─░K─░ D├ťNYAYI KARARTAN ├éFET: ZUL├ťM

YAZAR : Osman N├╗ri TOPBA┼× Hocaefendi

HAYRIN B├ľYLES─░!

ÔÇťVaktiyle bir h├╝k├╝mdar, Cuma g├╝n├╝ camiye gidiyordu. Muhaf─▒zlar─▒, caddeye ├╝┼č├╝┼čen halka bir taraftan;

┬ź├çekilin!..┬╗ diye hayk─▒r─▒yor, di─čer taraftan da tekmeyle, sopayla h├╝k├╝mdara yol a├žmaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒. Bu esnada, tesad├╝fen orada bulunan zavall─▒ bir fakir de, muhaf─▒zlardan bir├žok sopa yemi┼č, kan revan i├žinde kalm─▒┼čt─▒. Dayanamad─▒. H├╝k├╝mdar─▒n arkas─▒ndan ┼č├Âyle ba─č─▒rd─▒:

┬źÔÇô┼×u yapt─▒─č─▒n zulme bak! Halk─▒n g├Âz├╝ ├Ân├╝nde b├Âyle haks─▒zl─▒klar yaparsan, Allah Te├ól├ó senin gizli zul├╝mlerinden c├╝mleyi korusun!.. G├╝ya camiye gidiyor, hay─▒r i┼čledi─čini san─▒yorsun!.. Senin hayr─▒n buysa, ┼čerrin kim bilir nedir?..┬╗

Z├ólimlerin hay─▒rlar─▒ b├Âyledir; art─▒k k├Ât├╝l├╝klerini var sen k─▒yas et!..ÔÇŁ

KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim; fitne, fesat ve zul├╝m ehli bedbahtlara;

ÔÇťYery├╝z├╝nde fesat ├ž─▒karmay─▒n!ÔÇŁ dendi─činde; cevaben;

ÔÇťBiz sadece ─▒slah edicileriz!ÔÇŁ dediklerini haber verir. H├ólbuki onlar, ifs├ód edicilerin ta kendisidir! (el-Bakara, 11-12)

─░yinin, g├╝zelin, do─črunun, hakl─▒n─▒n, hak ve hakikatin ne oldu─čuna; insan tek ba┼č─▒na karar vermeye kalkt─▒─č─▒nda, nefsin hev├ós─▒ ve ┼čeytan─▒n i─čv├ós─▒na kap─▒larak, iyilik yap─▒yor g├Âr├╝nt├╝s├╝nde zulmeder. Nefsin ve ┼čeytan─▒n tesiri alt─▒ndaki bir ak─▒l da insana do─čruyu ve g├╝zeli anlatamaz.

─░nsan; bu imtihan f─▒rt─▒nalar─▒yla dolu d├╝nya umm├ón─▒nda; ancak vahy-i il├óh├«nin rotas─▒nda, sahih bir ├«man pusulas─▒yla, takv├ó ├╝zere bir yolculukla hakikat liman─▒na varabilir. Aksi h├ólde, nefsine, ailesine, ├╝mmete, insanl─▒─ča ve hatt├ó mahl├╗k─üta zulmeder.

├éyet-i ker├«medeki ├«kazlara g├Ân├╝l verelim:

ÔÇťDe ki: ┬ź─░┼čleri y├Ân├╝nden ├óhirette en b├╝y├╝k kayba u─črayanlar─▒n kimler olduklar─▒n─▒ bildireyim mi? Onlar o kimselerdir ki d├╝nya hayat─▒nda yapt─▒klar─▒ i┼člerin kar┼č─▒l─▒klar─▒ hep bo┼ča gidecektir. H├ólbuki kendilerinin g├╝zel g├╝zel i┼čler yapt─▒klar─▒n─▒ san─▒rlar.┬╗ÔÇŁ (el-Kehf, 103-104)

Tarih; insanlara, z├ólim ve hodg├ómlar─▒n a├žt─▒─č─▒ yara, elem, ─▒zd─▒rap ve ac─▒l─▒ manzaralar─▒ ve bunlar─▒n hazin neticeleri ile doludur. Ancak b├╝t├╝n zul├╝mleri, istibdatlar─▒ ve kahredici kuvvetlerine ra─čmen hi├žbiri f├ón├«li─čin pen├žesinden kurtulamam─▒┼č, k─▒sac─▒k bir hayat─▒ affedilmez zul├╝mlerle doldurarak, sonsuz bir hayat─▒ peri┼čan etme bedbahtl─▒─č─▒na d├╗├ž├ór olmaktan kurtulamam─▒┼člard─▒r.

