I┼×─░D GER├çEKTEN ─░SL├éM├Ä KAYGI TA┼×ISAYDI…

YAZAR : Do├ž. Dr. Harun ├ľ─×M├ť┼× ogmusharun@yahoo.com

Ge├žen say─▒da ba┼čta I┼×─░D olmak ├╝zere takriben son ├žeyrek as─▒rda Afganistan, Somali, Yemen, Suriye, Irak, Mali, Nijerya vb. ─░sl├óm ├╝lkelerinde ortaya ├ž─▒kan ve -g├╗y├ó- ─░sl├óm ┼čer├«atini h├ókim k─▒lma iddias─▒nda olan sil├óhl─▒ ├Ârg├╝tler ├╝zerinde durmu┼č, onlar─▒n ┼čer├«ati uygulamaktan neyi anlad─▒klar─▒n─▒, ger├žekte ┼čer├«atin ne oldu─čunu tahlil etmeye ├žal─▒┼čm─▒┼čt─▒k. ├ľzellikle I┼×─░D hakk─▒nda ajanslara d├╝┼čen baz─▒ haberler, farkl─▒ ├Ârnekler ├╝zerinden ayn─▒ tahlile devam etmemizi iktiza ediyor. Ger├ži manip├╝le edilmeleri ihtimaline bin├óen bu haberlere kar┼č─▒ temkini elden b─▒rakmamam─▒z gerekiyor. Ancak yalan bile olsa ┼č├╝yu bulan baz─▒ haberlerle ─░sl├ómÔÇÖ─▒n imaj─▒nda meydana gelebilecek tahribat─▒ ├Ânlemek i├žin baz─▒ meselelerin hakikatini a├ž─▒klamak da gerekli olmaktad─▒r. Bunlardan biri de k├Âlelik ve cizye meselesidir. Zira -e─čer do─čruysa- I┼×─░D, h├ókim oldu─ču yerlerdeki Yez├«d├« ve T├╝rkmen kad─▒nlar─▒ k├Âle pazar─▒nda sat─▒l─▒─ča ├ž─▒kar─▒p h─▒ristiyanlar─▒ ise m├╝sl├╝man olmak, cizye vermek veya ├╝lkeyi terk etmek ┼č─▒klar─▒yla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya b─▒rakm─▒┼čt─▒r!

├ľncelikle I┼×─░DÔÇÖi b├Âyle davranmaya y├Ânelten sebepler ├╝zerinde dural─▒m:

Anla┼č─▒ld─▒─č─▒na g├Âre I┼×─░D, Yez├«d├« ve T├╝rkmen kad─▒nlar─▒ c├óriye olarak g├Ârmektedir. ├ç├╝nk├╝ onlar─▒ kendisine kar┼č─▒ sava┼č─▒rken ele ge├žirilmi┼č gayr-─▒ m├╝slim esirler olarak de─čerlendirmektedir. Zira Yez├«d├«ler, her ne kadar ─░sl├óm d├╝nyas─▒ i├žerisinde hem de Abd├╝lk─üdir Geyl├ón├«ÔÇÖnin talebelerinden Ad├« bin M├╝s├ófirÔÇÖe intisab iddia eden kimseler aras─▒nda ├ž─▒km─▒┼č bir d├«n├« hareket olsa da zamanla ─░sl├óm ├«tikad─▒ndan sapm─▒┼č, melek oldu─čuna inand─▒klar─▒ ─░blisÔÇÖi t├ózim eden bir topluluktur. T├╝rkmenler ise -her ne kadar haberde tasrih edilmese de- ┼×i├« T├╝rkmenler olmal─▒d─▒rlar. Bunlar da ba┼čta on iki imam olmak ├╝zere imam ve evliy├ó kabirlerini t├ózim etmeleri sebebiyle m├╝┼čriktirler! M├╝┼črikler ise sava┼čta ele ge├žirildi─činde esir edilip k├Âlele┼čtirilir! ─░sl├óm h├ókimiyetini kabul eden ve bir sem├óv├« kitaba ba─čl─▒ olan h─▒ristiyan ve yahudiler ise cizye (ba┼č vergisi) ├Âderler. ─░┼čte nev-zuhur hal├«feli─čin (!) modern d├╝nyaya takdim etti─či ─░sl├óm ┼čer├«ati budur!

