─░SL├éMÔÇÖIN YAYILI┼×I FET─░HLERLE M─░ OLDU?

YAZAR : Yard. Do├ž. Dr. Harun ├ľ─×M├ť┼× ogmusharun@yahoo.com

─░sl├ómÔÇÖ─▒n k─▒l─▒├ž d├«ni oldu─ču, k─▒l─▒├žla yay─▒ld─▒─č─▒, hus├╗siyle m├╝ste┼črikler taraf─▒ndan dillendirilegelen bir husustur. Bunun b├Âyle olup olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârmek i├žin Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- devriyle s─▒n─▒rl─▒ olarak h├ódiseleri k─▒saca de─čerlendirelim:

Bilindi─či gibi Hazret-i PeygamberÔÇÖin daveti 13ÔÇÖ├╝ MekkeÔÇÖde, 10ÔÇÖu MedineÔÇÖde olmak ├╝zere 23 y─▒l s├╝rd├╝. Mekke devrinde davete ic├óbet edenler, ├Âzellikle de k├Âle, ├ózatl─▒ ve s─▒─č─▒nt─▒ olarak ya┼čay─▒p da g├╝├žl├╝ bir kab├«lesi olmayanlar; gitgide artan bir oranda alay, hakaret, i┼čkence, boykot vb. bir├žok k├Ât├╝ muameleye m├óruz kald─▒. Biz├ótih├« Hazret-i Peygamber -aleyhissel├óm- alay ve hakaretlere maruz kald─▒, inananlar ve H├ó┼čim├«lerle birlikte ├╝├ž y─▒l boykot alt─▒nda ya┼čad─▒. Davete ic├óbet ederler ├╝midiyle gitti─či T├óifÔÇÖten d├Ân├╝┼č├╝nde, MekkeÔÇÖye bir m├╝┼čri─čin him├óyesinde girmek zorunda kald─▒. M├╝sl├╝manlar, bask─▒ ve zul├╝mden kurtulmak i├žin iki defa Habe┼čistanÔÇÖa hicret etmeye mecbur oldular. B├╝t├╝n bunlara ra─čmen Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-, nefsi m├╝dafaa i├žin bile olsa sava┼ča ve katle izin vermedi. Davet, o zamanki Araplar─▒n sosyal d├╝zenini te┼čkil eden kab├«le esaslar─▒ ve asabiyet sayesinde s├╝rd├╝. Y├ósir ve e┼či S├╝meyye gibi kendilerini koruyacak kab├«lesi olmayan k├Âleler istisn├ó edilirse, herhangi bir can kayb─▒ olmadan devam etti. B├Âyle faydalar─▒ olmakla birlikte b├╝t├╝n toplumu ve insanl─▒─č─▒ kucaklayan bir karde┼čli─čin kurulmas─▒na set ├žeken asabiyeti kald─▒racak olan Hazret-i PeygamberÔÇÖin davetinin, ba┼člang─▒├žta asabiyet sayesinde yay─▒labildi─či ac─▒ olmakla birlikte bir hakikattir. Nitekim amcas─▒ Eb├╗ T├ólib vefat ettikten sonra H├ó┼čim├«lerÔÇÖin liderli─čini ele ge├žiren di─čer amcas─▒ Eb├╗ Leheb OÔÇÖnu halÔÇś etti, yani OÔÇÖnun kab├«lesiyle bir ilgisi olmad─▒─č─▒n─▒ herkese il├ón etti. B├Âylece m├╝┼čriklerin OÔÇÖnun ├╝zerindeki bask─▒s─▒ daha da artt─▒ ve beraberindeki m├╝sl├╝manlarla birlikte MedineÔÇÖye hicret etmek mecburiyetinde kald─▒.

