YOL B─░Z─░ SANA G├ľT├ťRS├ťN!

┼×emsÔÇÖin Pe┼činde

Mustafa K├ť├ç├ťKA┼×CI tali@yuzaki.com

Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖa giden yolda, kulun rehbere ihtiyac─▒ var m─▒d─▒r?

Elbette!

Ahmed Yesev├«lerin, Y├╗nuslar─▒n, Mevl├ón├ólar─▒n, Hac─▒ Bayramlar─▒n yo─čurdu─ču iklimimizde hakikat yolculu─čunun ancak m├╝r┼čid-i k├ómiller vas─▒tas─▒yla m├╝mk├╝n oldu─ču gayet iyi bilinir. Fakat son as─▒rlarda, modernistler, yeni selef├«ler, Vehh├ób├«ler gibi d─▒┼čar─▒dan gelme tenkitler neticesinde;

ÔÇťDinde ruhbanl─▒k yoktur!ÔÇŁ

ÔÇťAllah ile kul aras─▒na kimse giremez!ÔÇŁ ve benzeri s├Âzleri ├žarp─▒tarak, Hak yolcusunun rehber ihtiyac─▒na g├Âlge d├╝┼č├╝rmek gayretleri artm─▒┼čt─▒r.

H├ólbuki her mevzuya ├«tidali getiren ─░sl├óm, bu hususta da insanl─▒─č─▒n d├╝┼čt├╝─č├╝ ifrat ve tefritleri, yani iki z─▒t noktadaki a┼č─▒r─▒l─▒klar─▒ d├╝zeltmi┼č, olmas─▒ gereken ideal noktay─▒ g├Âstermi┼čtir.

─░nsan─▒n; All├óhÔÇÖ─▒ tan─▒ma, OÔÇÖnun kendisine g├Ânderdi─či mesaj─▒ tel├ókk├« etme, OÔÇÖna kulluk etme ve yakla┼čma konular─▒nda rehberlere ihtiyac─▒ vard─▒r. Fakat hakik├« rehberlere…

Ba┼čta, peygamberlik m├╝essesesi bu rehberlik zaruretinin m├╝┼čahhas neticesidir. Allah ile peygamber aras─▒nda dah├« Cen├ób-─▒ Hak, Cebr├óilÔÇÖi rehber olarak belirlemi┼čtir. Hazret-i ├édemÔÇÖden Fahr-i K├óinat -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-ÔÇÖe kadar, on binlerce peygamber gelmi┼č, Allah ile kul aras─▒nda rehberlik etme vazifesini ed├ó etmi┼člerdir.

H├ótem├╝ÔÇÖl-Enbiy├ó, yani Son Peygamber olan -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖden sonra, OÔÇÖnun vazifelerinden, kendisine has olan vahyi tel├ókk├« edip tebli─č etme g├Ârevi haricindekileri, ├╝mmetinden; ├ólimler, hal├«feler, kad─▒lar ve Hak dostlar─▒ devam ettirmi┼čtir. ÔÇť├élimler enbiy├ón─▒n v├órisidir.ÔÇŁ had├«s-i ┼čer├«finin bir m├ón├ós─▒ da budur:

ÔÇťMeclislerde, PeygamberÔÇÖde bulunan bir ak─▒l gibi bir ak─▒l ara! ├ç├╝nk├╝ PeygamberÔÇÖden miras kalan, ancak budur. Bu ├že┼čit ak─▒l, gizli ┼čeyleri, ├Ânden de g├Âr├╝r, arkadan da. (…) ─░┼čte o b├╝y├╝k Peygamber de, rahipli─či, insanlardan uzak d├╝┼čmeyi, da─člara ├žekilip yaln─▒zca ib├ódet etmeyi, bu y├╝zden men etti. ─░nsanlar, birbirleri ile bulu┼čsunlar, g├Âr├╝┼č├╝p tan─▒┼čs─▒nlar diye rahipli─či kald─▒rd─▒. ├ç├╝nk├╝ o g├Âr├╝┼č, o bak─▒┼č bahtt─▒r, devlettir, ├Âl├╝ms├╝zl├╝k iksiridir.ÔÇŁ

