▒r. Ama Ras├╗lullah EfendimizÔÇÖin ya┼čam─▒┼č oldu─ču m├«rac h├ódisesi ├žok ayr─▒ bir yere ve de─čere sahiptir. Bu de─čere il├óveten m├«rac h├ódisesi, bir y├Ân├╝yle de insanlar─▒n biny─▒llardan beri g├Âky├╝z├╝ne h├ókim olma d├╝┼č├╝ncesinin Peygamber Efendimiz h├╝viyetinde ve en ├╝st seviyede tez├óh├╝r etmesidir.

Y├╝zak─▒: M├«rac h├ódisesini kaleme alma gelene─činin tarih├« ge├žmi┼čine gidecek olursak, bu gelenek hangi tarihlerde ba┼člam─▒┼č ve nas─▒l bir tarih├« seyre sahip olmu┼čtur?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: M├«rac h├ódisesinin uzun uzun anlat─▒lmas─▒na, ilk olarak siyer ve had├«s kitaplar─▒ndaki m├«rac b├Âl├╝mlerinde rastl─▒yoruz. Daha sonra, siyer kitaplar─▒ndan t├╝reyen edeb├« gelenek olan, mevlid metinlerinde m├«rac h├ódisesinin, teferruat─▒yla anlat─▒ld─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Genel bir tasavvuf├« ├Â─čreti kitab─▒ olan ├é┼č─▒k Pa┼čaÔÇÖn─▒n Garib-n├ómeÔÇÖsinde de m├«rac bahsi olduk├ža geni┼č bir yer kaplar. Ama m├«rac-n├óme dedi─čimiz ba─č─▒ms─▒z metinlerin m├╝stakil bir t├╝r olarak ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒ daha sonraki d├Ânemlerde olmu┼čtur. Bunun ilk ├Ârneklerini Arap ve Fars edebiyatlar─▒nda g├Âr├╝yoruz. Daha sonra bu t├╝r, T├╝rk edebiyat─▒na da girmi┼čtir. Ayr─▒ca di─čer ─░sl├óm milletlerinin edebiyatlar─▒nda da m├«rac-n├ómelere rastlamak m├╝mk├╝n. Malay diliyle bile m├«rac-n├óme yaz─▒lm─▒┼čt─▒r.

Anadolu sahas─▒na intikal etti─čimizde ilk m├╝stakil m├«rac-n├ómelerin 14ÔÇÖ├╝nc├╝ y├╝zy─▒l─▒n sonu ile 15ÔÇÖinci y├╝zy─▒l─▒n ba┼č─▒nda yaz─▒lm─▒┼č oldu─čunu g├Ârmekteyiz. Bu devirde yaz─▒lm─▒┼č iki m├«rac-n├óme S├╝leymaniye K├╝t├╝phanesi L├óleli B├Âl├╝m├╝ÔÇÖnde kay─▒tl─▒d─▒r. Ancak m├╝ellifleri belli de─čildir.

Elimizdeki bir di─čer eser, 15ÔÇÖinci y├╝zy─▒lda Abdulv├ós├« ├çelebiÔÇÖnin m├«rac-n├ómesidir. Yine 15ÔÇÖinci y├╝zy─▒lda yaz─▒lm─▒┼č olan ├érifÔÇÖin m├«rac-n├ómesi ise bu konudaki en uzun manz├╗m eser olup 1855 beyitten olu┼čmaktad─▒r. Bunlara il├óveten ─░smail Hakk─▒ Bursev├«ÔÇÖnin ve N├óy├« Osman DedeÔÇÖnin de birer eseri vard─▒r. Osman DedeÔÇÖnin m├«raciyesi 18ÔÇÖinci y├╝zy─▒lda yaz─▒lm─▒┼č olup 102 beyitten olu┼čmaktad─▒r. Ayr─▒ca yine bizzat kendisi taraf─▒ndan bestelenmi┼č ve notaya ├žekilmi┼č h├óliyle g├╝n├╝m├╝ze kadar ula┼čm─▒┼čt─▒r. Di─čer m├«raciye m├╝ellifleri ise Mevlev├« S├╝leyman Nah├«f├«, Vec├«d├«, H├óf─▒z ├ľmer Yeni┼čehirli, Abdulb├ók├« ├érif Efendi, Seyyid├«, Muhammed Fevz├« ve Recep Vahy├« olup bu isimlerle 19ÔÇÖuncu y├╝zy─▒l gelene─činin olu┼čtu─čunu g├Ârmekteyiz. Daha sonraki devirlerde de Orhan Kem├ól├«, Enver TUN├çALP, Ali Gencel├«, Mehmet ├és─▒m K├ľKSAL, Mahmut KAYA gibi zev├ót da m├«raciye yazarak bu gelene─či g├╝n├╝m├╝ze kadar devam ettirmi┼člerdir. H├ós─▒l─▒, m├╝stakil m├«rac-n├óme olarak bakt─▒─č─▒m─▒zda 40 civar─▒nda bir eserle kar┼č─▒la┼čmaktay─▒z. Bunlar genelde mesnev├« tekni─čiyle yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Bunlar─▒n bir k─▒sm─▒ sadece olaylar─▒ anlat─▒rken hacimli olanlar h├ódise i├žerisinde yer alan her unsuru bir bir tasvir etmektedir. Mesel├ó BurakÔÇÖ─▒ ayr─▒, RefrefÔÇÖi ayr─▒, 7 kat g├Âkleri ayr─▒ bir ┼čekilde uzunca anlatmaktad─▒r.

