├Äman Karde┼čli─či -2 KARDE┼×─░N─░N DERD─░YLE DERTLENMEK

YAZAR : Osman N├╗ri TOPBA┼× Hocaefendi

├ÄMAN ┼×ARTI…

Seriyy-i Sakatî -kuddise sirruh-, ders esnasında talebelerine;

ÔÇťM├╝ÔÇÖminlerin dertleriyle dertlenmeyen, onlardan de─čildir.ÔÇŁ (H├ókim, M├╝stedrek, IV, 352; Heysem├«, MecmauÔÇÖz-Zev├óid, I, 87) had├«s-i ┼čer├«fini ├«z├óh ediyordu. Bu s─▒rada, bir talebesi heyecanla i├žeri girdi ve;

ÔÇťÔÇô├ťstad─▒m! Sizin mahallede yang─▒n ├ž─▒kt─▒, her yer k├╝l oldu. Yaln─▒z sizin ev kurtuldu!ÔÇŁ dedi.

Seriyy-i Sakat├«, sevin├ž i├žinde;

ÔÇťElhamd├╝lill├óh!..ÔÇŁ deyiverdi.

Fakat tâ otuz sene sonra bir dostuna;

ÔÇťÔÇôBen o g├╝n, ┬źElhamd├╝lill├óh!..┬╗ demekle, bir anl─▒k da olsa s─▒rf kendimi d├╝┼č├╝nm├╝┼č, fel├ókete u─črayanlar─▒n ─▒st─▒rab─▒ndan uzak kalm─▒┼č oldum. ─░┼čte, otuz senedir o h├ólimin tevbesi i├žindeyim!..ÔÇŁ dedi.

Bu k─▒vamdaki Hak dostlar─▒;

M├╝ÔÇÖmin karde┼činin derdinden gafil ve b├«g├óne kalman─▒n veb├ólinden d├óim├ó endi┼če i├žindeydi. T─▒pk─▒ sah├óbe-i kiram gibi. Nitekim Hazret-i ├ľmer, t├ó Dicle kenar─▒ndaki bir koyunun mesÔÇÖ├╗liyetini omuzlar─▒nda hisseden bir merhamet ├óbidesiydi. ├ľmer bin Abd├╝laziz; yata─č─▒nda, suya d├╝┼čm├╝┼č bir ku┼č gibi ├ž─▒rp─▒nan ┼čefkat dolu bir y├╝rek ta┼č─▒yordu. Onlar─▒n h├óllerinden inÔÇÖik├ós alan EbuÔÇÖl-Hasen Harak─ün├« Hazretleri de ya┼čad─▒─č─▒ co─črafyan─▒n vicdan├« mesÔÇÖ├╗liyeti ve ─▒st─▒rab─▒ i├žindeydi. Diyordu ki:

KARDE┼×─░M─░N H├ťZN├ť BEN─░MD─░R!

ÔÇťT├╝rkistanÔÇÖdan ┼×amÔÇÖa kadar olan sahada birinin parma─č─▒na diken batsa, o benim parma─č─▒ma batm─▒┼čt─▒r. Birinin aya─č─▒na ta┼č ├žarpsa o benim aya─č─▒ma ├žarpm─▒┼čt─▒r. Onun ac─▒s─▒n─▒ ben hissederim. Bir kalpte h├╝z├╝n varsa o kalp benim kalbimdir.ÔÇŁ

Bu b├╝y├╝k Allah dostunun hissiy├ót─▒, ger├žek ├«man karde┼čli─činin ne g├╝zel bir mis├ólidir. Nitekim Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- buyurur:

ÔÇťBirbirlerine ac─▒makta, birbirlerini sevmekte ve birbirlerine ┼čefkat g├Âstermekte, m├╝ÔÇÖminlerin tek bir v├╝cut gibi olduklar─▒n─▒ g├Âr├╝rs├╝n! (Bu v├╝cudun) bir uzvu muzdarip oldu─ču takdirde, di─čer k─▒s─▒mlar─▒ da uykusuz kal─▒p ate┼čler i├žinde onun ─▒st─▒rab─▒n─▒ duyarlar.ÔÇŁ (M├╝slim, Birr, 66)

├Äman karde┼či olan m├╝ÔÇÖminler birbirlerini ├žok samim├« bir ┼čekilde severler.

├ç├╝nk├╝ onlar ayn─▒ hakikat g├╝ne┼čine teslim olarak m├ónen yeniden do─čmu┼č, ayn─▒ hid├óyet menba─▒ndan i├žmi┼č, ayn─▒ ihsan sofras─▒ndan birlikte yemi┼člerdir. Anne-babadan ileri bildikleri ve sevdikleri ayn─▒ PeygamberÔÇÖe t├ób├« olmu┼č, OÔÇÖnun yolunda, ayn─▒ k─▒bleye y├Ânelmi┼č ve ayn─▒ hedefe do─čru birlikte y├╝r├╝m├╝┼člerdir. Nih├ó├« arzular─▒ da; bir olan Rablerinin r─▒z├ós─▒na eri┼čerek, cennette birlikte olmakt─▒r.