Dikkat edilirse, Mevl├ón├ó Hazretleri, ruhbanlar ile m├╝r┼čidleri, inziv├óya ├žekilip ir┼čad ile me┼čgul olmamak cihetinden ay─▒r─▒yor. Yoksa; ┬ź─░sl├ómÔÇÖda ruhbanl─▒k yoktur!┬╗ had├«si, d├«nimizde m├óneviyata yo─čunla┼čan z├╝mrelerin bulunamayaca─č─▒ m├ón├ós─▒nda anla┼č─▒lamaz. Bunu ispat i├žin, m├╝ÔÇÖmin ve m├╝sl├╝man kavramlar─▒n─▒n yan─▒nda, muhsin, muhl├ós, muttak├«, mukarreb, h├ó┼čiÔÇÖ, s├ólih, s─▒dd├«k gibi kemal ve terakk├« derecelerinin KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖde zikredildi─čini hat─▒rlamak yeterlidir.

Fakat m├╗cizeler g├Âsteren peygamberlerin n├╝b├╝vvetini ink├ór edenler bulundu─ču gibi, Allah dostlar─▒n─▒n vel├óyetini kabullenemeyenler de ├žok gelmi┼čtir.

Mevl├ón├ó Hazretleri, KurÔÇÖ├ón hakikatlerini edeb├« bir beyanla, m├órifet ├╝sl├╗buyla dile getirdi─či eseri Mesnev├«-i M├ónev├«ÔÇÖde y├╝celere yolculukta Allah dostlar─▒na olan ihtiya├ž mevzuu ├╝zerinde ├žok durur.

Ba┼čta Mesnev├« girizg├óh─▒nda, ezel bezminde kopar─▒ld─▒─č─▒ kam─▒┼čl─▒─ča hasretle yanan vuslat fery├ód─▒na, yan─▒k g├Ân├╝ll├╝ m├╝┼čter├«ler arayan ┬źney┬╗, m├╝r┼čid-i k├ómili temsil eder.

Hasta c├óriye hik├óyesinde, hasta c├óriye, b├╝t├╝n illetleriyle nefis; onu iyile┼čtiremeyen hekimler sahte m├╝r┼čidler, onu ┼čif├óya kavu┼čturan tabip ise ger├žek m├╝r┼čid-i k├ómildir.

Her k─▒ymetli ┼čey gibi m├╝r┼čid-i k├ómilin de sahteleri piyasa s├╝r├╝l├╝r. ├ç├╝nk├╝ tesl├«miyet i├žerisinde itaat edilen bir makam, sahtek├órlar─▒n g├Âz dikebilece─či bir noktad─▒r.

├ťst├ód─▒na bend ol, ama l├óz─▒m, yine l├óz─▒m;
İrfanda hakîkîsini, taklîdini bilmek! (Tâlî)

HÂLİS ALTIN-SAHTE PARA

Mevl├ón├ó Hazretleri, sahte ile hakik├«yi ay─▒rt etmenin ├žok da zor olmad─▒─č─▒n─▒ sahte para ile h├ólis alt─▒n para kar┼č─▒la┼čt─▒rmas─▒ ile yapar. I┼č─▒k varsa, mihenk varsa, yani PeygamberÔÇÖin getirdi─či d├«nin ├Âl├ž├╝lerine vurulursa, sahte hemen ortaya ├ž─▒kacakt─▒r:

ÔÇťE─čer mihenk ta┼č─▒n varsa, yani, ┼čer├«at ahk├óm─▒n─▒, Hazret-i MuhammedÔÇÖin ger├žek yolunu biliyorsan, kendisine uyaca─č─▒n ki┼činin davran─▒┼člar─▒ ┼čer├«ate uygun bulunursa, onu kabul et. Yoksa git de, kendini ├ólim ve ├órif bir z├óta teslim eyle, onun mihengi ile denemeye giri┼č.ÔÇŁ

ÔÇťG├Ânl├╝n├╝n pusulas─▒ ger├žek y├Ân├╝ g├Âstermiyorsa, b├Âylece kendi ba┼č─▒na yolu bulam─▒yorsa, sak─▒n yaln─▒z ba┼č─▒na yola ├ž─▒kma. Ger├žek bir yol g├Âsterici, bir m├╝r┼čid ara.ÔÇŁ

