BA┼×AK…

YAZAR : Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com

f_garcan_yuzakidergisi_mart2016

ÔÇôDurmu┼č Ali! Haydi ye─čenim, kalk!

ÔÇôEfendim teyze…

ÔÇôHaydi benim aslan ye─čenim, bak namaz─▒n ge├žiyor. Sonra ├žok ├╝z├╝l├╝yorsun…

Durmu┼č Ali hemen yata─č─▒ndan f─▒rlad─▒. Elleriyle g├Âzlerini ovu┼čturdu:

ÔÇôTeyze ne kadar kald─▒?

ÔÇôEzan okunal─▒ ├žok olmad─▒. Biraz acele edersen camiye yeti┼čirsin!

ÔÇôTe┼čekk├╝r ederim teyze. Hasan a─čabeyim namaza gitti mi?

ÔÇôHay─▒r, o da bah├žede abdest al─▒yordur… ┬źBeraberiz gideriz, abdestini als─▒n beni bulsun.┬╗ demi┼čti.

ÔÇôTamam teyze!

Durmu┼č Ali, hemen abdestini al─▒p yeti┼čti. Hasan a─čabeyi ile namaza gitmek onun i├žin vazge├žilmez bir zevk h├ólini alm─▒┼čt─▒. K├Ây├╝n ya┼č├ža ileri gelenleri, onu sabah namaz─▒nda camide g├Âr├╝nce ├žok ilgili davran─▒yor, herkes kendince onun bu ilgisini canl─▒ tutmak i├žin bir ┼čeyler yapmaya ├žal─▒┼č─▒yordu. Kimi ├žikolata-bisk├╝vi al─▒yor, kimi har├žl─▒k veriyor, kimi el eme─či ah┼čap oyuncaklar hediye ediyordu…

Durmu┼č Ali, bu ortam─▒ kendi mahallesinde bulam─▒yordu. Babas─▒ vazife dolay─▒s─▒yla erken ├ž─▒kt─▒─č─▒ i├žin okul zamanlar─▒nda cemaate yeti┼čme imk├ón─▒ sadece hafta sonlar─▒nda olabiliyordu.

Karnelerin al─▒nd─▒─č─▒ g├╝n ise, solu─ču annesinin k├Ây├╝nde al─▒yordu. Babas─▒ hem ├Âks├╝z hem yetim b├╝y├╝m├╝┼čt├╝. Y─▒llard─▒r gurbette okudu─ču i├žin ve memleketinin bir hayli uzak olmas─▒ sebebiyle akraba irtibat─▒ ister istemez zay─▒f kalm─▒┼čt─▒. Annesinin k├Ây├╝nde ise; ├Âzellikle f─▒nd─▒─č─▒n hasat zamanlar─▒nda, t├╝m akraba k├Âye gelir, herkes ba─č─▒na-bah├žesine sahip ├ž─▒kma gayreti ile birbirine destek olur, k├Ây├╝n o a─č─▒r ├žal─▒┼čma temposu, yerini bamba┼čka bir muhabbet harman─▒na ├ževirirdi. ─░mece us├╗l├╝ ile her g├╝n bir ki┼činin tarlas─▒na gidilir, ak┼čam olunca da b├╝t├╝n i┼čler bitmeden kimse odas─▒na ├žekilmezdi. Dolay─▒s─▒yla akraba ├╝nsiyeti biraz daha farkl─▒yd─▒.

Rahmetli dedelerinin, zaman─▒nda dar imk├ónlarla yapt─▒rd─▒─č─▒ iki katl─▒ ├žamur ev; bug├╝n yedi karde┼či, aileleri ile birlikte a─č─▒rlamaya yetiyordu. Bir├žok inceli─či bar─▒nd─▒ran bu ev Durmu┼č AliÔÇÖnin g├Ân├╝l d├╝nyas─▒n─▒ nak─▒┼č nak─▒┼č i┼čleyen m├╝stesn├ó bir yerdi. Mutfa─č─▒ndan banyosuna ├žok hassas detaylara sahip b├Âylesi bir eve, b├╝y├╝k ┼čehirlerde rastlamak art─▒k nerede ise imk├óns─▒zd─▒.

