Kazanc─▒m─▒z, Al─▒┼čveri┼čimiz, G─▒dam─▒z HEL├éL─░NDEN M─░?

M. Ali E┼×MEL─░ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com

Hayat ├žar┼č─▒s─▒nda;

Her birimizin ┼čahit oldu─ču bin bir h├ódise vard─▒r! Biri di─čerinden daha ┼ča┼č─▒rt─▒c─▒, deh┼čet verici.

Yaz─▒lsa; sayfalar─▒n kal─▒nl─▒─č─▒, kilometrelerce uzunluklar olu┼čturur. Her g├╝n eklenen yenileri de mevzunun bitmek bilmeyen ibretlerini tekrar tekrar g├Âzler ├Ân├╝ne serer.

Dostun dosta, karde┼čin karde┼če yapt─▒klar─▒; sat─▒rlara girse sayfalar─▒ tutu┼čturacak derecede ac─▒lar, hainlikler, k├Ât├╝l├╝kler, aldatmalar, sahtek├órl─▒klar ve daha niceleri…

Hep;

Bir lokma u─čruna… Bir lokma, ├ódeta d├╝nyadan b├╝y├╝k.

F├ón├« bir ten u─čruna… F├ón├« bir ten ki, ├Âl├╝me k├Âr.

─░ki nefeslik rahat u─čruna… ─░ki nefes ya, sanki as─▒rlardan fazla.

Yalanc─▒ bir sa├ódet u─čruna…Yalanc─▒ fakat yald─▒zl─▒.

Eee, ya┼čaman─▒n zaruretleri de devreye girince; insanlar─▒n en b├╝y├╝k imtihan─▒ ve girdab─▒, hayat ├žar┼č─▒s─▒ndaki kazan├žlar, al─▒┼čveri┼čler, g─▒dalar ve madd├« imk├ónlar etraf─▒nda yo─čunla┼č─▒yor.

Bu yo─čunlukla;

Nice ┼čah─▒slar, aileler, k├Âyler, ┼čehirler, hatt├ó ├╝lkeler ├žalkalan─▒yor. M├╝nasebetlerde sab─▒r k├╝pleri k─▒r─▒l─▒yor, metanet ve do─čruluk damarlar─▒ ├žatl─▒yor, haram ve hel├ól kaideleri ifl├ós ediyor. O zaman insanl─▒k kan a─čl─▒yor, dostluklar kan a─čl─▒yor, akrabal─▒klar kan a─čl─▒yor, can-ci─čerlikler bile kan a─čl─▒yor.

H├ólbuki sadece hel├ól ve harama dikkat ve ri├óyet edilse, hi├žbir mesele olmayacak. Ama nemrut nefis, firavun misali bir t├╝rl├╝ buna r├óz─▒ olmuyor. ┼×eyt├ón├« f─▒s─▒lt─▒lara yenik d├╝┼čerek kul hakk─▒ yemeyi k├ór say─▒yor. Hi├ž yorulmadan haram sayesinde k├Â┼če olmay─▒ uyan─▒kl─▒k say─▒yor.

Bunu anlamayanlar alabildi─čine rahat.

Onlar─▒n bu rahatl─▒klar─▒ kar┼č─▒s─▒nda anlayanlar da alabildi─čine rahats─▒z.

Biri, bo─čaz─▒na kadar harama batsa da; s├╝rekli yemenin, ├ž─▒rpman─▒n, biriktirmenin ve y─▒─čman─▒n derdinde. Di─čeri, hi├ž kalmasa da; s├╝rekli vererek tertemiz olman─▒n, sadece hel├ól ├žer├ževesinde p─▒r─▒l p─▒r─▒l ya┼čaman─▒n derdinde.

Biri kabir ta┼č─▒na yazd─▒r─▒r ki:

┼×u kabirde yatandan azc─▒k ibret al bug├╝n,
G├╝l de─čil diken oldu b─▒rakt─▒─č─▒ mal bug├╝n.
D├╝n onun hel├ólinden kazand─▒─č─▒ ne varsa,
Evl├ótlar aras─▒nda en haram vebal bug├╝n… (Seyr├«)

Di─čeri de yazd─▒r─▒r:

┼×u kabirde yatan─▒n hikmet dolu s─▒rlar─▒,
├ľl├╝ de─čil diridir, a┼čm─▒┼čt─▒r as─▒rlar─▒;
Haram-hel├óli ├ž├╝nk├╝ me┼čk etti evl├ód─▒na,
T├ó ├Âl├╝ms├╝z eyledi yapt─▒─č─▒ hay─▒rlar─▒… (Seyr├«)

Hel├ól ve haram hususunda rahatl─▒k ve rahats─▒zl─▒─č─▒n, hass├ósiyetsizlik ve hass├ósiyetin do─čurdu─ču neticeler, do─čuyla bat─▒ kadar farkl─▒. Rahatl─▒k ve hass├ósiyetsizlikten iki cihan fel├óketi ve h├╝sran─▒ do─čarken, hass├ósiyete ri├óyetten de ebed├« sa├ódet ve kurtulu┼č vesilesi ─░brahim-i Ethemler do─čuyor.

Anlat─▒l─▒r:

Ethem ad─▒nda bir dervi┼č; yapt─▒─č─▒ bir yolculuk s─▒ras─▒nda, ├Ân├╝ne ├ž─▒kan bir derede; g├╝zel, k─▒rm─▒z─▒ bir elma g├Âr├╝r. Karn─▒ da hayli a├žt─▒r. Elma ise derede ak─▒p gitmektedir. Yani sahipsizdir. D├«nen almas─▒ caiz oldu─ču i├žin a├žl─▒─č─▒n da verdi─či cesaretle al─▒r ve hemen bismill├óh ─▒s─▒r─▒verir. Tam tad─▒n─▒ alm─▒┼čt─▒r ki, bir anda kendine gelir. ─░├žinde f─▒rt─▒na kopmu┼čtur:

ÔÇťÔÇôEy Ethem! Haram yiyen har├óm├« olur. ├ľnce bu elman─▒n sahibini bulup ondan izin almal─▒ de─čil miydin? Sen nas─▒l dervi┼čsin? Dervi┼člik fetv├ó de─čil, takv├ó yoluyken ne diye b├Âyle bir gaflete d├╝┼čt├╝n?ÔÇŁ

G├Ânl├╝ bu ┼čekil feryat edince zavall─▒ dervi┼č, hemen ─▒s─▒rd─▒─č─▒n─▒ a─čz─▒ndan ├ž─▒kar─▒r ve dere boyunca o elman─▒n a─čac─▒n─▒ arar. Ne g├Ârs├╝n! Elma, padi┼čah saray─▒n─▒n bah├žesine aittir. Tel├ó┼čla var─▒r kap─▒ya ve huzura destur ister. N├Âbet├žiler; salmak istemeseler de ├žaresiz, yalvarmalar─▒ kar┼č─▒s─▒nda merhamete gelip, padi┼čaha durumu haber verirler.