ÔÇťD├╝nyada kalp para da, sa─člam para da ge├žiyordu. Biz de gece yolcular─▒ gibi gaflet ve bilgisizlik i├žinde idik. Peygamberlerin g├╝ne┼či do─čunca; ┬źEy kalp olan, kar─▒┼č─▒k olan sen uzakla┼č; ey saf olan, ey tertemiz olan sen de yakla┼č.┬╗ dedi.ÔÇŁ

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒n fazl─▒ ve keremi bak─▒rlar─▒ iksire do─čru s├╝rd├╝ g├Ât├╝rd├╝. Fakat, bak─▒r oldu─ču h├ólde ├╝st├╝ndeki yald─▒z sebebi ile alt─▒nl─▒k d├óv├ós─▒nda bulunanlar, All├óhÔÇÖ─▒n bir kereminden mahrum kal─▒r! Ey alt─▒n suyuna batm─▒┼č olan bak─▒r (yani, sahte m├╝r┼čid); etti─čin ir┼čad d├óv├ós─▒ndan vazge├ž! ├ç├╝nk├╝, sana gelen m├╝┼čteriler (m├╝ridler) hep b├Âyle g├Âz├╝ kapal─▒ kalmazlar. D├╝nyada olmasa bile, ├óhirette, mah┼čerde onlar─▒n g├Âzlerini a├žarlar ve senin yapm─▒┼č oldu─čun g├Âzba─čc─▒l─▒─č─▒n─▒ rezil ├╝ r├╝svay ederler!ÔÇŁ

ÔÇťBu al├žak kalpazanlar, ikiy├╝zl├╝ler, ├«mans─▒zlar; kalpleri ayd─▒n ve nurlu olan ki┼čilerin d├╝┼čman─▒d─▒rlar. G├Ân├╝lleri saf ve lekesiz ├«manl─▒ insanlar ise g├╝nd├╝z gibi nurlu olan m├╝r┼čidlerin ├ó┼č─▒k─▒d─▒rlar. ├ç├╝nk├╝ g├╝nd├╝z, o t├╝rl├╝ ki┼čileri belirten bir ayna gibidir. Onlar─▒n kem├ólini a├ž─▒k├ža g├Âsterir.ÔÇŁ

HIRSIZ

M├╝r┼čidlik taslayanlar, sahtek├órl─▒klar─▒ ortaya ├ž─▒kmas─▒n diye ─▒┼č─▒─ča d├╝┼čmand─▒rlar, bu y├Ânleriyle geceleyin ├žal─▒┼čan (!) h─▒rs─▒zlara benzerler:

ÔÇťPeygamberler din d├╝┼čmanlar─▒ ile, All├óhÔÇÖa inanmayanlarla sava┼č─▒rlar. Melekler de, peygamberlerin ba┼čar─▒ya ula┼čmalar─▒ i├žin: ┬źY├ó Rabb├«, sen esenlik ver. Onlar─▒ koru!┬╗ diye du├ó ederler. ┬źAll├óhÔÇÖ─▒m┬╗ derler, ┬źNurlu bir kandil gibi olan bu peygamberleri h─▒rs─▒zlar─▒n ├╝flemesinden, nefeslerinden uzak tut da, onlar s├Ânmesinler, nur sa├žs─▒nlar.┬╗ H─▒rs─▒z da n├╗run, ─▒┼č─▒─č─▒n d├╝┼čman─▒d─▒r, kalpazan da. Ey feryad edenin feryad─▒na eri┼čen Allah! Bize yard─▒m et. Bu ikisinin de, (yani h─▒rs─▒z─▒n ve kalpazan─▒n) ┼čerrinden bizi koru.ÔÇŁ

─░r┼čad yoluna dadanan sahtek├órlar, din mihenginin bulunmad─▒─č─▒, karanl─▒k ve ceh├ólet ortamlar─▒nda ├╝rerler:

ÔÇťMadem ki mihenk ta┼č─▒ erkekten kad─▒ndan gizlidir, ey kalp olan; gel, safa gir de ondan sonra l├óf et! Evet; mihenk meydanda olmad─▒─č─▒ndan senin i├žin tam l├óf zaman─▒d─▒r! At, tut ki, seni el ├╝st├╝nde gezdirsinler. Kalp para b├╝y├╝kl├╝k taslar da, her an; ┬źEy ayar─▒ tam alt─▒n!ÔÇŁ der. ÔÇťBen, senden hi├ž de─čersiz olur muyum?┬╗ Alt─▒n ona cevap verir, der ki: ┬źEvet kap─▒ yolda┼č─▒! Fakat, mihenk ta┼č─▒ geliyor; imtihana haz─▒rlan!┬╗ÔÇŁ

