Îman Selâmeti İçin; TEFEKKÜR DERİNLİĞİ

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsanı diğer canlılardan ayıran ve eşref-i mahlûkat vasfının nişânesi olan en önemli husus, ihsan buyurulan akıl nimetidir. Bu nimetledir ki; bir kul olarak, kendisine tahsis buyurulan «esfel-i sâfilîn» ile «âlâ-yı illiyyîn» arasında bir mevkî tutacaktır. Şayet bu nimetin îcâbını yerine getirmeyip, kendisinden beklenen mes’ûliyetlerden imtinâ ediyorsa, bu fârik vasfın imtiyazından mahrum kalarak, «belhüm edall» (hayvandan da […]

Continue reading »

179. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Bize bir nazar oldu, Cumamız Pazar oldu, Başımıza gelenler; Hep azar azar oldu. Bu kıt‘a, hatâen Ârif Nihat ASYA’ya nisbet edilir. Çünkü; bu meşhur mısraları yazan kişi de maalesef, cumayı pazar eyleyenlerin yoluna azar azar kapılıp gitmiştir. “Bu şiir benim!” diyebilecek bir duruşu kalmamıştır. Fakat verdiği hüküm çok doğru. Şahsiyet krizine giden yol azar azar oluyor. Küçük küçük […]

Continue reading »

ŞEYTAN SÜSÜ

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com  Eskiden doğu-batı derdik. Avrupa, frenk derdik. Yakın zamana kadar hiç değilse, kapitalizm ve sosyalizm zıtlığı ve rekabeti vardı. Şimdi tek bir zıtlık kaldı: İslâm ve düşmanları… Artık bu bir medeniyet meselesi… Yönler sona erdi. Doğu, batı, kuzey, güney hepsi aynı tek dişi kalmış canavara işaret ediyor: Mimsiz medeniyet: Denîet, denâet… Modern câhiliyye… Ne kadar ileri görünürse […]

Continue reading »

YABANCILAŞMA, KÜRESELLEŞME ve TAKLİT

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Efendim, koca bir seneyi geride bıraktık. Ömür sermayemizden 365 gün daha eksildi. Ama nasıl eksildi? Geleceğimiz adına hayra mı şerre mi kanat çırpacağız? Kafası çalışan insan; geçmiş-gelecek hesabını sadece sene başlarında değil, hayatın her ânında yapmalı, yapabilme uyanıklığında olmalı. Yoksa «uydum kalabalığa» misali yaşanan hayatların âkıbeti, çok kısa bir sürede istenmeyen istikametlere kayabilir. Denizlerde seyreden gemilerin […]

Continue reading »

BİR BAŞKA AÇIDAN TESETTÜR

H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com «Tesettür; hakkında en fazla konuştuğumuz meselelerimizden biri olduğu hâlde, bu konuyu bir kere daha yazmaya neden ihtiyaç duydun?» diye aklınıza gelmiştir belki. Maalesef son zamanlarda duyduğum üzücü haberler beni bu yazıyı yazmaya sevk etti. O haberlerden bahsedip sizi de üzmek istemezdim ama tehlikenin farkına varmamız da gerekiyor. Son zamanlarda gerek iş bulmak ve çalışmak kadınların üzerine […]

Continue reading »

İçtimâî Bünyenin Temel Direği: KİMLİK ŞUURU

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com Muhteşem tarihî yapılar; muhteşem mimarların, o eserlerin her bir malzemesini ihtimamla seçip işleyerek, göz nûru yapım teknikleriyle inşâ etmelerinin semeresidir. Geçen yüzlerce, binlerce yıla rağmen solmayan, paha biçilmez mücevherlere nisbet edilebilecek göz kamaştıran parıltılar, bu ihtimamın işaretleridir. Her yapı asırları aşamaz; aşanların esrârı, bu sıra dışı fevkalâdelikte gizlidir. Her medeniyet; kendi hususiyetlerini yansıtacak, kendi vasıflarıyla donanmış, […]

Continue reading »

178. Sayı TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Tasavvuf, Allah Rasûlü ve sahâbenin yaşadığı mâneviyat ve rûhâniyet dolu İslâm. Fakat o İslâm ile yaşanan İslâm vâkıaları (fenomenleri) farklılaşmaya başlayınca, tarihî bir hareket olarak tasavvufun ilk görünüş şekli «zühd» ile oldu. Hep söylenmiştir: Yokluklara karşı sabır imtihanını üst seviyede verebilen müslümanlar, varlıklar karşısında şükür imtihanından aynı muvaffakiyetle çıkamadılar. Zorluklarda daima ruhsatlara sığınmak nasıl kaybettirici ise, genişliklerde mubahların […]

Continue reading »

DÜNYA-ÂHİRET İÇ İÇE

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Son asırlarda gündemimizden hiç düşmeyen dînî ve îmânî meselelerimiz, siyâsî ve içtimâî dertlerimizden ayrı değildir. Onların perde arkasında birbirleriyle ciddî irtibatlarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Dünya ve âhiret dengesi mevzuu; sadece nasslar, öğütler ve hayat tarzı çizgisi içinde tartışılmaz. Mevzu hakkında konuşan veya yazanlar, müslümanların son asırlarda yaşadıkları «geri kalmışlık» psikolojisinin tesiri altındadırlar. Bu sebeple; âhiret lehine dünya […]

Continue reading »

ZÜHD ANLAYIŞI ve DÜNYEVÎLEŞME

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Bu ay birbirine zıt iki anlayışı gündeme getirmektir niyetimiz. Bugün artık hastalık hâline gelmiş olan «dünyevîleşme» ancak «zühd» anlayışına sahip olma ile giderilebileceği için başlığımızı da ona göre attık. Bilindiği üzere «zühd» tasavvufî bir mefhumdur. Hakikî mânâda «zühd»; kişinin eşyaya sahip olmaması değil, eşyanın kişiye sahip olmamasıdır. Yani dünya sevgisinin; kişinin gönlüne girip, ona Allah Teâlâ’yı, […]

Continue reading »

İNSANIN DÜNYA İLE İMTİHANI

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsana, hikmetine binâen; hem dünya, hem de âhiret mekân olarak tahsis buyurulmuştur. Ancak ikāmet müddetleri birisinde ebedî, diğerinde ise onun yanında bir hiç mesâbesinde, bir anlık zaman müddetincedir. İnsana lutfedilen aklın îcâbı odur ki; her birine lâyık olduğu kadar kıymet verile. Buna işaret bâbında, Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve […]

Continue reading »
1 2 3 4 89