HAK DOSTLARI

YAZAR : M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

m_a_esmeli-SAYI-118

PeygamberimizÔÇÖin Ger├žek V├órisleri…
OÔÇÖnun Zamana Yay─▒lm─▒┼č Zirve Temsilcileri…
─░nsanlar─▒n ├Ân├╝nde y─▒─č─▒nla problemler var.

├ç├Âz├╝mler de y─▒─č─▒nla.

─░┼če yarayan yaramayan.

En do─črusu;

Tarih├« ger├žeklerin hayk─▒rd─▒─č─▒ il├óh├« ├Âl├ž├╝ler ekseninde ge├žerli projeler.

Di─čerleri eski masal. Bo┼č gevezelikler. ├ç├╝nk├╝;

Zulm├╝ ve kahr─▒ art─▒ran ├ž├Âz├╝m, ad─▒ndan ba┼čka hi├žbir ├Âzelli─če sahip de─čil.

─░nsanlar─▒n aras─▒n─▒ par├žalayan birlik ve beraberlik l├ók─▒rd─▒s─▒ da, l├ófzen ifadeden ba┼čka bir m├ón├ó dolulu─ču ta┼č─▒maz.

Bindi─či dal─▒ kesen kimse; a─ča├žta duramaz, meyve toplayamaz. Ya┼čayaca─č─▒ sadece fel├óket olur.

Zira;

Nefesi kesilen bir hakikati ya┼čatmak m├╝mk├╝n de─čildir. Devlet ve milletler de kendilerini ya┼čatan nefeslere muhta├žt─▒r. O nefesler; ad├ólettir, ├«mand─▒r, hid├óyettir, kendi r├╗hunu besleyecek mukaddeslerdir.

O nefesler kesildi─činde her ┼čey kesilir.

Nefesini keserek insan ci─čeri ne kadar dayanabiliyor? ─░┼čte o kadar ya┼čar.

Ge├žti─čimiz y─▒llarda;

ÔÇťBin y─▒l s├╝recek!ÔÇŁ diyerek o nefesi kestiler, ne kadar s├╝rd├╝?

Hi├žbir zaman;

Zul├╝m, p├óyid├ór olma imk├ón─▒na sahip de─čil. Herkes onu p├óyid├ór etmeye ├žal─▒┼čsa da m├╝mk├╝n de─čil. ├ç├╝nk├╝ Hazret-i Allah, zulme bu imk├ón─▒ vermemi┼č.

─░┼čte Firavun!

Kendisini ebed├« zannetti. Zulmederse, taht─▒n─▒n sa─člamla┼čaca─č─▒n─▒ d├╝┼č├╝nd├╝. K├Ât├╝l├╝k yaparsa daha g├╝├žl├╝ olaca─č─▒n─▒ vehmetti. L├ókin koca bir eyvah kald─▒ duda─č─▒nda. Ecel pen├žesinde art─▒k k├╝├ž├╝c├╝k bir saltanat─▒ bile yoktu, sadece acziyetinden ├ž─▒rp─▒nan bir zavall─▒ vard─▒ ortada. ├ç─▒rp─▒n─▒┼člar─▒ da hi├žbir i┼če yaramayan bir zavall─▒. Dilinde koca ve faydas─▒z bir eyvah ile gidebildi ├Âtelere…

D├╝nya nefes ald─▒.

├ç├╝nk├╝ onun nefesi, zul├╝mden kurtulu┼č. Ad├ólet atmosferiyle beslenmek. Topra─č─▒n nefesi, il├óh├« denge. Neb├ót├ót─▒n nefesi, rahmet ve n├╗r-i il├óh├«. ─░nsan─▒n nefesi; il├óh├« istikamet, merhamet, ┼čefkat ve peygamber├« bir hayat.

Hepsi HakkÔÇÖ─▒n bah┼četti─či nefesler.

K├óin├óta Cen├ób-─▒ Hak b├Âyle bir nizam koymu┼č. OÔÇÖnun nizam─▒nda hi├žbir bozukluk yok, ├žatlak yok. Ona ri├óyet edenler, yani HakkÔÇÖa dost olanlar da ayn─▒ hakikatten nasibdar olarak iki d├╝nyada ger├žek huzurun e┼či─čine mazhar olabiliyorlar.

Kim All├óhÔÇÖa yak─▒nsa ve bu yak─▒nl─▒─č─▒n hakk─▒na ri├óyet ediyorsa o da bu tecell├«den nasipli.

Uzak d├╝┼čenler ise, her t├╝rl├╝ zulme yuvarlan─▒yor. Her t├╝rl├╝ vah┼čete d├╝┼č├╝yor. ─░nsanl─▒k ├žaresiz kal─▒yor.

─░ll├ó ├žare;

HakkÔÇÖa yak─▒nl─▒k ve dostluk.

Bunun ├Â─čreticileri ve e─čiticileri de;

Allah dostlar─▒.