Ba─č─▒ms─▒z m├«rac-n├óme metinleri yan─▒nda, ┼čairlerin d├«v├ónlar─▒nda, sadece m├«rac h├ódisesini i┼čleyen kasideler de bir hayli fazlad─▒r.

M├«rac-n├óme yaz─▒m─▒n─▒n tarih├« geli┼čimini daha teferruatl─▒ bir ┼čekilde merak eden de─čerli okuyucular─▒m─▒z, Metin AKAR Hocam─▒z─▒n 1980 y─▒l─▒nda doktora tezi olarak yay─▒nlad─▒─č─▒ ┬źT├╝rk Edebiyat─▒nda Manz├╗m M├«rac-n├ómeler┬╗ isimli kitab─▒ndan gerekli tarih├« bilgiyi alabilirler.

Y├╝zak─▒: M├«rac hakk─▒nda yaz─▒lm─▒┼č olan bu eserler hangi us├╗l ve ┼čekillerde yaz─▒lm─▒┼čt─▒r?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: M├«rac konulu eserler hem mensur hem de manz├╗m olarak yaz─▒lm─▒┼čt─▒r. Ancak m├╝stakil olarak yaz─▒lan m├«rac-n├ómelerde nesirden ├žok nazma ra─čbet g├Âsterilmi┼čtir. Manz├╗m eserlerin daha etkili bir telif tarz─▒ olmas─▒ ┼č├╝phesiz bu tercihte ├Ânemli bir rol oynam─▒┼čt─▒r. M├«rac h├ódisesi fevkal├óde heyecan verici bir h├ódise oldu─ču i├žin b├Âylesine heyecan y├╝kl├╝ bir olay─▒n nesirle de─čil de, ├óhenk ve ritmi de i├žinde bar─▒nd─▒ran ve bel├ógat de─čeri de y├╝ksek manz├╗m metinlerle anlat─▒lmas─▒ daha m├╝nasip ve g├╝zel g├Âr├╝lm├╝┼čt├╝r. ─░┼čte bu sebepten m├«raciyelerin manz├╗m olanlar─▒ edebiyat tarihinde fevkal├óde b├╝y├╝k bir yer tutmu┼čtur.

Y├╝zak─▒: Peki, m├«rac h├ódisesinin bizzat kendisine gelecek olursak, bu h├ódisenin tahlili sadedinde neler s├Âylemek istersiniz?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: M├«rac h├ódisesinde AllahÔÇÖla m├╝l├óki olup OÔÇÖnunla konu┼čma vard─▒r. Asl─▒nda h├ódisenin ├Âz├╝ne indi─čimiz zaman ┼čunu da g├Âr├╝r├╝z: M├«rac h├ódisesiyle k─▒yas kabul etmeyecek derecede keyfiyet ve seviye fark─▒ olmakla beraber, Allah Te├ól├ó, asl─▒nda bizimle her zaman konu┼čuyor. Biz de OÔÇÖnunla her zaman konu┼čuyoruz? ├ç├╝nk├╝ her varl─▒k gibi biz de d├óima bir olu┼č ve yarat─▒l─▒┼č i├žindeyiz. Her ┼čey: ┬źK├╝n fe-yek├╝n: Ol, (dedi;) hemen oldu.┬╗ s─▒rr─▒na mazhar ve her an bu emri duyup ona ittib├ó ile bir olu┼č i├žerisinde. Bu olu┼čun devam edi┼či h├ól├ó bir konu┼čman─▒n oldu─čunu ifade eder. Ama bu her an olu┼čun i├žinde ├Âzellikle ├╝├ž konu┼čma vard─▒r ki, g├╝n├╝m├╝z├╝n t├óbiriyle ┬źkay─▒tlara ge├žmi┼čtir.┬╗ Yani bu konu┼čman─▒n sa─člam il├óh├« belgeleri elimizdedir:

1. Elest bezmiÔÇÖnde (bezm-i elestÔÇÖte) Allah Te├ól├ó ÔÇťElest├╝ bi-Rabbik├╝m: Ben sizin Rabbiniz, de─čil miyim?ÔÇŁ diye sordu. Biz kullar─▒n ruhlar─▒ o an Cem├ólullah yani h├╝sn-i mutlak ile r├╗-be-r├╗/y├╝z y├╝ze idik. ÔÇťK├ól├╗: Bel├óÔÇŁ yani: ÔÇťEvet!ÔÇŁ dedik. Bu kay─▒tlara ge├žen ilk konu┼čmad─▒r.

