193. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Ebediyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerim; toplumların dünyada başına gelen saâdet ve musîbet zamanlarının, ilâhî imtihan ve ceza muhtevâsında olduğunu bildirir ve şu vaatte bulunur: “Eğer o ülkelerin halkı îmân edip takvâlı olsalardı (Allâh’a karşı gelmekten sakınsalardı), elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluk ve bereket kapılarını açardık. Fakat onlar gerçeği yalanladılar. Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları ansızın yakalayıverdik.” (el-A‘râf, […]

Continue reading »

HAK İLE DOSTLUK ve RAHMET MEVSİMİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com İnsan gaflete düşünce; Neleri neleri kenara atıyor. Meşguliyet bastırsa, ilâhî vazifelerini kenara atıyor. Başka şeylere dalıyor da bazen îmânı, bazen namazı ve Kur’ân’ı kenara atıyor. Hâlbuki; Her şeyi kenara atıp bunları hayatın merkezine almaktır, kul olabilmek. Yani; İnsanın başına bir dert gelse, hemen namazı ve sabrı merkeze almalı aslında. Âyette ne buyuruluyor: يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ […]

Continue reading »

MESNEVÎ -2-

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com «AYRILIK DERDİ» K’ez neyistan tâ-merâ bübrîde end, Ez-nefîrem merd u zen nâlîde end. “Beni kamışlıktan kestiklerinden beri, feryâdımdan erkek ve kadın müteessir olmakta ve inlemektedir.” Beyitte geçen «neyistan» kelimesi vatan anlamında olup; ney için kamışlık, insan için «âlem-i ervah» vatandır. Neyin özlemi kamışlığa, insanın özlemi de âlem-i ervâhadır. Ney yeterince kuruyunca, iki ucundan keserler. Göğsüne kızgın […]

Continue reading »

MÜSTEZAD

SEFERÎ (M. Nejat SEFERCİOĞLU) nejatsefercioglu@hotmail.com   Terk etmeye cânânın için câna gönül ver! Gündüz-gece sabret! Hiç etme şikâyet! Ağyârı unut cân ile cânâna gönül ver! İhmâlini terk et! Olsun sana servet… Sevdâ ne demek bilmeyenin nârına yanma! Nâdâna inanma! Sevmekten usanma! Her derdine dermân ise Lokmân’a gönül ver! Gelsin cana kuvvet… Konsun başa devlet! Câhil ne bilir; serde ne var […]

Continue reading »

AYRILIK DERDİ

SÜKÛTÎ (Hızır İrfan ÖNDER) onderirfan@gmail.com Diyâr-ı gurbette, vakt-i seherde, Ayrılık derdiyle yanarım gönül! Rûhum çiçek açmaz oldu baharda, Ayrılık derdiyle yanarım gönül! Melâmet içinde yüzüyor sînem! Arttıkça dertleri kızıyor sînem! Acılarla doldu, sızıyor sînem! Ayrılık derdiyle yanarım gönül! Ey Sükûtî! Niçin feryat edersin? Gece-gündüz demez hayret edersin, Vuslat için dâim gayret edersin; Ayrılık derdiyle yanarım gönül!

Continue reading »

YIKILDI DAĞIM!..

Servet YÜKSEL servety@t-online.de   -8 Ekim 2020’de vefat eden babamın aziz rûhuna…- Ecelin gölgesi düşmüş yoluna, Ateşler içinde başım dönüyor… Yaradan yâr olur garip kuluna, Bir dert vermiş; mâsivâdan yunuyor… Hüznün rüzgârında gönül bayrağım, Kördüğüme döndü elim, ayağım, Devrildi çınarım, yıkıldı dağım; Kader bizi acılarla sınıyor… Aylardan renklerin solduğu Ekim, Davet ötelerden, neylesin hekim… Bilemedim yaşayan kim, ölen kim; Yalan […]

Continue reading »

NEFES VER, ÖLMEDEN ÖLDÜĞÜM SEN’SİN!..

Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com   Yâ Rab; «gönül» denen aşk dergâhında, Düşüp eşiğinde, kaldığım Sen’sin!.. Zikreden kalbimin her îzâhında; Vecd ile hikmete, daldığım Sen’sin!.. Hicrânım diner mi, Sen’de diyârım? Sen’den, «Sen’i» ister bu âh u zârım!.. Rahmet ver, yeşersin sonsuz baharım; Her mevsim sararıp, solduğum Sen’sin!.. Görünen «tevhid» mi, şu yedi renkte? Bin bir tecellin var seste, âhenkte!.. Bahtımı yazdığın, ince […]

Continue reading »

VAR MI GÖNÜL?

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Bu zemin boş; yedi kat gökte yerin var mı gönül? Sana âit yücelikten haberin var mı gönül? (Seyrî) Hak deyip sînede güm güm vuruşun var mı gönül? Şu yaman rüzgâra dimdik duruşun var mı gönül? Yolcusun! Söyle gönül yolculuğun hangi yöne? Nerdedir menzil-i maksud? Varışın var mı gönül? Mal ve mevkiyle böbürlenmeye gelmiş değiliz, Hakka, hayrâta […]

Continue reading »

DOST OLALIM

Ali Rıza KAŞIKCI ali_rz_@hotmail.com   Eğlenme boşa gönül, Gel dosta dost olalım. Dönmeden taşa gönül, Gel dosta dost olalım. Dünyanın derdi çoktur, Kimi aç kimi toktur, Kimseden fayda yoktur; Gel dosta dost olalım. Misafir geldik hana, Pâye yük olur, câna, Gidelim yana yana; Gel dosta dost olalım. Akıl olsun ko ırak, Ulu dîvâna varak, Hakkımız haktan sorak; Gel dosta dost […]

Continue reading »

189. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Aylardır dersimiz: Yaşatmak… Hayatı korumak, ihyâ etmek. Mesele, hayat-memat meselesi olunca, her şey teferruat oluyor çünkü. Kur’ân ve Sünnet’in gayesi de zaten hayat vermek. “Ey îmân edenler! Hayat veren esaslara sizi çağırdığı zaman, Allah ve Rasûlü’ne icâbet edin!..” (el-Enfâl, 24) Kitap Kur’ân… Sünnet, o Kur’ân’ı getiren Rasûl’ün ilk elden en mükemmel tatbikatı… Öyle hayat veriyor ki, eğer zarûrette […]

Continue reading »
1 2 3 190