Evet, yukar─▒da zikredilen nitelikleri sebebiyle Yez├«d├«ler m├╝sl├╝man say─▒lamaz. Ancak onlar─▒n m├╝sl├╝man olmamas─▒; h├╝rriyet, ─▒rz, namus vb. haklar─▒ndan mahrum b─▒rak─▒lmalar─▒na gerek├že te┼čkil eder mi? Kl├ósik f─▒k─▒h anlay─▒┼č─▒na g├Âre yaln─▒zca m├╝sl├╝manlarla sava┼č─▒rken esir d├╝┼čenler i├žin bu uygulama yap─▒labilir. Eskiden ele ge├žirilen kaleler i├žindeki asker-sivil b├╝t├╝n halk─▒n esir edilip k├Âlele┼čtirilmesi; ┼čer├«at h├╝km├╝ olmay─▒p, ilk ve orta ├ža─člar─▒n bir te├óm├╝l├╝nden ibarettir! G├╝n├╝m├╝zde kaleler sava┼čta ├Ânemini yitirdi─čine ve kale de olmad─▒─č─▒na g├Âre sivillerin esir al─▒n─▒p k├Âlele┼čtirilmesi de s├Âz konusu olamaz. Zaten Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-; sil├óhs─▒z kimselerin, ├Âzellikle de din adam─▒, ihtiyar, kad─▒n ve ├žocuklar─▒n sava┼čta ├Âld├╝r├╝lmesini yasaklam─▒┼čt─▒r. Tarih boyunca yahudiler, h─▒ristiyanlar, mec├╗s├«ler, budistler ve di─čer din mensuplar─▒, m├╝sl├╝manlar─▒n h├ókimiyeti alt─▒nda h├╝r bir ┼čekilde ya┼čam─▒┼člard─▒r. Hazret-i Peygamber;

ÔÇťMec├╗s├«lere ehl-i kitap gibi davran─▒n.ÔÇŁ Yani; ÔÇťMuharref de olsa sem├óv├« bir kitaba ba─čl─▒ olan yahudi ve h─▒ristiyanlar─▒ ─░sl├óm ├╝lkesinin anla┼čmal─▒ vatanda┼č─▒ (zimm├«) olarak koruyup g├Âzetti─činiz gibi koruyup g├Âzetin!ÔÇŁ buyurmu┼čtur. Bu sebeple ─░ranÔÇÖda Zerd├╝┼čtler, HindistanÔÇÖda Budistler vb. ehl-i kitap olmayan gayr-─▒ m├╝slimler; ─░sl├óm h├ókimiyeti alt─▒nda as─▒rlarca kendi dinlerinde kalarak ya┼čam─▒┼člard─▒r.

─░mdi; I┼×─░D, ele ge├žirdi─či yerlerdeki Yez├«d├«lerÔÇÖi ehl-i kitap s─▒n─▒f─▒na koyamad─▒ysa bile ne s├╝nnet-i seniyyeye, ne kl├ósik f─▒k─▒h anlay─▒┼č─▒na ve ne de tarih├« tecr├╝beye g├Âre onlar─▒ esir al─▒p k├Âlele┼čtiremez. ├ç├╝nk├╝ bilebildi─čimiz kadar─▒yla o insanlar─▒n ya┼čad─▒klar─▒ ┼čehirleri onlardan de─čil, Irak ordusundan alm─▒┼čt─▒r. Yani o insanlar I┼×─░DÔÇÖe kar┼č─▒ sava┼čmam─▒┼člard─▒r, sivildirler!