F├ón├«liklerini ve acziyetlerini unutup, ge├žici kuvvet ve kudretlerine aldanarak, kendilerinde azamet vehmeden nice Firavun, nice Nemrut, nice Eb├╗ Cehil ve b├╝t├╝n benzerleri bug├╝n berzah ├óleminin zindanlar─▒nda azap ve vicdan k─▒rba├žlar─▒na m├óruz h├óldedir;

┘ł┘Ä┘ä┘Äě╣┘Äě░┘ÄěžěĘ┘Ć ěž┘ä┘ĺěž┘░ě«┘Éě▒┘Äěę┘É ěž┘Äě┤┘Äě»┘Ĺ┘Ć ┘ł┘Äěž┘ÄěĘ┘ĺ┘é┘░┘ë

ÔÇť├éhiret az├ób─▒ ise, elbette daha ┼čiddetli ve daha s├╝reklidir.ÔÇŁ (T├óh├ó, 127)

Tarih, hem alt─▒n sayfalar─▒ ve hem de karanl─▒k zul├╝m sahneleri ile be┼čeriyete ne b├╝y├╝k bir ibret ve ir┼čad ├óbidesidir.

├ťzerimizdeki g├╝ne┼č;

Firavunlar─▒n, H├ómanlar─▒n, Nemrutlar─▒n, ├édlar─▒n, Sem├╗dlar─▒n bir m├╝ddet saraylar─▒n─▒, k├Â┼čklerini, hazinelerini ayd─▒nlatan, sonra da onlar─▒n harabeleri ├╝zerine ha┼čmetle do─čan ayn─▒ g├╝ne┼čtir.

Bir zamanlar isimleri bile korku ile an─▒lan azametli krallar ve z├ólimler, bir m├╝ddet sonra iki avu├ž toprak alt─▒nda kahrolup il├óh├« intik─üma d├╗├ž├ór olmu┼člard─▒r.

├Äman g├╝ne┼činin ayd─▒nlatmad─▒─č─▒ sahalar ve s├«neler, m├ónen bir yang─▒n yeri gibidir. ├Äman g├╝ne┼čiyle ayd─▒nlanan kalpler ise ebed├« sa├ódetin bahar ├╝lkesidir.

Tarihteki b├╝y├╝k z├ólimlerden Atill├ó, ─░skender, H├╝l├óg├╗ ve g├╝n├╝m├╝ze kadar b├╝t├╝n benzerleri; kendilerinin ve t├╝m insanl─▒─č─▒n d├╝┼čman─▒ oldular, hi├ž sevilmediler, hat─▒rlarda zul├╝m sembol├╝ olarak kald─▒lar, saltanatlar─▒ da h├╝sranla son buldu. D├Âkt├╝kleri kan g├Âllerinin girdaplar─▒nda insanl─▒─č─▒n y├╝zkaras─▒ oldular.

Buna mukabil;

Dostlu─čun, AllahÔÇÖtaki kayna─č─▒n─▒ elde eden ┼×├óh-─▒ Nak┼čibend, Geyl├ón├«, Mevl├ón├ó, Y├╗nus ve H├╝d├óy├« mis├óli Hak dostlar─▒ ise; ebediyyen b├╝t├╝n insanl─▒─č─▒n dostu oldular, sevdiler, sevildiler, f├ón├« hayatlar─▒ndan sonra dostluk ve muhabbette ebed├«le┼čtiler.

Bir millet, cihan┼čum├╝l bir imparatorluk da kurmu┼č olsa; l├ókin ufku dar, menfaatine r├óm olmu┼č, milletin istikb├ólini de─čil de kendi mevkiini d├╝┼č├╝nen ┼čahsiyeti zaafa u─čram─▒┼č kimselerin elinde k├╝├ž├╝l├╝r. Neticede tarihin talihsiz sayfalar─▒nda kalmaya mahk├╗m olur. Yani; ┬źTek di┼či kalm─▒┼č canavar…┬╗ bir medeniyetin bedbaht fertleri olurlar.

Ancak g├Ân├╝llerini bir derg├óh h├óline getiren ve insanl─▒─ča ┼čefkat ve merhametle y├╝re─čini a├žarak onlar─▒ kucaklayan Hak dostlar─▒, k─▒y├ómete kadar g├Ân├╝llerde ya┼čamaya devam ederler.