B├Âyle g├╝├žl├╝ ba─člarla birbirlerine ba─članan m├╝ÔÇÖminler, elbette birbirlerine muhabbetle ba─čl─▒d─▒rlar.

Fakat muhabbet, kuru bir d├óv├ódan ibaret de─čildir. Muhabbet; karde┼činin derdiyle dertlenip ihtiya├žlar─▒n─▒ kar┼č─▒lamak, fed├ók├órl─▒k ve fer├ógat g├Âstermek ve elindeki nimetleri, sevin├žleri ve h├╝z├╝nleri onunla payla┼čabilmektir.

├ç├╝nk├╝ ger├žek karde┼člik, zor zamanlarda sergilenebilen karde┼čliktir.

Bir karde┼č, karde┼činin problemlerini ├ž├Âzmeye mecburdur. Zira problemini ├ž├Âzd├╝─č├╝m├╝z insan bizimdir. Muhabbet tevz├« etti─čimiz insan bizimdir, karde┼člik bu beraberli─či sa─člamakla ayakta durur. Karde┼čler, birbirini y─▒kayan iki el gibidir. Yani karde┼č, karde┼če zimmetlidir.

Ger├žek bir karde┼člik; Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- taraf─▒ndan bir bir say─▒lan, karde┼člik vazifeleri ri├óyetle ayakta durur. Fahr-i K├óinat Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- buyurur:

ÔÇťM├╝sl├╝man─▒n m├╝sl├╝man ├╝zerindeki hakk─▒ be┼čtir:

1. Selâmı almak,

2. Hastay─▒ ziyaret etmek,

3. Cen├ózeye i┼čtir├ók etmek,

4. Davete icâbet etmek,

5. Aks─▒rana; ┬źYerhamuk├óllah: Allah sana merhamet eylesin!┬╗ demek.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Cen├óiz, 2; M├╝slim, Sel├óm, 4)

Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-; ├«man karde┼čli─činin ┼či├ór─▒ olan bu haklar─▒ hat─▒rlatmakla, te┼čvik etmekle kalmaz, s─▒k s─▒k ash├ób─▒na, tavsiyelerinin tatbikat─▒n─▒ da sorard─▒:

BUG├ťN B─░R YET─░M BA┼×I OK┼×AYAN VAR MI?

ÔÇťBug├╝n bir cen├óze te┼čyiinde bulunan var m─▒?ÔÇŁ

ÔÇťBug├╝n bir hasta ziyaretinde bulunan var m─▒?ÔÇŁ (M├╝slim, Fed├óiluÔÇÖs-sah├óbe, 12)

Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- m├╝ÔÇÖminlerin zor zamanda birbirlerine sahip ├ž─▒kmalar─▒n─▒, birbirleri i├žin ├«s├ór/fed├ók├órl─▒k/nefsinden kopar─▒p verme hasletleriyle dolu olmalar─▒n─▒ o kadar m├╝him ve zar├╗r├« g├Âr├╝yordu ki, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n kendisine lutfu olan baz─▒ m├╗cizelerini dah├«, ├«man karde┼čli─činin per├žinlenmesi ve m├╝ÔÇÖminlerin birbirlerini d├╝┼č├╝nmelerini sa─člamak zemininde g├Âstermi┼čtir.

Suffe ash├ób─▒ndan Eb├╗ H├╝reyre -radnyall├óhu anh- a├žl─▒─č─▒n belini b├╝kt├╝─č├╝ bir g├╝n, kendisini doyuracak bir hay─▒rsever bulabilmek i├žin sah├ób├«lerin ge├žtikleri yol ├╝zerine oturdu. Biraz sonra o yoldan Hazret-i Eb├╗bekir -rad─▒yall├óhu anh- ge├žti. Ona, a├žl─▒─č─▒n─▒ fark eder de kendisini doyurur niyetiyle KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖden bir ├óyet sordu. Fakat Hazret-i Eb├╗bekir de a├ž olmal─▒yd─▒ ki, cevab─▒ verdikten sonra ge├žip gitti, bir ┼čey yapamad─▒.

Sonra Hazret-i ├ľmer -rad─▒yall├óhu anh- geldi. A├žl─▒ktan b├«tap d├╝┼čen Eb├╗ H├╝reyre Hazretleri ona da ayn─▒ d├╝┼č├╝nce ile All├óhÔÇÖ─▒n kit├ób─▒ndan bir ├óyet sordu. L├ókin o da cevap verdikten sonra ge├žip gitti, bir ┼čey yapamad─▒.

Daha sonra Ras├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- g├Âr├╝nd├╝. Sah├ób├«sini g├Âr├╝nce tebess├╝m etti. Kalbinden ge├ženi y├╝z├╝nden anlam─▒┼čt─▒. Eb├╗ H├╝reyreÔÇÖyi h├óne-i sa├ódete davet etti. O m├╝b├órek evde, yiyecek olarak yaln─▒zca hediye gelmi┼č bir bakra├ž s├╝t vard─▒. Allah Ras├╗l├╝ -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem-;

┬źÔÇôEb├╗ H├╝reyre! Suffe ehline git, onlar─▒ bana ├ža─č─▒r.┬╗ buyurdu.