T├╝rkmenler ise Yez├«d├«lerÔÇÖe g├Âre ├žok daha iyi bir konumda tutulmal─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ onlar, baz─▒ bidÔÇśatlere bula┼čm─▒┼č olsalar bile ─░sl├óm dairesi i├žerisinde bir f─▒rkad─▒rlar. Nitekim Hazret-i Ali; kendisiyle sava┼čan m├╝sl├╝man gruplar─▒n firar edenlerinin takip edilmeyece─čini, esir al─▒n─▒p mallar─▒n─▒n ya─čmalanmayaca─č─▒n─▒ belirtmi┼čtir. Hatt├ó ordusunu terk edip kendisine ba┼čkald─▒ran H├óric├«lerÔÇÖin, kendisiyle birlikte ─░sl├óm d├╝┼čmanlar─▒na kar┼č─▒ sava┼č─▒p gan├«metten pay alabileceklerini ifade etmi┼čtir.

Buraya kadar konuyu kl├ósik kaynaklar ve tarih├« tecr├╝be ─▒┼č─▒─č─▒nda izah ettik. Ancak -ge├žen say─▒da belirtti─čimiz gibi- ─░sl├ómÔÇÖ─▒n bug├╝nk├╝ meseleleri yaln─▒zca bunlarla ├ž├Âz├╝lemez ve ─░sl├óm bunlarla e┼čitlenemez! ├ç├╝nk├╝ bunlar, son derece de─čerli olsa da, nihayetinde belli tarih├« ┼čartlarda ortaya konulmu┼č ├ž├Âz├╝mlerdir; g├╝n├╝m├╝ze dayat─▒lamaz! Bug├╝n├╝n meseleleri, hem nasslar─▒ hem de hayat─▒ iyi bilen fakihler taraf─▒ndan, elbette ├Ânceki g├Âr├╝┼č ve tecr├╝belerden istifade edilerek ama onlarla yetinmeyip gerekti─činde pratik ihtiya├žlar do─črultusunda yeni i├žtihatlar yap─▒larak ├ž├Âz├╝l├╝r. Biz bu konumda olmad─▒─č─▒m─▒za g├Âre burada b├Âyle bir ├ž├Âz├╝m ├Ânerecek de─čiliz. Ancak ├Ânemli bir hususa i┼čaret etmeden ge├žmemeliyiz. O da, KurÔÇÖ├ón h├╝k├╝mlerinin hedefledi─či ama├žlara g├Âre de─čerlendirilmesi gerekti─čidir. B├Âyle bir de─čerlendirme yap─▒ld─▒─č─▒nda k├Âleli─čin ─░sl├óm taraf─▒ndan emredilmesi ┼č├Âyle dursun, hedeflenmeyen bir stat├╝ oldu─ču g├Âr├╝l├╝r.

Çünkü;