Ya┼čl─▒ padi┼čah durumu anlay─▒nca kendi kendine;

ÔÇťÔÇô─░┼čte arad─▒─č─▒m ┼čahsiyet. G├╝venip de k─▒z─▒m─▒ nik├óhlayaca─č─▒m, hel├ól s├╝t emmi┼č samim├« bir dervi┼č. S─▒rf bir elma ─▒s─▒r─▒─č─▒ i├žin benimle hel├ólle┼čmenin derdine d├╝┼čm├╝┼č bir Hak ├ó┼č─▒─č─▒!ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nerek Dervi┼č EthemÔÇÖe hakk─▒n─▒ bir ┼čartla hel├ól edece─čini ifade eder.

Dervi┼č Ethem, ├žaresizdir:

ÔÇťÔÇôSultan─▒m, ne ┼čart olsa r├óz─▒y─▒m. Yeter ki hakk─▒n─▒z─▒ hel├ól edin.ÔÇŁ

Padi┼čah bunun ├╝zerine d├╝┼č├╝ncesini a├ž─▒klar. Bu h├ól Dervi┼č EthemÔÇÖde ihtil├óca d├Âner. Mecbur kabul eder, ancak onun g├Ânl├╝ Hak huz├╗rundaki vuslattad─▒r. Samim├« bir yan─▒k du├ó ve ib├ódet ile HakkÔÇÖa y├Ânelir. ─░zdiv├óc─▒n ger├žekle┼čmesinden sonra, emr-i Hak v├ók├« olur. Daha sonra bu izdiva├žtan do─čan yavru, ─░brahim-i Ethem HazretleriÔÇÖdir. ├ľnce dedesinin yerine padi┼čah olur, ard─▒ndan da babas─▒n─▒n yolundan devam ederek t├óc─▒ ve taht─▒ terk ile Hak yoluna ba┼č koyar ve m├óneviyat padi┼čah─▒ olur.

Helâl hassâsiyetine dair tarihimizin sayfaları, buna benzer sayısız misallerle doludur.

Osmanl─▒; fethetti─či topraklarda hel├ól ve haram ├Âl├ž├╝lerine g├Âre hareket etti─či i├žin, sadece ├╝lkeleri de─čil g├Ân├╝lleri de fethediyordu. Kazand─▒─č─▒ zaferlerin ├Âz├╝nde daima il├óh├« r─▒z├ó yer al─▒yordu. Sultan Mehmed bu ├Âl├ž├╝lerle Fatih oldu, Kanun├« bu ├Âl├ž├╝lerle Muhte┼čem S├╝leyman oldu.

Ordu, AvusturyaÔÇÖya sefer h├ólinde idi. Ba┼člar─▒nda Kanun├« vard─▒. D├╝┼čmana do─čru bir m├╗s─▒k├« zar├ófetinde ilerliyorlard─▒. H─▒ristiyan k├Âylerinden m├╝sl├╝manca ge├ži┼čleri, m├╝stesn├ó bir karakter ve heybetle doluydu. Uygun bir yerde mola verildi. O esnada h─▒ristiyan bir k├Âyl├╝ geldi ve padi┼čah─▒n huzuruna destur diledi. M├╝saade buyuruldu, h─▒ristiyan k├Âyl├╝ huzura ├ž─▒kt─▒ ve sultana ┼čunlar─▒ s├Âyledi:

ÔÇťÔÇôEy Muhte┼čem Sultan! Size sadece te┼čekk├╝r ve tebrik i├žin geldim. ├ç├╝nk├╝ ┼ču ana kadar duymad─▒─č─▒m ve g├Ârmedi─čim bir hakk─üniyete ┼čahit oldum. Benim ├╝z├╝m ba─č─▒m var. Askerlerinizden biri, o ba─čdan ihtiyac─▒ kadar ├╝z├╝m alm─▒┼č ve paras─▒n─▒ da kopard─▒─č─▒ ├╝z├╝m dal─▒na tastamam as─▒vermi┼č. Bu ne b├╝y├╝k adalet, ne m├╝thi┼č hakk─üniyet!ÔÇŁ

Ba┼čkalar─▒n─▒ ├žok memnun edecek bu takdir c├╝mleleri; hayret ki, Muhte┼čem S├╝leymanÔÇÖ─▒n ka┼člar─▒n─▒n ├žat─▒lmas─▒na sebep oldu. Bas├«retli padi┼čah, hemen o askeri buldurttu. Bilgiyi do─črulad─▒ ve ona seferden men cezas─▒ verdi. H─▒ristiyan k├Âyl├╝, iyice ┼ča┼č─▒rd─▒. Dedi ki:

ÔÇťÔÇôSultan─▒m─▒z! Beni hayran b─▒rakan ve te┼čekk├╝r etmeme sebep olan bir davran─▒┼ča m├╝k├ófat yerine ceza vermeniz niye?ÔÇŁ

Muhte┼čem S├╝leyman, ┼ču tarih├« cevab─▒ verdi:

ÔÇťÔÇôEfendi! Askerimizin h├óli ve ├Âzelli─či, zaferlerimizin ve Hak deste─činin ilk ┼čart─▒d─▒r. O asker; ┼čayet ald─▒─č─▒ ├╝z├╝m├╝n yerine ├╝cretini asmasayd─▒, bu ordu zalimler ordusu olurdu. Onun da kellesi giderdi. O, kul hakk─▒ yememekle kellesini kurtard─▒; fakat paras─▒n─▒ verse de sahibinin izni olmadan almas─▒ d├«nimizde caiz olmad─▒─č─▒ i├žin seferden men ettim.ÔÇŁ

Çünkü;

Her ┼čey kendi ├Âzelli─čini sergiler.