B├╝t├╝n zul├╝mleri, o dostlar bitiriyor. B├╝t├╝n d├╝┼čmanl─▒klar─▒ o dostlar hayr ile bir kayna┼čmaya d├Ân├╝┼čt├╝r├╝yor. B├╝t├╝n zay─▒flar─▒, kanad─▒ k─▒r─▒klar─▒ ve mahrumlar─▒; o dostlar sahipleniyor.

D├╝nyan─▒n gidi┼č├ót─▒, tarihten bug├╝ne b├╝t├╝n yanl─▒┼č sapmalardan hep o dostlar sayesinde kurtuldu. B├╝y├╝k yok olu┼člardan o dostlar sayesinde kurtuldu. Topyek├╗n hel├óklerden o dostlar sayesinde affedildi.

Çünkü Hazret-i Allah;

Yery├╝z├╝ ne zaman fitne ve fesat ile bozulsa, ─▒slah i├žin daima s├ólih kullar─▒n─▒ vazifelendirdi.

Sâlih kullar.

Onlar─▒n ilk saf─▒nda peygamberler var.

Onlar;

Her t├╝rl├╝ g├╝├ž ve zor ahv├óle ra─čmen s├ólih ya┼čayabilen m├╝stesn├ó ┼čahsiyetler.

─░┼čte onlar;

En berbat devirleri bile ─▒slah eyledi.

En rezil beyinsizleri bile ─▒slah eyledi.

En ├žorak arazileri de en verimli ve bereketli h├óle getirdiler.

Yani;

D├╝nyan─▒n ger├žek ─▒slah─▒, ancak ├óhiret kahramanlar─▒na ait. Ancak ├óhiret kahraman─▒ olan s├ólih kullar, d├╝nyan─▒n gidi┼č├ót─▒n─▒ hayr u bereket, sulh u s├╝k├╗n istikametine ├ževiriyor. Yaralara merhem oluyor. Kimsesizlere sahip ├ž─▒k─▒yor.

Mal├╗m;

Tarihten bug├╝ne ka├ž kez;

Tart─▒lar bozuldu.

Allah onları, sâlih kullarıyla düzeltti.

Ad├óletin ayarlar─▒ zul├╝m ├žark─▒ h├óline geldi.

Allah, sâlih kullarıyla düzeltti.

Yery├╝z├╝n├╝ k├╝fr├╝n karanl─▒─č─▒ ├žepe├ževre ku┼čatt─▒. Ehl-i ├«m├óna hayat hakk─▒ tan─▒nmad─▒. Azg─▒nl─▒k her ┼čeyi kuruttu.

Allah, sâlih kullarıyla düzeltti.

F─▒rt─▒nalara sebep olan ink├ór yurtlar─▒, zelzelelere sebep olan azg─▒nl─▒k ve ta┼čk─▒nl─▒k yuvalar─▒ ac─▒ harabeler meydana getirirken insanlar─▒ tekrar in┼ča etmek gerekti.

Allah, s├ólih kullar─▒yla in┼ča etti.

Ortal─▒─č─▒ alevler sard─▒. ─░nsanlar insanlar─▒ yakt─▒. G├╝├žl├╝ler zay─▒flar─▒ k─▒l─▒├žtan ge├žirdi. Berbat katli├ómlar, zafer diye yorumland─▒.

Hepsini de Hazret-i Allah, sâlih kullarıyla düzeltti.

O s├ólih kullar, ate┼čleri g├╝l bah├želerine d├Ân├╝┼čt├╝rd├╝. Zay─▒flara kol kanat gerdi. ├ľld├╝rmeyi de─čil; ihy├ó etmeyi, diriltmeyi ger├žekle┼čtirdi.

Baz─▒ zamanlar oldu;

Ahl├óks─▒zl─▒k, ak─▒l almaz bir h├ól ald─▒. Yaz─▒k ki; ┬źTemizler aram─▒zdan ├ž─▒ks─▒n!┬╗ diyecek kadar haz─▒ms─▒zla┼čt─▒, ├žirkinle┼čti, ├žirkefle┼čti.

Allah, sâlih kullarıyla edebi tekrar hâkim kıldı.

─░nsanlar; s─▒radan e┼čya gibi kuvvetlilerin mal─▒ h├óline geldi, k├Âle yap─▒ld─▒, al─▒nd─▒, sat─▒ld─▒.

Allah, yine s├ólih kullar─▒ vesilesiyle onlar─▒ ├ózadl─▒─ča kavu┼čturdu.

─░nanc─▒n ve sanat─▒n i├žine putperestlik s─▒zd─▒. Ta┼člara, tahtalara, ineklere tapmaya ba┼člad─▒ insanl─▒k.

Allah, yine sâlih kullarıyla îtikatları temizledi. Islah eyledi.

Say─▒s─▒z hid├óyet tecell├«lerine ra─čmen;

İnat edip de ıslah dairesine girmeyenleri ise yerle bir eyledi. Kahretti. Helâk etti.

