GÜL YÜZLÜ RASÛL

ŞAİR : Ali AĞIR aliagir70@gmail.com

Teşrifinle Sana meftun şu âlem
Matemden sıyrıldı Gül Yüzlü Rasûl!..
Doğu ile batı arası o dem,
Nurla dolduruldu Gül Yüzlü Rasûl!..

Sen’inle yeşerdi taze umutlar
Dağıldı semâdan kara bulutlar,
Ehad’in yerine konulan putlar,
Yerlere serildi Gül yüzlü Rasûl!..

Sâdık rüyaların nur çerağında,
Kırkının içinde, kâmil çağında,
Halvet hâlindeyken Hira Dağı’nda,
Risâlet verildi Gül Yüzlü Rasûl!..

Şirkle, cehâletle geçmişti yıllar,
Lât adına yemin ederdi diller,
Huzura susamış yanık gönüller,
Vahiyle yoğruldu Gül Yüzlü Rasûl!..

İnsanlık baş tâcı etmişti küfrü,
İçilirdi isyan, dalâlet zehri,
O vahşet asrına «saâdet» mührü,
Sen’inle vuruldu Gül Yüzlü Rasûl!..

Mekke’de mü’mine baskı, işkence,
Bilâl’in, Habbâb’ın hâlleri nice?
Zorbalık yenildi, îmânî güce…
Müşrikler kahroldu Gül Yüzlü Rasûl!..

«Gel!» desen diyordu ağaçlar; «Hay hay!»
Parmağından pınar nasîb etti, Hay,
Bir işaretinle o koskoca ay,
İkiye ayrıldı Gül Yüzlü Rasûl!..

Özel bir davetti, eşsiz kuluna,
Burak’ın sırtında yolculuk O’na,
Mîrac gecesinde, göklerde Sana
Neler gösterildi Gül Yüzlü Rasûl!..

Sidretü’l-Müntehâ, gaybî bir mekân,
Orada buluştu Gül ile Rahmân…
Ümmete beş vakit, Rab’den armağan,
Şu namaz verildi Gül Yüzlü Rasûl!..

Hicret; mukaddes göç… Menzil Medine,
Döndü Yesrib artık gül bahçesine,
Ensârın ve muhâcirin Hak dîne,
Kur’ân’a sarıldı Gül Yüzlü Rasûl!..

Sağnak sağnak rahmet yağdı sahrâya,
Kalkar mı hiç oturan bu sofraya!
İnkârla, yalanla, şerle araya,
Duvarlar örüldü Gül Yüzlü Rasûl!..

Secde, ötelere varan güzergâh…
Şükürle, ettin kaç geceyi sabah,
Hâmin ve yardımcın Hazret-i Allah,
Yoldaşın Cibril’di Gül Yüzlü Rasûl!..

Kimseler bilmez ki bendeki hâli,
Gözümde firâkın bitmeyen seli,
Sensizlik çölünde hasretten Ali,
Kavruldu, kavruldu Gül Yüzlü Rasûl!..
6 Mart 2013