AHL├éKIN ─░MT─░HANI –┬áG├ťZEL AHL├éK

YAZAR : Osman N├╗ri TOPBA┼× Hocaefendi

mevlana_yuzakidergisi_ocak2016

EbuÔÇÖl-H├╝seyn en-N├╗r├« der ki:
ÔÇťTasavvuf ne ┼čekil, ne de bir ilimdir; o sadece g├╝zel ahl├óktan (ve irfandan) ibarettir. E─čer ┼čekil olsayd─▒ m├╝c├óhedeyle, ilim olsayd─▒ ├Â─črenmekle tahsil edilirdi. Bu sebeple s─▒rf ┼čekil ve ilim, maksada ula┼čt─▒ramaz. Tasavvuf, HakkÔÇÖ─▒n ahl├ók─▒na b├╝r├╝nmektir.ÔÇŁ
Tasavvuf denilince; ─░sl├ómÔÇÖ─▒n ihsan, z├╝hd ve takv├ó ile z├óhir ve b├ót─▒n─▒yla k├ómilen ya┼čanmas─▒ maksuttur.
Bu mefhumlar─▒n hepsi, kalpten ne┼čÔÇÖet edip, z├óhire akseden hasletlerdir. Takv├ó, t├óc ile h─▒rkada de─čil, kalptedir. G├╝zel ahl├ók da, s├╝sl├╝ s├Âzlerde ve yald─▒zl─▒ tav─▒rlarda de─čil, g├Ân├╝ldedir. Z├óhirdeki g├╝zellikler, ancak o g├╝zelliklerle m├╝zeyyen bir g├Ân├╝lden ta┼čarak v├╝cuda geldiklerinde Hak kat─▒nda k─▒ymet ifade ederler. ─░nsanlar z├óhiri g├Âr├╝r; ┬źG├╝zel ahl├ókl─▒.┬╗ der; fakat Allah Te├ól├ó, kalplerin i├žinden haberdard─▒r. Had├«s-i ┼čerifte buyurulur:
ÔÇťAllah, sizin s├╗retlerinize ve mallar─▒n─▒za bakmaz! Fakat sizin (ihl├ós ve takv├ó bak─▒m─▒ndan) kalplerinize ve amellerinize bakar.ÔÇŁ (M├╝slim, Birr, 34)
Kalpteki duygular, ├že┼čitli imtihanlarda kendini ortaya koyar.
Mesel├ó; sab─▒r, mus├«betin vurdu─ču ilk anda kendini g├Âsterir. ─░lk anda sab─▒r g├Âsterememi┼č ki┼činin, h├ódise so─čuduktan sonra sabretti─čini d├╝┼č├╝nmesi veya ifade etmesi bo┼čtur.
Tavizsiz bir ├«man; zul├╝mler, madd├«-m├ónev├« i┼čkenceler ve menfaat ├žat─▒┼čmalar─▒ kar┼č─▒s─▒nda belli olur.
─░ffet, haram ile g├Âzlerden uzak bir ┼čekilde kar┼č─▒ kar┼č─▒ya kal─▒n─▒nca keyfiyetini g├Âsterecektir.
Af ve m├╝samaha, hiddet ve kudret ├ón─▒nda g├Âsterilebilirse ehemmiyet ifade eder.
Ger├žek g├╝zel ahl├ók, b├Âyle imtihanlardan ge├žebilmi┼č hasletlere sahip olmakt─▒r. H├ódiselerin, ┼čartlar─▒n de─či┼čmesi kar┼č─▒s─▒nda muv├ózeneyi kaybetmemek, Allah Ras├╗l├╝ -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖin temsil etti─či ├«tid├óli sergileyebilmek demektir.
Bu sebeple g├╝zel ahl├ók; ancak Cen├ób-─▒ HakÔÇÖtan korkmak, OÔÇÖnu ├žok sevmek ve OÔÇÖnu ├žok├ža zikretmekle elde edilebilir.