Hazret-i Mevl├ón├ó, sahteyi hakikatten ay─▒rmada, ┼čerÔÇÖ├« bilginin varl─▒─č─▒na de─čil, a┼čk h├óline gelmi┼č olmas─▒na itibar etmeye ├ža─č─▒r─▒r:

ÔÇťVesvesenin a─čz─▒n─▒ ancak il├óh├« a┼čk ba─člayabilir. Sen vesveseyi i├žinden atmak istiyorsan, il├óh├« a┼čka sar─▒l, bir k├ómil m├╝r┼čid ara! (…) ─░l├óh├« a┼čktan haberi olmayan, bilgili ve ak─▒ll─▒ ge├žinen ki┼čiden uzakla┼č, o senin ┼čerefini haysiyetini al├žalt─▒r. B├Âyle sahte m├╝r┼čid, senin il├óh├« duygular─▒n─▒ k├Ârle┼čtirir, m├ónev├« ve r├╗h├ón├« zevklerini yok eder.ÔÇŁ

YILDIZ VE TOZ

Baz─▒ insanlar─▒n, m├╝r┼čidlerin hakikatini fark edememeleri hakk─▒nda ┼ču misal ├žok g├╝zeldir:

Hak dostlar─▒ y─▒ld─▒zlar gibi yol g├Âsterir, rehberlik ederler, fakat g├╝nah ve benlik tozu ortal─▒─č─▒ kaplar ve g├Âze ka├žarsa, insan y─▒ld─▒zlar─▒ g├Âremez. O h├ólde, y─▒ld─▒zlar─▒ g├Ârememek, ay─▒rt edememek, tozdan korunmayan g├Âz├╝n kusurudur:

ÔÇťDost, geli┼či ile Hak yoluna k─▒lavuzluk eder. Bu y├╝zden Mustafa -aleyhissel├óm-; ┬źSah├óbem y─▒ld─▒zlara benzer!┬╗ buyurdu. Y─▒ld─▒z; kumlu ├ž├Âlde de yol g├Âsterir, denizde de. G├Âz├╝n├╝ y─▒ld─▒zdan, yani m├╝r┼čitten ay─▒rma; k─▒lavuz odur! G├Âz├╝n├╝ onun y├╝z├╝nden ay─▒rma! Onunla bahse giri┼čme; ona itiraz edip yoldan toz kald─▒rma! ├ç├╝nk├╝ y─▒ld─▒z, tozla gizlenir, g├Âr├╝nmez olur! G├Âzle g├Ârmek, s├╝r├žen dilden daha iyidir! ─░l├óh├« vahye mazhar olan o e┼čsiz varl─▒k, s├Âyledi─či zaman yoldan toz kalkmaz; bil├ókis o m├╝barek s├Âzleri ile tozlar yat─▒┼č─▒r!ÔÇŁ

SU KU┼×LARI-KARA KU┼×LARI

Hazret-i Mevl├ón├ó, hakik├« m├╝r┼čid ile sahtek├órlar─▒n d─▒┼č g├Âr├╝n├╝┼člerinin benzer olmas─▒ konusunda, su ku┼člar─▒ ile kara ku┼člar─▒n─▒ misal verir.:

ÔÇťBirka├ž g├╝n i├žin olsun o su ku┼člar─▒n─▒n, yani vel├«lerin yanlar─▒na git de, seni als─▒nlar, ├ób-─▒ hayata kavu┼čtursunlar. Su ku┼člar─▒ (yani m├ón├ó ehli vel├«ler) ile karada ya┼čayan ku┼člar (s├╗ret ehli, d├╝nyaya g├Ân├╝l verenler) d─▒┼č g├Âr├╝n├╝┼čleri ile birbirlerine benzerler. Ama ruh ve maya bak─▒m─▒ndan su ve ya─č gibi birbirlerine z─▒t d├╝┼čerler.ÔÇŁ