Eb├╗ H├╝reyre, az bir s├╝te b├╝t├╝n ash├ób-─▒ suffenin ortak olaca─č─▒n─▒ duyunca, kendisine kalmayacak diye ├╝z├╝lm├╝┼č, teredd├╝t etmi┼čti. Fakat; ┬źAllah ve Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n emrine itaat etmemek olmaz.┬╗ deyip ko┼čtu, arkada┼člar─▒n─▒ ├ža─č─▒rd─▒. Herkes gelince Hazret-i Peygamber;

┬źÔÇôEb├╗ H├╝reyre! Al, onlara ikr├óm et!┬╗ buyurdu.

Eb├╗ H├╝reyre s├╝t kab─▒n─▒ ald─▒, s─▒rayla herkese ikr├óm etmeye ba┼člad─▒. Her biri kan─▒ncaya kadar i├žiyordu. En sonunda kab─▒ Hazret-i PeygamberÔÇÖe verdi. Herkes doymu┼čtu. Ras├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- kab─▒ eline ald─▒ ve Eb├╗ H├╝reyreÔÇÖye bak─▒p tebess├╝m etti;

┬źÔÇôEb├╗ H├╝reyre! Bir ben kald─▒m, bir de sen.┬╗ buyurdu, kab─▒ ona vererek;

┬źÔÇôOtur da i├ž!┬╗ buyurdu. Eb├╗ H├╝reyre, oturdu ve i├žti.

Sonra Efendimiz yine;

┬źÔÇôOtur, i├ž!┬╗ buyurdu. ─░├žti, i├žti. Ras├╗l-i Ekrem -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- Efendimiz tekrar tekrar;

┬źÔÇô─░├ž, i├ž!┬╗ buyuruyordu. Sonunda Eb├╗ H├╝reyre;

┬źÔÇôHay─▒r, SenÔÇÖi hak peygamber olarak g├Ânderen All├óhÔÇÖa yemin ederim ki, art─▒k i├žecek yerim ve takatim kalmad─▒.┬╗ dedi. Bunun ├╝zerine Allah Ras├╗l├╝ kab─▒ ald─▒, Allah Te├ól├óÔÇÖya hamdetti, besmele ├žekti ve kalan s├╝t├╝ kendisi i├žti. (Bkz. Buh├ór├«, Rik─ük, 17)

Bu had├«s-i ┼čerifte EfendimizÔÇÖin g├Ânl├╝n├╝n hass├ósiyet, rikkat, zar├ófet ve incelikte nas─▒l y├╝ce bir k─▒vamda oldu─čuna ┼čahit oluyoruz.

─░┼čte; PeygamberimizÔÇÖden;

KARDE┼×L─░K T├éL─░M─░

Efendimiz, Hazret-i Eb├╗ H├╝reyreÔÇÖyi g├Âr├╝nce h├ólini, ihtiyac─▒n─▒ s├«m├ós─▒ndan hemen anlad─▒.

Derdiyle dertlenerek onu evine d├óvet etti, h├ónesindeki tek r─▒zk─▒ payla┼čma dersi verdi.

Daha sonra sah├ób├«sine arkada┼člar─▒n─▒ davet ettirdi─činde, g├Ânl├╝nden ge├žirdi─či hissiy├ót─▒ sezdi.

Bunun ├╝zerine arkada┼člar─▒na ikr├óm─▒ bizzat ona yapt─▒rd─▒.

Sonunda kendisine de bol bol kald─▒─č─▒n─▒ bizzat ya┼čatarak g├Âsterdi. B├Âylece ona; ├«man karde┼čli─čini, ├«s├ór─▒, tevekk├╝l├╝ ve hizmeti bizzat ├Â─čretti. ├ľnce kendisi sah├ób├«sinin h├ólini anlad─▒, sonra da ona arkada┼člar─▒n─▒n h├ólinden anlamay─▒ t├ólim etti.

├ç├╝nk├╝ Cen├ób-─▒ Hak bu derin, hassas, rak├«k/ince g├Ânl├╝, hepimizden arzu ediyor. Bakara S├╗resiÔÇÖnde;

ě¬┘Äě╣┘ĺě▒┘É┘ü┘Ć┘ç┘Ć┘ů┘ĺ ěĘ┘Éě│┘ľ█¬┘Ő┘ů┘░█î┘ç┘Ć┘ů┘ĺ

SÎMÂLARINDAN TANIRSIN!

ÔÇť…Sen onlar─▒ (kendini Allah yoluna adad─▒─č─▒ i├žin madd├« kazanc─▒ olmayan, iffetinden dolay─▒ da insanlardan istemeyen, h├ólini belli etmeyen fakirleri) s├«m├ólar─▒ndan tan─▒rs─▒n…ÔÇŁ (el-Bakara, 273) buyuruluyor.

Demek ki, kalp ├Âyle hassasla┼čacak ki, din karde┼činin ihtiyac─▒n─▒, o belli etmese de g├Ârebilecek. ├édet├ó m├ónev├« bir r├Ântgen h├óline gelecek. Din karde┼čine hizmet, r├╗h├ón├« bir zevk, ayr─▒ bir lezzet h├óline gelecek. Cen├ób-─▒ Hak da bu karde┼čli─če b├╝y├╝k bir bereket halk edecek.