Hazret-i Mevl├ón├ó, insan─▒n s├«ret ve s├╗retinin birbirini tutmayabilece─čini ve ger├žek g├╝zel ahl├ók─▒n ancak imtihan ile ortaya ├ž─▒kaca─č─▒n─▒ ┼č├Âyle bir hik├óye ile anlat─▒r:
B─░R PAD─░┼×AHIN ─░K─░ H─░ZMETK├éRI
Bir padi┼čah─▒n iki yeni hizmetk├ór─▒ olmu┼čtu. Onlar─▒n h├ólet-i r├╗hiyelerini anlayabilmek i├žin ilk ├Ânce birinci hizmetk├ór ile sohbete ba┼člad─▒.
Padi┼čah─▒n sorular─▒na, hizmetk├ór, ├Âyle cevaplar veriyordu ki ba┼čkalar─▒ bu cevaplar─▒ ancak uzun uzun d├╝┼č├╝nd├╝kten sonra verebilirdi. Padi┼čah bu hizmetk├ór─▒; anlay─▒┼čl─▒, zeki ve tatl─▒ dilli g├Âr├╝nce memnun oldu. Di─čer hizmetk├ór─▒ da yan─▒na ├ža─č─▒rd─▒.
─░kinci hizmetk├ór, padi┼čah─▒n huz├╗runa geldi. Rahats─▒zl─▒ktan dolay─▒ a─čz─▒ kokuyordu ve di┼čleri de bak─▒ms─▒zl─▒ktan kapkara idi. Padi┼čah, bu hizmetk├ór─▒n z├óhir├« durumundan pek ho┼članmamakla birlikte, onun hakk─▒nda bilmedi─či h├ól ve vas─▒flar─▒ ├Â─črenmek ve onun s─▒rlar─▒na v├ók─▒f olmak i├žin kendisiyle sohbete ba┼člad─▒:
ÔÇťÔÇôBu ne h├ól? ├ľnce a─čz─▒n─▒n derdine bir ┼čif├ó bulal─▒m. Sen sevimli bir ki┼čisin, biz de h├╝nerli bir hekimiz. Seni hor g├Ârmek ve g├Âzden d├╝┼č├╝rmek bize yak─▒┼čmaz. ┼×├Âyle otur, bir-iki hik├óye s├Âyle de akl─▒n─▒n derecesini anlayay─▒m.ÔÇŁ
Padi┼čah bu iki hizmetk├ór─▒n─▒n z├óhir├« h├óllerini g├Ârm├╝┼čt├╝. ┼×imdi ise i├ž y├╝zlerini anlamak i├žin pl├ónlad─▒─č─▒ imtihan─▒ tatbik etmeye ba┼člad─▒:
Z├óhiri d├╝zg├╝n olan ilk hizmetk├ór─▒ y─▒kanmas─▒ i├žin hamama g├Ânderdi.
Arkada┼č─▒ gittikten sonra, konu┼čturmak istedi─či ikinci hizmetk├óra ┼ču s├Âzleri s├Âyledi:
ÔÇťÔÇôArkada┼č─▒n, senin hakk─▒nda k├Ât├╝ ┼čeyler s├Âyledi. Fakat g├Âr├╝yorum ki, sen onun s├Âyledi─či gibi de─čilsin. O haset├ži, neredeyse bizi senden so─čutuyordu. Arkada┼č─▒n senin hakk─▒nda;
┬źO h─▒rs─▒zd─▒r, do─čru adam de─čildir, k├Ât├╝lerle d├╝┼čer kalkar, iffetsizdir.┬╗ dedi. Sen onun hakk─▒nda ne dersin?ÔÇŁ
─░kinci hizmetk├ór bu s├Âzler kar┼č─▒s─▒nda gayet sakin ┼ču cevaplar─▒ verdi:
ÔÇťÔÇô─░yi d├╝┼č├╝nen, do─čru s├Âyleyen o arkada┼ča, e─čri diyemem. Bil├ókis onun s├Âzleri sebebiyle kendimde b├Âyle kusurlar─▒n olabilece─čini d├╝┼č├╝n├╝p h├ólimi ─▒slaha ├žal─▒┼č─▒r─▒m. Padi┼čah─▒m! Belki de o, bende benim fark─▒na bile varamad─▒─č─▒m bir├žok ay─▒plar g├Ârm├╝┼čt├╝r.ÔÇŁ
Padi┼čah daha da ├╝steledi:
ÔÇťÔÇôO senin kusurlar─▒n─▒ anlatt─▒─č─▒ gibi, sen de onun kusurlar─▒n─▒ anlat.ÔÇŁ