Babas─▒ memur oldu─ču i├žin, Durmu┼č Ali yaz ba┼č─▒nda k├Âye ablas─▒ ile geliyor ve tatil boyunca teyzesinin yan─▒nda kal─▒yordu. Teyzesi; onu evl├ód─▒ndan ayr─▒ tutmuyor, o da teyzesine h├╝rmette kusur etmiyordu.

Tarla i┼člerinin yo─čun oldu─ču bir g├╝nd├╝. Eli i┼č tutan herkes tarlaya gitmi┼č; evde anneannesi ile teyzesi kalm─▒┼čt─▒. Us├╗ld├╝; her g├╝n evde biri kal─▒r, hem anneannesinin hizmetlerini g├Âr├╝r hem de tarladan gelecek olanlar─▒n ak┼čam yemeklerini haz─▒rlard─▒.

Teyzesi, mutfakta bir yanda haz─▒rl─▒k yap─▒yor bir yandan da zor zahmet ├žeken radyodan haberleri dinliyordu:

ÔÇťBug├╝n SuriyeÔÇÖde okula ve hastah├ónelere at─▒lan bombalar onlarca can ald─▒…ÔÇŁ

ÔÇťYetkililer yapt─▒klar─▒ a├ž─▒klamalarda…ÔÇŁ

ÔÇťS─▒n─▒r─▒m─▒za gelen s─▒─č─▒nmac─▒lar i├žin T├╝rkiye kap─▒lar─▒n─▒ bir kez daha ard─▒na kadar a├žt─▒…ÔÇŁ

Durmu┼č Ali, teyzesinin g├Âzya┼člar─▒na ┼čahit olmu┼čtu. Asl─▒nda bu t├╝r anlara pek yabanc─▒ de─čildi. Evde annesi de ne zaman bu haberleri dinlese b├Âyle olurdu. Babas─▒n─▒n da bu konuya duyarl─▒l─▒─č─▒ bir ba┼čkayd─▒. Annesi ve sohbet arkada┼člar─▒ bir ├žal─▒┼čma ba┼člatm─▒┼č, sohbete gelen her han─▒ma bir Suriyeli karde┼č aile pay etmi┼člerdi. Babas─▒ da imk├óns─▒zl─▒klar i├žinden imk├ón ├ž─▒kar─▒r her hafta o aileye kar─▒nca karar─▒nca bir ┼čeyler haz─▒rlar, bizzat ziyaret eder, em├ónetleri teslim eder ve bir m├╝ddet dilinin d├Ând├╝─č├╝nce sohbet ederdi. Durmu┼č AliÔÇÖyi de yan─▒nda g├Ât├╝rmeyi ihmal etmezdi.

Suriyeli muh├ócirlerin durumu Durmu┼č AliÔÇÖnin g├Ânl├╝nde ├Âyle bir yer etmi┼čti ki; her yeme─činde onlar─▒ d├╝┼č├╝n├╝r, iki dilim yiyecekse birini onlara ay─▒r─▒r h├óle gelmi┼čti. O g├╝n teyzesini ├Âyle g├Âr├╝nce dayanamad─▒ ve gidip boynuna sar─▒ld─▒. Bu sessizce sar─▒l─▒┼č, asl─▒nda duygu y├╝kl├╝ nice anlamlar ta┼č─▒yordu; l├ókin o duygular─▒ ifade edecek bir lisan hen├╝z yoktu.

ÔÇôTeyze! Ben evdeyken onlar i├žin yediklerimden, oyuncaklar─▒mdan ay─▒r─▒p g├Ât├╝r├╝yordum; ama ┼čimdi kendi evimizde olmad─▒─č─▒m─▒z i├žin bir ┼čey yapam─▒yorum. Bu da beni ├žok ├╝z├╝yor.

ÔÇôOnlara yard─▒m etmek i├žin bir ┼čeyler yapmak ister misin?

┬şÔÇôEvet! Hem de ├žok!

┬şÔÇô┬źBa┼čak yapmak┬╗ diye bir ┼čey duydun mu?

┬şÔÇôEvet; ama ne oldu─čunu tam bilmiyorum. Annemin, ablama; ┬źBen ├žeyizimi yapt─▒─č─▒m ba┼čaklarla haz─▒rlam─▒┼čt─▒m.┬╗ dedi─čini hat─▒rl─▒yorum ama…

ÔÇô┼×imdi day─▒nlar, teyzenler, a─čabeylerin tarlada hep beraber f─▒nd─▒k topluyorlar ya…

┬şÔÇôEvet.