Hayr─▒n neticeye yans─▒mas─▒ kendi gibi, ┼čerrin de kendi gibidir.

Bu bak─▒mdan insanlar i├žin g├╝zel-├žirkin, do─čru-yanl─▒┼č, sevap-g├╝nah, hel├ól ve haram gibi ├žok belirgin ve ┼čart olan ayarlar takdir edilmi┼č. Ki┼či; bunlardan hangileriyle hemh├ól ise, ┼čahsiyeti ona g├Âre.

Yery├╝z├╝nde d├Âk├╝len ilk kan, ham insandaki harama meylin ├žirkinli─čini ve fel├óketini g├Âsterir. Ayn─▒ h├ódise, ├žilesine ra─čmen olgun insanda da hel├óle meylin g├╝zellik ve ebed├« m├╝k├ófat─▒n─▒ ortaya koyar.

Gerek fertlerin gerek cemiyetlerin ve milletlerin tarih├« gidi┼čat─▒ hep bu y├Ânde b├óriz. Hayra ve hel├óle g├Âre rota belirleyenlerin tarih sayfalar─▒, alt─▒n harflerle yaz─▒lan destanlarla dolu; ┼čerre ve harama g├Âre rota tutturanlar─▒n sayfalar─▒ ise, kanl─▒ ve irinli harflerle yaz─▒lan berbatl─▒klarla, fel├óketlerle, zul├╝m ve ├ž├Âk├╝┼člerle dolu.

Maalesef;

Her zaman en ├žok gaflet, hata ve c├╝r├╝m, mevzubahis u├ž noktalar ve z─▒tl─▒klar aras─▒nda. Sevapla g├╝nah aras─▒nda, do─čru ile yanl─▒┼č aras─▒nda, hel├ól ile haram aras─▒nda, k─▒saca hak ile b├ót─▒l aras─▒nda.

├ťstelik ┼čimdi;

Zamane; iki kutbu da tek bir noktada eriterek, o de─či┼čmez z─▒tl─▒─č─▒n kayg─▒lar─▒ndan kurtulmaya ├žal─▒┼č─▒yor. Hel├ól ve haram─▒n s─▒n─▒r duvarlar─▒n─▒ y─▒kmak fikri ve gayreti ile ├ž─▒rp─▒n─▒yor. Bunda muvaffak olursa g├╝ya rahatlayacak. S─▒n─▒r tan─▒maz h├óle gelecek. S─▒n─▒rs─▒z bir ├žapa ula┼čacak.

H├ólbuki bu anlay─▒┼č, insan─▒ tamamen s─▒n─▒rlayan ve t─▒kayan, darac─▒k bir ├ž─▒kmaz sokak.

Zira;

┼×ahsiyetlere iki ayr─▒ u├ž eksende ┼čekil veren o art─▒ ve eksi kutuplar─▒ yok saymak; insan─▒n sonsuzluk taraf─▒ndaki imk├ónlar─▒n─▒, f─▒rsatlar─▒n─▒ ve nimetlerini yok eder. G├╝d├╝kle┼čtirir. Ge├žici bir ├ón─▒n darl─▒─č─▒nda akl─▒ da r├╗hu da bo─čar.

B├Âyle olmasa;

┼×u iki g├╝nl├╝k d├╝nyada ve ecelin o hi├ž yenilmeyen kudreti kar┼č─▒s─▒nda bir sinek kadar ├óciz ve c─▒l─▒z olan insanl─▒─č─▒n i├žinden, s─▒rtlanlar─▒ ge├žen y─▒rt─▒c─▒ ve azg─▒n tipler ├ž─▒kar m─▒yd─▒? Vampirden daha fazla kan i├žici kimseler mevcut olur muydu? Canavardan daha zalim ve le┼č yiyici ham ruhlara rastlan─▒r m─▒yd─▒?

Hâlbuki;

─░nsan─▒n yiyece─či bir lokma. Fakat endi┼česi ve tel├ó┼č─▒ say─▒s─▒z lokma. Hi├ž yiyemeyece─či kadar lokma. Bu kayg─▒, ona her ┼čeyi mubah zannettiriyor. En a─č─▒r haramlar─▒ da mubah zannettiriyor. Zulm├╝, gasp─▒, her ┼čeyi…

Bu sebeple;

Hel├ól ve haram hass├ósiyeti, asl─▒nda insan olman─▒n vazge├žilmez ┼čart─▒.

Çünkü insan demek, hassâsiyet demek.

Bedenimiz, bir canavar─▒n yedi─či le┼či yiyebiliyor mu? Asla! ─░┼čin ucunda ├ón─▒nda zehirlenerek ├Âl├╝p gitmek var. Mal├╗m; insan─▒n yiyebilece─či ┼čeyler ve onlar─▒ yeme ┼čekli, belirli ve s─▒n─▒rl─▒ bir ├žer├ževeye ba─čl─▒. Bu hususta aptallar bile s─▒n─▒rs─▒zl─▒k yapmaya cesaret edemiyor.

Fakat insan, r├╗huyla insan.

├ľyleyse r├╗hu diri tutmak meselesi, daha m├╝him. Bu dirilik de madd├« hass├ósiyetleri, m├ónev├« hass├ósiyetlere g├Âre tanzime ba─čl─▒. Yani do─čru ve yanl─▒┼ča, hel├ól ve harama g├Âre ya┼čay─▒┼ča ba─čl─▒.

Hazret-i Mevl├ón├ó bu ger├že─či ┼č├Âyle ifade eder:

ÔÇť─░nsan─▒n n├╗runu, kem├ólini art─▒ran lokma; hel├ól kazan├ž ile elde edilen lokmad─▒r.

Haram lokma ise, kandilimize konunca kandili s├Ând├╝ren ya─ča benzer. Sen ona ya─č de─čil su ad─▒n─▒ koy, ├ž├╝nk├╝ ─▒┼č─▒─č─▒m─▒z─▒ s├Ând├╝r├╝yor.