Hizmetkâr samimî idi:
ÔÇťÔÇôPadi┼čah─▒m! O benim ger├žekten ho┼č bir arkada┼č─▒m olmakla beraber kusurlar─▒n─▒ s├Âylememe benim g├Ân├╝l d├╝nyam m├ón├«dir. Onun i├žin, ancak ben ┼čunlar─▒ s├Âyleyebilirim ki; onun kusuru, bence kusur de─čil, faz├«lettir. O, sevgi, vef├ó ve insanl─▒k n├╝m├╗nesidir. Onun h├óli; do─čruluktur, zek├ód─▒r, dostluktur. Onun bir s─▒fat─▒ da; c├Âmertliktir, d├╝┼čk├╝nlere yard─▒mda bulunu┼čtur. O ├Âyle c├Âmerttir ki, gerekirse can─▒n─▒ bile verir. Kader arkada┼č─▒m─▒n bir vasf─▒ da, kendini be─čenen bir ki┼či olmamas─▒d─▒r. O herkesle iyidir, fakat kendi nefsine kar┼č─▒ k├Ât├╝d├╝r.ÔÇŁ
Padi┼čah, iyice emin olmak istiyordu. Daha da s─▒k─▒┼čt─▒rd─▒:
ÔÇťÔÇôArkada┼č─▒n─▒ methetmede pek ileri gitme, onu ├Âverken de kendini ├Âvmeye kalk─▒┼čma. ├ç├╝nk├╝; ben onu imtihana ├žekerim de, sonra sen utan─▒rs─▒n.ÔÇŁ
Hizmetk├ór bunun ├╝zerine ┼čunlar─▒ s├Âyledi:
ÔÇťÔÇôHay─▒r. Onu ├Âvmekte ileri gitmedim. O dostumun b├╝t├╝n huylar─▒, s├Âylediklerimden kat kat daha fazlad─▒r. Kader arkada┼č─▒m─▒n vas─▒flar─▒ hakk─▒nda, bildiklerimi s├Âyledim. Fakat, ey kerem sahibi padi┼čah─▒m! S├Âylediklerime sen inanm─▒yorsun, ben ne yapay─▒m? ─░├ž d├╝nyam, benim b├Âyle s├Âylememi ├«c├ób ettiriyor.ÔÇŁ
├ľb├╝r hizmetk├ór hamamdan d├Ân├╝nce, padi┼čah onu huz├╗runa ├ža─č─▒rtt─▒. ─░mtihan edilme s─▒ras─▒ ondayd─▒. Dedi ki:
ÔÇťÔÇôS─▒hhatler olsun. Fakat, arkada┼č─▒n─▒n s├Âyledi─či k├Ât├╝ huylar sende olmasayd─▒ ne g├╝zel olurdu!ÔÇŁ
Hizmetk├ór derh├ól ├Âfkelendi ve dedi ki:
ÔÇťÔÇôPadi┼čah─▒m! O densizin benim hakk─▒mda anlatt─▒klar─▒ndan birazc─▒─č─▒n─▒ l├╝tfen s├Âyle…ÔÇŁ
Padi┼čah imtihan i├žin uydurdu:
ÔÇťÔÇôO, ├Ânce senin ikiy├╝zl├╝l├╝─č├╝n├╝ anlatt─▒. Senin g├Âr├╝n├╝┼čte dev├ó, hakikatte bel├ó oldu─čundan bahsetti.ÔÇŁ
Az ├Ânce ├žok olgun g├Âr├╝nen hizmetk├ór─▒n; ┼čimdi ise ├Âfke denizi kabarm─▒┼č, a─čz─▒ k├Âp├╝rm├╝┼č, y├╝z├╝ k─▒zarm─▒┼čt─▒. Masum arkada┼č─▒ hakk─▒nda a├žt─▒ a─čz─▒n─▒, yumdu g├Âz├╝n├╝:
ÔÇťÔÇôO ├Ânceden bana dost idi, fakat a─čz─▒ bozuktu. K─▒tl─▒kta kalm─▒┼č k├Âpek gibi, pek ├žok zaman pislik yerdi.ÔÇŁ
Arkada┼č─▒n─▒ ├žeki┼čtirmek i├žin, hizmetk├ór b├Âyle ├žan ├žan ├Âtmeye ve asl─▒nda kendi i├ž ├ólemindeki ├žirkinlikleri ortaya d├Âkmeye ba┼člad─▒. Bunun ├╝zerine padi┼čah; ┬źArt─▒k yeti┼čir!┬╗ diyerek, elini onun a─čz─▒na g├Ât├╝rd├╝ ve ona hit├óben ┼č├Âyle dedi:
ÔÇťÔÇôBu imtihan sayesinde, ikinizin aras─▒ndaki fark─▒ g├Ârm├╝┼č oldum.