─░┼čte ├ľmer bin Abd├╝laziz zaman─▒…

├ľyle bir karde┼člik ya┼čand─▒ ki zenginler, zek├ótlar─▒n─▒ verecek fakir bulamad─▒lar. ├Äman karde┼čli─činin neticesinde ├Âyle bir r├╗h├óniyet tevz├« edildi ki, kurtlar koyunlara ili┼čemedi.

Bu, ├ľmer bin Abd├╝lazizÔÇÖin g├Ân├╝l ├óleminden ta┼čan bir rahmet tecell├«si ve tevziiydi.

Muhammed bin Uyeyne -rahmetull├óhi aleyh- ┼č├Âyle der:

ÔÇť├ľmer bin Abd├╝laziz hal├«fe iken KirmanÔÇÖda koyun g├╝derdim. Hal├«fenin r├╗h├óniyet ve ad├óletinden dolay─▒ bana koyunlar ile kurtlar ├ódet├ó birlikte dola┼č─▒r gibi g├Âr├╝n├╝rd├╝. Bir gece ans─▒z─▒n kurtlar─▒n koyunlara sald─▒rd─▒─č─▒n─▒ g├Ârd├╝m. ┼×a┼č─▒rd─▒m. Sanki d├╝nya, b├╝t├╝n huzur ve s├╝k├╗nunu kaybediyor gibiydi. ─░├žimden;

┬ź┼×u ├ódil ve Hak dostu hal├«fe ├Âlm├╝┼č olmal─▒!┬╗ dedim. Ara┼čt─▒rd─▒m, ├ľmer bin Abd├╝lazizÔÇÖin o gece vef├ót etti─čini ├Â─črendim.ÔÇŁ

─░┼čte din karde┼čli─činin, m├╝ÔÇÖminlerin dayan─▒┼čmas─▒n─▒n, payla┼čmas─▒n─▒n, birbirinin derdiyle dertlenmesinin tevz├« etti─či pozitif enerji;

KARDE┼×L─░─×─░N FEYZ─░

Karde┼čli─čin ├Âyle bir r├╗h├óniyeti, ├Âyle bir feyiz ve bereketi vard─▒r ki bu u─čurda at─▒lan ad─▒mlar z├óhiren e─čri bile olsa Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n lutfuyla hayra tebdil olur. Nitekim had├«s-i ┼čerifte ┼č├Âyle bir h├ódise nakledilir:

ÔÇť(Vaktiyle) bir adam;

┬źÔÇôBen mutlaka bir sadaka verece─čim.┬╗ dedi.

Geceleyin evinden sadakas─▒n─▒ al─▒p ├ž─▒kt─▒ ve onu bilmeden bir h─▒rs─▒z─▒n eline tutu┼čturdu. Ertesi g├╝n belde halk─▒;

┬źÔÇôHayret! Bu gece bir h─▒rs─▒za sadaka verilmi┼č!┬╗ diye konu┼čmaya ba┼člad─▒.

Adam;

┬źÔÇôAll├óhÔÇÖ─▒m! Sana hamdolsun. Ben mutlaka bir sadaka verece─čim.┬╗ dedi.

Yine sadakas─▒n─▒ alarak evinden ├ž─▒kt─▒ ve onu (bu sefer de bilmeden) bir f├óhi┼čenin eline tutu┼čturdu. Ertesi g├╝n halk;

┬źÔÇôOlur ┼čey de─čil! Bu gece bir f├óhi┼čeye sadaka verilmi┼č!┬╗ diye dedikoduya ba┼člad─▒.

Adam;

┬źÔÇôAll├óhÔÇÖ─▒m! Bir f├óhi┼čeye (de olsa) sadaka verdi─čim i├žin Sana hamd olsun. Ben mutlaka bir sadaka verece─čim.┬╗ dedi.

(O gece, yine) sadakas─▒n─▒ al─▒p evinden ├ž─▒kt─▒ ve onu (bu defa da bilmeden) bir zenginin eline koydu. Ertesi g├╝n halk;

┬źÔÇôBu ne i┼čtir! Bu gece bir zengine sadaka verilmi┼č!┬╗ diye (hayretle) s├Âylenmeye ba┼člad─▒.

Adam;

┬źÔÇôAll├óhÔÇÖ─▒m! H─▒rs─▒za, f├óhi┼čeye ve zengine (de olsa) sadaka verdi─čim i├žin Sana hamdolsun.┬╗ dedi.

(Bu ihlâsı üzerine) uykusunda o adama;

┬źÔÇôH─▒rs─▒za verdi─čin sadaka, belki onu yapt─▒─č─▒ h─▒rs─▒zl─▒ktan utand─▒r─▒p vazge├žirecektir. F├óhi┼če, belki yapt─▒─č─▒ndan vazge├žip iffetli bir kad─▒n olacakt─▒r. Zengin de belki bundan ibret al─▒p All├óhÔÇÖ─▒n kendisine verdi─či maldan muhta├žlara da─č─▒tacakt─▒r.┬╗ denildi.ÔÇŁ (Buh├ór├«, Zek├ót, 14; M├╝slim, Zek├ót, 78. Ayr─▒ca bkz. Nes├ó├«, Zek├ót, 47)

Had├«s-i ┼čerifte karde┼člik ad─▒na yap─▒lacak hay─▒rlarda, at─▒lacak ad─▒mlarda, nefsin s─▒─č─▒nabilece─či m├ózeretler bertar├óf edilmekte, ihl├ós ile yap─▒lan hayr─▒n sahibine ecir kazand─▒rmak yan─▒nda cemiyet i├žin de mutlaka m├╝sbet bir netice meydana getirece─či bey├ón edilmektedir.