┼×eyh S├ód├« G├╝listanÔÇÖda hay─▒rlar─▒ bile zul├╝m olan z├ólim ve f├ós─▒k birini ┼č├Âyle anlat─▒r. Bu z├ólim h├╝k├╝mdar, bir Allah dostuna;

ÔÇťÔÇô─░b├ódetlerin hangisi efdaldir?ÔÇŁ diye sorar.

O da;

ÔÇťÔÇôSenin i├žin uykudur. ├ç├╝nk├╝, uykuda oldu─čun zaman kimseyi incitemezsin!..ÔÇŁ cevab─▒n─▒ verir.

Hazret-i Mevlânâ, zâlimin hayrına bir misal daha verir:

ÔÇťB├╝y├╝k bir y─▒lan bir ay─▒ya sar─▒lm─▒┼čt─▒. Arslan y├╝rekli bir ki┼či ko┼čtu, ay─▒n─▒n fery├ód─▒na yeti┼čti. O zavall─▒ ay─▒, ejderh├ódan kurtulunca, o mert ki┼čiden bu keremi g├Âr├╝nce; Ashab-─▒ KehfÔÇÖin k├Âpe─či gibi, kendini ├Âl├╝mden kurtaran yi─čidin pe┼čine tak─▒ld─▒, art─▒k ondan ayr─▒lmad─▒.

Derken o gen├ž hastalan─▒p yatt─▒. Ay─▒ da g├Ân├╝l ba─člad─▒─č─▒ kurtar─▒c─▒s─▒n─▒ b─▒rak─▒p gitmedi. Onu beklemeye ba┼člad─▒.

Oradan birisi ge├žerken, hastan─▒n ba┼č ucunda ay─▒y─▒ g├Âr├╝nce;

┬źÔÇôKarde┼čim bu ne h├ól? Bu ay─▒ ile senin ne i┼čin var?┬╗ diye sordu.

Hasta, bir m├╝ddet ├Ânce bu hayvanca─č─▒z─▒, ejderh├ódan kurtard─▒─č─▒n─▒, onun da kendisine candan ba─član─▒p kald─▒─č─▒n─▒ anlatt─▒. ├ľb├╝r├╝ de;

┬źÔÇôEy ahmak ki┼či!┬╗ dedi. ┬źBir ay─▒ya g├Ân├╝l verme, ona bu kadar g├╝venme.

├ç├╝nk├╝ ahma─č─▒n dostlu─ču, d├╝┼čmanl─▒ktan beterdir. Onu bir hile ile yan─▒ndan uzakla┼čt─▒rman gerek.┬╗

Hasta kendisine nasihat eden ┼čahsa itimat etmedi:

┬źÔÇôBunu hislerinden s├Âyl├╝yorsun, sen onun ay─▒ oldu─čuna ne bak─▒yorsun? Onun bana olan ba─čl─▒l─▒─č─▒na, sevgisine bak!┬╗ dedi.

├ľ─č├╝t veren adam dedi ki:

┬źÔÇôAhmaklar─▒n sevgisi aldat─▒c─▒d─▒r. Benim -sana g├Âre- haset├ži olu┼čum bile, onun sevgisinden daha iyidir. Haydi kalk, benimle gel, ┼ču ay─▒y─▒ yan─▒ndan uzakla┼čt─▒r. Bir ay─▒y─▒, kendi cinsinden olan bir insandan ├╝st├╝n g├Ârme.┬╗

Hasta ald─▒rmad─▒:

┬źÔÇôEy haset├ži! Haydi git de kendi i┼čine bak.┬╗ dedi. Nasihat├ži de cevap verdi:

┬źÔÇôBenim i┼čim seni u─črayaca─č─▒n fel├óketten kurtarmakt─▒, ama talihin yokmu┼č. Ba┼č─▒na gelecek fel├óketi d├╝┼č├╝nd├╝k├že, y├╝re─čim titriyor, sak─▒n b├Âyle bir ay─▒ ile ormana gitme. Bu g├Ânl├╝m bo┼č yere titremedi, i├žime gelen bu korku, All├óhÔÇÖ─▒n verdi─či bir nurdur. Ben All├óhÔÇÖ─▒n n├╗ru ile bak─▒p g├Âren bir m├╝ÔÇÖminim; sak─▒n, sak─▒n bu ate┼č tap─▒na─č─▒ gibi olan ay─▒dan ka├ž ki, onun ate┼či tehlikesine yanmayas─▒n.┬╗