Onun sadece madd├« bir rahats─▒zl─▒ktan dolay─▒ a─čz─▒ kokuyor fakat senin ise r├╗hun kokmu┼č! Ey r├╗hu kokmu┼č ki┼či, sen uzakta dur. Arkada┼č─▒n sana ├ómir olacak, sen de onun emrinde bulunacaks─▒n. Ondan edep, insanl─▒k ve konu┼čmay─▒ ├Â─čren! Onun faz├«letinden ibret al. Hasedi terk et. Sen bu hased ile, beline ta┼č ba─članm─▒┼č bir zavall─▒ ki┼čisin; bu ta┼čla ne y├╝zebilir ne de y├╝r├╝yebilirsin.ÔÇŁ
Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n anlatt─▒─č─▒ imtihanlar; asl─▒nda her insan─▒n kar┼č─▒s─▒nda, g├╝n be g├╝n kader pl├ón─▒nda ├ž─▒k─▒p durmaktad─▒r.
─░MT─░HAN D├ťNYASI
Cen├ób-─▒ Hak; cennetine davet etti─či insan─▒ da d├╝nya imtihanlar─▒ i├žinde denemekte, onda kalb-i sel├«m olup olmad─▒─č─▒n─▒, kendisinin de g├Ârmesini sa─člamaktad─▒r.
Bu sebeple ├óyet-i ker├«mede imtihanlara dikkatimiz ├žekilmi┼čtir:
ÔÇť─░nsanlar, imtihandan ge├žirilmeden, sadece; ┬ź├Äm├ón ettik!┬╗ demeleriyle b─▒rak─▒lacaklar─▒n─▒ m─▒ sand─▒lar?
And olsun ki, Biz onlardan ├Âncekileri de imtihandan ge├žirmi┼čizdir.
Elbette;
Allah; do─črular─▒ ortaya ├ž─▒karacak, yalanc─▒lar─▒ da mutlaka ortaya koyacakt─▒r.
Yoksa k├Ât├╝l├╝k yapanlar, bizden ka├žabileceklerini mi sand─▒lar?
Ne kadar k├Ât├╝ (ne yanl─▒┼č) h├╝k├╝m veriyorlar!ÔÇŁ (el-Ankeb├╗t, 2-4)
Bu ├óyet-i ker├«melerdeki imtihan etmek fiili, ┬źfitne┬╗ kelimesiyle ifade edilmi┼čtir ki, bunun asl─▒; ┬źalt─▒n olup olmad─▒─č─▒n─▒ anlamak ├╝zere bir madeni ate┼če maruz b─▒rakmak┬╗ demektir.
B├Âylece asl─▒ alt─▒n olmad─▒─č─▒ h├ólde, yald─▒zla alt─▒nm─▒┼č gibi g├Âsterilen yahut az bir alt─▒na kar─▒┼čt─▒r─▒lan maddeler; bu ate┼č imtihan─▒ neticesinde hakik├« alt─▒ndan ayr─▒lm─▒┼č olur.
Ba┼ča gelen s─▒k─▒nt─▒lar; ├«m├ón─▒m─▒z─▒, tevekk├╝l├╝m├╝z├╝, sabr─▒m─▒z─▒, met├ónetimizi, dostlu─čumuzu, karde┼čli─čimizi, sad├ókatimizi, ez-c├╝mle, g├╝zel ahl├ók─▒m─▒z─▒ imtihan eder.