Bilgi de hikmet de hel├ól lokmadan do─čar; a┼čk da, merhamet de hel├ól lokmadan meydana gelir.

Bir lokmadan haset, hile do─čarsa, bilgisizlik ve gaflet meydana gelirse; sen o lokman─▒n haram oldu─čunu bil.

Hi├ž bu─čday ektin de arpa ├ž─▒kt─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝n m├╝? Hi├ž at─▒n e┼ček yavrusu do─čurdu─ču g├Âr├╝lm├╝┼č m├╝d├╝r?

Lokma tohumdur. D├╝┼č├╝nceler onun mahsul├╝d├╝r. Lokma denizdir, incileri fikirlerdir.

A─čza al─▒nan hel├ól lokmadan, All├óhÔÇÖa hizmet ve ├Âteki ├óleme gitme arzusu do─čar.ÔÇŁ

Bu sebeple ├óyet-i ker├«melerde Cen├ób-─▒ Hak, a├ž─▒k├ža ikaz buyurur:

ÔÇťYetimlere mallar─▒n─▒ verin. Temizi murdara de─či┼čmeyin, onlar─▒n mallar─▒yla kendi mallar─▒n─▒z─▒ kar─▒┼čt─▒rarak yemeyin, ├ž├╝nk├╝ bu b├╝y├╝k bir su├žtur.ÔÇŁ (en-Nis├ó, 2)

ÔÇťEy m├╝ÔÇÖminler! Mallar─▒n─▒z─▒ aran─▒zda haks─▒zl─▒kla de─čil, kar┼č─▒l─▒kl─▒ r─▒z├ó ile yap─▒lan ticaretle yiyin, haram ile nefsinizi mahvetmeyin. Allah ┼č├╝phesiz ki size merhamet eder.ÔÇŁ (en-Nis├ó, 29)

ÔÇťDe ki: ┬źHel├ól ile haram; haram ┼čeylerin ├žoklu─čundan ho┼člansan bile, e┼čit de─čildir.┬╗ Ey ak─▒l sahipleri, AllahÔÇÖtan sak─▒n─▒n ki kurtulu┼ča eresiniz.ÔÇŁ (en-Nis├ó, 100)

Y├╝ce ikazlar─▒ anlamay─▒p da h├ól├ó hel├ól ve harama dikkat etmeyenlere Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n hitab─▒ keskindir:

ÔÇťEy bu yalan d├╝nyada; ┬źTicaret yap─▒yorum, hel├ól-haram g├Âzetmeksizin kazan─▒yorum.┬╗ diyen gafil! Sen hay─▒rl─▒ i┼čler, faydal─▒ eserler ortaya koymadan; elin bo┼č, kesen bo┼č, kendin ise yorgun-bitkin bir h├ólde mezara girersin.

Ey ak─▒ls─▒z ki┼či! Din kazanc─▒ Allah a┼čk─▒d─▒r; g├Ân├╝l cezbesidir. Onun i├žin de kabiliyet ve ist├«dat demek olan Hak n├╗ru l├óz─▒md─▒r.

Fakat bu al├žak nefis; seni ge├žici, f├ón├« kazan├ž elde etmeye ├žal─▒┼čt─▒r─▒r. Ey zavall─▒! Ne zamana kadar ge├žici kazan├ž arkas─▒nda ko┼čacaks─▒n? Onu art─▒k b─▒rak!

┬ź├çoluk-├žocu─čun r─▒zk─▒n─▒ kazanmaktan ba┼čka bir ┼čey yapm─▒yorum, ba┼čka ├žarem yok. Di┼čimle t─▒rna─č─▒mla ├žal─▒┼č─▒yor, ├žabal─▒yorum; hel├ól kazan─▒yorum!┬╗ diyorsun.

Ey sap─▒klara kar─▒┼čan ki┼či! Haram yollarda y├╝r├╝yerek kazand─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi─čin nas─▒l hel├ól olur?

Unutma;

Sap─▒kl─▒─ča d├╝┼čm├╝┼č oldu─ču h├ólde, sap─▒kl─▒─č─▒n─▒ bilmeyen ki┼čilerin ├žaresi AllahÔÇÖtand─▒r; yiyecekten, lokmadan de─čil! ├çaresi dindendir; d├╝nya sevgisi putundan de─čil!ÔÇŁ

Fakat insan, ┼čeytan─▒n g├Âz kama┼čt─▒r─▒c─▒ hileleri y├╝z├╝nden bu ger├že─či g├Ârmez. G├Ârmedi─či i├žin de insana Hazret-i Allah, temiz ve hel├ól mevzuunda ┼čeytana kar┼č─▒ dikkati emreder:

ÔÇťEy insanlar! Yery├╝z├╝ndeki temiz ve hel├ól ┼čeylerden yiyin. ┼×eytana ayak uydurmay─▒n; zira o, sizin i├žin apa├ž─▒k bir d├╝┼čmand─▒r. Muhakkak size; k├Ât├╝l├╝─č├╝, hay├ós─▒zl─▒─č─▒ ve All├óhÔÇÖa kar┼č─▒ bilmedi─činiz ┼čeyi s├Âylemenizi emreder.ÔÇŁ (el-Bakara, 168-169)

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n r─▒z─▒k hususundaki teminat─▒na ra─čmen;

ÔÇť┼×eytan; insan─▒n nefsini yoklukla, yoksullukla korkutur. Onun sab─▒r beygirini keser, ├Âld├╝r├╝r.

KurÔÇÖ├ónÔÇÖdan duy; ┼čeytan ba┼ča gelebilecek k├Ât├╝l├╝kleri s├Âyler, seni ├žetin bir yoksullukla korkutur.

B├Âylece sen, acele ile hel├ól-haram demeyip toplars─▒n. Ne adaml─▒─č─▒n kal─▒r, ne ihtiyat─▒n, ne de sevap d├╝┼č├╝nmen.ÔÇŁ (Mesnev├«)

Adaml─▒k, ihtiyat ve sevap d├╝┼č├╝ncesi kalmay─▒nca da, insan; bu d├╝nyada tuzaktaki yeme aldanan gafil bir ku┼ča d├Âner. ┼×├Âyle ki:

ÔÇťKu┼č, tuzakta g├Ârd├╝─č├╝ bu─čdaylar─▒ g├Âstererek avc─▒ya sordu:

┬źÔÇôBu bu─čdaylar kimin?┬╗

Avc─▒;

┬źÔÇôVas├«si bulunmayan bir yetimin. Bu yetim mal─▒n─▒, beni emin bildikleri i├žin bana emanet ettiler.┬╗ dedi.