┬şÔÇô─░┼čte hep birlikte bah├žedeki f─▒nd─▒─č─▒ toplad─▒ktan sonra; tarlada onlar─▒n ard─▒nca otlar─▒n aras─▒nda, ocak diplerinde, yapraklar─▒n yo─čun oldu─ču dallarda tek-t├╝k f─▒nd─▒klar kal─▒r. ─░┼čte o f─▒nd─▒klar─▒ m├╝sait zamanlarda toplama i┼čine ┬źba┼čak yapma┬╗ denir. Tarla sahiplerinin d├Ân├╝p de onlarla ilgilenecek zaman─▒ olmaz veya gerek g├Ârmezse o f─▒nd─▒klar bah├želerde ├ž├╝r├╝y├╝p gider. Biz de onlar─▒ ├Âyle ├ž├╝r├╝tmeyip toplard─▒k. Gen├žli─čimizde vaktimiz m├╝sait oldu─ču i├žin tarla sahiplerinden izin al─▒r, o tarlalar─▒n ba┼čaklar─▒n─▒ yapard─▒k. Koca tarlay─▒ didik didik eder, bazen g├╝nde iki ├žuval ba┼čak toplard─▒k. E─čer iki ├žuval ba┼čak toplad─▒ysak, bizden iyisi yoktu. Ba┼ča─č─▒ kim yaparsa ba┼čak onun olurdu. Anne ve babalar da te┼čvik olsun diye o f─▒nd─▒klar─▒ ayr─▒ hesap ederlerdi. Biz de okul zamanlar─▒m─▒zdaki ihtiya├žlar─▒m─▒z i├žin veya ├žeyiz haz─▒rl─▒─č─▒m─▒z i├žin o f─▒nd─▒klar kar┼č─▒l─▒─č─▒nda gelen paray─▒ kullan─▒rd─▒k. ─░stersen sen de bug├╝n Hasan a─čabeyinin pe┼čine tak─▒l. Onlar─▒n ge├žti─či yerlerin biraz arkas─▒ndan gidersin. Hem tarlada yaln─▒z kalmazs─▒n hem de o tarlan─▒n ba┼ča─č─▒ senin olur.

┬şÔÇôGer├žekten yapabilir miyim teyze?

ÔÇôEvet aslan─▒m. Elbette!

┬şÔÇôPeki, ben hemen gitsem olur mu?

ÔÇôOlur da tarlaya kadar gidebilecek misin? Korkmaz m─▒s─▒n?

ÔÇôKorkmam! Hasan a─čabeyimle gitmi┼čtik. Biliyorum o tarlay─▒. Nas─▒l toplayaca─č─▒m? Tarif eder misin?

┬şÔÇôGel bakal─▒m!

Teyzesi, orta boylu bir ├žuval─▒ yar─▒s─▒na kadar katlay─▒p Durmu┼č AliÔÇÖnin beline ba─člad─▒.

ÔÇô┼×imdi de eline bir ├žubuk alacaks─▒n; o ├žubukla ocak diplerini, ot y─▒─č─▒nlar─▒ kar─▒┼čt─▒rarak oralarda kalan f─▒nd─▒klar─▒ toplayacaks─▒n. Belindeki ├žuval dolunca Hasan a─čabeyin onlar─▒ senin i├žin ayr─▒ bir ├žuvalda biriktirir. Her g├╝n ak┼čam gelince de onlar─▒ beraber ay─▒klar ba┼čka bir yerde muhafaza ederiz. F─▒nd─▒klar─▒n sat─▒laca─č─▒ zaman da senin ba┼ča─č─▒n ayr─▒ hesap edilir. Sen de kazand─▒─č─▒n para ile istedi─čin yard─▒m─▒ yapabilirsin!

┬şÔÇôTamam, anla┼čt─▒k o zaman.

┬şÔÇôHaydi bakal─▒m, bereketli olsun o vakit.