─░nsanl─▒─č─▒n merkezinde yine s├ólih kullar─▒n─▒ eksen yapt─▒.

Ne zaman;

─░nsanl─▒─č─▒n s─▒hhatini hastal─▒klar ve vir├╝sler sarsa, y├╝ce Allah s├ólih kullar─▒yla ├žareler bah┼četti.

A├žl─▒k, k─▒tl─▒k ve kurakl─▒k kas─▒p kavurdu insanlar─▒.

Allah, sâlih kullarıyla bolluk nasip etti.

Nefisler z─▒vanadan ├ž─▒kt─▒. Haset ve fesat y├╝rekleri mahvetti.

Allah, sâlih kullarıyla düzeltti.

Haksızlıklar, zulümler, eziyet ve cefâlar patlak verdi.

Allah, sâlih kullarıyla düzeltti.

K─▒z ├žocuklar─▒n─▒ diri diri g├Âmmeye ba┼člad─▒lar.

Allah, sâlih kullarıyla düzeltti.

Ak─▒llar s├Âzden de ├Âzden de anlamaz oldu.

Allah, sâlih kullarıyla düzeltti.

─░ranÔÇÖ─▒n kisr├ós─▒ ve kumandanlar─▒ yery├╝z├╝nde;

┬źÔÇôAllah istemese de ┼č├Âyle olacak!┬╗ diye y├╝r├╝meye ba┼člad─▒.

Allah, s├ólih kullar─▒ eliyle onlar─▒n hadlerini bildirdi. Devirlerinin s├╝per g├╝├žleri olan S├ós├ón├« ─░mparatorlu─čuÔÇÖnu ve BizansÔÇÖ─▒ ve emsallerini birer birer tarihe g├Âmd├╝.

Sadece;

Sâlih kullar bütün tarihlerin tâcı oldu. Çünkü Cenâb-ı Hak buyurmakta:

ÔÇť─░yi bilin ki;

ÔÇóAll├óhÔÇÖ─▒n dostlar─▒na korku yoktur,

ÔÇóOnlar ├╝z├╝lmeyeceklerdir.

Onlar;

ÔÇóAll├óhÔÇÖa inanm─▒┼č ve

ÔÇóOÔÇÖna kar┼č─▒ gelmekten sak─▒nm─▒┼člard─▒r.

D├╝nya hayat─▒nda da, ├óhirette de m├╝jde onlarad─▒r…ÔÇŁ (Y├╗nus, 62-63)

Ayn─▒ ┼čekilde;

ÔÇťHi├ž ┼č├╝phesiz;

ÔÇó┬źÔÇôRabbimiz AllahÔÇÖt─▒r!┬╗ deyip, sonra da

ÔÇóDosdo─čru gidenlere;

ÔÇóKorku yoktur,

ÔÇóOnlar ├╝z├╝lmeyeceklerdir.

─░┼čte onlar;

ÔÇóCennetliklerdir;

─░┼člediklerine kar┼č─▒l─▒k olarak, i├žinde temelli kalacaklard─▒r.ÔÇŁ (el-Ahk─üf, 13-14)

O hâlde;

ÔÇťEy ├ódemo─čullar─▒!

Size aran─▒zdan ├óyetlerimizi okuyan peygamberler geldi─činde, kimler onlar─▒n bildirdiklerine;

ÔÇóKar┼č─▒ gelmekten sak─▒n─▒r ve

ÔÇóGidi┼čini d├╝zeltirse,

─░┼čte onlara;

ÔÇóKorku yoktur ve

ÔÇóOnlar ├╝z├╝lmeyeceklerdir.

├éyetlerimizi yalanlay─▒p onlara kar┼č─▒ b├╝y├╝kl├╝k taslayanlar ise, i┼čte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklard─▒r.ÔÇŁ (el-AÔÇśr├óf, 35-36)

B├╝t├╝n mesele;

HakkÔÇÖa hakk─▒yla dost olmak. Dostlar─▒na da dostluk edebilmek.

O Hak dostlar─▒;

Sâlih kullar. Kulların sâlih olanları.

Onlar;

Islah ediciler.

Yani ─▒slah─▒n yolu belli:

S├ólih g├Ân├╝ller. S├ólih ak─▒llar. S├ólih y├╝rekler. S├ólih fikirler. S├ólih m├╝nasebetler. S├ólih davran─▒┼člar. S├ólih gayeler. S├ólih gidi┼čat.

Takv├ó ├Âl├ž├╝leri i├žinde d├«nin emir ve yasaklar─▒na ri├óyet eden bir s├ólihlik.

Bu hasletlere sahip olduklar─▒ i├žin Hak dostlar─▒, en g├╝zel ─▒slah edici.