Ku┼č dedi ki:

┬źÔÇôBen pek a├ž─▒m, pek peri┼čan─▒m; ┼ču anda le┼č bile bana hel├ól olur. Ey emin, ey z├óhid, ey muhterem ki┼či! Haydi izin ver, m├╝saade et de ┼ču bu─čdaylardan yiyeyim.┬╗

Avc─▒ ikaz etti:

┬źÔÇôZaruret olunca, haram─▒n bile hel├ól olaca─č─▒na dair fetv├ó veren sensin ama; zaruret yok iken yersen, su├žlu say─▒l─▒rs─▒n. Zaruret olsa da yememen daha iyi, ama yiyeceksen bari paras─▒n─▒ ver.┬╗

Ku┼č o anda kendinden ge├žmi┼č, akl─▒n─▒ kullanamaz h├óle gelmi┼č, iradesini kaybetmi┼čti.

O; bu─čdaylar─▒ yedi ama, tuza─ča d├╝┼čt├╝ kald─▒. Ba┼č─▒ derde girince kurtulmak i├žin ne kadar Y├ós├«n okudu, ne kadar EnÔÇÖ├óm okudu.

Bel├ó gelip ├žatt─▒ktan sonra; a─člamak, feryat etmek, s─▒zlanmak ne i┼če yarar. Bu ah ve feryat, tuza─ča d├╝┼čmeden ├Ânce gerekirdi.

H─▒rs─▒n kabard─▒─č─▒, hevesin co┼čtu─ču zaman; ┬źEy feryada eri┼čen All├óhÔÇÖ─▒m!┬╗ demelisin.

BasraÔÇÖn─▒n y─▒k─▒lmas─▒ndan, harap olmas─▒ndan evvel pi┼čman olmak gerek. O pi┼čmanl─▒k belki de BasraÔÇÖy─▒ harap olmaktan kurtar─▒rd─▒.

├ľlmeden evvel benim i├žin feryat et, ba┼č─▒na toprak sa├ž, ├Âl├╝mden sonra a─člama, sabret!

Ben fel├ókete d├╝┼čmeden, hel├ók olmadan ├Ânce, bana a─čla! Fel├óket tufan─▒ndan sonra a─člamay─▒ b─▒rak!

┼×eytan yolunu vurmadan ├Ânce Y├ós├«n okuman gerek.ÔÇŁ (Mesnev├«)

Bu hakikat, KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde ┼č├Âyle beyan edilir:

ÔÇťHay─▒r; yetime kar┼č─▒ c├Âmert davranm─▒yorsunuz.

Yoksulu yedirmek konusunda birbirinize ├Âzenmiyorsunuz.

Size kalan m├«r├ós─▒ hak g├Âzetmeden yiyorsunuz.

Mal─▒ pek ├žok seviyorsunuz.

Ama yery├╝z├╝, ├žarp─▒l─▒p paraland─▒─č─▒ zaman…

Melekler s─▒ra s─▒ra dizilip, Rabbinin buyru─ču gelince…

O g├╝n, cehennem ortaya konur. O g├╝n insan, ├Â─č├╝t almaya ├žal─▒┼č─▒r ama art─▒k ├Â─č├╝tten ona ne?

┬źKe┼čke bu hayat─▒m i├žin ├Ânceden bir ┼čey yapsaym─▒┼č─▒m!┬╗ der.ÔÇŁ (el-Fecr, 17-24)

Yaz─▒k ki, ecel e┼či─činde olmas─▒na ra─čmen;

─░nsan; ne zaman, ne kadar ya┼čayaca─č─▒n─▒ bilmeden, binlerce y─▒l ya┼čayacak gibi haris.

├ťstelik bu h─▒rs─▒ ona neler yapt─▒r─▒yor neler!

Haram─▒n her ├že┼čidine, boylu boyunca hi├ž d├╝┼č├╝nmeden dal─▒yor. Helva diyerek ate┼č yiyor. Ate┼čten haz! B├╝y├╝k h├╝sran! Tabi├« bu ate┼č, ba┼člang─▒├žta buz gibi leziz bir zevk h├ós─▒l ediyor da o sebeple ko┼čan ko┼čana. Fakat sonras─▒ bir alev ki, ne alev!

Do─črusu;

Cehennem, insan─▒ ├Âyle rastgele yutmuyor; d├╝nyada ate┼č yiyenleri yutuyor. Ba┼člang─▒├ž zevki, buz gibi leziz diye ─▒srarla ate┼č yemeyi tercih edenleri yutuyor. Sanki; ┬źMadem bu kadar ate┼č d├╝┼čk├╝n├╝s├╝n, al o h├ólde istedi─čin ve se├žti─čin ate┼č sana hay─▒rl─▒ olsun!┬╗ dercesine…

Yani, yeme aldananlar tuza─ča yakalan─▒yor. Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n ifadesiyle:

ÔÇťYeme aldanan ku┼č; kanad─▒ a├ž─▒k olarak damdad─▒r ama o, tuza─ča d├╝┼čm├╝┼čt├╝r.

De─čil mi ki, g├Ânl├╝n├╝ canla ba┼čla yeme vermi┼čtir. Sen onu tuza─ča tutulmam─▒┼čsa bile, tuza─ča tutulmu┼č bil.

Ku┼čun yeme bak─▒┼člar─▒, kendi aya─č─▒n─▒ ba─člamak i├žin birer d├╝─č├╝m gibidir.

Yem ona der ki: ┬źEy ku┼č, sen ┼čimdi bana h─▒rs─▒zlama bak─▒yorsun ama, hele sen sabret, as─▒l ben seni ├žal─▒yorum. O h─▒rsla bak─▒┼č─▒n seni benim ard─▒ma d├╝┼č├╝rd├╝. Bilmi┼č ol ki, ben senden gafil de─čilim.┬╗

Ku┼č, o yeme bakmaktan ho┼član─▒r. Yem de uzaktan onun yolunu vurur.