┬şDurmu┼č AliÔÇÖnin heyecan─▒na diyecek yoktu. Merhametlilerin en merhametlisi olan y├╝ce Allah, ┼ču k├╝├ž├╝c├╝k ├žocu─čun g├Ânl├╝ne bu hassasiyeti ne de g├╝zel nak┼četmi┼čti. Baz─▒lar─▒na ise merhamet, bir ba┼čka yak─▒┼č─▒yordu.

Durmu┼č Ali; art─▒k her sabah, sabah namaz─▒ndan sonra tarlaya gideceklerin en ba┼č─▒nda haz─▒r oluyor, ak┼čama kadar mola ve yemek saatlerine harfiyen uyarak ba┼čak topluyordu. G├╝n sonunda da daha trakt├Ârde iken, ablas─▒n─▒n kuca─č─▒nda uyuya kal─▒yordu. Ama kimse ondan en ufak bir ┼čik├óyet duymam─▒┼čt─▒.

Ablas─▒ bir g├╝n mola saatine biraz ge├ž kald─▒─č─▒n─▒ fark edince merak edip yan─▒na gitmi┼čti. Onu bir oca─č─▒n dibinde a─člar vaziyette g├Âr├╝nce hemen sebebini sordu:

┬şÔÇô┼×u ocaklar─▒n ├╝st taraf─▒n─▒ hep ─▒s─▒rgan otlar─▒ kaplam─▒┼č. Dipleri de f─▒nd─▒k dolu. Ben de onlar─▒ toplayaca─č─▒m derken ─▒s─▒rgan otlar─▒ her taraf─▒m─▒ yakt─▒.

Ablas─▒, Durmu┼č AliÔÇÖnin ellerine ve ayaklar─▒na bak─▒nca her taraf─▒n─▒n k─▒zar─▒p kabard─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝. Dayanamad─▒:

ÔÇôKarde┼čim buna mecbur de─čilsin. Hem sen toplad─▒─č─▒n iki avu├ž f─▒nd─▒kla ka├ž ki┼čiye derman olabileceksin?

ÔÇô├ľyle deme abla! Ben hesap ettim. E─čer her g├╝n d├╝zenli toplarsam bizim karde┼č aile gibi bir ailenin ├╝├ž ayl─▒k kuru erzak─▒n─▒ alabiliyorum. Bir de onca karde┼čimizin bombard─▒manlarda kopmu┼č kollar─▒ ve bacaklar─▒n─▒n g├Âr├╝nt├╝leri g├Âz├╝m├╝n ├Ân├╝ne geliyor da… Elhamd├╝lill├óh benimkiler sa─člam, biraz yand─▒ o kadar!

ÔÇôPeki, ya sonra?

ÔÇôSonras─▒… Allah bilir! Elbet sahipsiz b─▒rakmaz!

Ablas─▒, onun bu k├╝├ž├╝c├╝k y├╝re─čindeki tevekk├╝l├╝ ve di─čerg├óml─▒─č─▒ g├Âr├╝nce g├Âzya┼člar─▒n─▒ tutamad─▒:

ÔÇôAynen ├Âyle! Senin gibi g├Ânl├╝ zenginler olduk├ža bir sahiplenen olur elbet.

F─▒nd─▒klar harmanlanm─▒┼č, ├žuvallara konmu┼čtu. B├╝y├╝k day─▒s─▒n─▒n ba┼čkanl─▒─č─▒nda herkesin f─▒nd─▒─č─▒ pay ediliyordu. Tutulmu┼č notlar a├ž─▒l─▒yor, kim kime ne kadar yard─▒m etmi┼č hesap ediliyordu. E─čer bor├žlu ├ž─▒kan olursa f─▒nd─▒k ├╝zerinden de─čer bi├žiliyor, ├╝zerlerine isimler yaz─▒larak ├žuval─▒ ayr─▒ konuyordu.

Durmu┼č Ali heyecandan ├žatlayacakt─▒. Harman─▒n etraf─▒nda bir o yana bir bu yana ko┼čturup duruyordu.

En son dayanamay─▒p usulca Hasan a─čabeyinin yan─▒na gitti:

┬şÔÇôA─čabey! Benim hissemin hi├ž ad─▒ ge├žmedi!

ÔÇôDay─▒m─▒z senin hisseni ayr─▒ olarak en son hesap edecek.