─░┼čte Mevl├ón├ó devri:

Say─▒s─▒z inan├ž kar─▒┼č─▒kl─▒klar─▒ toplumu bo─čmu┼č vaziyette. Mo─čol ─░st├«l├ós─▒; topraklar─▒, ┼čehirleri ve g├Ân├╝lleri harabe h├óline getirmi┼č. ─░nsanlar─▒n ba─čr─▒, i├ži dumanla dolmu┼č ve nefes almak imk├óns─▒z h├óle gelmi┼č bir h├ólde.

Oraya tertemiz bir pencere a├ž─▒yor Hazret-i Mevl├ón├ó.

Herkes anlamasa da.

Herkes elbette anlayam─▒yor:

O Hak dostlar─▒; nice rezil, berbat, su├žlu ve ├žok hatal─▒ g├Âr├╝nenleri de onlardaki kabiliyet ├žap─▒nda ─▒slah etme gayreti i├žindedirler. Zaten buna da memurdurlar. Onlar─▒n omuzlar─▒na; k─▒z─▒n─▒ diri diri g├Âmen bir ├ľmerÔÇÖden Hazret-i PeygamberÔÇÖin, art─▒k ad├óletiyle me┼čhur bir hal├«fe ├ľmer ├ž─▒karmas─▒ mahiyetinde bir vazife y├╝klenmi┼čtir. Do─čru idrak edemeyenler, ha bire onlar─▒ ele┼čtirir durur. Nitekim Hazret-i Mevl├ón├ó hakk─▒nda bile KonyaÔÇÖn─▒n ileri gelenleri ve m├╝te┼čerr├« hocalar─▒;

ÔÇťÔÇôOnun kol kanat gerdi─či dervi┼člere bak─▒n; boyunca g├╝naha batm─▒┼č kimseler, k├Ât├╝l├╝klere bula┼čm─▒┼č zay─▒f ahl├ókl─▒ tipler, i├žkiciler, vesaire vesaire ┼čah─▒slar…ÔÇŁ dediler.

Ulu orta Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖy─▒ su├žlad─▒lar.

HakÔÇÖtan mahrum bin bir g├Ân├╝lde hid├óyet nurlar─▒n─▒ tutu┼čturan P├«r-i Cihan ise onlara hit├óben ┼ču hakikati ifade buyurdu:

ÔÇťÔÇôEy hamlar!

Bana dervi┼č olup s├ólihlik yoluna ba┼č koymu┼č kimseler; sizin bekledi─činiz ve d├╝┼č├╝nd├╝─č├╝n├╝z k─▒vamda m├╝kemmel ve faz├«let ├óbideleri olsalard─▒ e─čer, onlar bana de─čil, benim onlara m├╝rid olmam gerekirdi…ÔÇŁ

Ger├žek bu de─čil mi?

Bilgiye muhta├ž kimseler, istekli olduklar─▒ h├ólde mektebin kap─▒s─▒ndan; ┬źBre cahil ne i┼čin var burada!┬╗ diye kovulursa ilim ve faz├«letin ne k─▒ymeti kal─▒r? Hamlar─▒ kucaklay─▒p pi┼čirmeyen olgunlar, HakkÔÇÖ─▒n huz├╗runa g├Ât├╝recek bir g├Ân├╝l sahibi olabilirler mi?

Yine Mevl├ón├ó ifadesiyle s├Âyleyelim:

ÔÇťSen;

┬źÔÇôAll├óhÔÇÖ─▒m, i┼čte ┼čurac─▒kta, Sana g├Ânl├╝m├╝ getirdim…┬╗ dersin ya, Cen├ób-─▒ Hak da sana ┼č├Âyle der:

┬źÔÇôEy kulum!

B├Âyle g├Ân├╝llerle ┼če┬şhir dopdolu, b├Âyle g├Ân├╝l herkeste var. Sen Bana ├ólemin kutbu olan g├Ânl├╝ getir, i┼čte insan─▒n can─▒n─▒n can─▒n─▒n can─▒n─▒n can─▒, o g├Ân├╝ld├╝r.┬╗

─░┼čte o g├Ân├╝l sahibi, do─čan ku┼ču gibidir.

Bu d├╝nya ise, kargalar ┼čeh┬şridir.

Bir cinsten olmayan─▒n, kendi cinsinden olmayan─▒ g├Ârmesi, onu ya┬şralar. G├Ânl├╝n├╝ da─člar. Ayn─▒ ┼čehirde oturan dinsizlerin; ├«manl─▒ ki┼čileri sevmemeleri, onlar─▒n aleyhinde u─čra┼čmalar─▒ da bu y├╝zdendir.

─░nsan kendi cinsinden olmayanla uyu┼čmu┼č gibi g├Âr├╝n├╝rse de, o h├ól sahici de─čildir. Bir ├že┼čit m├╝naf─▒kl─▒k, ikiy├╝zl├╝l├╝kt├╝r. Onun uyu┼čmu┼č gibi g├Âr├╝nmesi; bir menfaat, bir ┼čey elde etmek i├žindir.