Ku┼čun yeme bakt─▒─č─▒ gibi, sen de bir g├╝zele bak─▒yorsan, g├Âz zin├ós─▒ndan zevk duyuyorsan, sen kendi kendine k├Ât├╝l├╝k yap─▒yorsun. Kendini zarara sokuyor, ├ódeta kendi yan─▒ndan kopard─▒─č─▒n eti, kebap edip yiyorsun demektir.

D├╝nya mal─▒ zay─▒f ku┼člar─▒n, ├óhiret m├╝lk├╝ de ├╝st├╝n ku┼člar─▒n tuza─č─▒…

Hatt├ó pek b├╝y├╝k bir m├╝lk olan ├óhiret tuza─č─▒ ├Âyle b├╝y├╝k bir tuzakt─▒r ki, onunla en b├╝y├╝k ku┼člar avlan─▒r.ÔÇŁ

B├╝y├╝k ku┼člar─▒n da b├╝y├╝k tuzaklara d├╝┼čme ihtimali var. Zira:

ÔÇťHazret-i ├édem her ┼čeyi bilirdi. Fakat, il├óh├« kaz├ó ve kader gelip ├žat─▒nca; ┬źYakla┼čma!┬╗ emrinin hakikatini bilemedi, hataya d├╝┼čt├╝.

Hazret-i ├édem, ┼č├Âyle d├╝┼č├╝nd├╝: ┬źAcaba, dedi; HakkÔÇÖ─▒n bu; ÔÇśYakla┼čma!ÔÇÖ emri, haram oldu─čundan m─▒ verildi, yoksa korkutmak i├žin mi?┬╗ Bu yorum, bu tevil onu vehme d├╝┼č├╝rd├╝.

G├Ânl├╝nde tevil ├╝st├╝n gelince, ┼ča┼č─▒rd─▒ da, bu ┼ča┼čk─▒nl─▒kla; ┬źYakla┼čma!┬╗ emrini unutup ┬źbu─čday┬╗a ko┼čtu.

Hazret-i ├édem; aya─č─▒na diken batan bah├ž─▒van gibi, kendi derdi ile me┼čgul iken, h─▒rs─▒z ┼čeytan onun elbiselerini ├žald─▒, ka├žt─▒.

├édem ┼ča┼čk─▒nl─▒─č─▒ndan kurtulup kendine gelince, e┼čyas─▒n─▒n al─▒n─▒p g├Ât├╝r├╝ld├╝─č├╝n├╝ g├Ârd├╝.

┬źRabbimiz! Ger├žekten de biz, nefsimize zulmettik.┬╗ deyip, ah ├žekti; ┬źKaranl─▒k bast─▒, yolumuz kayboldu.┬╗ deyip tevbeye sar─▒ld─▒.ÔÇŁ

Tevbeye sar─▒lmasa idraki de insanl─▒─č─▒ da ziyan olacakt─▒. Hazret-i Mevl├ón├ó buyurur:

ÔÇťD├╝nya, bizim bo─čaz─▒m─▒z─▒ adamak─▒ll─▒ s─▒kar; ke┼čke ┼ču bo─čaz ve ┼ču a─č─▒z sadece toprak yeseydi de, haram ┼čeyler yemeseydi!

Zaten bu a─č─▒z, toprak yer durur. Fakat a─čz─▒n yedi─či toprak; ba┼čka ┼čekle girmi┼č, ba┼čka renge boyanm─▒┼čt─▒r!

O─člum! Bu kebap, bu ┼čarap ve bu ┼čeker; renklere boyanm─▒┼č, s├╝slenmi┼č topraktan ba┼čka bir ┼čey de─čildir!

Fakat;

Anlay─▒┼č su gibidir. Beden testidir. Beden testisi; nefs├ón├« arzular y├╝z├╝nden k─▒r─▒l─▒nca, i├žindeki su, ak─▒l, zek├ó d├Âk├╝l├╝r gider.

┬źG├Âzlerinizi haram ┼čeylere kar┼č─▒ s─▒ms─▒k─▒ kapay─▒n!┬╗ emrini i┼čitti─čin h├ólde, ey m├╝ÔÇÖmin, ad─▒m─▒n─▒ do─čru atmad─▒n.

D├╝nya i┼člerine bu kadar ├žok dald─▒k├ža, bu ├že┼čit y├╝zlerce gaflet tohumu ektik├že; yorgun ba┼č─▒n─▒ uykudan nas─▒l kald─▒rabilirsin?

├ľl├╝m gibi a─č─▒r olan uyku (gaflet), haram lokma (g├╝nah) birbirleri ile s─▒k─▒ dost oldular da, ev sahibini uyuttular. Gece h─▒rs─▒z─▒ (┼čeytan) da bu h├ólden yararland─▒. G├Ân├╝l evine girdi, i┼če giri┼čti.

Bu durumda;

Bir ate┼če odun att─▒k├ža, o ate┼č hi├ž s├Âner mi? Hi├ž odunu yakmaz olur mu?

Fakat odun atmazsan, ate┼č s├Âner. AllahÔÇÖtan korkmak, ├žekinmek; ┼čehvet ate┼čine su serper.

Kalplerdeki Allah korkusundan pembele┼čerek g├╝zelle┼čmi┼č olan y├╝z├╝, ate┼č nas─▒l karart─▒r?

Namaz ehli olmayan─▒, g├Ân├╝l namaz─▒ k─▒lmayan─▒; ├Âfke r├╝zg├ór─▒, ┼čehvet r├╝zg├ór─▒, tamah r├╝zg├ór─▒ kap─▒p g├Ât├╝r├╝r.ÔÇŁ

Ama:

ÔÇťHerkesin k├Ât├╝l├╝─č├╝n├╝n cezas─▒n─▒ g├Ârece─či k─▒y├ómet g├╝n├╝nde, haset├žiler ┼č├╝phe yok ki kurt ┼čeklinde ha┼čredileceklerdir.