├ľ─č├╝t├ž├╝ b├╝t├╝n bu s├Âzleri s├Âyledi, s├Âyledi ama, adam─▒n kula─č─▒na bile girmedi. S├╗-i zan insana pek b├╝y├╝k bir engeldir. A┼č─▒lmaz bir settir. ├ľ─č├╝t├ž├╝ hastan─▒n elini tuttu, hasta elini ├žekti. ├ľ─č├╝t├ž├╝ de;

┬źSen ak─▒ll─▒ bir dost olmad─▒─č─▒n i├žin, ben de art─▒k gidiyorum.┬╗ dedi.

Hasta;

┬źÔÇôGit.┬╗ dedi. ┬źBeni d├╝┼č├╝nme, ey bo┼čbo─čaz adam! ─░rfandan, m├órifetten bahsetme.┬╗

├ľ─č├╝t├ž├╝ b─▒kmadan dil d├Âk├╝yordu:

┬źÔÇôBen senin d├╝┼čman─▒n de─čilim, sen benimle beraber gelirsen kendine iyilik etmi┼č olursun.┬╗

Hasta dedi ki:

┬źÔÇôUykum geldi; beni b─▒rak da kendi i┼čine git.┬╗

├ľb├╝r├╝ h├ól├ó;

┬źÔÇôBir dosta uy da, ak─▒ll─▒ birinin korumas─▒ alt─▒nda, g├Ân├╝l sahibi bir dostun yan─▒nda uyu.┬╗ diyordu.

Hastan─▒n b├╝t├╝n d├╝┼č├╝ncesi, b├╝t├╝n h├╝sn-i zann─▒, tamam─▒yla ay─▒ya idi. Sanki ay─▒ ile ayn─▒ cinstendi. B├Âylece o kendisine yol g├Âsteren ak─▒ll─▒ bir adama kar┼č─▒ y├╝zlerce k├Ât├╝l├╝k etti. Onu su├žlad─▒ da ay─▒y─▒ sevgi ve merhamet sahibi bir dost bildi.

Sonunda nasihat eden ki┼či de ├Âfkelendi; i├žinden;

┬źSenin i┼čin All├óhÔÇÖa kald─▒, ne yaparsan yap!┬╗ diyerek adam─▒ b─▒rak─▒p gitti.

Nihayet hasta adam uyumu┼čtu. Ay─▒ da onun y├╝z├╝ne konan sinekleri kovalamakta idi. Sinekler ka├ž─▒yor, sonra inad─▒na yine geliyor, kalkt─▒klar─▒ yere konuyorlard─▒. Sine─čin biri pek inat├ž─▒ idi. Ay─▒, uyuyan efendisinin y├╝z├╝nden o sine─či bir ka├ž defa kovdu. Fakat sinek yine kalkt─▒─č─▒ yere gelip konmada idi.

Ay─▒ sine─če fena h├ólde k─▒zd─▒. Da─ča gitti, kocaman bir kaya ald─▒. Kayay─▒ getirdi, sine─čin yine uyuyan adam─▒n y├╝z├╝ne konmu┼č oldu─čunu g├Ârd├╝. O de─čirmen ta┼č─▒ kadar kocaman kayay─▒ kald─▒rd─▒, sine─či ezmek i├žin adam─▒n surat─▒na f─▒rlat─▒p at─▒verdi. Kaya, uyuyan adam─▒n y├╝z├╝n├╝ yamyass─▒ etti. Bu ├Ârnek de b├╝t├╝n d├╝nyaya yay─▒ld─▒.ÔÇŁ

Ahma─č─▒n sevgisi, t─▒pk─▒ misaldeki ay─▒n─▒n sevgisidir. Onun kini sevgidir; sevgisi de kin… Onun hayr─▒ zul├╝md├╝r. Ya zulm├╝ nas─▒l olur?!.

Bug├╝n ─░sl├óm d├╝nyas─▒nda kan ve g├Âzya┼č─▒ umman oldu.