Hakik├« tasavvuf kadar, kendine tasavvuf s├╝s├╝ veren b├ót─▒l ak─▒mlar─▒n da tehlikeli bir ┼čekilde yayg─▒n oldu─ču bir d├Ânemde ya┼čayan Mevl├ón├ó Hazretleri, sahte m├╝r┼čidlere ├Âfkelidir:

A┼čka burh├ón olan ├╝st├óda muhabbet doludur,
Sahte rehberleredir nefreti Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n… (T├ól├«)

Bu ├Âfkesi, sahte m├╝r┼čidler hakk─▒ndaki benzetmeleriyle ortaya ├ž─▒kar:

BOYALI ÇAKAL

Boya k├╝p├╝ne d├╝┼č├╝p reng├órenk boyanan bir ├žakal─▒n, arkada┼člar─▒n─▒n yan─▒na gidip tavusluk taslamas─▒ hik├óyesinde, sahte m├╝r┼čidlerle a─č─▒r bir istihz├ó vard─▒r:

ÔÇť├çakallar; ┬źPeki ama┬╗ dediler. ┬źCan tavuslar─▒, yani ├╝st├╝n varl─▒klar g├╝l bah├želerinde sal─▒n─▒r, cilveler ederek nazl─▒ nazl─▒ gezerler. Sen de onlar gibi cilveler eder misin?┬╗ ┬źHay─▒r.┬╗ dedi. ┬ź├ç├Âle d├╝┼čmeden, S├«n├óÔÇÖy─▒ nas─▒l anlatabilirim?┬╗

┬źTavus ku┼člar─▒ gibi ├Ât├╝yor musun?┬╗ diye sordular. ┬źHay─▒r ├Âtemem.┬╗ dedi. ┬ź├ľyle ise┬╗ dediler. ┬źEy y├╝ce er, sen tavus ku┼ču da de─čilsin. Tavus ku┼čunun giyece─či elbise, yani renk renk olan t├╝yleri k├Âkten gelir; sen renkle, iddia ile ona nas─▒l benzersin?┬╗ÔÇŁ

─░┼čin s─▒rr─▒, tasavvufun, tar├«kat─▒n ┼čekilden ibaret olmad─▒─č─▒n─▒ idrak etmektir. H├óli, tavr─▒ incelendi─činde insana;

Kendisi muhtâc-ı himmet bir dede,
Nerde kald─▒ gayriye himmet ede!

dediren ki┼čiler, ne posta b├╝r├╝nmekle, ne de posta oturmakla m├╝r┼čid-i k├ómil olamazlar.

Hazret-i Mevl├ón├ó tarih├« bir v├ók─▒adan, H─▒ristiyanl─▒─č─▒n Pavlus taraf─▒ndan tahrif edilmesi h├ódisesinden hareketle, sahtek├ór yol g├Âstericilerin nas─▒l hilelerle insanlar─▒ kand─▒r─▒p peri┼čan ettiklerini uzun bir hik├óye ┼čeklinde anlat─▒r. H─▒ristiyanl─▒─č─▒ yok etmek isteyen mutaass─▒p bir kral vard─▒r, onun hilek├ór veziri, h─▒ristiyanlara; ┬źBen Hazret-i ─░saÔÇÖn─▒n vekiliyim.┬╗ diyerek yana┼č─▒r ve ifsada ba┼člar. Sonunda hepsini tefrikayla parampar├ža eder.

Mevl├ón├ó ┼ču m─▒sralarda sahte ile hakik├« aras─▒ndaki fark─▒ ak─▒l ve zevk ehlinin ay─▒rt edebilece─čini dikkatle vurgulam─▒┼čt─▒r:

ÔÇťO ├«mans─▒z vezir, ├ódeta, badem ezmesi i├žine, sar─▒msak saklar gibi hile ile din nasihat├žili─či yap─▒yordu. H─▒ristiyanlar aras─▒nda zevk ve anlay─▒┼č sahibi olanlar, vezirin tatl─▒ s├Âzleri aras─▒nda bir de ac─▒l─▒k duyuyorlard─▒. Vezir ├žok m├ón├ól─▒, n├╝kteli s├Âzler s├Âyl├╝yordu, fakat o s├Âzler, i├žine zehir kar─▒┼čt─▒r─▒lm─▒┼č ┼čeker ┼čerbeti gibi idi.(…) Vezirin s├Âzleri, anlay─▒┼čl─▒ ve zevk sahibi olmayanlar─▒n boyunlar─▒na birer halka olup ge├žiyordu.ÔÇŁ