M├╝sl├╝manlar hicretle birlikte m├╝┼čriklerin bask─▒ ve zulm├╝nden kurtulmu┼člard─▒. Ancak bu, rahata erdikleri anlam─▒na gelmiyordu. ├ç├╝nk├╝ MedineÔÇÖnin tamam─▒ m├╝sl├╝man olmu┼č de─čildi. H├ól├ó ink├órda ─▒srar eden cidd├« bir n├╝fus vard─▒. Bunlar─▒n i├žinde bir k─▒sm─▒ g├╝y├ó ─░sl├ómÔÇÖ─▒ kabul ederek m├╝sl├╝manlar─▒n i├žine kar─▒┼čt─▒─č─▒ i├žin ├žok daha b├╝y├╝k tehlike arz ediyordu. Ayr─▒ca ┼čehirdeki yahudi kab├«leleri de n├╝fusun ├Ânemli bir yek├╗nunu te┼čkil ediyordu. Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-, bunlar da d├óhil olmak ├╝zere, b├╝t├╝n Medine halk─▒n─▒ ba─člayan hak ve m├╝kellefiyetleri muhtev├« bir s├Âzle┼čme haz─▒rlam─▒┼č ve bu s├Âzle┼čme b├╝t├╝n taraflar taraf─▒ndan imza alt─▒na al─▒nm─▒┼čsa da m├╝sl├╝manlar Bedir, Uhud, Hendek gibi b├╝t├╝n kritik durumlarda yahudi ve -KurÔÇÖ├ónÔÇÖ─▒n ┬źm├╝naf─▒k┬╗ dedi─či- kendine m├╝sl├╝man s├╝s├╝ veren ki┼čilerin ih├ónetine u─črad─▒. Hicretin ilk y─▒llar─▒nda Medine bir taraftan deniz, ├╝├ž taraftan ise d├╝┼čmanlarla ├žepe├ževre ku┼čat─▒lm─▒┼č h├óldeydi. G├╝neyde Mekkeli m├╝┼črikler, kuzeyde ih├ónet ettik├že MedineÔÇÖden s├╝r├╝len yahudilerle gittik├že n├╝fusu artan Hayber, Fedek, V├ódiÔÇÖl-Kur├ó vb. yerlerdeki yahudiler; do─čuda Hicaz ve Necd aras─▒nda kuzeyden g├╝neye uzanan hatt├ó Gatafan, S├╝leym, Hev├ózin vb. bedev├« kab├«leler… Medine, yukar─▒da i┼čaret etti─čimiz i├ž d├╝┼čmanlar─▒n ih├ónetleri d─▒┼č─▒nda buralardan gelebilecek bask─▒nlara kar┼č─▒ daima endi┼čeli ve m├╝teyakk─▒z bir bekleyi┼č i├žinde idi. ─░┼čte sava┼ča izin veren;

ÔÇťKendilerine sava┼č a├ž─▒lanlara, zulme u─čramalar─▒ sebebiyle sava┼čma izni verildi. ┼×├╝phesiz ki, All├óhÔÇÖ─▒n onlara yard─▒m etmeye g├╝c├╝ yeter.ÔÇŁ (el-Hacc, 22/39) ├óyeti b├Âyle bir ortamda indi. ├ç├╝nk├╝ sava┼č, ferd├« de─čil, i├žtim├ó├« bir vazife idi ve art─▒k devlet olan m├╝sl├╝manlar bu vazifeyi ├╝stlenebilecek bir h├óldeydi.

Hicretin 2. y─▒l─▒nda ger├žekle┼čen Bedir ilk ve b├╝y├╝k bir zaferdi. Ancak m├╝┼čriklerin kinini daha da art─▒rd─▒. Bir y─▒l sonra daha b├╝y├╝k bir h─▒n├žla geldiler. Uhud Da─č─▒ eteklerinde yap─▒lan sava┼čta m├╝sl├╝manlar, bir y─▒l ├Ânce ├Âld├╝rd├╝kleri m├╝┼črik say─▒s─▒na denk olan 70 ┼čehid verdiler. ├él-i ─░mr├ón S├╗resiÔÇÖnin son on sayfas─▒n─▒n hemen hemen tamam─▒nda bu sava┼č─▒n de─čerlendirmesi yap─▒l─▒r. M├╝fessir ve siyerciler de bunu de─či┼čik a├ž─▒lardan ele al─▒r, Hazret-i PeygamberÔÇÖin dah├« m├╝b├órek di┼člerinin k─▒r─▒ld─▒─č─▒ bu sava┼čtaki kay─▒plar─▒n sebep ve hikmetlerini ara┼čt─▒r─▒rlar. Temelinde m├╝sl├╝manlar─▒n taktik hatalar─▒ olmakla birlikte, bu sebeplerden biri de, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n, Mekkelilerin h─▒rslar─▒n─▒ almalar─▒na izin vermesi olabilir mi acaba? Belki…