Bu hakikatledir ki;
Enbiy├ó ve evliy├ó hazer├ót─▒, ba┼člar─▒na gelen bel├ólara sab─▒r ve tahamm├╝l g├Âsterir; bu imtihanlar─▒, kalplerinin Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa yak─▒nla┼čmas─▒na vesile addederler. ├ç├╝nk├╝ imtihanlardan muvaffak ├ž─▒kt─▒klar─▒nda, All├óhÔÇÖa yak─▒nla┼čmalar─▒ artar.
K─▒ssan─▒n bir hissesi de insan─▒n sarf etti─či s├Âzlerin, kendisinin as─▒l h├╝viyetini ortaya koymas─▒d─▒r.
LİSÂNIN SIRRI
Hazret-i Mevlânâ der ki:
ÔÇť─░nsan─▒n as─▒l h├╝viyeti, dilinin alt─▒nda gizlidir. ┼×u dil, insan─▒n i├ž ├óleminin sergisidir.
Bir r├╝zg├ór perdeyi kald─▒r─▒nca, evin i├žerisi g├Âr├╝n├╝r. Yani tan─▒mad─▒─č─▒m─▒z bir kimse; durum ├«c├ób─▒ bir-iki s├Âz s├Âyleyince, r├╗hunu ├Ârtm├╝┼č olan perde a├ž─▒l─▒r da, onun i├žy├╝z├╝, g├Ân├╝l ├ólemi ├ó┼čik├ór olur ve onun nas─▒l bir ┼čahsiyet ve karakter sahibi oldu─ču sergilenir.
O g├Ân├╝l ├ólemi inci ile mi yoksa bu─čdayla m─▒ dolu? Oras─▒, g├Ânle ferahl─▒k bah┼čeden bir g├╝listan m─▒ yoksa sadece bir enkaz mezbeleli─či mi? Oras─▒ bir m├╝cevher hazinesi mi yoksa y─▒lan ve akrep yuvas─▒ m─▒, meydana ├ž─▒kar.ÔÇŁ
K─▒ssan─▒n bir hissesi de, be┼čer├« m├╝nasebetlerin en b├╝y├╝k zehiri olan haset bel├ós─▒ hakk─▒ndad─▒r. ─░nsan─▒ g─▒ybet, iftir├ó, fitne ve fes├óda sevk eden en b├╝y├╝k bel├ó, kalpteki hasettir.
HASET BELÂSI
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyurur:
ÔÇťSize eski ├╝mmetlerin hastal─▒─č─▒ sir├óyet etti: Bu, haset ve bu─čzdur. Bu kaz─▒y─▒c─▒d─▒r (yok edicidir). Bilesiniz; kaz─▒y─▒c─▒ (yok edici) derken sa├ž─▒ kaz─▒r demiyorum. O d├«ni kaz─▒y─▒c─▒d─▒r (yok eder)…ÔÇŁ (Tirmiz├«, S─▒fatuÔÇÖ1-K─▒y├óme, 57)
ÔÇťBirbirinize kin tutmay─▒n─▒z, hased etmeyiniz, s─▒rt d├Ânmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey All├óhÔÇÖ─▒n kullar─▒, karde┼č olunuz.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Edeb, 57)
Haset; il├óh├« taksim neticesinde, ba┼čkalar─▒na lutfedilen nimetlere kalben ├«tirazd─▒r. Kalplerde, nimet sahiplerine kar┼č─▒ duyulan k─▒skan├žl─▒klar, haset hastal─▒─č─▒n─▒n ba┼člad─▒─č─▒n─▒, hatt├ó ilerledi─čini belirten ilk al├ómetlerdendir ve ayn─▒ zamanda kadere isyan su├žudur.
Hazret-i Mevlânâ îkaz eder:
ÔÇťEy bu d├╝nyaya r├óm olan, i├ž d├╝nyas─▒n─▒ ziyan eden gafil! Bilmiyor musun ki, ├Âl├╝m g├╝n├╝nde bu duygular─▒n hi├ž birisini d├╝┼č├╝nemezsin. O anda hasetlikten vazge├žsen bile bir i┼če yaramaz. Mezarda bu g├Âzlere toprak dolar.