M├╝ÔÇÖminler; birbirlerine sahip ├ž─▒karlarsa, birbirlerinin kusurlar─▒n─▒ tel├ófi i├žin ├ž─▒rp─▒n─▒rlarsa, Cen├ób-─▒ Hak; bir feyiz ve bereket ├ža─člayan─▒ h├ólinde, cemiyete, ├╝mmete l├╝tuflarda bulunmaktad─▒r.

O feyiz ve r├╗h├óniyet ile, o birbirine kenetlenmi┼č karde┼člik ile m├╝sl├╝manlar iki bu├žuk senede t├ó ─░spanyaÔÇÖya ├ž─▒kt─▒, Pirene Da─člar─▒ÔÇÖna dayand─▒. Muazzam bir fetih destan─▒ yaz─▒ld─▒. Tar─▒k bin ZiyadÔÇÖ─▒n tam inanm─▒┼č be┼č bin ki┼čiden ibaret fetih ordusu, doksan bin ki┼čilik ─░spanya ordusunu bertaraf etti.

Fakat o pozitif enerjinin tersi de vard─▒.

M├╝ÔÇÖminler aras─▒nda karde┼člik ba─člar─▒ ├ž├Âz├╝l├╝nce; din karde┼čini hor g├Ârmeler, g─▒ybetler, ├žeki┼čmeler, ihtil├óflar, tefrikalar ba┼člay─▒nca, ezc├╝mle karde┼člik ├ž├Âk├╝nce End├╝l├╝s de ├ž├Âkt├╝. ─░nsanlar r├╗h├ón├« pl├óndan nefs├ón├« pl├óna ge├žince yedi as─▒rl─▒k muhte┼čem medeniyet yerle bir oldu. Geriye, AkdenizÔÇÖe g├Âm├╝lm├╝┼č 300 bin m├╝sl├╝man naa┼č─▒, zorla H─▒ristiyanla┼čt─▒r─▒lan yavrular, katedrallere ├ževrilmi┼č mahzun c├ómiler ve sat─▒rlarda mersiyeler, a─č─▒tlar kald─▒.

Bizim m├óz├«mizde de, ─░sl├óm ahl├ók─▒n─▒n ya┼čand─▒─č─▒ zamanlarda zengin-fakir b├╝t├╝n m├╝ÔÇÖminler birbirine kucakt─▒. Zengin ve fakir ayr─▒ sitelerde de─čil ayn─▒ mahallelerde g├Ân├╝l g├Ân├╝le ya┼čard─▒. Mahalle; dul, kimsesiz ve yetimin bar─▒nak ve s─▒─č─▒na─č─▒ idi. Nezaket had safhadayd─▒. Bir evde hasta varsa, pencereye k─▒rm─▒z─▒ ├ži├žek konur, onu g├Âren sat─▒c─▒, oradan sessiz ge├žer, ├žocuklar da ba┼čka mahallelerde oynarlard─▒. Fakirlerle zenginler aras─▒nda hayat tarz─▒ olarak pek az bir fark olurdu. Birinin elbisesinin kuma┼č─▒ biraz daha parlak, di─čerininki az mat olurdu. O kadar.

Han─▒mlar aras─▒nda imece us├╗l├╝ tarhanalar, re├želler yap─▒l─▒r, payla┼č─▒l─▒rd─▒. Herkes birbiriyle abla-karde┼č, anne-evl├ót durumundayd─▒. Mahalle birbirinin sigortas─▒ idi. Herkes ├«man karde┼čli─činin bereketi olan bir r├╗h├óniyet ├žat─▒s─▒ alt─▒nda idi.

Osmanl─▒ÔÇÖda v├ólide sultanlar, sarayl─▒ han─▒mlar bile halktan, gariplerden uzak de─čildiler. Sert m├«za├žl─▒ K├Âsem Sultan bile yetim k─▒zlar─▒n ├žeyizini haz─▒rlamak i├žin vak─▒f kurmu┼čtu.

Osmanl─▒; erke─čiyle, kad─▒n─▒yla, ├žocu─čuyla birbirine s─▒ms─▒k─▒ kenetlenmi┼č, b├Âyle bir merhamet toplumuydu.

Yi─čitler, surlara t─▒rman─▒rken; ┬ź┼×ehidlik s─▒ras─▒ bize geldi!┬╗ diye co┼čkuyla canlar─▒n─▒ fed├ó ediyor; varl─▒k sahipleri, sadece resm├« kayd─▒ tespit edilebilen 26.300 kadar vak─▒f ile mallar─▒n─▒ garip, kimsesiz, yoksul karde┼člerinin aya─č─▒na seriyordu.