O m├╝naf─▒k; ┬źevet┬╗ dese bile, bu onu tasdik etti─činden ve ger├žek bildi─činden de─čildir. ├ľ─č├╝t verenin ├Â─č├╝d├╝n├╝ k─▒sa kesmek i├žindir.

├ç├╝nk├╝ bu le┼č arayan a┼ča─č─▒l─▒k kargan─▒n; y├╝z binlerce, kat kat hilesi var┬şd─▒r.

M├╝naf─▒kl─▒─č─▒, yani ikiy├╝zl├╝l├╝─č├╝ kabul ederse kurtulur. M├╝naf─▒kl─▒─č─▒ kendisine fayda verecek bir do─črulu─ča d├Ân├╝┼č├╝r.

├ç├╝nk├╝ o muhterem g├Ân├╝l sahibi; bizim d├╝nya pazar─▒m─▒zda, do─čru yola sokmak ve ─▒slah etmek i├žin ay─▒pl─▒ olanlar─▒ sat─▒n al─▒c─▒d─▒r.

Ey Hak yolcusu!

E─čer sen; cans─▒z, yani ta┼č ve kaya gibi ruhsuz, duy┬şgusuz de─čil isen, g├Ân├╝l sahibini ara. E─čer hakikat sultan─▒na z─▒t tabiatta de─čilsen g├Ân├╝lle ayn─▒ cinsten olmaya bak. Yani bir g├Ân├╝l sahibi bul, tav┬şsiyelerini can kula─č─▒ ile dinle.

G├Âsteri┼či, y├╝z├╝ne g├╝l├╝┼č├╝, dalkavuklu─ču ho┼čuna giden ki┼či; sence senin dostun ama o, HakkÔÇÖ─▒n dostu de─čildir.

Senin huyuna uyan arzu ve tabiat─▒na g├Âre ya┼čayan ki┼či sana vel├«, hatt├ó peygamber gibi g├Âr├╝n├╝r.

Y├╝r├╝ nefs├ón├« istekleri b─▒rak da, m├ónev├« bir koku al, o g├╝zelim anber kokusunu duymaya ├žal─▒┼č.

Hev├ó ve hevesine uyar, ┼čehvet pe┼činde ko┼čarsan; beynin kokmu┼č olur. Burnun m├ónev├« g├╝zel kokular─▒ almak h├óssas─▒n─▒ kaybederse, o zaman misk ile anber kokusu belki sana k├Ât├╝, hi├ž i┼če yaramaz h├óle gelir. M├ó┬şnev├« kokular almak istiyorsan, bir vel├«ye uy.

Vel├«; g├Âr├╝n├╝┼čte insand─▒r ama, onun i├žinde insanlar─▒n k├Ât├╝ huylar─▒n─▒ yiyen, yok eden m├ónev├« bir arslan gizlidir.

O arslan yani vel├«; kabiliyetli bir m├╝ridi g├╝zelce yer, yani onu k├Ât├╝ huylar─▒ndan ar─▒nd─▒r─▒r. Tortusunu s├╝zer, onu saf bir h├óle getirir.

O Hak yolcusu; a┼čk derdi y├╝z├╝nden, yani All├óhÔÇÖa kar┼č─▒ duydu─ču a┼čk derdi ile, b├╝t├╝n d├╝nyev├« ve cism├ón├« dertlerinden kurtulur, aya─č─▒n─▒ S├╝h├ó y─▒ld─▒z─▒n─▒n ├╝st├╝ne kor.

Mademki peygamber de─čilsin, ├╝mmetten ol;

Mademki padi┼čah de─čil┬şsin, tebÔÇÖadan ol.

Susarak y├╝r├╝yen ├óriflerin izine d├╝┼č, sen de sus; kendili─činden bir karara varma, zahmete d├╝┼čmeye kalk─▒┼čma.

Bir m├╝r┼čidin, bir ├╝st├ód─▒n g├Âlgesi alt─▒nda onun emrine uyarak, susarak y├╝r├╝. Yoksa ist├«dat sahibi olsan, kabiliyetin bile bulunsa; olgunluk d├óv├ós─▒na kalk─▒┼č─▒rsan de─či┼čir, ├žarp─▒l─▒r gidersin.

S─▒r bilen, her ┼čeyden haberi olan ├╝staddan ba┼č ├žeker, kafa tutarsan; k├Ârle┼čirsin, ist├«dattan da mahrum kal─▒rs─▒n.

├çok ├žal─▒┼č─▒r, ├žok didinirsen nihayet usan─▒r da sen kendin;

┬źMe─čer, ak─▒l bir ayak ba─č─▒ imi┼č!┬╗ dersin.