Ancak sen, temiz bir r├╗ha sahip isen, g├Ânl├╝n sana yolda┼č olur. Onun i├žin kendine bir bak! Mezar─▒n─▒ ayd─▒nlatacak r├╗han├« bir n├╗run, feyiz ta┼čan bir g├Ân├╝l g├Âz├╝n var m─▒?
Sen, sana em├ónet edilen cevheri; yani o ├Âl├╝ms├╝z r├╗hun cevherini elde etmeye ├žal─▒┼č. Onun i├žin faz├«let sahibi olmaya gayret edip ihtiras ve hasetten uzakta dur. Yine ├žok├ža hay─▒r-hasen├ótta ve amel-i s├ólihlerde bulun ki o g├╝zelliklerle HakkÔÇÖ─▒n huz├╗runa varas─▒n.ÔÇŁ
ÔÇť┼×unu iyi bil ki; g├Âsteri┼čli, g├╝zel, iyi bir y├╝z, k├Ât├╝ huyla bir araya gelirse bir de─čer ifade etmez. Yani k├Ât├╝ bir i├ž d├╝nya, yapmac─▒k hareketlerle saklanamaz. O s├«ret, o s├╗retin bir maske oldu─čunu ortaya koyar.
Bir kimsenin s├╗retine de─čil s├«retine, yani g├Ân├╝l ├ólemine nazar et. Zira, bir kimseyi zirvele┼čtiren ancak onun g├╝zel huyu ve y├╝ksek ahl├ók─▒d─▒r.
Bilmi┼č ol ki; bu g├Âr├╝len madd├« ┼čekil, yani beden yap─▒s─▒ f├ón├«lik dery├ós─▒nda kaybolacak, g├╝zelli─či yok olup gidecektir. Fakat, m├ón├ó ├ólemi ebed├« kal─▒r; ├Âl├╝ms├╝zd├╝r. O, r├╗hunu terbiye etmi┼č faz├«letli ki┼činin f├ón├« cesedi toprak olduktan sonra da, o g├╝zel hayat─▒n─▒n h├ót─▒ralar─▒ ile g├Ân├╝llerde hay├ótiyeti devam eder. Onlar m├óz├« de olmazlar.ÔÇŁ
K─▒ssada, her iki ki┼či de di─čerini anlat─▒rken kendi hasletlerini anlatm─▒┼člard─▒r. G├╝zel ┼čeyler s├Âyleyen ki┼či tabÔÇś─▒n─▒ ortaya koyarken, ├žirkin s├Âzler s├Âyleyen de kin ve nefretini kusmu┼čtur.
G├Âz├╝m├╝z kalbimize bir g├Âzl├╝k mesabesindedir. Esas g├Âren, kalptir.
Bu sebeple;
Peygamber EfendimizÔÇÖi Hazret-i Eb├╗bekir g├Ârd├╝, hayran oldu, yan─▒nda bile hasret kald─▒.
Di─čer taraftan Eb├╗ Cehil de EfendimizÔÇÖi seyretti. Fakat OÔÇÖnu g├Âremedi, ancak kendi g├Ân├╝l ├ólemindeki kirleri ve pislikleri g├Ârd├╝.
Velhâsıl;
Herkes kendi g├Ânl├╝ndeki hissiyat─▒ ile g├Âr├╝r. G├Âz, sadece bu g├Âr├╝┼če g├Âzl├╝k vazifesi yapmaktan ba┼čka bir ┼čey de─čildir.
Hazret-i Mevlânâ buna da temas eder:
ÔÇťEy insan, hasedinden dolay─▒ ba┼čkalar─▒na isn├ód etti─čin huylar asl─▒nda senin kendi k├Ât├╝ huyunun aksetmesidir. O sensin, kendi aynanda g├Ârd├╝klerini kar┼č─▒ndakine iz├ófe ediyor, sen kendini anlat─▒yor ve yaral─▒yorsun; l├ónet ipli─čini, kendine, kendin dokuyorsun.ÔÇŁ
─░nsan, d├óim├ó kusuru nefsinde aramal─▒d─▒r. Ba┼čkalar─▒n─▒n ay─▒plar─▒yla u─čra┼čmamal─▒d─▒r. Bu, ki┼čiyi kendini ─▒slah faaliyetinden al─▒koyar. G─▒ybet de ekseriy├ó nefsin, kendi kusurlar─▒n─▒ gizlemek ve kendine pay ├ž─▒karmak i├žin ba┼čkalar─▒n─▒n ay─▒plar─▒n─▒ ortaya koyma ├žirkinli─čidir. Ba┼čkas─▒n─▒n ay─▒b─▒n─▒ anlatmak; ┬źBende bu kusur yok! Ama onda var! Ben ondan ├╝st├╝n├╝m!┬╗ demektir. H├ólbuki bunun kendisine faydas─▒ yoktur.