Bu noktada, tasavvufta akla itibar etmemenin yeri ve zaman─▒ ├Ânem arz etmektedir. Bir Allah dostunun, ak─▒l d─▒┼č─▒l─▒k ile ak─▒l ├╝st├╝l├╝─č├╝ ay─▒rmas─▒ m├╝himdir. D├«ne muhalif, bedih├« akla ayk─▒r─▒ bir husus kar┼č─▒s─▒nda tesl├«miyet, tasavvufun us├╗l├╝ de─čildir. ─░stikamet esast─▒r.

AYAK VE KUYRUK

Hakik├« m├╝r┼čid, hakik├« m├ón├ós─▒yla da istenilen yere g├Ât├╝ren ┬źayaklar┬╗ gibidir. Sahte m├╝r┼čidler ise, ┼čekil ve hilelerle g├Âz boyayan tilki kuyru─ču!

Tilkinin kendisini avc─▒dan kurtaran ayaklar─▒n─▒ fark etmeyip, habire kuyru─čunu ok┼čamas─▒ gibi, insanlar hakik├« m├╝r┼čidlerin k─▒ymetini bilemezler.

Kuyruk hile ve d├╝zenbazl─▒kt─▒r. Birilerinin ni├žin sahte ┼čeyhli─če kalk─▒┼čt─▒─č─▒n─▒n tefsirini, kuyru─čun pe┼činden ┼č├Âyle okuruz:

ÔÇťKurnazl─▒klar─▒m─▒z, hilelerimiz kuyru─čumuza benzer; sola-sa─ča d├Âner, kuyruklar─▒m─▒zla oynar dururuz. Zeyd ile Bekir ┼ča┼č─▒rs─▒n kals─▒n diye deliller getirmeye u─čra┼č─▒r─▒z, hilelere ba┼čvururuz. B├Âylece kuyru─čumuzu sallar─▒z. Halk─▒n bize, bizim i┼člerimize ┼ča┼č─▒r─▒p kalmas─▒n─▒ isteriz. Hatt├ó tamaÔÇÖ elimizi il├óhl─▒k sevdas─▒na bile atar─▒z! B├Âylece efsunlar okuyarak, yani bilgi├žlik taslayarak g├Ân├╝ller elde edelim deriz de, kendimizin ├žukura d├╝┼čt├╝─č├╝m├╝z├╝ hi├ž g├Ârmeyiz.

Ey kaltaban, sen nefsine uymu┼čsun, a┼ča─č─▒lara d├╝┼čm├╝┼čs├╝n, g├╝nah kuyusundas─▒n. Ba┼čkalar─▒n─▒ ir┼čad sevdas─▒ndan vazge├ž de kendi kusurlar─▒n─▒ g├Âr, kendini ─▒slah et, kendini d├╝zelt.ÔÇŁ

ALTIN PARA-SAHTE PARA

Hak dostlar─▒n─▒ ink├ór etmese de, onu tarihe m├ól olmu┼č, ge├žmi┼č bir hakikat g├Ârmek de g├╝n├╝m├╝zde d├╝┼č├╝len hatalardand─▒r. ├ľzellikle m├╝r┼čidlik taslayan sahtek├órlar─▒n sergiledi─či olumsuzluklar bu kanaati k├Âr├╝klemektedir.

Nas─▒l peygamberlik taslayan sahtek├órlar─▒n varl─▒─č─▒, peygamberlik m├╝essesesine zarar veremezse m├╝te┼čeyyihlerin, yani ┼čeyhlik taslayarak insanlar─▒ kand─▒ranlar─▒n varl─▒─č─▒ da ger├žek k├ómil m├╝r┼čidli─če zarar veremez.