2. Allah Te├ól├óÔÇÖn─▒n n├╗ru Tur Da─č─▒ÔÇÖnda bir a─ča├žta tecell├« etti. Dikkat buyurun, AllahÔÇÖ─▒n n├╗ru orada tecell├« etti ve Hazret-i Musa Allah ile konu┼čtu ama o ul├╝ÔÇÖl-azm peygambere: ÔÇťLen ter├ón├«: Sen beni g├Âremezsin!ÔÇŁ dendi. Bu konu┼čma sebebiyle Hazret-i MusaÔÇÖya ┬źKel├«mullah┬╗ denildi.

3. Hazret-i Muhammed M├«racÔÇÖta r├╗-be-r├╗ cem├ólullah ile hemh├ól oldu. OÔÇÖnun bu y├╝ce mazhariyeti m├«rac h├ódisesiyle ger├žekle┼čti. ─░┼čte bu da kay─▒tlara ge├žmi┼č olan konu┼čmalar─▒n ├╝├ž├╝nc├╝s├╝ ve en ├╝st├╝n├╝d├╝r.

Tasavvuf ehli, ┬źelest bezmi┬╗nde Cem├ólullahÔÇÖa mazhar olup daha sonra ondan ayr─▒larak bu mazhariyetten uzak ve mahrum kal─▒┼č─▒ insandaki en b├╝y├╝k hicran yaras─▒ ve ─▒st─▒rab─▒ olarak ├«zah eder. Bu d├╝nyada tatt─▒─č─▒m─▒z b├╝t├╝n hazlar─▒ ise o h├╝sn-i mutlaktan ald─▒─č─▒m─▒z hakik├« hazz─▒n bir mec├óz─▒ olarak yorumlarlar. Bu sebepten insan r├╗hu en saf h├óliyle tekrar Cem├ólullahÔÇÖa kavu┼čma i┼čtiy├ók─▒ ile dopdoludur. Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n Mesnev├«-i ┼×er├«fÔÇÖteki ilk 18 beyti de bu hakikati terenn├╝m etmektedir. Oradan ayr─▒ld─▒k, ─▒st─▒raba d├╝┼čt├╝k. Oran─▒n hasreti ile yan─▒p tutu┼čuyoruz. Ney, bunun i├žin inliyor, ney, bu ayr─▒l─▒─č─▒n hik├óyesini anlat─▒yor… ─░┼čte m├«rac bu sebepten ├žok b├╝y├╝k bir de─čere sahip ve insanlara fevkal├óde heyecan veren bir h├ódisedir. Bu h├ódisede ruhlar─▒n ger├žek arzusu olan hakik├« vuslat ne┼čÔÇÖesi en ├╝st mertebede ifadesini bulur.

M├«rac─▒n bu f├óikiyeti, ├╝st├╝nl├╝─č├╝, m├╝mtaziyeti sebebiyledir ki M├╝sl├╝manlar m├«rac h├ódisesine pek ziyade ├Ânem vermi┼č ve bu heyecan─▒ b├╝t├╝n y├Ânleriyle en g├╝zel s├╗rette anlatmaya ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒r. Gelene─čin bu kadar yo─čun olarak ya┼čamas─▒, bu ya┼čaman─▒n insan r├╗hunda uyand─▒rd─▒─č─▒ derin heyecanlar─▒n h├ól├ó s├╝reklili─čini devam ettirmesi, bu olay─▒n ├Âneminden kaynaklanmaktad─▒r. Kl├ósik ┼čairler bu heyecan─▒ metinlerine yans─▒tm─▒┼člard─▒r.

Fuz├╗l├«, me┼čhur ┬źSu Kas├«desi┬╗nde:

Sensin ol bahr-i ker├ómet kim ┼×eb-i MiÔÇÖr├ócÔÇÖda
┼×ebnem-i feyzin yetirmi┼č s├óbit ├╝ seyy├óre su

diyerek, m├«rac heyecan─▒n─▒ dile getirmi┼čtir.

Gan├«z├óde N├ódir├«, M├«rac Kas├«desiÔÇÖnde, o geceyi, grafik ├žarp─▒c─▒l─▒─č─▒ olan siyah-k─▒rm─▒z─▒-sar─▒ renk ile beraber, gece, y─▒ld─▒zlar ve ┼čafak vakti k─▒z─▒ll─▒─č─▒ zemininde, el yazmas─▒ bir KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«m sayfas─▒na benzeterek, fevkal├óde uyumlu bir ┼čekilde kullanmakla ve pitoresk bir anlay─▒┼čla ├ódeta bir tablo gibi ┼č├Âyle ifade etmektedir:

Sev├ód-─▒ s├╗re-i veÔÇÖl-Leyl ana zerr├«n nik├ót enc├╝m
┼×afak ser-s├╗redir kim eylemi┼čler s├╝rh ile iml├ó

Benzer tabloyu, Riy├óz├« Muhammed Efendi de, ayn─▒ dil zenginli─či ile ┼č├Âyle tasvir eder:

Olupdur zer-m├╝┼čebbek anber├«ne b├╗y-─▒ p├ókinden
Sipihr-i pür-kevâkible bu kûy-ı tûde-i garbâ

Zam├óne ├ósum├ón├« k├ó─č─▒d ├╝zre itdi s├«m-ef┼č├ón
Ut├ór├«d ide t├ó kim midhat-i PeygamberÔÇÖi iml├ó

M├«rac metinlerinde en fazla i┼členen anlardan birisi, Peygamber EfendimizÔÇÖin Sidret├╝ÔÇÖl-M├╝ntehaÔÇÖda RefrefÔÇÖe binip AllahÔÇÖ─▒n huzuruna ├ž─▒kmas─▒d─▒r. Bu ├ón─▒n, ├žok i┼členmesinin iki sebebi vard─▒r. Birisi, Hazret-i MuhammedÔÇÖin bu andan itibaren Cem├ólullahÔÇÖa mazhar olmas─▒. ─░kincisi de, RefrefÔÇÖin b├╝y├╝l├╝, bilinmez ve m├╝phem ├Âzelli─čidir. Nah├«f├«, M├«rac-n├ómeÔÇÖsinde, bu ├ón─▒ ┼č├Âyle anlat─▒r:

Eyledi ikrâm ile Refref nüzûl
Ana süvâr oldı cenâb-ı Resûl

RefrefÔÇÖin evs├óf─▒n iden r├óviy├ón
Eylediler bu sıfât üzre beyan

Refref o d├«b├óce-i matb├╗ÔÇÖ ola
SunÔÇÖ-─▒ dil-├óv├«z ile masn├╗ÔÇÖ ola

Asl─▒ olup yaÔÇÖn├« ki d├«b├ó v├╝ h├óz
SunÔÇÖ-─▒ amelde ola g├óyet eÔÇśaz

Nakl ├╝ bey├ón itdi─čimiz bu s─▒f├ót
Oldu nümâyende-i ehl-i lugât

Refref-i CennetÔÇÖde vel├«kin k─▒y├ós
M├╝ttakiynin i├ž├╝n ola bir lib├ós

Hüsn ü letâfetde olup sebz-reng
Ehl-i cinân ideler anda direng

S├╗re-i Rahm├ónÔÇÖda didiler baz─▒lar
RefrefÔÇÖi tefsirde verdi haber

Asl─▒n─▒ tasd├«k ideriz RefrefÔÇÖin
┼×ekli haf├« ol s─▒fat-─▒ e┼črefin

M├«racÔÇÖ─▒n en ├Ânemli ├ón─▒, ┼č├╝phesiz Peygamber EfendimizÔÇÖin Cem├ólullahÔÇÖa mazhar oldu─ču and─▒r. Bunu ┼×eyh G├ólib, ÔÇť─░ki yay aras─▒ kadar birbirlerine yak─▒n oldularÔÇŁ ├óyetini de zikrederek ┼č├Âyle anlat─▒r:

Pehlev├ón-─▒ K├óbe Kavseyn m├óh ├ževg├ón mihr g├╗y
Ol ki rah┼č─▒ SidreÔÇÖde cevl├ón eyler r├╗z u ┼čeb

Ayn─▒ sahneyi Riy├óz├« de, gene KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖden iktibaslar yaparak ┼č├Âyle ifade eder:

Hemân-dem Refref-i ferhunde-pey hidmet-güzâr oldu
Makâm-ı kurbe irdi levh-i hân-ı râz-ı mâ evhâ

Var─▒p bir perde-i n├╗ra o dahi kald─▒ hidmetden
Makâmı oldu ol dem evc-gâh-ı kurb-i ev ednâ

G├Âr├╝p g├╗┼č etdi─či g├╝ft├ór u d├«d├ór─▒ o h├óletde
Ne hergiz g├╗┼č etmi┼čdir ne g├Ârm├╝┼čd├╝r d├«de-i b├«n├ó

Gelip ol h├óce ├ž├╝n kim a├žd─▒ b├ór─▒n m├╝lk-i s├╗retde
O dem ash├ób-─▒ rahmetden H├╝d├óÔÇÖya eyledi ihd├ó

Y├╝zak─▒: Peygamber EfendimizÔÇÖin ihsan─▒ tarif ederken: ÔÇťAllahÔÇÖ─▒ g├Âr├╝yormu┼č gibi ibadet etmekÔÇŽÔÇŁ tarifi de oradan al─▒nan hazz─▒n tecell├«si olarak g├Ârmeye do─čru bir y├Ânlendirmedir diyebilir miyiz?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: Elbette diyebiliriz. M├«rac esnas─▒nda, Peygamber EfendimizÔÇÖde, h├╝sn-i mutlak da dedi─čimiz Cem├ól-i MutlakÔÇÖa mazhar olman─▒n getirdi─či il├óh├« haz ve heyecan tecell├« etti. Peygamber Efendimiz bunun heyecan─▒ ile ya┼čad─▒.