Kendini felsefeye vermi┼č, filozof olmu┼č adama benzersin. O da ├Âl├╝m g├╝n├╝ akl─▒ ├žok ├óciz ve faydas─▒z g├Ârm├╝┼čt├╝. O vakit garazs─▒z olarak hakikati itiraf etmi┼čti:

┬źBiz; zek├óm─▒za, akl─▒m─▒za g├╝venip de olmayacak yerlere at s├╝rm├╝┼č├╝z. Bo┼č yere sa├žma sa┬şpan ┼čeylerle u─čra┼čm─▒┼č─▒z.

Biz; yok yere gurura kap─▒ld─▒k, kendimizi ├╝st├╝n g├Ârd├╝k, aldand─▒k da Hak erlerinden y├╝z ├ževirdik, hayal denizinde y├╝zd├╝k, durduk. Ruh denizinde y├╝zmeye ├žal─▒┼čmak, ├ž─▒rp─▒n─▒p durmak ne kadar bo┼čmu┼č. Me─čer o denizde N├╗hÔÇÖun gemisine binmekten ba┼čka ├žare yok imi┼č.┬╗

─░┼čte b├Âyle;

B├╝t├╝n insanlar, vel├«leri kendi nefisleri ile k─▒yas ettikleri i├žin yoldan ├ž─▒km─▒┼člard─▒r. Bu sebepten ├Ât├╝r├╝, All├óhÔÇÖ─▒n se├žkin kullar─▒ndan pek az kimse haberdar olabildi.

Gafiller ┼čekle aldand─▒lar da, peygamberlerle e┼čitlik d├óv├ós─▒na kalk─▒┼čt─▒┬şlar. Vel├«leri de kendileri gibi sand─▒lar.

Dediler ki:

┬źÔÇô─░┼čte, biz de insan─▒z, onlar da insan. Biz de yemeye i├žmeye ve uyu┬şmaya mecburuz, onlar da.┬╗

K├Ârl├╝kleri y├╝z├╝nden, aralar─▒nda u├žsuz bucaks─▒z bir fark oldu─čunu bi┬şlemediler.

Hâlbuki;

Her iki ├že┼čit ar─▒ bir yerden g─▒daland─▒klar─▒ h├ólde; birinde yaln─▒z i─čne bulunur, di─čerinde bal vard─▒r.

─░ki t├╝r kam─▒┼č da bir dereden su i├žtikleri h├ólde; birinin i├ži bombo┼čtur, di─čeri ┼čekerle doludur.

B├Âylece y├╝z binlerce birbirine benzer ┼čeyler bulunur ki, aralar─▒nda yetmi┼č y─▒ll─▒k fark vard─▒r.

Birisi yer, yedi─či de posa olarak kendinden ayr─▒l─▒r. ├ľb├╝r├╝ yer, yedikleri ise b├╝┬şt├╝n il├óh├« n├╗r olur.

Ba┼čka birisi yer; yedi─či ┼čeyler, cimrilik, ├žekememezlik huylar─▒n─▒ mey┬şdana getirir. Ba┼čka birisi yer, yediklerinden HakkÔÇÖ─▒n ve hakikatin n├╗ru hu┬şs├╗le gelir.

├Ämanl─▒ ki┼či; feyizli, ekime m├╝sait, tertemiz bir tarlaya benzer. ├Ämans─▒z ki┼či ise ├žorak, hi├žbir ┼čey bitirmeyen k├Ât├╝ bir arazidir. ├Ämanl─▒, melek gibi masumdur. ├Ämans─▒z ise ┼čeytan ve canavar misalidir.

Ey ilâhî emâneti üstlenen!

Sen All├óhÔÇÖ─▒n huyu ile huylan da, sana verilen em├ónetler eksilmeden kals─▒n ve kaybolmaktan kurtulsun!

─░nsan huyunu yaratanla anla┼č, peygamberlerin huylar─▒n─▒ besleyen, on┬şlar─▒ olgunla┼čt─▒ran b├╝y├╝k varl─▒kla uzla┼č, OÔÇÖnun huylar─▒n─▒ kendine huy edin!

Sen OÔÇÖna bir kuzu verirsen, kar┼č─▒l─▒─č─▒nda O sana bir koyun s├╝r├╝s├╝ verir. Zaten her s─▒fat─▒ besleyip geli┼čtiren OÔÇÖdur.

Sen kuzuyu kurda em├ónet ediyorsun, kurdu bo┼čuna yol arkada┼č─▒ yap┬şma!

Kurt sana tilkilik eder, seni aldatmak isterse, akl─▒n─▒ ba┼č─▒na al da aldan┬şma; ondan iyilik gelmez.

Bilgisiz ve ham ki┼či; bir m├╝ddet seninle g├Ân├╝l arkada┼čl─▒─č─▒ etse bile, sonunda bilgisizli─činden ├Ât├╝r├╝, seni yaralar.

Tatl─▒ s├Âzl├╝, bilgisiz ve gafilin dostlu─čuna aldanma, s├Âz├╝ne de pek kulak asma!