├ç├╝nk├╝ bu kez de yenilseler gayz ve kinleri gittik├že artacak, belki ├╝├ž y─▒l sonra bir├žok provokatif hareketle engellenmeye ├žal─▒┼č─▒lan Hudeybiye Bar─▒┼č─▒ olu┼čamayacakt─▒. Cen├ób-─▒ Hak, hatalar─▒ sebebiyle m├╝sl├╝manlar─▒n biraz zayiat vermelerini takdir ederek -tabir c├óizse- Mekkelilerin gaz─▒n─▒ ald─▒.

─░ki y─▒l sonra ger├žekle┼čen Hendek Sava┼č─▒ ise; o zamana kadar Kuzey ArabistanÔÇÖda ortaya konulmu┼č en geni┼č kapsaml─▒ ittifaklardan biri olup, yukar─▒da bir k─▒sm─▒n─▒ sayd─▒─č─▒m─▒z kab├«leleri ve ih├ónet eden yahudileri i├žine al─▒yordu. Bununla birlikte m├╝ttefikler MedineÔÇÖye ula┼čt─▒klar─▒nda hi├ž al─▒┼č─▒k olmad─▒klar─▒ bir savunma stratejisiyle kar┼č─▒la┼čt─▒lar ve b├Âylece te┼čebb├╝sleri ak─ümete u─črad─▒.

─░┼čte bu zamana, yani hicr├« 5., hatt├ó 6. y─▒la kadar Hazret-i Peygamber -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- yar─▒madan─▒n ├žok uzak yerlerine seriyyeler g├Ândermek s├╗retiyle ─░sl├ómÔÇÖa gelecek zararlar─▒ ├Ânl├╝yor ve bu konuda gerekli tedbirleri al─▒yor olsa da m├╝sl├╝manlar bu safhada MedineÔÇÖde s─▒k─▒┼čm─▒┼č durumdayd─▒lar. ─░lk olmas─▒ hasebiyle ─░sl├óm tarihinin en b├╝y├╝k sava┼č─▒ olan Bedir, sonra Uhud ve Hendek gibi me┼čhur gazveler hep bu zaman diliminde yap─▒lm─▒┼čt─▒r.

Ancak ─░sl├ómÔÇÖ─▒n yay─▒lmas─▒nda cidd├« bir ivme olmu┼č mudur? Hay─▒r!

Peki, ─░sl├óm ArabistanÔÇÖda hangi seferle yay─▒lmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r?

Evet, bir seferle yay─▒lmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r, ama bu sefer sava┼čmak amac─▒yla a├ž─▒lmam─▒┼č ve bu seferde tek bir ki┼či de ├Âlmemi┼čtir. Aksine bu sefere umre yapmak i├žin ├ž─▒k─▒lm─▒┼č ve sonunda m├╝┼čriklerle bir mus├ól├óha yap─▒lm─▒┼čt─▒r:

Hudeybiye Musâlâhası.