Sadaka ta┼člar─▒yla fukar├ón─▒n haysiyeti zedelenmeden ihtiyac─▒ g├Âr├╝l├╝yordu. Yard─▒mlar lo┼č vakitlerde da─č─▒t─▒l─▒yor, verenler alana te┼čekk├╝r ed├ós─▒ i├žinde bulunuyordu.

Bu sayede toplumu, merhamet dokusu, bir a─č gibi ├Âr├╝yordu. Cemiyet, Allah r─▒z├ós─▒n─▒ kazan─▒yor, musibetlerden kurtuluyordu. Ecd├ód─▒m─▒z b├Âyle bir tes├ón├╝d/dayan─▒┼čma sayesinde k─▒talara ad├ólet ve rahmet ta┼č─▒rd─▒. M├óz├«mizin en m├╝him harc─▒, cemiyetteki ├«man karde┼čli─čiydi.

YA BUG├ťN?

Bug├╝n maalesef o karde┼člik ┼čuuru geride kald─▒. O r├╗h├óniyet kalkan─▒ toplumumuzun ├╝zerinden kalkt─▒, o feyiz ya─čmuru kesildi. Hunhar cinayet haberleri, vakÔÇÖa-y─▒ ├ódiyeden say─▒l─▒r oldu. De─čil m├╝ÔÇÖmin karde┼čin, ├Âz karde┼člerin birbirinin kan─▒na girmesi; evl├ótlar─▒n ebeveynini katletmesi s─▒radanla┼čt─▒.

B├Âl├╝┼čme, payla┼čma ve ikram azald─▒k├ža; gasp, h─▒rs─▒zl─▒k ve irtik├óp ├žo─čald─▒. ├Äman karde┼čli─či zedelendik├že, fitne ve tefrika yay─▒ld─▒. ├édet├ó insanlar birbirine d├╝┼čman h├óline geldi.

Tev├ózu unutuldu, g├╝├ž g├Âsterisi reva├ž buldu.

Egoizm, merhamet ve nez├óketi t├órum├ór etti. Sevin├ž g├╝n├╝ olan d├╝─č├╝n g├╝nlerinde bile neler ya┼čanmaya ba┼čland─▒. Garip ve kimsesizler d├╝┼č├╝n├╝lmez oldu. Hastalar─▒, ├žocuklar─▒, hamileleri ve yorgun ya┼čl─▒lar─▒ hi├ž dikkate almadan rastgele maytaplar patlat─▒l─▒r oldu. Velh├ós─▒l ya┼čanan daha nice nefs├ón├« hoyratl─▒klar i├žerisinde toplum, bir cinnet yar─▒┼č─▒na itildi.

├Äman─▒n a┼čk, vecd ve lezzetine kavu┼čamad─▒klar─▒ i├žin hayat ve k├óinat muamm├ós─▒n─▒ ├ž├Âzemeyen; g├╝llerin, a─ča├žlar─▒n, kurtlar─▒n, ku┼člar─▒n h├ól lisan─▒ndan anlayamayan; r├╝zg├órlar─▒n, da─člar─▒n, derelerin, bah├želerin sessiz ve s├Âzs├╝z beyanlar─▒n─▒ al─▒k ve abus bir ├žehreyle seyredip ge├žen ham ruhlara ne kadar yaz─▒k!

Bu hazin vaziyetten kurtulman─▒n yolu, ├«man karde┼čli─čini yeniden diriltmek… All├óhÔÇÖ─▒n kalpleri teÔÇÖlif etmesiyle, Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n nimetiyle yeniden karde┼čler h├óline gelmek…

Y─▒llarca birbirinin kan─▒n─▒ d├Âken Evs ve HazrecÔÇÖin ├«man ile birle┼čip ensar oldu─ču gibi…

Mo─čol ─░st├«l├ós─▒ÔÇÖn─▒n peri┼čan etti─či, beylikler h├ólinde kavgaya tutu┼čmu┼č AnadoluÔÇÖnun; at─▒n─▒ BizansÔÇÖa ├ževiren Osmanl─▒ oldu─ču gibi…

E─čer ├óhirzaman─▒n fitne ve tefrikalar─▒na kar┼č─▒ ├«m├ón─▒m─▒za ve ├«man karde┼čli─čimize sahip ├ž─▒karsak bizleri bir m├╝jde daha bekliyor:

EFEND─░M─░ZÔÇÖ─░N KARDE┼×LER─░NDEN OLMAK

Vefatına yakın Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, ashâbıyla birlikte kabristana gitti ve;

ÔÇťÔÇôAll├óhÔÇÖ─▒n sel├óm─▒ ├╝zerinize olsun ey m├╝ÔÇÖminler diy├ór─▒n─▒n s├ókinleri! ─░n┼č├óallah bir g├╝n biz de size kat─▒laca─č─▒z.

Karde┼člerimizi g├Ârmeyi ├žok isterdim. Onlar─▒ ne kadar da ├Âzledim!ÔÇŁ buyurdu.

Ashâb-ı kiram;

ÔÇťÔÇôBiz SenÔÇÖin karde┼člerin de─čil miyiz y├ó Ras├╗l├óllah?ÔÇŁ dediler.