Bir de ┼ču var: Mal├╗m, tasavvuf sistemini anlat─▒rken, kavs-i n├╝z├╗l, kavs-i ur├╗cdan bahsediyoruz. Kavs-i n├╝z├╗l yani ini┼č seyri, elest bezmiyle ba┼člar; kullukla yani kesretle dibe vurur. Daha sonra kavs-i ur├╗c yani y├╝kseli┼č seyri ba┼člar. Kavs-i ur├╗cun uc noktas─▒ yani m├«rac, yani ┼čeb-i vuslat (kavu┼čma gecesi), ┼čeb-i vahdet (bir olma gecesi)tir. Yani tekrar kesretten vahdete y├╝kselme vard─▒r. Bu kl├ósik tasavvuf gelene─činde nefsin ar─▒n─▒p r├╗hun y├╝celmesinin temeli Cem├ólullahÔÇÖ─▒ g├Âr├╝p OÔÇÖna ula┼čmaya duyulan i┼čtiyakt─▒r.

Burada ┼ču hususa da i┼čaret etmemiz gerekiyor: Biliyorsunuz, namaz m├«racda farz k─▒l─▒nm─▒┼čt─▒r. Bu sebepten bahsetti─činiz ihsan had├«sini: ÔÇťNamaz, m├╝ÔÇÖminin m├«rac─▒d─▒r.ÔÇŁ had├«s-i ┼čer├«fiyle birlikte d├╝┼č├╝nmemiz gerekiyor. Namaz, Allah Te├ól├óÔÇÖy─▒ ibadet ├ón─▒nda bizzat g├Ârebiliyormu┼č gibi olabilme h├ólidir.

Y├╝zak─▒: Bu noktada belki de g├Ârmek en ├╝st├╝n il├óh├« nimettir. Mesel├ó KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖde cennet ehlinden bahisle: ÔÇťV├╝c├╗hun yevme-izin n├ód─▒rah, ─░l├ó rabbih├ó n├óz─▒rah: O g├╝n pasparlak y├╝zler RabbÔÇÖlerini seyredicidir.ÔÇŁ buyrulur. Bununla irtibatland─▒rarak neler s├Âyleyebiliriz?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: G├Ârme hassesi m├«rac-n├ómelerde hi├ž tart─▒┼č─▒lmadan ├╝st bir hasse olarak zikredilmi┼čtir. ├ç├╝nk├╝ insan beyninin bir nesneyi zihninde canland─▒rabilmesi i├žin g├Ârmesi ┼čartt─▒r. Bana ┼ču anda JamaikaÔÇÖy─▒ istedi─činiz kadar anlat─▒n. Ben JamaikaÔÇÖy─▒ g├Ârmezsem anlatt─▒─č─▒n─▒z─▒ g├Ârm├╝┼č oldu─čum bir ba┼čka ┼čeye benzeterek zihnimde canland─▒r─▒r─▒m. G├Ârme hassesi insanl─▒─č─▒n ezel├« ve ebed├« en ├Ânemli hassesidir Zaten m├«rac─▒ zikrini etti─čimiz di─čer konu┼čmalardan ayr─▒ k─▒lan da esasen konu┼čma g├Ârme unsuruyla birlikte olu┼čudur. M├«rac kitaplar─▒nda, m├«rac gecesine ┼čeb-i vuslat ve ┼čeb-i vahdet denildi─či de v├ók├«dir. ├ç├╝nk├╝ aslolan orada vuslatt─▒r. Vuslat da bizzat g├Ârerek olur.

┼×eb-i vuslat ifadesi bize hemen Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n da ┼čeb-i ar├╗sunu hat─▒rlatmaktad─▒r. Nitekim fenafillah makam─▒na eri┼čmi┼č bir ├órifin ├Âl├╝m├╝ de ruhun m├«rac─▒ olarak de─čerlendirilebilir.

Y├╝zak─▒: Peki, bu gelene─čin g├╝zel sanatlardaki yans─▒malar─▒na ge├žecek olursak, nelerden bahsetmemiz gerekiyor?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: M├«rac-n├óme, metin olarak edebiyatta, beste olarak da m├╗s─▒k├«de i┼členmi┼čtir. Bunlara il├óveten nak─▒┼č sanat─▒ olan minyat├╝rler i├žerisinde de m├«rac konulu eserlerin b├╝y├╝k bir yeri ve ├Ânemi vard─▒r. Osmanl─▒ÔÇÖda m├«rac h├ódisesinin hemen hemen her ├ón─▒ minyat├╝rlerde son derece zengin bir ┼čekilde resmedilmi┼čtir. Topkap─▒ Saray─▒ÔÇÖnda m├«rac konulu zengin siyer koleksiyonlar─▒ vard─▒r. Yurt d─▒┼č─▒nda da minyat├╝rl├╝ siyer kitaplar─▒ bulunmaktad─▒r. Bunlar─▒n bir├žo─ču minyat├╝r sanat─▒n─▒n zirvesi diyebilece─čimiz bir vasfa sahiptir.