AS─░L ┼×AH─░N ─░LE K├ľR ┼×AH─░N

Eski padi┼čahlar ava ├ž─▒karlarken ku┼č tutup getirsin diye bu i┼če al─▒┼čt─▒r─▒lm─▒┼č, do─čan, ┼čahin, atmaca gibi avc─▒ ku┼člardan birini bilekleri ├╝st├╝nde bulundururlarm─▒┼č. U├žan bir ku┼č g├Âr├╝l├╝nce padi┼čah bile─čindeki ku┼ču f─▒rlat─▒r, o da gider, u├žan ku┼ču yakalar getirirmi┼č. Fakat iyi e─čitilmi┼č, asil ku┼člar av─▒n─▒ yakalay─▒p geri d├Ând├╝kleri h├ólde; k├Âr, i┼če yaramaz olanlar─▒ ya yolunu ┼ča┼č─▒r─▒r, yahut ba┼čka bir ku┼čun pen├žesine d├╝┼čermi┼č.* Hazret-i Mevl├ón├ó, temsil yoluyla, efendisinin emrini yerine getirip, d├Ânen ┼čahini, hakik├« m├╝r┼čidlere, dal├ólete d├╝┼čen k├Âr ku┼člar─▒ ise sahte m├╝r┼čidlere benzetiyor.

Hak yolunda rehberlik eden peygamberler ve vel├« kullar─▒n, muhatap olduklar─▒ insanlar taraf─▒ndan tel├ókki edili┼člerinde hakikat ├žizgisinden iki t├╝r yalpalay─▒┼č vard─▒r: Biri,

ÔÇôSen de bizim gibi be┼čersin, bir fark─▒n yok, ┼čeklinde ink├órc─▒ tavr─▒…

Di─čeri;

ÔÇôMadem Allah taraf─▒ndan g├Ânderildi─čine g├Âre, sen insan de─čil, ul├╗hiyete mensup bir varl─▒ks─▒n, sapmas─▒…

Hazret-i Mevl├ón├ó bu ┼čahin misalinde, onun a─čz─▒ndan bu meseleye cevap verir:

ÔÇťBen padi┼čah─▒n cinsi de─čilim. B├Âyle bir fikir benden uzak olsun. L├ókin onun tecell├«si n├╗runu h├óizim. Evet. Onunla ┼čekil ve zat cihetinden cinsiyetimiz yoktur. Fakat esm├ós─▒na ve s─▒f├ót─▒na mazhariyetimiz itibar─▒yla m├ónen bir m├╝nasebetimiz vard─▒r. T─▒pk─▒ nebat yeti┼čtirmekte, suyun toprakla bir cihetten ayn─▒ cins olmas─▒ gibi…ÔÇŁ

Sultan─▒n ┼čahini, av─▒n─▒ sultana g├Ât├╝r├╝r; yani hakik├« adrese. B├╝t├╝n ruhlar─▒n ger├žek sahibine… Nefisleri ad─▒na avlananlar ise, avlar─▒n─▒n kan─▒na girmektedirler. O avc─▒lar, ger├žek ┼čahin gibi m├ón├ódan, hakikatten bahseder gibi g├Âr├╝nebilirler. Bu da ku┼člar─▒ avlamak i├žin ├ž─▒kar─▒lan kand─▒r─▒k├ž─▒ ses gibidir:

ÔÇťHer a┼ča─č─▒l─▒k ki┼či, D├óvudluk, yani m├╝r┼čidlik d├óv├ós─▒na kalk─▒┼čabilir. Hakk─▒ b├ót─▒ldan ay─▒rt edemeyenler de b├Âyle yalanc─▒ ve ikiy├╝zl├╝ ki┼čilere aldan─▒p, ona uyarlar. Ahmak ku┼č, bir avc─▒dan ku┼č sesi duyar da, ona do─čru u├žar gider.ÔÇŁ

S├Âz├╝ Mevl├ón├ó HazretleriÔÇÖnden bir du├ó ile bitirelim:

ÔÇťAll├óhÔÇÖ─▒m bizim yolumuzu g├╝l bah├žesi gibi g├╝zelle┼čtir, varaca─č─▒m─▒z yerde Sen bulun, konak yerimiz Sen ol, y├╝r├╝d├╝─č├╝m├╝z yol bizi Sana g├Ât├╝rs├╝n, sadece cennete de─čil.ÔÇŁ
______________________
* T├óhir├╝ÔÇÖl-Mevlev├«, ┼čerh, VII, 377.