Haram yiyen, g├Âz├╝ h─▒rsla dolu ki┼či de o hesap g├╝n├╝nde domuz ┼čeklinde g├Âr├╝lecektir.ÔÇŁ (Mesnev├«)

Bunu fark etmeyen gafillere Hazret-i Mevlânâ haykırır:

ÔÇťEy gafil! Sen uyuyorsun; fakat, yedi─čin veya i┼čledi─čin bir haram─▒n kokusu, g├Âky├╝z├╝ne y├╝kselir durur.

Senin ├žirkin, k├Ât├╝ nefeslerinle birlikte o haram kokusu g├Âklere y├╝kselir. G├Âky├╝z├╝nde o kokular─▒ kontrol etmekle vazifelendirilmi┼č olan meleklere kadar gider.

Sonunda, o k├Ât├╝ kokular y├╝z├╝nden, etti─či du├ólar reddedilir ve g├Ânl├╝n yanl─▒┼č ad─▒m att─▒─č─▒n─▒, dili ortaya koyar.

├ľyle du├ólar─▒n cevab─▒; ┬źSesinizi kesin!┬╗ hitab─▒ olmu┼čtur. ├ç├╝nk├╝, her azg─▒n─▒n cezas─▒ ret sopas─▒d─▒r.ÔÇŁ

Bu noktada ilâhî ikaz yürekleri yerinden hoplatacak mahiyettedir:

ÔÇťYaratan bilmez olur mu? O; LatifÔÇÖtir, haberdard─▒r.

Yery├╝z├╝n├╝, size boyun e─čdiren OÔÇÖdur; ├Âyleyse yerin s─▒rtlar─▒nda dola┼č─▒n, All├óhÔÇÖ─▒n verdi─či r─▒z─▒ktan yiyin; sonunda d├Ân├╝┼č OÔÇÖnad─▒r.

G├Âkte olan─▒n, sizi yerin dibine ge├žirmesinden g├╝vende misiniz? O zaman, yer sars─▒ld─▒k├ža sars─▒l─▒r.

G├Âkte olan─▒n ba┼č─▒n─▒za ta┼č ya─čd─▒rmas─▒ndan g├╝vende misiniz? BenÔÇÖim uyarmam─▒n nas─▒l oldu─čunu yak─▒nda bileceksiniz.ÔÇŁ (el-M├╝lk, 14-17)

Y├╝ce All├óhÔÇÖ─▒n bu hitab─▒ kar┼č─▒s─▒nda her ├órif g├Ânl├╝n nefesi kesilmi┼čtir. Haram─▒n tozuna bile el s├╝rmedikleri gibi, o ├óg├óh g├Ân├╝ller; hel├óle kar┼č─▒ da bamba┼čka bir uyan─▒k h├ól i├žinde olmu┼člard─▒r. Bas├«ret ve idrak n├╝m├╗nesi olan Hazret-i Mevl├ón├ó da titrek bir kalp ile der ki:

ÔÇťYaratt─▒─č─▒ ┼čeylerde All├óhÔÇÖ─▒n s─▒fatlar─▒n─▒, yaratma g├╝c├╝n├╝, kudretini, sanat─▒n─▒ g├Ârmeden ekmek yiyecek olsam, lokmalar bo─čaz─▒mda kal─▒r!

OÔÇÖnun yaratt─▒─č─▒ g├╝zellikleri seyretmeden, OÔÇÖnun g├╝l├╝n├╝, g├╝l bah├žesini g├Ârmeden yedi─čimiz lokma nas─▒l i├žimize siner?

All├óhÔÇÖa kavu┼čma ├╝midi olmadan, bir an bile olsa bu yeme─či yer, bu suyu i├žer?

Ancak ├Âk├╝zler, e┼čekler ve onlar gibi olanlar!..

Onlar hayvan gibidirler, hatt├ó hayvandan da a┼ča─č─▒d─▒rlar. Onlar hile ile dopdolu olsalar da; pis, murdar, kokmu┼č ki┼čilerdir.

Onlar─▒n hileleri de ba┼č a┼ča─č─▒ olmu┼čtur. Kendileri de, zamanc─▒klar─▒ da ge├žmi┼č gitmi┼čtir.

D├╝┼č├╝nceleri k├Ârle┼čmi┼čtir. Ak─▒llar─▒ bunam─▒┼čt─▒r. ├ľm├╝rleri t├╝kenmi┼čtir. Hi├žbir ┼čeyleri kalmam─▒┼čt─▒r.

┬źBen de bu d├╝┼č├╝ncedeyim.┬╗ dese bile, bu da onun nefsinin masal─▒d─▒r.

Bir kimsenin kullukta bulunmay─▒p, d├«n├« vazifesini yapmadan, farzlar─▒ ├«f├ó etmeden ┬źAllah Gaf├╗rÔÇÖdur; g├╝nahlar─▒ ba─č─▒┼člar. RahimÔÇÖdir; kullar─▒na ac─▒r.┬╗ demesi de yine nefsinin hilesinden ba┼čka bir ┼čey de─čildir.ÔÇŁ

Ona g├Âre hel├ól ne, haram ne!

Kar─▒┼č─▒k bir husus. Sebebi de, hel├ól ve haram─▒n belirsizli─či de─čil, kendisine rahatl─▒k alan─▒ a├žmak niyeti. Bu tutmazsa, devreye mecburiyetler giriyor. ├ç├╝nk├╝ mecburiyetler, i┼čin i├žine ┼čeytan ve nefsin de d├óhil olmas─▒ ile hayat├« bir h├óle de d├Ân├╝┼čt├╝r├╝l├╝nce yine meydan haramlara kal─▒yor. ├ťstelik olmazsa olmaz zaruretmi┼č gibi…

Oysa;