─░sl├ómÔÇÖ─▒n temel hedefi; insanlar─▒ sahte il├óhlar─▒n, din adamlar─▒n─▒n, despot y├Âneticilerin, arzu ve heveslerin, k─▒sacas─▒ All├óhÔÇÖ─▒n d─▒┼č─▒ndaki herkesin ve her ┼čeyin es├óretinden kurtar─▒p yaln─▒zca All├óhÔÇÖa kul yapmakt─▒r. B├Âyleyken onun, ayn─▒ zamanda insanlar─▒n bir k─▒sm─▒n─▒n di─čer k─▒sm─▒na k├Âle olmas─▒n─▒ istedi─čini d├╝┼č├╝nmek onun temel hedefiyle ├Ârt├╝┼čmez. Zaten ink├ór olunamaz tarih├« bir hakikattir ki, k├Âleli─či ─░sl├óm getirmemi┼čtir. Aksine onu kuca─č─▒nda bulmu┼č, kaynaklar─▒n─▒ sava┼č es├óretiyle s─▒n─▒rland─▒rarak; hat├óen ├Âld├╝rme, yemin, z─▒har, oru├ž vb. bir├žok keffareti de sona ermesi i├žin vesile k─▒lm─▒┼č, ┼čartlar olu┼čtu─čunda ┬źk├Âlenin kendisini efendisinden sat─▒n almas─▒┬╗ demek olan m├╝k├ótebe akdi yapmay─▒ da emretmi┼čtir. Tamamen yasaklamamas─▒n─▒n sebebi ise, milletler aras─▒ m├╝nasebetlerde m├╝tek─übiliyet esaslar─▒n─▒n ├Âneminden dolay─▒d─▒r. ├ç├╝nk├╝ m├╝sl├╝manlar─▒n sava┼č h├ólinde olduklar─▒ milletlerin m├╝sl├╝manlar─▒ esir al─▒p k├Âlele┼čtirirken m├╝sl├╝manlar─▒n ayn─▒ yola ba┼čvurmamalar─▒ onlara zarar verebilirdi. Ancak b├╝t├╝n milletlerin ittifakla k├Âleli─či kald─▒rmalar─▒; ─░sl├ómÔÇÖ─▒n r├╗huna ayk─▒r─▒ olmak ┼č├Âyle dursun, onun hedefledi─či bir husustur. Esasen yukar─▒da at─▒fta bulundu─čumuz keffaretler KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde a├ž─▒klan─▒rken; ┬źfe-men lem yecid: Kim bulamazsa┬╗ buyurularak bir g├╝n gelip k├Âle bulunamayaca─č─▒na m├╗cizev├« bir ┼čekilde i┼čaret edilmektedir. Zira bu ifade; ÔÇťHer kim, k├Âle ├óz├ód etme imk├ón─▒ bulamazsa…ÔÇŁ anlam─▒na gelebilece─či gibi; ÔÇťHer kim, k├Âle bulamazsa…ÔÇŁ anlam─▒na da gelebilir.

Dolay─▒s─▒yla kl├ósik f─▒k─▒h kaynaklar─▒na ve tarih├« tecr├╝belere g├Âre dah├« zulmen toplam─▒┼č olduklar─▒ kad─▒nlar─▒ c├óriye diye pazara ├ž─▒karan bu Don Ki┼čotlar, bu davran─▒┼člar─▒yla ┼čer├«at─▒n bir h├╝km├╝n├╝ (!) uygulad─▒klar─▒n─▒ zannederek avunmas─▒nlar! Zira insanlar─▒ ba┼čka ┼čeylere kulluktan kurtar─▒p kendisine kullu─ča ├ža─č─▒ran Allah, k─▒y├ómet g├╝n├╝nde onlara; ÔÇť─░nsanlar─▒ neden k├Âlele┼čtirmediniz?ÔÇŁ diye sormayacakt─▒r. Ancak o zaman onlara sorulaca─č─▒ muhakkak olan bir soru vard─▒r. O da insanlar─▒n All├óhÔÇÖ─▒n d├«ninden so─čutulmas─▒ ve onun insanlar─▒n g├Âz├╝nden d├╝┼č├╝r├╝lmesidir!

Gelelim cizyeye… KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde bir yerde ge├žen cizye; ─░sl├óm DevletiÔÇÖnin, can g├╝venliklerini sa─člamas─▒ mukabilinde gayr-─▒ m├╝slim vatanda┼člar─▒ndan ald─▒─č─▒ verginin ad─▒d─▒r. Nitekim sah├óbe-i kiram, BizansÔÇÖa geri vermek durumunda kald─▒klar─▒ SuriyeÔÇÖdeki bir ┼čehir halk─▒ndan tahsil edilen cizyeyi iade etmi┼člerdir. Bu h├ódise, sah├óbe-i kir├óm─▒n da cizyeyi g├╝venli─či sa─člama mukabili al─▒nan bir vergi olarak anlad─▒klar─▒n─▒ g├Âsterir.

