DÜNYA İLE İMTİHAN…

YAZAR : Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com

halis_c_demircan_yuzakidergisi_ocak2016

«Âhiret nedir?» denildiğinde hemen Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-’ın şu sözü aklıma gelir:

“İnsanlar uykudadır. Ölümle uyanırlar…”

Allah Teâlâ; sadece kendisine kul olmak için yarattığı insanı, uykuda olduğu farz edilen dünya hayatında, imtihana tâbî tutar.

Bu zorlu dönemde kişi, kendisine geçici olarak verilenler ile imtihan edilir.

İnsan fıtrat olarak mala ve servete karşı meyyal olduğundan, bu imtihan oldukça zor geçer.

Buna mukabil Allah Teâlâ bu imtihanda Kur’ân âyetleriyle âdeta bize kopya verir ve ölümsüzlük diyarı olan âhiretteki yerini hazırlamak için mü’minlere imkân tanır.

Meselâ Âl-i İmrân Sûresi’nin 14. âyet-i kerîmesinde;

“Kadınlara, oğullara, kantar kantar altın ve gümüşe, nişanlı atlar ve develere, ekinlere karşı aşırı sevgi beslemek insanlara güzel gösterilmiştir. Bunlar dünya hayatının nimetleridir, oysa gidilecek yerin güzeli Allah katındadır.” buyurularak; dünya hayatının nimetlerinin bir imtihan olduğu, bu imtihandan başarıyla mezun olanların âhiret katında, Allah Teâlâ’nın huzûrunda gerçek güzelliklere erişeceği açıkça bildirilir.

Başka bir âyet-i kerîmede;

“De ki; babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, akrabanız, elde ettiğiniz mallar, durgun gitmesinden korktuğunuz ticaret, hoşunuza giden evler sizce Allah’tan, Peygamberi’nden ve Allah yolunda savaşmaktan daha sevgili ise, Allâh’ın buyruğu gelene kadar bekleyin! Allah fâsık toplulukları hidâyete erdirmez.” (et-Tevbe, 24) buyurularak; dünya hayatının geçici olduğu, esas kalıcı hayatın âhiret hayatı olduğu, geçici olanın değil de, kalıcı olanın tercih edilmesi gerektiği, bizlere haber verilir.

Diğer yandan; günümüzde bazı müslümanların söz ve kalben âhirete îmân etmekle birlikte, yaşantılarına bakıldığında, durumun hiç de öyle olmadığına şahit olmuşuzdur ki esas önemli olan konu da budur.

Zaman zaman et aldığım bir kasap vardı, namazında niyazında bir zât idi. Alışveriş yaparken bazen sohbet ederdik.

Müşterilerin girdiği kapıyı göstererek;

“Hocam bu kapıdan içeri haram mal girmez.” derdi.

Ancak bir kaç ay sonra başka bir esnaftan bu kasabın kaçak et sattığını öğrendim.

Herhâlde bu mallar, bana gösterdiği kapıdan değil de tezgâhın yanındaki diğer kapıdan giriyordu!

Tabiî maksat, vergi kaçırmak ve haksız kazanç elde etmekti.

Müslümanlar arasında giderek artan bu yanlış tutumlara karşı, Allah Teâlâ yine Kur’ân-ı Kerim ile uyarır:

“Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah bütün yaptıklarınızı görür.” (el-Bakara, 110)

Eğer mü’min, dünya hayatı denilen bu imtihandan iyi bir puan alıp başarı ile mezun olmak istiyorsa; zerre kadar hayır da olsa, şer de olsa yaptığının muhakkak karşılığını göreceğini bilerek yaşaması gerekir.

Ki dünya uykusundan uyandığında, asıl gidilecek yerin en güzeli olan Allah katında yerini alabilsin.

Sağlıcakla kalın…