O tatl─▒ s├Âzl├╝ cahil, sana; ┬źEy anas─▒n─▒n can─▒, ey g├Âz├╝m├╝n n├╗ru!┬╗ der. Fa┬şkat bu ho┼č s├Âzlerin ├Âtesinde sana ─▒zd─▒rap vard─▒r, hasret vard─▒r, ac─▒lar vard─▒r.ÔÇŁ

├ľl├ž├╝;

Her zaman, HakkÔÇÖa dost olu┼č.

Bu ├Âl├ž├╝ ile yola ├ž─▒k─▒ld─▒─č─▒nda bir avu├ž insanla koca ─░spanya fethedildi. Bir avu├ž insan─▒n ├Ân├╝nde da─č gibi ordular toz duman oldu. Muhte┼čem bir End├╝l├╝s medeniyeti kuruldu. As─▒rlarca hid├óyet, ilim, irfan ve ad├ólet yurdu oldu. Ancak HakkÔÇÖa dost olma ├Âzelli─či, hedefi ve gayreti devre d─▒┼č─▒ olup da d├╝┼čman─▒ dost edinme devreye girince ├ófetler ve ma─čl├╗biyetler ba┼člad─▒. Y─▒k─▒ld─▒, y─▒k─▒ld─▒ ve yok edildi.

┼×eytan─▒ dost edinen, Rahm├ónÔÇÖa dost olamaz. D├╝┼čmanla dost olan, pi┼čmanl─▒ktan ba┼čka dost bulamaz.

Nas─▒l ki s─▒hhatin s─▒rr─▒, il├ó├žlarla iyi ge├žinip mikroplarla bar─▒┼čs─▒z bir kavga h├ólinde ya┼čamaya ba─čl─▒ ise; HakkÔÇÖa dost olabilmek de OÔÇÖna dost olmayan d├╝┼čmanlara uzak ve m├╝cadele h├ólinde olmaktan ge├žer. ├éyet-i ker├«melerde buyurulur:

ÔÇťM├╝ÔÇÖminler, m├╝ÔÇÖminleri b─▒rak─▒p k├ófirleri dost edinmesinler; kim b├Âyle yaparsa Allah kat─▒nda bir de─čeri yoktur, ancak, onlardan sak─▒nman─▒z h├óli m├╝stesn├ód─▒r. Allah sizi Kendisiyle korkutur, d├Ân├╝┼č All├óhÔÇÖad─▒r.ÔÇŁ (├él-i ─░mr├ón, 28)

ÔÇťEy inananlar! M├╝ÔÇÖminleri b─▒rak─▒p k├ófirleri dost edinmeyin. All├óhÔÇÖ─▒n aleyhinize apa├ž─▒k bir ferman vermesini mi istersiniz?ÔÇŁ (en-Nis├ó, 144)

ÔÇťEy inananlar! Benim de d├╝┼čman─▒m, sizin de d├╝┼čman─▒n─▒z olanlar─▒ dost edinmeyin. Onlar, size gelen ger├že─či ink├ór etmi┼čken, onlara sevgi g├Âsteriyorsunuz; oysa onlar, Rabbiniz olan All├óhÔÇÖa inand─▒─č─▒n─▒zdan ├Ât├╝r├╝ sizi ve PeygamberÔÇÖi yurdunuzdan ├ž─▒kar─▒yorlar. E─čer sizler Benim yolumda sava┼čmak ve r─▒z├óm─▒ kazanmak i├žin ├ž─▒km─▒┼čsan─▒z, onlara nas─▒l sevgi g├Âsterirsiniz? Ben; sizin gizledi─činizi de, a├ž─▒─ča vurdu─čunuzu da bilirim. ─░├žinizden onlara sevgi g├Âsteren kimse, ┼č├╝phesiz do─čru yoldan sapm─▒┼čt─▒r.

E─čer sizi ele ge├žirirlerse sizin onlara g├Âsterdi─činiz sevgiyi g├Âstermezler, size d├╝┼čman olurlar, ellerini ve dillerini fenal─▒k etmek i├žin uzat─▒rlar, ke┼čke ink├ór etseniz isterler.ÔÇŁ (el-M├╝mtehine, 1-2)

─░nsanl─▒k tarihindeki b├╝t├╝n ├ófetler ve fecaatler, daima HakÔÇÖtan kopuk olan yanl─▒┼č dostluklar─▒n mahsul├╝. B├╝t├╝n muhte┼čem g├╝zellikler ve bereketler de, Hak dostlar─▒n─▒n d├Âkt├╝─č├╝ terlerin mahsul├╝.

Ger├žek m├ón├óda;

Tarihe y├Ân verenler onlar. Hakik├« erenler. E─čer o Hak dostlar─▒ olmasayd─▒, d├╝nyada sadece zalimler at oynat─▒rd─▒.

Sadece h├óinler ├ž├Âreklenirdi b├╝t├╝n k├Â┼čelere.