M├╝sl├╝manlar─▒ HaremÔÇÖin kap─▒lar─▒ndan d├Ând├╝ren, kendilerine s─▒─č─▒nan m├╝sl├╝man karde┼člerini Mekkelilere teslim etme zorunlulu─ču getiren, buna ra─čmen ayn─▒ m├╝kellefiyeti Mekkelilere y├╝klemeyen, g├Âr├╝n├╝┼čte haysiyet k─▒r─▒c─▒ bir k─▒s─▒m maddeler ihtiv├ó etmesine ra─čmen KurÔÇÖ├ón-─▒ Kerim bu mus├ól├óhay─▒ fetih olarak nitelemektedir. (el-Feth, 48/1) Son derece c├ólib-i dikkattir, KurÔÇÖ├ón-─▒ Ker├«mÔÇÖin ┬źfetih┬╗ olarak niteledi─či ┼čey, bir sava┼č, mesel├ó ─░sl├ómÔÇÖ─▒n ilk zaferi Bedir veya bedev├« inad─▒n─▒n k─▒r─▒lmas─▒nda ├žok ├Ânemli bir yeri olan Huneyn Sava┼č─▒ de─čildir; aksine Hazret-i ├ľmer gibi baz─▒ m├╝sl├╝manlar─▒n ┼č├╝phe ve itirazla kar┼č─▒lad─▒klar─▒ Hudeybiye Mus├ól├óhas─▒ÔÇÖd─▒r. Baz─▒ m├╝fessirler Fetih S├╗resiÔÇÖnin ilgili ilk ├óyetinin MekkeÔÇÖnin fethini m├╝jdeledi─čini s├Âylerse de, muhakkiklerin g├Âr├╝┼č├╝ bununla kastedilenin -s├Âyledi─čimiz gibi- Hudeybiye Sulh├╝ oldu─ču y├Ân├╝ndedir. Nitekim sonraki h├ódiseler de bunu g├Âstermi┼č, s├Âz konusu bar─▒┼čtan sonra ─░sl├óm, ArabistanÔÇÖda h─▒zla yay─▒lmaya ba┼člam─▒┼čt─▒r. G├╝neyi sa─člama alan m├╝sl├╝manlar; HudeybiyeÔÇÖden d├Ând├╝kten ├╝├ž ay sonra, kuzeydeki yahudi tehdidini bertaraf etmi┼č, Hazret-i Peygamber, ArabistanÔÇÖdaki kab├«le ┼čeflerine ve kom┼ču ├╝lkelerin h├╝k├╝mdarlar─▒na mektuplar yazarak onlar─▒ ─░sl├ómÔÇÖa davet etmi┼čtir. Neticede 8. y─▒lda MekkeÔÇÖnin ehemmiyetsiz bir iki vakÔÇÖa d─▒┼č─▒nda sava┼č yap─▒lmadan fethinden sonra ve ├Âzellikle ┬źHeyetler Y─▒l─▒┬╗ denilen 9. y─▒lda Arap kab├«leleri MedineÔÇÖye heyetler g├Ândererek m├╝sl├╝man olduklar─▒n─▒ bildirmi┼člerdir. Elbette 3.000.000 k├╝s├╗r kilometrekare geni┼čli─čindeki bir co─črafyada ya┼čayan insanlar─▒n b├Âyle topluluklar h├ólinde birdenbire m├╝sl├╝man olmalar─▒nda siyas├« vb. sebepler bulunabilir. Nitekim Hazret-i PeygamberÔÇÖin hastal─▒─č─▒ esnas─▒nda ve vefat─▒ sonras─▒nda ortaya ├ž─▒kan irtidat hareketleri de bunu g├Âsterir. Ancak yine de bu ┼čekilde m├╝sl├╝man olmalar─▒n─▒n bir sava┼č─▒n sonucu olmad─▒─č─▒ bir hakikattir.

Bu konu burada bitmez, ─░sl├óm tarihinin sonraki as─▒rlar─▒na da bu g├Âzle bakmak gerekir, ancak biz bu yaz─▒da son olarak ┼čunu belirtmekle yetinelim:

KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde kullan─▒ld─▒─č─▒ ba─člam─▒ g├Âz ├Ân├╝ne ald─▒─č─▒m─▒zda; fethin ─░sl├óm├« m├ón├ós─▒ g├Ân├╝llerin ─░sl├ómÔÇÖa a├ž─▒lmas─▒ ve kalplerin fethidir. Bunu sa─člamay─▒p yaln─▒zca asker├« ba┼čar─▒larla s─▒n─▒rl─▒ kalan zaferler, kuru cihangirlik kavgas─▒ndan ba┼čka bir ┼čey de─čildir!