MES’ÛLİYET, FERÂGAT, VEFÂ ve HAKKĀNİYET

Osman Nûri TOPBAŞ   TALEP İLE DEĞİL! Ebû Musa el-Eş‘arî -radıyallâhu anh- anlatır: “Amcamın oğullarından ikisiyle Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in huzûruna girmiştim.  Onlardan biri; «−Yâ Rasûlâllah! İdaresini Cenâb-ı Hakk’ın Sana verdiği vazifelerden birine bizi âmir tayin et!» dedi.  Öteki de benzeri bir şey söyledi.  Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «−Vallâhi biz, tâlip olanı veya vazife hırsı bulunanı yönetici […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -39- ÇEŞİT ÇEŞİT YOLLAR

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   İKİ MERTEBEDE İHSAN   Müellifimiz, Beşinci Kaide’de, tasavvufun temelinin, Cibrîl Hadîsi diye meşhur olan hadîs-i şerifte tarif edilen İhsan Makamı olduğunu söylemişti. Bu maddede bunu biraz daha açarak kademelendiriyor:   Elli Altıncı Kaide:   […]

Continue reading »

HAKLAR ve HELÂLLEŞMELER

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM    Ahmed İbn-i Hanbel Hazretleri’ne bir sual sorulmuş:   Bir kadıncağız pusulayla, yani bir not kâğıdıyla soru sordurtmuş. Sual şöyle:   “–Bizler evimizin damında oturup, yün eğiririz. Emîrin meş‘alelerinin ışığı bize kadar geliyor. O ışıkta yün eğirmemiz câiz midir?”   Ahmed İbn-i Hanbel -rahmetullâhi aleyh-;   “–O ışıkta eğirmesin!” dedikten sonra böyle bir suâli soranın kim […]

Continue reading »

Gönüllerin Yönelimi KIBLE MESELESİ -5-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr      Rasûlullah -aleyhisselâm-’ın kıble hakkındaki uygulamaları, bazı nasipsizler tarafından çok farklı şekillerde yorumlanmaya başladığı gibi, ileri geri konuşanlar da çok oldu:   –Bu ne iştir böyle?   –En son ve en mükemmel din diyorsunuz, ama kıbleye bile tam karar vermiş değilsiniz!   –Mescid-i Aksâ neyinize yetmiyordu!   –Mescid-i Harâm’a neden döndünüz sanki!   –Mescid-i Aksâ cihetine yönelip, […]

Continue reading »

NÛR ÜSTÜNE NUR

Prof. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com   BİR HADİS:   عَنْ عَبْدِاللّٰهِ بْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ :    اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ ل۪ي ف۪ي قَلْب۪ي نُورًا، وَف۪ي لِسَان۪ي نُورًا، وَف۪ي سَمْع۪ي نُورًا، وَف۪ي بَصَر۪ي نُورًا    Abdullah İbn-i Abbas -radıyallâhu anhümâ-’dan nakledildiğine göre Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur:    “Yâ Rabbî! Benim kalbime […]

Continue reading »

SEVGİYİ ARTIRAN AMELLER

Sami GÖKSÜN     İslâm dîni; müslümanların hukuku, bir ve beraber olmalarının önemi ve ayrılıp dağılmalarının kötülüğü hakkında çok önemli kriterler ortaya koymuştur. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:    “Mü’minler hakikatte kardeşten başka bir şey değildirler. Artık kardeşlerin arasını bulun. Allâh’a karşı gelmekten sakının ki, merhamet olunasınız.” (el-Hucurât, 11)   Başka bir âyet-i kerîmede ise yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor:  […]

Continue reading »

MEVLÂNÂ HAZRETLERİ’NİN DÜNYA HAYATINA BAKIŞI

Z. Özlem ABAY o.abay@hotmail.com     Dağları, ovaları, nehirleri, üstünde yaşayan bitkileri, hayvanları ve insanları ile dünya; sırlarla dolu bir muammâdır. İnsan için; yaratılmış bir konaktır, gölgeliktir. Aslî vatanımız değildir. Kiracı hükmünde olan bizler, mülkün sahibi; «Dön!» dediği an, kayıtsız şartsız O’na döneceğiz. Lâkin yaşadığımız müddetçe konakladığımız bu evi tanımamız gerekiyor. Bu dünya hayatı için Kur’ân-ı Kerim’de şöyle buyurulur:   “İyi bilin ki, […]

Continue reading »

SONSUZ İKRAMLARI HAYATA YANSITMAK

Osman Nûri TOPBAŞ BELKİ YARIN    Ömür, üzerinde metrajı yazılı olmayan yani nerede biteceği meçhul bir makara gibidir.    Cenâb-ı Hak; âciz ve zayıf yaratılan insana, vefât edeceği günün bilgisini vermemiştir. Bu bilgi eğer verilseydi, insan hâlet-i rûhiyesini herc ü merc ederdi.    İnsana bu mâlûmâtın verilmesi, imtihan sırrına da muhalif olurdu.    Çünkü;    Gafil ve nâdân, hiç ölmeyecekmiş gibi […]

Continue reading »

EN GÜZEL MÎRAS

Osman Nûri TOPBAŞ   ÇOK BÜYÜK BİR KISMET…    Dımaşk’ta bulunan Ebu’d-Derdâ Hazretleri’ne Medîne-i Münevvere’den bir zât gelmişti.    Ebu’d-Derdâ -radıyallâhu anh-;   “–Ey kardeşim, seni buralara kadar getiren nedir?” diye sordu.   Medine’den gelen kimse şu cevabı verdi:   “–Bir hadîs-i şerif!..    Bana ulaştığına göre sen o hadîsi Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’den rivâyet ediyormuşsun. (İlk râvîden dinlemek için geldim.)”   […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -38- KEMAL, YAKÎN ve DERİNLİK…

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM   (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   ÜNVANLAR NİÇİN ve NEREDE?   Ahmed Zerrûk Hazretleri; seyyidler ile alâkalı maddelerden sonra, yine protokol diyebileceğimiz, ulemâ ve meşâyıh hakkında kullanılan ünvanlara temas eden bir kaideye geçiyor.   Protokol veya teşrifat kaidelerine tarihte […]

Continue reading »
1 14 15 16 17 18 174