I┼×─░D ger├žekten ─░sl├óm├« hass├ósiyete sahip olsayd─▒ insanlar─▒ kendisinden ve dolay─▒s─▒yla ─░sl├ómÔÇÖdan so─čutan bu uygulamalara ba┼čvurmaz, aksine farkl─▒ din ve mezhep mensuplar─▒na son derece m├╝samahayla yakla┼čarak onlar─▒n g├Ân├╝llerini kazan─▒r ve iyi bir ├Ârneklik sunarak s├╝re├ž i├žerisinde ─░sl├ómÔÇÖ─▒ benimsemeleri i├žin ├žal─▒┼č─▒rd─▒. Bat─▒ÔÇÖn─▒n korkular─▒n─▒ k├Âr├╝kleyerek ├╝zerine ┼čim┼čekleri ├žekmemek vb. pragmatik sebepler de b├Âyle davranmas─▒n─▒ gerektirirdi. Ne var ki, I┼×─░D ve benzeri ├Ârg├╝tlerden b├Âyle bir anlay─▒┼č ve uygulama beklemek a┼č─▒r─▒ bir iyimserlik olur. H├ólbuki ─░sl├ómÔÇÖda, I┼×─░DÔÇÖin yanl─▒┼č yorumlay─▒p yanl─▒┼č uygulad─▒─č─▒ yukar─▒da ge├žen h├╝k├╝mlerden ├žok daha ├Ânce ve ├žok daha temel bir husus vard─▒r. O da konjonkt├╝r├╝n dikkate al─▒nmas─▒d─▒r. Elbette bununla duruma g├Âre de─či┼čkenlik g├Âsteren bir anlay─▒┼č─▒, ilke ve prensip yoksunlu─čunu kastetmiyoruz. B├Âyle bir din olmaz. Demek istedi─čimiz, herhangi bir h├╝km├╝n uygulanaca─č─▒ ortam ve ┼čartlar─▒n dikkate al─▒nmas─▒n─▒n ─░sl├óm├« bir gereklilik oldu─čudur. Bunun i├žindir ki MekkeÔÇÖde genellikle ├«tikad ve ahl├ókla ilgili h├╝k├╝mler indirilmi┼č, i├žtim├ó├« h├╝k├╝mler ve cihad ise hicretten sonra m├╝ÔÇÖmin ve k├ófirler birbirinden ayr─▒┼č─▒nca emredilmi┼čtir. ─░sl├ómÔÇÖ─▒n bu y├Ân├╝n├╝ ├žok iyi kavram─▒┼č olan Hazret-i ├ľmer, m├╝sl├╝manlar g├╝├žlendikten sonra m├╝ellefe-i kul├╗ba zek├óttan pay vermemi┼č, kurakl─▒─č─▒n h├ókim oldu─ču zamanlarda h─▒rs─▒z─▒n elini kesmemi┼čtir. ─░lh… ├ç├╝nk├╝ hem d├«ni hem de ya┼čad─▒─č─▒ ├ža─č─▒n ┼čartlar─▒n─▒ iyi anlam─▒┼č, b├Âylece meseleleri nasslar ─▒┼č─▒─č─▒nda ├ž├Âzerek hayatla Kit├óbÔÇÖ─▒ bulu┼čturmu┼čtur.

├ľyleyse yaln─▒zca nasslar─▒ bilmek yetmez. Yaln─▒zca ahv├ól-i ├ólemi, d├╝nya ┼čartlar─▒n─▒ bilmek de yetmez. Yaln─▒z ilki bilinirse I┼×─░D ├Ârne─činde g├Âr├╝ld├╝─č├╝ ├╝zere hi├žbir mesele ├ž├Âz├╝lmedi─či gibi bir├žok yeni mesele ├ž─▒kar─▒l─▒r, ├╝stelik masum din de buna arac─▒ k─▒l─▒n─▒r, b├Âylece hem d├«ne hem de d├╝nyaya zarar verilir. Yaln─▒z ikincisi bilinirse o zaman da meselelere d├«n├« bir ├ž├Âz├╝m ├╝retilmi┼č olmaz. Do─čru olan her ikisini de bilip meselelere pratik hayat i├žerisinde uygulamal─▒ olarak ├ž├Âz├╝mler ├╝retmektir.