┬şÔÇô├ľyle mi? ┼×ey, ben ├žok merak ediyorum da… ┼×imdi ne kadar oldu─čunu g├Ârebilir miyim acaba?

ÔÇô┼×imdi de─čil! Day─▒m ne zaman derse.

Durmu┼č Ali ak┼čam─▒ zor etmi┼čti. Nihayet s─▒ra kendisine gelmi┼čti. O da ne? ├ťzerinde Durmu┼č Ali yazan ├žuvallar deponun belki d├Ârtte biri kadard─▒. Durmu┼č Ali ├žok ┼ča┼č─▒rm─▒┼čt─▒.

ÔÇôA─čabey! Bu f─▒nd─▒klar bana m─▒ ait?

ÔÇôEvet aslan─▒m!

┬şÔÇôAma ben bu kadar f─▒nd─▒k toplamad─▒m ki!

┬şÔÇôSenin bu seneki ├žaban, day─▒m─▒n ve karde┼člerinin dikkatinden ka├žmad─▒. Day─▒m─▒n da y├Ânlendirmesi ile herkes kendi ├Â┼čr├╝nden bir pay senin hissene ekledi. O da Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n bereketi ile en b├╝y├╝k hissemizi bile ge├žti. All├óhÔÇÖ─▒n izniyle toplanan f─▒nd─▒klar ile de─čil bir aileyi ├╝├ž ay, belki on aileyi bir y─▒l doyurabilirsin.

Durmu┼č AliÔÇÖnin heyecan g├Âzya┼člar─▒, orada bulunan herkesi bir ba┼čka duyguland─▒rm─▒┼čt─▒. Teyzesine sar─▒l─▒┼č ├ón─▒ ise kelimelerle tarif edilir gibi de─čildi.

Okul ba┼člang─▒c─▒nda arkada┼člar─▒na anlatacak piknik, gezi, deniz gibi h├ót─▒ralar─▒ olmayacakt─▒ belki; ama o ├žaresiz din karde┼člerinin yaralar─▒na bir nebze olsun merhem olmak, onun i├žin de─čme tatillere ta┼č ├ž─▒kar─▒rd─▒.

Hay─▒rda yar─▒┼čman─▒n ne demek oldu─čunu, belki tam m├ón├ós─▒yla bilmiyordu bile; ama vesile oldu─ču hay─▒r yar─▒┼č─▒, day─▒s─▒n─▒ da bir ba┼čka etkilemi┼čti:

ÔÇôDurmu┼č Ali! Gel bakal─▒m evl├ót!

ÔÇôBuyur day─▒!

ÔÇôAferin sana evl├ót! Herkesin kendince ├Â┼čr├╝n├╝ verecek ba┼čka pl├ónlar─▒ vard─▒ belki; l├ókin senin o gayretin buradaki herkesi mest etti.

ÔÇťArmut dibine d├╝┼čer.ÔÇŁ derler ya aynen ├Âyle! ├ço─čumuzun ├žocu─ču bilgisayardan, oyun-e─členceden kafas─▒n─▒ kald─▒r─▒p tarlaya gelmekten burun k─▒v─▒r─▒rken sen hepimizden ├Ânce geldin. Baban da ├Âyledir… Belki yar─▒m ton f─▒nd─▒─č─▒n─▒z ├ž─▒kmaz; ama onun hay─▒r i├žin ay─▒rd─▒─č─▒ miktar hepimizinkini ge├žerdi. Allah ondan da senden de r├óz─▒ olsun. S├╝l├ólemizin bu seneki zek├ót─▒ i├žin hepimiz seni vekil tayin ettik. ┼×imdi sen babanla birlikte nereye yard─▒m yapmak istiyorsan, hepimiz size t├ób├« olaca─č─▒z.

ÔÇôGer├žekten mi day─▒?

ÔÇôEvet, aslan par├žas─▒!

O g├╝n oradaki herkes; Durmu┼č AliÔÇÖyi gayretlendirmekle, bug├╝n ve y─▒llar sonras─▒ i├žin ne b├╝y├╝k bir hayra vesile olduklar─▒n─▒n huzurunu iliklerine kadar hissetmi┼čti.

Ne mutlu, hay─▒rda yar─▒┼č─▒n tad─▒na varabilenlere!

Ne mutlu merhameti diri tutabilen o hassas kalplere…