Bu minyat├╝rlerde Mescid-i Aks├óÔÇÖda ge├žen h├ódiseler, Peygamber EfendimizÔÇÖin, y├╝z├╝ kapal─▒ bir s├╗rette BurakÔÇÖ─▒n ├╝zerinde olu┼ču, ba┼č─▒n─▒n ├╝zerinde n├╗r alevinin bulunu┼ču, BurakÔÇÖla g├Âky├╝z├╝ne do─čru y├╝kseli┼či, gece atmosferinde kanatl─▒ meleklerin u├žu┼ču gibi sahneler resmedilmi┼čtir. Bu sanat ┼č├óheserleri renk, kompozisyon ve ifade a├ž─▒s─▒ndan son derece zengindir.

Yani m├«rac etraf─▒nda hem duymaya hem de g├Ârmeye y├Ânelik bir sanat zenginli─či olu┼čturulmu┼čtur. Bunlar bizim i├žin ├žok b├╝y├╝k k├╝lt├╝rel hazinelerdir.

Y├╝zak─▒: M├«rac hadisesi, m├╗s─▒k├«mizde hangi eserlere konu olmu┼čtur?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: Gelene─čimizde yer alan hemen hemen her mesnev├«miz belirli bir tegann├« ile okuna gelmi┼čtir. Mesel├ó Mevlid-i ┼×er├«f de bir mesnev├«dir ve h├ól├ó belirli makam ve us├╗llerle okunmaya devam etmektedir. Ayn─▒ ┼čekilde Anadolu d─▒┼č─▒ndan bir ├Ârnek olarak Manas Destan─▒ da bir enstr├╝man e┼čli─činde ezgili olarak okunur.

├ť├ž├╝nc├╝ bir ├Ârnek olarak kas├«de ve gazel okuma gelene─čini de zikredebiliriz. Bu gelenek maalesef 1960ÔÇÖlardan sonra cidd├« bir azalmaya u─črad─▒. Rahmetli M├╝nir Nurettin SEL├çUKÔÇÖun okudu─ču gazelleri burada zikredebiliriz. Bunun biraz folklorik bir bi├žimi de ┼×anl─▒urfa ve civar─▒nda icra edile gelmi┼čtir. Merhum Kazanc─▒ Bedih de bunun son mahall├« temsilcilerindendir. Zaten bu gazel okuma gelene─či de mesnev├« okumalar─▒n─▒n i├žinden do─čmu┼čtur. Mesnev├« k─▒sa vezinlerle yaz─▒ld─▒─č─▒ i├žin ezgili bir ┼čekilde okunmaya ba┼čland─▒ktan bir m├╝ddet sonra yeknesakl─▒─ča d├╝┼č├╝p dinleyiciyi usand─▒rabiliyor. ─░┼čte tam o anda okunan bir gazel bu tekd├╝zeli─či k─▒rarak dinleyiciyi usanmaktan kurtar─▒yor.

M├«rac-n├ómelere gelecek olursakÔÇŽ Bunlar da tegann├« ve m├╗s─▒k├« e┼čli─činde okunmu┼čtur. Buna ├Ârnek olarak Abd├╝lb├ók├« ├çelebiÔÇÖnin eserini verebiliriz. Ama en me┼čhur ├Ârne─či 17ÔÇÖnci y├╝zy─▒l─▒n sonu, 18ÔÇÖinci y├╝zy─▒l─▒n ba┼č─▒nda ya┼čayan N├óy├« Osman DedeÔÇÖnin m├«raciyesidir.

N├óy├« Osman DedeÔÇÖnin m├«raciyesi tev┼čihlerle beraber, baz─▒ n├╝shalarda 102, baz─▒ n├╝shalarda ise 108 beyittir. Osman Dede, eserini kendisi bestelemi┼čtir ve bu m├«raciyenin m├╗s─▒k├« de─čeri ├žok y├╝ksektir. Eser y├╝z k├╝sur beyitte 30 ayr─▒ makam ve say─▒s─▒z ge├žki ile zenginle┼čtirilmi┼čtir. Makam ve ge├žkilerle beraber us├╗ller de de─či┼čiklik arz etmektedir. En fazla olarak ┬źdarb-─▒ T├╝rk├«┬╗ ve onun tamamlay─▒c─▒s─▒ olarak sayabilece─čimiz ┬źh├╝seyn├«┬╗ kullan─▒lm─▒┼čt─▒r. B├╝t├╝n bu zenginli─čini ifade sadedinde Y─▒lmaz ├ľZTUNAÔÇÖn─▒n bir de─čerlendirmesini burada nakletmek istiyorum. ├ľztuna ┼č├Âyle der: ┬źElimizde bulunan 25 bin kl├ósik bestenin i├žinde, en mutantan─▒, en zengini, en b├╝y├╝─č├╝ N├óy├« Osman DedeÔÇÖnin m├«raciyesidir.┬╗