Cen├ób-─▒ Hak, kullar─▒n─▒n kusurunun aranmas─▒n─▒ istemiyor ve ┼č├Âyle buyuruyor:
┘ł┘Ä┘ä┘Äěž ě¬┘ÄěČ┘Äě│┘Ĺ┘Äě│┘Ć┘łěž
ÔÇť…Tecess├╝ste bulunmay─▒n!… (kimsenin ay─▒b─▒n─▒ ara┼čt─▒rmay─▒n.)ÔÇŁ (el-Hucur├ót, 12)
Tecess├╝ste bulunup da g─▒ybet ve karde┼čini k├╝├ž├╝mseme hastal─▒─č─▒na d├╗├ž├ór olanlar─▒ ise Cen├ób-─▒ Hak ┼č├Âyle ikaz etmektedir:
┘ł┘Ä┘Ő┘ĺ┘ä┘î ┘ä┘É┘â┘Ć┘ä┘Ĺ┘É ┘ç┘Ć┘ů┘Äě▓┘Äěę┘Ź ┘ä┘Ć┘ů┘Äě▓┘Äěę┘Ź
ÔÇťArkadan ├žeki┼čtirmeyi, y├╝ze kar┼č─▒ e─členmeyi ├ódet edinen herkesin vay haline!ÔÇŁ (el-H├╝meze, 1)
Tecess├╝s, g─▒ybet ve benzeri hastal─▒klar─▒n k├Âk├╝ kalptedir. Hazret-i Mevl├ón├ó der ki:
ÔÇťEy karde┼č, sen, tefekk├╝r ile hayat bulmal─▒s─▒n.
Bedenin, kemik ve etten ib├óret, hayvanlarda da ayn─▒. E─čer tefekk├╝r├╝n g├╝l ise, sen g├╝l bah├žesindesin. Yani d├╝nya cennetindesin. Tefekk├╝r├╝n diken ise, k├╝lhan k├╝t├╝─č├╝s├╝n.ÔÇŁ
Yine ikaz eder:
ÔÇť(Ba┼čkas─▒nda g├Ârd├╝─č├╝n) o k├Ât├╝l├╝─č├╝ sen, kendi i├ž d├╝nyanda g├Âremiyorsun. G├Ârecek olsayd─▒n ba┼čkalar─▒na de─čil, kendi nefsine candan ve g├Ân├╝lden d├╝┼čman kesilirdin.
E─čer sen, Allah n├╗ru ile baksayd─▒n; k├Ât├╝l├╝k hus├╗sunda ba┼čkas─▒n─▒ ay─▒plar, ba┼čkas─▒n─▒n kusurlar─▒n─▒ g├Âr├╝r de gaflete d├╝┼čer mi idin?
Ey h├╝z├╝n ve keder sahibi zavall─▒ ki┼či; yava┼č yava┼č, azar azar, n├╗ra yakla┼č ki, n├ór, yani ate┼č olan nazar─▒n n├╗ra ├ževrilsin, ba┼čkalar─▒nda ay─▒p ve noksan g├Ârece─čin yerde kendi i├ž ├ólemini seyret. Kendini ihy├ó et ki g├Ânl├╝n mezbeleliklerden temizlensin.ÔÇŁ
Rabbimiz, bizleri kalplerini g├╝zel ahl├ók ile m├╝zeyyen k─▒labilenlerden eylesin. Hayat─▒n her t├╝rl├╝ imtihan─▒ kar┼č─▒s─▒nda; s├Âz ve davran─▒┼člar─▒m─▒z─▒, r─▒z├ó-y─▒ ┼čer├«fi ile teÔÇÖlif buyursun.
Âmîn!..