─░bret nazar─▒yla bak─▒ld─▒─č─▒nda; bu zul├╝mlerin, misalde oldu─ču gibi ┬źl├óy─▒k─▒na muhabbet ve m├╝stehakk─▒na nefret┬╗ umdesine muhalefetten ne┼čÔÇÖet etti─či g├Âr├╝lecektir. Hazret-i Mevl├ón├ó, ad├ólet ve zulm├╝ ┼ču ├žarp─▒c─▒ te┼čbihlerle ├«z├óh eder:

ÔÇťAd├ólet nedir? Meyve a─ča├žlar─▒n─▒ sulamakt─▒r. Zul├╝m nedir? Dikenleri sulamakt─▒r.ÔÇŁ

ÔÇťAd├óleti bilmeyen ki┼či, kurt yavrusunu emziren ke├žiye benzer.ÔÇŁ

SuriyeÔÇÖde, M─▒s─▒rÔÇÖda, GazzeÔÇÖde, FilistinÔÇÖde AfganistanÔÇÖda, IrakÔÇÖta akan kan ve g├Âzya┼č─▒na sebebiyet verenler, destek olanlar, m├óni olabilecekken seslerini ├ž─▒karmayanlar, z├ólimlere h├óm├« kesilenler; hepsi soruldu─čunda do─čru, iyi, faydal─▒ i┼čler yapt─▒klar─▒n─▒ s├Âyleyeceklerdir. Her biri, birtak─▒m me┼čr├╗iyet sebepleri s─▒ralayacakt─▒r. Fakat bunlar─▒n hi├žbiri, hakk─▒ ya┼čamak u─čruna verdi─či m├╝cadelede ┼čeh├«d edilen mazlumlar─▒n ve zehirli gazlarla ┼čeh├«d edilmi┼č bebeklerin katlini ne bu d├╝nyada, ne de mahkeme-i k├╝br├óda ├«zah edemeyecektir. Kendileri d├Âkt├╝kleri kan g├Âllerinin girdaplar─▒ i├žinde bo─čulmaya mahk├╗m olacaklard─▒r.

Mahkeme-i K├╝br├ó…

O g├╝n s├Âz mazlumlarda olacakt─▒r. ├éyet-i ker├«mede buyurulur:

ÔÇť…Diri diri topra─ča g├Âm├╝len k─▒za, hangi g├╝nah sebebiyle ├Âld├╝r├╝ld├╝─č├╝ soruldu─čunda,

(Zul├╝mlerin, haks─▒zl─▒klar─▒n, iyi ve k├Ât├╝, k├╝├ž├╝k ve b├╝y├╝k b├╝t├╝n amellerin yaz─▒l─▒ oldu─ču) defterler a├ž─▒ld─▒─č─▒nda,

G├Âky├╝z├╝ s─▒yr─▒l─▒p al─▒nd─▒─č─▒nda,

Cehennem tutu┼čturuldu─čunda ve cennet yakla┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒nda,

Ki┼či (ebed├« hayat─▒ i├žin) neler getirdi─čini ├Â─črenmi┼č olacakt─▒r!ÔÇŁ (et-Tekv├«r, 8-14)

O g├╝n heybesinden zul├╝m ├ž─▒kanlar─▒n ebed├« hayatlar─▒ kararacakt─▒r. Fahr-i K├óinat -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-
Efendimiz buyurur:

ÔÇťZul├╝mden sak─▒n─▒p ka├ž─▒n─▒n─▒z. ├ç├╝nk├╝ zul├╝m, k─▒y├ómet g├╝n├╝nde z├ólime zifir├« karanl─▒k olacakt─▒r. A├žg├Âzl├╝l├╝kten de sak─▒n─▒n─▒z. ├ç├╝nk├╝ a├žg├Âzl├╝l├╝k sizden ├Ânceki ├╝mmetleri hel├ók etmi┼č; onlar─▒ birbirlerinin haks─▒z yere kanlar─▒n─▒ d├Âkmeye, haramlar─▒n─▒ hel├ól saymaya sevk etmi┼čtir.ÔÇŁ (M├╝slim, Birr, 56)

Zul├╝m ve zulmet (karanl─▒k) ayn─▒ k├Âktendir.

Zul├╝m karanl─▒kt─▒r, ├ž├╝nk├╝;

Zul├╝m; z├ólimin kalbindeki kasvetin, kat─▒l─▒─č─▒n, karanl─▒─č─▒n neticesidir.