Suphi EZG─░ bu m├«raciyenin notalar─▒n─▒ derlemi┼č, toparlam─▒┼č ve yay─▒nlad─▒─č─▒ ┬źM├╗s─▒k├« Ansiklopedisi┬╗ne koyarak g├╝n├╝m├╝ze kadar ula┼čmas─▒n─▒ sa─člam─▒┼čt─▒r.

Bundan ayr─▒ olarak Abdulb├ók├« ├érif EfendiÔÇÖnin eseri de bestelenmi┼čtir. Bu m├«raciye, Eb├╗ Eyy├╗b el-Ens├ór├«ÔÇÖnin t├╝rbesinde okunurmu┼č. Ayn─▒ ┼čekilde Muhammed Fevzi EfendiÔÇÖninki de bestelenmi┼č, ama bestesi unutulmu┼č.

M├«raciyeler hem m├«rac gecelerinde hem de di─čer gecelerde genellikle yats─▒ namazlar─▒ndan sonra, iki saat kadar s├╝ren bir merasimle okunurmu┼č. En fazla m├«raciye okunan yer Aziz Mahmud H├╝d├óy├« K├╝lliyesi imi┼č. Ayr─▒ca Mevlev├« gelene─činde de m├«raciyeler b├╝y├╝k bir yer tutar. Galata ve Yenikap─▒ Mevlev├«haneleriÔÇÖnde m├«raciye okuma gelene─či, son demlerine kadar s├╝rd├╝r├╝lm├╝┼čt├╝r. Minareden de m├«raciye okundu─ču olurmu┼č. Hatt├ó El├óz─▒─čÔÇÖda minareden m├«raciye okudu─čunu s├Âyleyen ve halk aras─▒nda Nazl─▒ Hoca diye bilinen Abdullah NAZIRLI ile tan─▒┼čm─▒┼č ve kendisiyle yapt─▒─č─▒m bir r├Âportaj─▒ 1987 y─▒l─▒nda bir gazetede yay─▒mlam─▒┼čt─▒m. Metin AKAR Bey kitab─▒nda, gelene─čin son temsilcilerinden ┼×akir ├çET─░NER BeyÔÇÖin son m├«raciyeyi 21 Haziran 1979 g├╝n├╝ Bursa Mahkeme CamiiÔÇÖnde okudu─čunu nakleder.

G├╝n├╝m├╝zde art─▒k maalesef m├«raciye okunmuyor. ├ç├╝nk├╝ m├«raciye okuma ve dinleme gelene─či ├žok daha ├╝st bir bilgi ve zevk terbiyesi gerektiriyor.

Y├╝zak─▒: Burada m├«raciye besteleyip okuma gelene─činin e─čitim y├Ân├╝ne de temas etmemiz m├╝mk├╝n m├╝? Bu, ayn─▒ zamanda dinleyenlere y├Ânelik bir ruh ve duygu e─čitimi olarak kullan─▒lm─▒┼č m─▒d─▒r?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: ├ľnceden tekkeler, z├óviyeler, ├ósitaneler ve derg├óhlar gelene─čin hem edeb├« metin boyutuyla hem de m├╗s─▒k├« olarak ya┼čat─▒ld─▒─č─▒ bir yerdi. Buralarda m├╗s─▒k├« ve edebiyat etkili birer e─čitim arac─▒ olarak kullan─▒l─▒rd─▒. Zaten a┼čk─▒ temel alan her sanat dal─▒ r├╗hu terbiye edici bir vasfa sahiptir.

M├«rac e─čitiminin temelinde kesretten temizlenmek vard─▒r. Kesretten temizlenmenin yolu da r├╗hun y├╝celmesi, ur├╗c etmesidir yani m├«rac─▒d─▒r. Ruh bu d├╝nyan─▒n a─č─▒rl─▒klar─▒ndan ar─▒nd─▒k├ža y├╝celmeye ba┼člar. Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n ├žok g├╝zel bir beyti vard─▒r. G├╝n├╝m├╝z T├╝rk├žesiyle ifade edersek: ┬ź─░nsan bir gemi, d├╝nya bir deniz. Bu geminin y├╝zmesi i├žin suyun geminin alt─▒nda olmas─▒ gerekir. Su, geminin alt─▒nda olursa d├╝nya y├╝zer. Ama su geminin i├žinde olursa, o gemi batar.┬╗ der. Yani d├╝nya insan─▒n i├žinde olursa insan batar. G├Ân├╝llerde sonsuzlu─ča can atan m├«rac a┼čk─▒ oldu─ču zaman gemi sel├ómete ula┼č─▒r.