Bir ┼čeyi yorumlarken maksat ├žok m├╝him. Bilhassa i├ž maksat ├žok m├╝him. ├ç├╝nk├╝ yorumlar─▒n neticeye d├Ân├╝┼čmesi, maksatlara g├Âre tamamen farkl─▒ olur. Y├╝z seksen derece de─či┼čen h├╝k├╝m ve son noktalar kar┼č─▒m─▒za ├ž─▒kar. Mesel├ó hel├ól ve haram mevzuunda o kadar maksatl─▒ yorumlar yap─▒l─▒yor ki, neredeyse haram diye bir ┼čey kalm─▒yor. Hatt├ó bazen haramlara hel├óllerden daha ├žok sayg─▒ ve itibar sa─član─▒yor. ├édeta irtik├óp edebilmek daha kolay olsun diye! Hel├óllerse, alabildi─čine zorla┼čt─▒r─▒l─▒yor. ├ťstelik hel├óle sar─▒lmak, ba┼ča en b├╝y├╝k bel├ó imi┼č gibi yans─▒yor, yans─▒t─▒l─▒yor. Meden├«lik anlay─▒┼člar─▒ de─či┼čtirilmek istendi─činden beri bu b├Âyle. Sefil ve garabet dolu yans─▒malar kar┼č─▒s─▒nda da Faruk NafizÔÇÖin tespiti tam yerinde:

Da─čda adam soymaya haram├«lik diyorduk,
Mukaddermi┼č ┼čehirde bunun sevap olmas─▒!
─░htik├ór ┼č├Âyle dursun, ehl-i vicdana hatt├ó
G├╝naht─▒r muhtekirle uzak ahbap olmas─▒.

Tabiî zaman, âhirzaman.

Haramlar, ├žok kolay ve serbest. Hel├óller ise ├Âyle a─č─▒r d├╝zenleme ve ┼čartlar─▒n k─▒skac─▒nda ki ├ódeta gizli bir ┼čekilde yasak. Do─črudan yasaklamak m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒nda, dolayl─▒ yasaklama mant─▒─č─▒ ile bin bir k─▒ska├ž i├žinde yok ediliyor.

Ne diyelim:

┬źHel├ólz├óde bar─▒┼čt─▒r─▒r, haramz├óde kar─▒┼čt─▒r─▒r…┬╗

Mayas─▒ temiz olan kimse, herkesin iyilik ve hayr─▒ i├žin gayret sarf eder. Ancak mayas─▒ bozuk olan kimseler ise; durmadan bozmaya, y─▒kmaya ve da─č─▒tmaya u─čra┼č─▒r.

─░kisinin de tavr─▒, ebediyetteki neticeleri d├╝┼č├╝n├╝p d├╝┼č├╝nememeye g├Âre. Haramz├óde son neticeden gafil. Hel├ólz├óde ise her neticenin fark─▒nda ve kayg─▒s─▒nda.

Y├╗nus Emre Hazretleri bu idrak ve kayg─▒ ile ┼ču muhasebeyi yapar:

Helâline ola hesâb,
Harâmına ola azâb,
Âsîye olıcak ikâb,
Ben nÔÇÖideyim, nÔÇÖeyleyeyim?

M├╝thi┼č bir hel├ól terbiyesi.

Zaten hayat─▒n tamam─▒, o terbiye paralelinde g├╝zel.

Hel├ól olan─▒ bile yememek ┼čeklinde ger├žekle┼čen oru├ž ib├ódeti de, asl─▒nda bu terbiyenin en zirve h├óli. Yani oru├ž; hel├óli bile yememe terbiyesi olunca, haramdan uzak duru┼čun tenbihi daha a├ž─▒k. Haram bir kenara, y─▒lda bir ay hel├óli bile yememek, ayr─▒ bir m├ón├ó ve i┼čaret.

Hazret-i Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n ifadesiyle:

ÔÇťOru├ž der ki: ┬źAll├óhÔÇÖ─▒m, bu ki┼či hel├ól lokmay─▒ bile SenÔÇÖin emrine uyarak yemedi. Susuzken su i├žmedi. Bu ki┼či nas─▒l olur da harama el atar?┬╗ÔÇŁ

Yani her ib├ódet, ├Ânce hel├ól ile mayalanmay─▒ temin.

├ç├╝nk├╝ ┬źhel├ól┬╗ tabiri, ger├žek temizli─či ifadenin yan─▒nda me┼čr├╗lu─ču da vurgular.

Ayr─▒ca;

Helâl kelimesinden hareketle;

Bir hakk─▒ ba─č─▒┼člamaya ┬źhel├ól etmek┬╗ ya da ┬źhel├ól ├╝ ho┼č etmek┬╗, bir hakk─▒n ba─č─▒┼članmas─▒n─▒ istemeye ┬źhel├óllik dilemek┬╗, bunu kabule de ┬źhel├óllik vermek┬╗, kar┼č─▒l─▒kl─▒ haklar─▒ ba─č─▒┼člamaya ise ┬źhel├ólle┼čmek┬╗, al─▒n teriyle me┼čr├╗ kazanca ┬źhel├ól kazan├ž┬╗, g├Ân├╝l ho┼člu─ču ile ve hel├ól olarak olana ┬źhel├ólinden┬╗, haramdan uzakl─▒─ča ┬źhel├ól olmak┬╗, asil ve ahl├ókl─▒ kimseye ┬źhel├ól s├╝t emmi┼č┬╗, nik├óhl─▒ e┼če ┬źhel├ólli┬╗ ve ┬źhel├óllik┬╗, me┼čr├╗ evl├óda ve d├╝r├╝st, temiz kimseye de ┬źhel├ólz├óde┬╗, be─čenip takdir etmeye ┬źhel├ól olsun┬╗ tabirlerinin kullan─▒lmas─▒, ├Âzle s├Âz├╝n m├ónidar b├╝t├╝nle┼čmesi.

Bir de hel├ól, insan─▒n s─▒rt─▒ndan hi├ž ├ž─▒karmayaca─č─▒ bir elbise olarak d├╝┼č├╝n├╝lm├╝┼č olmal─▒ ki, pamuk ipli─či ve ham ipekten kar─▒┼č─▒k olarak yap─▒lan dokuma ve bu dokumadan dikilen g├Âmle─če de ┬źhel├ól├«┬╗ denilmekte.

┼×imdi kendimize soral─▒m:

Kazanc─▒m─▒z, al─▒┼čveri┼čimiz ve g─▒dalar─▒m─▒z HEL├éL─░NDEN M─░?

Diyelim ki:

Hel├óllere, haramlar─▒n bir ┼čekilde tozunun bula┼čt─▒─č─▒ ┼ču devirde verilecek b├╝t├╝n m├╝sbet cevaplara hel├ól olsun!