Zul├╝m karanl─▒kt─▒r, ├ž├╝nk├╝;

Kibre, ad├óvete, hus├╗mete, h─▒rsa kap─▒lan z├ólimin g├Âz├╝n├╝ karart─▒r. Yapt─▒klar─▒n─▒n yan─▒na k├ór kalaca─č─▒n─▒ sanarak, deryay─▒ damla ile de─či┼čir. Bas├«ret ve izÔÇśandan mahrum o ham├ókat karanl─▒─č─▒nda b├ók├« ve ulv├«yi b─▒rak─▒p, f├ón├« ve s├╝fl├«yi al─▒r.

Zul├╝m, karanl─▒kt─▒r, ├ž├╝nk├╝;

Allah, z├ólimlere hid├óyet etmez! Z├ólim, zulm├╝nde devam ettik├že; hid├óyetten mahrum kal─▒r, rahmetten uzakla┼č─▒r. ─░┼čledi─či her zul├╝m, onu sap─▒kl─▒k ve h├╝sran batakl─▒─č─▒na daha da g├Âmer.

Zul├╝m, karanl─▒kt─▒r, ├ž├╝nk├╝;

Allah ├ódildir, mazlum kullar─▒ ad─▒na intikam aland─▒r. Bu cihanda mazlumun d├╝nyas─▒n─▒ karartan, evl├ótlar─▒ yetim, e┼čleri dul b─▒rakan, gaddar ve c├ón├«lerin ├óhiretlerini elbette karartacakt─▒r.

Zul├╝m, karanl─▒kt─▒r; ├ž├╝nk├╝;

Allah, kul haklar─▒n─▒ kendisi asla affetmez. Hakk─▒, hak sahibine b─▒rak─▒r. Z├ólimler, o g├╝n, insafs─▒zca zulmettikleri mazlumlar─▒n insaf─▒na kal─▒rlar. Verecek s├ólih amelleri de olmad─▒─č─▒ i├žin, mazlumlar─▒n g├╝nahlar─▒n─▒ dah├« y├╝klenirler.

Hazret-i Mevl├ón├ó da bu had├«s-i ┼čer├«fe i┼čaretle z├ólime ┼č├Âyle seslenir:

ÔÇťB├╝t├╝n ├ólimler; ┬źZ├ólimlerin zulm├╝ karanl─▒k bir kuyudur.┬╗ demi┼člerdir.

Her kim daha fazla z├ólimse, kuyusu daha korkun├žtur, daha karanl─▒kt─▒r. ─░l├óh├« ad├ólet; ┬źBetere beter ceza!┬╗ buyurmu┼čtur.

Ey z├ólim…

Sen, zulm├╝nle bir kuyu kazmadas─▒n ama, ┼čunu bil ki: O kuyuyu kendin i├žin kaz─▒yorsun. ─░pek b├Âce─či gibi, kendi etraf─▒n─▒ ├Ârme, kendin i├žin bir kuyu kazacaksan b├óri, boyuna g├Âre kaz.

Zay─▒flar─▒, yard─▒mc─▒s─▒z sanma, KurÔÇÖ├ónÔÇÖdan; ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒n yard─▒m─▒ gelince…ÔÇŁ ├óyetini oku. Sen bir fil bile olsan, d├╝┼čman─▒n senden ├╝rk├╝p ka├žsa, eb├óbil ku┼člar─▒ cezas─▒ seni de gelir bulur. Yery├╝z├╝nde bir zay─▒f, bir zavall─▒ em├ón diyecek, HakÔÇÖtan yard─▒m isteyecek olursa, (g├Âklerde meleklere) g├Âky├╝z├╝ ordusuna bir velvele d├╝┼čer!ÔÇŁ

Y├ó Rabb├«! ├élem-i ─░sl├ómÔÇÖa yeniden birlik ve dirlik nas├«b eyle!.. ├ťmmet-i MuhammedÔÇÖi z├ólimlerin elinden kurtar!

Y├ó Rab! Sen ─×af├╗rÔÇÖsun; ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖi ba─č─▒┼čla!..

Y├ó Rab! Sen Rah├«mÔÇÖsin; ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖe merhamet eyle!..

Y├ó Rab! Sen Az├«zÔÇÖsin; ├╝mmet-i MuhammedÔÇÖi muzaffer eyle!..

├ťmmet-i MuhammedÔÇÖin dertlerine, mus├«betlerine, s─▒k─▒nt─▒lar─▒na dermanlar ve ├žareler lutfeyle!.. ├ťmmet-i MuhammedÔÇÖin peri┼čan h├ólini ─▒slah eyle!..

Âmîn!..