Efendimiz;

ÔÇťÔÇôSizler benim ash├ób─▒ms─▒n─▒z, karde┼člerimiz ise hen├╝z gelmemi┼č olanlard─▒r.ÔÇŁ buyurdu. Bunun ├╝zerine ash├ób-─▒ kiram sordu:

ÔÇťÔÇô├ťmmetinden hen├╝z gelmemi┼č olanlar─▒ nas─▒l tan─▒yacaks─▒n ey All├óhÔÇÖ─▒n Ras├╗l├╝?ÔÇŁ

Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz;

ÔÇťÔÇôBir adam─▒n aln─▒ ve ayaklar─▒ ak olan bir at─▒ oldu─čunu d├╝┼č├╝n├╝n. Adam bu at─▒n─▒, hepsi de simsiyah olan bir at s├╝r├╝s├╝ i├žinde tan─▒yamaz m─▒?ÔÇŁ diye sordu. Sah├óbe;

ÔÇťÔÇôEvet, tan─▒r ey All├óhÔÇÖ─▒n Ras├╗l├╝!ÔÇŁ dediler. Bunun ├╝zerine Ras├╗l-i Ekrem -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- ┼č├Âyle buyurdu:

ÔÇťÔÇô─░┼čte onlar da abdestten dolay─▒ y├╝zleri nurlu, el ve ayaklar─▒ parlak olarak geleceklerdir. Ben ├Ânceden gidip (KevserÔÇÖden) ikr├óm etmek i├žin havuzumun ba┼č─▒nda onlar─▒ bekleyece─čim.

Dikkat edin! Birtak─▒m kimseler, yabanc─▒ devenin s├╝r├╝den kovulup uzakla┼čt─▒r─▒ld─▒─č─▒ gibi benim havuzumdan kovulacaklar. Ben onlara; ┬źBuraya gelin!┬╗ diye nid├ó edece─čim. Fakat bana;

┬źÔÇôOnlar SenÔÇÖden sonra h├óllerini de─či┼čtirdiler, (SenÔÇÖin S├╝nnetÔÇÖini t├ókip etmeyip ba┼čka yollara sapt─▒lar.)┬╗ denilecek. Bunun ├╝zerine ben de;

┬źÔÇôUzak olsunlar, uzak olsunlar!..┬╗ diyece─čim.ÔÇŁ (M├╝slim, Tah├óret 39, Fed├óil 26)

Cen├ób-─▒ Hak, bizleri EfendimizÔÇÖin Havz-─▒ KevserÔÇÖinin ba┼č─▒na, y├╝z├╝ ak olarak gelenlerden eylesin. OÔÇÖnun huz├╗rundan kovulan bedbahtlardan eylemesin.

Millet├že, toplumca Cen├ób-─▒ HakkÔÇÖ─▒n da Ras├╗l├╝ÔÇÖn├╝n de sevgisini kazanman─▒n yeg├óne yolu, ├«man karde┼čli─činin ├«caplar─▒n─▒ yerine getirmek.

├ç├╝nk├╝ Cen├ób-─▒ Hak, birbirlerini Allah i├žin seven, koruyan, destekleyen m├╝ÔÇÖminlerin bu sevgilerinden r├óz─▒ olur ve b├Âyle yek-v├╝cut h├óle gelmi┼č m├╝ÔÇÖmin kullar─▒n─▒ sever. Bir kuds├« hadiste Allah Te├ól├ó ┼č├Âyle buyurur:

ÔÇťBenÔÇÖim r─▒z├óm i├žin birbirini sevenlere, BenÔÇÖim i├žin birbirlerine ikramda bulunanlara, BenÔÇÖim i├žin birbirlerine samimiyetle ├«tim├ód edip dost olanlara, akraba ve dostlar─▒yla irtibat─▒n─▒ kesmeyenlere ve BenÔÇÖim i├žin ziyaretle┼čenlere BenÔÇÖim de muhabbetim tahakkuk etmi┼čtir.ÔÇŁ (Ahmed, M├╝sned, V, 229)

Bilhassa g├╝n├╝m├╝zde, karde┼čli─čin zor ya┼čand─▒─č─▒, insanl─▒─č─▒n nefs├ón├« bir hayata kap─▒l─▒p da selde s├╝r├╝klenen k├╝t├╝kler gibi akt─▒─č─▒ bir devirde, ger├žek bir karde┼člik ya┼čayabilenler bu m├╝jdeye d├óhildirler.

Yetimlerin, muzdariplerin; ┬źAc─▒y─▒n bize!┬╗ diye hayk─▒ran b├«├žarelerin fery├ód─▒n─▒ i┼čitebilenler bu m├╝jdeye d├óhildirler.

D├╝nyan─▒n d├Ârt bir yan─▒ndaki muhta├žlara g├Ân├╝l g├Ân├╝l ula┼čabilenler bu m├╝jdeye d├óhildir. Orta AsyaÔÇÖdan BalkanlarÔÇÖa, AfrikaÔÇÖya hatt├ó m├╝reffeh ├╝lkelerin varo┼člar─▒nda eriyen milyonla zavall─▒lara el uzatabilenler, imd├ód─▒na ko┼čabilenler bu m├╝jdeye d├óhildir.

