Terbiye ve İrşâdın Sırrı : Muhabbet, Sabır ve Tahamm..

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi MUHTEŞEM CENNET İÇİN… Cenâb-ı Hak, kullarını muhteşem cennetine davet eder. Lâkin, Rabbimiz; cennete, ancak kalb-i selîme erişmiş, mükerrem vasıflar kazanmış kullarını kabul eder. İnsanoğlu dünyaya terbiyeye muhtaç ham bir nefs ile gelir. İmtihanın îcâbı olarak; nefse, fücur da yerleştirilmiştir, o kötülükten kurtulmak için gereken takvâ duygusu da ilhâm edilmiştir. Merhameti sonsuz Rabbimiz; kullarının mükerrem […]

İbâdullâhı İstihkar. Gıybet: Kardeşin Haysiyetine Hıyânet

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi LİSÂNIN ÂFETİ Bâtınî haramlardan biri de, bir kişinin mü’min kardeşinin gıyâbında, onun hoşlanmayacağı şekilde konuşmasıdır. Mü’min, güvenilir insandır. Hadîs-i şerîfin tarifiyle; «elinden ve dilinden müslümanların selâmette olduğu» emniyet insanıdır. (Buhârî, Îmân, 4-5) Dolayısıyla gıybet, bir müslümanın lisânına asla yakışmaz. Gıybet, kalpteki en zehirli hastalıkların en çirkin tezâhürlerindendir. Şöyle ki; Gıybet; kişinin kendisini üstün gördüğünün, […]

GAFLETİN PENÇESİNDEN KURTULUŞ

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi GAFLET HASTALIĞI Gaflet, kulun ebedî hayatına zehir saçan mânevî bir hastalıktır. Onu, en öz tabiriyle; «Kulun, kendisini yoktan var eden Rabbini unutması» şeklinde tarif edebiliriz. Cenâb-ı Hakk’ı unutan bir gönül, gaflet girdabına kapılır ve selâmet sahiline varamadan ziyan olup gider. Âyet-i kerîmede bu kimseler için şöyle buyurulur: “Allâh’ı unutan ve bu yüzden Allâh’ın da […]

ORUÇ, AÇLIK VE KAZANDIRDIKLARI…

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi MELEKÛT ÂLEMİNİN ANAHTARI Hazret-i Âişe -radiyallâhu anha- Vâlidemiz; “–Melekût kapısını açmak için gayret edin!” demişti. Sordular: “–Ne ile?” Mü’minlerin Annesi şöyle cevap verdi: “–Açlık ve susuzlukla!” Çünkü insan; beden ve ruh terkîbi… Bir başka ifadeyle; o, beden kafesinde mahpus bir ruh… Her ne kadar bir arada iseler de; arzuları, gayeleri, istikametleri taban tabana zıt […]

Hak ile Kul Arasındaki Perde: BENLİK DUVARI

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi ŞAHDAMARINDAN YAKIN… Allah Teâlâ buyuruyor: وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرٖ۪يدِ “…Biz insana şahdamarından daha yakınız.” (Kāf, 16) Ya insan? İnsan, Rabbine yakın mı? Ne kadar yakın? Cenâb-ı Hak; kendi yakın olduğu gibi, kulunu da kendine yakınlaştırıcı lütuflarda bulundu. İnsana kalp verdi, akıl verdi, vicdan verdi. İnsan bu nimetleri yerinde istihdam edip Cenâb-ı Hakk’a […]