KOMŞUDAN AL, CENNETİN MİFTÂHINI…

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) tali@yuzaki.com

Nesl-i Fatih, kendi siftâh etmeden,
Dert edermiş komşunun siftâhını…
Evde tok yatmazmış ecdad kat’iyen
Hissedermiş açların ah-vâhını…

İnsanın, dünyâ değil gerçek evi…
Bir büyük kervan bu âlem, uhrevî,
Gel azık paylaş da maddî-mânevî
Râhat ettir, âhiret seyyâhını…

Bir binâ… Tam elli, altmış aile…
Nerde dostluk! Hiç tanışmazlar bile!..
Bodrum aç; balkonda biftek, bonfile!..
Kestiler insanlığın iflâhını…

Komşumuzdur, her cihetten kırk binâ…
Say ki komşundur bugün sonsuz fezâ…
Ehl-i îmân, eylemez aslā ezâ…
Komşuluktur nâra, almak âhını…

Setle ayrılmış bugün, zengin-fakir,
Maddeten kâşâne, mânen tamtakır,
İşlemezsek ilmek ilmek, kim dokur,
Yekvücut yurdun kilim tezgâhını?..

Bir selâm gönder, tenezzül olmasın…
Beslenen son bir umut, «kül» olmasın…
Ağlayan pervazda al gül solmasın,
Komşu bulsun, sende can dergâhını…

Olsa hattâ berduş, ayyaş, serseri,
Ölçümüz, müşfik İmâm’ın sözleri:
«Ettik ihmal, komşum affet bizleri…»
Borcu bilmiş komşunun ıslāhını…

Rûhu tezyîn eylesin bin bir desen…
«Benden üstün, olsun inşallah» de sen;
Tertemiz bir kalbe sahip ol da sen,
Gayri terk et, kaz gören iştâhını…

Komşudan öğren karakter karneni…
Komşudan doldur, hayırlar tekneni…
Komşudan seyreyle mahşer sahneni…
Komşudan al, cennetin miftâhını…

Bir vakit görmezse sorsun «Nerdesin?»
«Safta bulmazsam gönül özler…» desin,
«İyi bilirdik şahidiz bizler…» desin;
Komşu eyler, Hak; Nebîler Şâhını…

Öyle çok bahsetti Cibril, ey gönül,
Komşular vâris olur zannetti Gül,
Sen de gül, güldükçe; ağlarken, üzül,
Gel, cemal vasfıyla, gör Allâh’ını…

Komşu, Tâlî; derde ortak sırdaşım,
Komşu mendildir, akarken gözyaşım…
Böyle gerçek olsa sosyal paylaşım…
Şâd ederdim ceddimin ervâhını…

Vezni: fâilâtün / fâilâtün / fâilün

25 Aralık 2011