Bu m├╝jdeye d├óhil olanlar da ├╝m├«d ederiz ki, mah┼čer g├╝n├╝nde Ar┼čÔÇÖ─▒n g├Âlgesinde g├Âlgelenen yedi ki┼čiden biri olacaklard─▒r. Ayr─▒ca Allah onlara, zor zamanlarda g├Âsterdikleri gayretler, hizmetler ve yard─▒mla┼čmalar sebebiyle mahrumiyet zamm─▒ verecektir. ┘é┘Äě▒┘ĺěÂ┘őěž ěş┘Äě│┘Ä┘ć┘őěž ├ç├╝nk├╝ onlar karde┼člikte All├óhÔÇÖ─▒n sevdi─či bir k─▒vam ├╝zere ya┼čayanlard─▒r. Nitekim ├óyet-i ker├«mede buyurulur:

ÔÇťAllah, kendi yolunda kenetlenmi┼č bir yap─▒ / ├╝st ├╝ste konulan kerpi├žler gibi saf ba─člayarak sava┼čanlar─▒ sever.ÔÇŁ (es-Saff, 4)

├éyette kastedilen m├╝cadele, bilhassa zaman─▒m─▒zda ya┼čayarak bir ─░sl├óm ┼čahsiyet ve karakterini tevz├« etmek ve kalb├« f├╝t├╗hatlarla hid├óyetlere sebep olabilmek ┼čeklinde de anla┼č─▒lmal─▒d─▒r. Buna g├Âre ├óyette cihad edenler; d├╝┼čmanlara kar┼č─▒ ├žarp─▒┼čanlar m├ón├ós─▒ yan─▒nda bir de ceh├ólete kar┼č─▒ m├╝cadele edenlerdir, nefs├ón├« tem├óy├╝llere kar┼č─▒ m├╝cadele edenlerdir, ahl├óks─▒zl─▒k ve vah┼četlere kar┼č─▒ m├╝cadele edenlerdir, velh├ós─▒l insanl─▒─č─▒n ├Âld├╝r├╝ld├╝─č├╝ bir ortamda onlar─▒n dirili┼č ve kurtulu┼ču i├žin ├ž─▒rp─▒nanlard─▒r. Bu ├ž─▒rp─▒n─▒┼č i├žinde de yek-v├╝cut olabilenler, yani d├ósit├ón├« karde┼člik tes├ón├╝d├╝ i├žinde olabilenlerdir.

Bin bir imtihan tecell├«si i├žinde ya┼čad─▒─č─▒m─▒z ┼ču ├óhirzamanda ─░sl├ómÔÇÖ─▒n g├Ân├╝l dokusunu, feyiz ve r├╗h├óniyetini, vecd ve isti─čr├ók─▒n─▒, t─▒pk─▒ ash├ób-─▒ kiram, t├óbi├«n ve s├ólih m├╝ÔÇÖmin nesillerdeki ihti┼čam─▒yla hayat─▒m─▒zda tatb├«k edebilmek, ancak karde┼člik tes├ón├╝d├╝yle m├╝mk├╝nd├╝r.

Ash├ób─▒n─▒, m├╝stesn├ó bir karde┼člik tes├ón├╝d├╝ i├žerisinde yeti┼čtiren Peygamber Efendimiz -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- ├╝mmetinin karde┼člik ba─člar─▒na hayranl─▒k i├žerisinde, kendisini de ash├ób─▒n─▒n bir karde┼či olarak g├Ârm├╝┼č ve umre i├žin kendisinden izin isteyen Hazret-i ├ľmerÔÇÖe:

ÔÇťÔÇôKarde┼čca─č─▒z─▒m, bizi de du├óna d├óhil et, bizleri unutma!ÔÇŁ buyurmu┼čtu. (Tirmiz├«, Deav├ót, 109/3562)

Hazret-i ├ľmer t, bu b├╝y├╝k iltifat ve tevecc├╝h kar┼č─▒s─▒ndaki h├ólini;

ÔÇťÔÇôRas├╗lullah -sall├óll├óhu aleyhi ve sellem- EfendimizÔÇÖin bu s├Âz├╝ne kar┼č─▒l─▒k bana d├╝nyay─▒ verselerdi bu kadar sevinmezdim.ÔÇŁ diyerek dile getirmi┼čtir. (Eb├╗ D├óv├╗d, Vitir, 23/1498)

├éhirzamanda EfendimizÔÇÖe l├óy─▒k, din karde┼čiyle sapasa─člam kenetlenmi┼č, birbirinin derdiyle dertlenen, birbirine hayr─▒ ve sabr─▒ tavsiye eden bir ├╝mmet olmak s├╗retiyle; Hazret-i ├ľmerÔÇÖi b├Âylesine sevindiren, EfendimizÔÇÖe karde┼člik nimetine in┼č├óallah bizler de n├óil olabiliriz.

Cen├ób-─▒ Hak bizleri, ensar ve muh├ócirler gibi ├«man karde┼čleri eylesin. Cemiyetimizi din karde┼čli─činin feyiz ve bereketi ile nurland─▒rs─▒n. Bizleri, EfendimizÔÇÖin; ┬ź├ľzledim┬╗ buyurdu─ču karde┼čleri z├╝mresine ilh├ók eylesin.

Âmîn!..