K├Ât├╝ler daima buna ├žal─▒┼čsa da Cen├ób-─▒ Hak, s├ólih kullar─▒yla cihanda en nihayet daima iyili─či ve ad├óleti y─▒k─▒lmaz taht─▒na oturtmu┼čtur.

Mâzî, bunun misalleriyle dolu:

Edeb├ól├« Hazretleri, Mo─čol ─░st├«l├ós─▒ÔÇÖndan sonra darmada─č─▒n olan AnadoluÔÇÖda olu┼čan beyliklere bakt─▒. ─░nceledi. ┼×├Âyle bir tablo ├ž─▒kard─▒:

Beyliklerin kimi ┼čuursuz ve ruhsuzdu.

Kimi ├žaps─▒zd─▒.

Kimi heyecans─▒zd─▒.

Kimi h─▒rs─▒na ma─čl├╗ptu.

Kimi z├óhir├« b├╝y├╝kl├╝─č├╝ne ve saltanat─▒na ma─črur ve ┼č─▒mar─▒kt─▒.

Kiminin d├óv├ós─▒ ulv├« eksende de─čildi.

Her biri bir ┼čekilde i├ž kavgalar ve karde┼č ├žeki┼čmeleri r├╝zg├ór─▒na kap─▒lm─▒┼č, savruluyordu.

B├Âylece;

Koca Anadolu; yar─▒nlar─▒ karanl─▒k g├Âr├╝nen, hi├žbir gelecek vaÔÇśdetmeyen ve tarih sahnesinden silinme tehlikesiyle can ├žeki┼čen b├╝nyeler elinde, bilhassa m├ónev├« a├ž─▒dan ald─▒─č─▒ a─č─▒r yaralarla erimekteydi.

Beyliklerin en g├╝├žl├╝ ve ┼čatafatl─▒ olanlar─▒ da erimekteydi.

Sel├žukluÔÇÖnun ┼čerefli m├«r├ós─▒, haset ve fesat pen├želerinde erimekteydi.

Her beylik, ne kadar co─čraf├« durumu ve m├«ras pay─▒ y├╝ksek olsa da de─čerler itibar─▒yla erimekteydi.

Bir tanesi h├óri├ž.

Osmanl─▒ Beyli─či.

En k├╝├ž├╝k olan beylik. K├╝ffar s─▒n─▒r─▒nda d├Ârt y├╝z ├žad─▒rl─▒k bir yi─čitler harman─▒. K─▒l─▒├žlar─▒ can dosta de─čil h├óin d├╝┼čmana d├Ân├╝k. Kalpleri karde┼člerine de─čil ehl-i k├╝fre bu─čz h├ólinde. ─░radeleri, dinda┼člar─▒na de─čil ├«mans─▒zlara at─▒lan g├╝lle. Ruhlar─▒; ayn─▒ b├╝nyenin b├╝lb├╝l ba┼člar─▒na de─čil, z─▒t melÔÇÖunlar─▒n ayk─▒r─▒ simsarlar─▒na kartal. Duru┼člar─▒; beraber saf tuttu─ču m├╝ÔÇÖmin y├╝reklere ve zay─▒f bileklere kar┼č─▒ de─čil, m├╝nkir ve zalimlere kar┼č─▒ ├žetin ve ┼čiddetli.

ÔÇťÔÇô─░┼čte!ÔÇŁ dedi Edeb├ól├« Hazretleri:

ÔÇťÔÇô─░┼čte AnadoluÔÇÖyu, Balkanlar─▒ ve ─░stanbulÔÇÖu, sonra da ├╝├ž k─▒tÔÇÖay─▒ g├╝lz├ór yapacak olan yap─▒!ÔÇŁ

KaramanÔÇÖdan g├Â├žt├╝, Osmanl─▒ m├╝lk├╝ne yerle┼čti. O k├╝├ž├╝c├╝k beyli─či, y├╝ce d├óv├ón─▒n b├╝y├╝k hakikatleri ile yo─čurdu. AnadoluÔÇÖdaki ├ž├Âk├╝┼č, o Allah dostunun bu m├ónev├« mimarl─▒─č─▒ neticesinde tekrar bir y├╝kseli┼č hamlesine d├Ân├╝┼čt├╝. Tarihin seyri, menf├«den m├╝sbete do─čruldu. Yenilgiler, yepyeni zaferlerle tel├ófi edildi. Alt─▒ y├╝z k├╝sur sene ├Âm├╝r s├╝ren ┼čanl─▒ bir cihan devleti meydana geldi.

Yine z├óhir ve b├ót─▒n bir ├╝stat olan Ak┼čemseddin HazretleriÔÇÖnin rehberli─činde Fatih Mehmed Han, ─░stanbulÔÇÖu fethederek muazzam bir ├ža─č─▒n kap─▒s─▒n─▒ a├žt─▒.

Velhâsıl:

Nesle l├óz─▒m olan g├╝├ž, Fatihlerin bile─či,
O bile─če gereken Ak┼čemseddin y├╝re─či… (Seyr├«)