Y├╝zak─▒: M├«rac─▒n y├╝celip, y├╝kselme anlam─▒na geli┼činden bahsettik. Bu noktada asr─▒m─▒z─▒n fez├ó yolculuklar─▒na da de─činecek olursak nas─▒l bir de─čerlendirme de bulunabiliriz?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: Son birka├ž asr─▒n ilm├« seyri H─▒ristiyan bat─▒n─▒n elinde d├╝nyev├«le┼čme s├╗retinde cereyan etmi┼čtir. ─░nsano─člu kesret d├╝nyas─▒n─▒n kalabal─▒─č─▒nda bo─čulduk├ža buhran─▒na bir ├ž─▒k─▒┼č yolu aram─▒┼č ve belki de son bir ├╝mitle fez├óy─▒ hedef alm─▒┼čt─▒r. Tahakk├╝m sahas─▒n─▒ geni┼člettik├že kendisinin de geni┼čleyece─čini zannetmi┼č ve b├Âylece kendini ihtiraslar─▒n─▒n pen├žesine daha fazla mahk├╗m etmi┼čtir. Fez├óya ├ž─▒kmaya muvaffak olmu┼čsa da materyalist zihniyet ve his d├╝nyas─▒ndan ar─▒namad─▒─č─▒ i├žin ruh├« sefaletinden ve buhran─▒ndan kurtulamam─▒┼čt─▒r.

H├ós─▒l─▒, bug├╝nk├╝ uzay yolculuklar─▒n─▒ 19ÔÇÖuncu y├╝zy─▒l─▒n kaba pozitivizmi ┼čekillendirmi┼čtir. Ama bu felsefeyle en fazla AyÔÇÖa veya MarsÔÇÖa gidebilirsiniz. Bu felsefe bir noktada t├╝kenmeye mahk├╗mdur. Zira be┼čer├« olan ve sadece be┼č duyumuzla alg─▒layabildi─čimiz her ┼čeyin bir s─▒n─▒r─▒ ve t├╝kenme noktas─▒ vard─▒r. Ama yukar─▒da da ifade etmeye ├žal─▒┼čt─▒─č─▒m─▒z gibi, m├«rac, be┼č duyunun ├žok ├žok fevkinde bir h├ódisedir. Bu y├╝zden, pozitivist zihniyetin alg─▒lad─▒─č─▒ fez├ó ile m├«rac heyecan─▒n─▒ duyanlar─▒n fez├ós─▒ ayn─▒ olamaz.

Sonsuz fez├óya nispetle d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝m├╝zde AyÔÇÖa seyahat etmek bir odadan yan odaya ge├žme h├ódisesinden pek farkl─▒ de─čildir.

Ama Cem├ólull├óhÔÇÖa do─čru seyreden bir ilim zihniyetinin asla t├╝keni┼č noktas─▒ yoktur. ─░nsanl─▒k kesretten kurtulup kendini vahdete raptedebildi─či ├Âl├ž├╝de sonsuzlu─ča ve ger├žek huzura yak─▒nla┼čm─▒┼č demektir. Elest bezminde verdi─čimiz s├Âze s├ód─▒k kal─▒p tekrar OÔÇÖna d├Ânebilme a┼čk ve i┼čtiy├ók─▒ hem ilim hem de sanat tasavvurlar─▒m─▒z─▒n en ├╝st gayesi olmal─▒d─▒r. Bu da ancak m├«rac a┼čk─▒ ve ┼čuuruna sahip olmakla m├╝mk├╝n olabilecek bir keyfiyettir.

Y├╝zak─▒: Bu konuda son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: M├«rac geceleri ┼č├╝k├╝r ki halk─▒m─▒z aras─▒nda bir ┼čekilde h├ól├ó ihy├ó edilmeye devam ediyor. Ama bizim bu gecelerde m├«raciye okuma gelene─čini de canland─▒rmam─▒z gerekmektedir. Mevlid kandillerinde Mevlid-i ┼×er├«f okudu─čumuz gibi m├«rac gecelerinde de m├«raciye okutmal─▒ ve bunu televizyonlardan naklen yay─▒mlamal─▒y─▒z. Suphi EZG─░ÔÇÖnin tespit etti─či notalar elimizde mevcutÔÇŽ Al─▒p m├╝zikologlar─▒n denetiminde t├ólim edelim ve bu gelene─či yeniden canland─▒ral─▒m. M├╗s─▒k├« erbab─▒ ve diyanet camias─▒ bence bu i┼če bizzat ├Ânayak olmal─▒d─▒r.

Y├╝zak─▒: Hocam, ├žok te┼čekk├╝r ediyoruz, dilinize, g├Ânl├╝n├╝ze sa─čl─▒k.

Nam─▒k A├çIKG├ľZ: Ben te┼čekk├╝r ederim efendim.