Hazan D├╝┼č├╝nceleri

Ayla A─×ABEG├ťM

Sonbahar, edebiyat├ž─▒lar─▒m─▒za ilham verirken, bazen bir yok olu┼čun h├╝zn├╝n├╝ ya┼čat─▒r, bazen de renk c├╝mb├╝┼č├╝ i├žinde yeni heyecanlar verir. All├óhÔÇÖa var─▒┼č─▒n s─▒rr─▒n─▒ anlat─▒r. Sessizli─čin i├žinde r├╝zg├ór─▒n savurdu─ču yapraklar─▒n h─▒┼č─▒rt─▒s─▒n─▒ dinlerken i├žinizdeki ses susmay─▒, konu┼čmamay─▒, yazmamay─▒ sadece sessizli─čin sesini dinlemeyi f─▒s─▒ldarken, bir ba┼čka ses denizler gibi co┼čarak anlatman─▒z─▒ ├Â─č├╝tler. Bir sonbahar mevsiminde edebiyat bah├žesinde gezinelim, bakal─▒m kimler neler s├Âylemi┼čÔÇŽ

Mehmet RaufÔÇÖun Eyl├╝l roman─▒n─▒n kahraman─▒ Suat. ÔÇťEyl├╝l mal├╗m, h├╝z├╝n ve matem ay─▒d─▒r. Evet her ┼čey ├ž├╝r├╝yor, her ┼čeyÔÇŽ ─░nsanlar da ├ž├╝r├╝meyecekler mi? Ne renk, ne rayihaÔÇŽ ─░┼čte yapraklar ├Âl├╝yorÔÇŽ R├╝zg├ór insafs─▒z, ya─čmur inat├ž─▒, her ┼čey ├ž├╝r├╝yorÔÇŽ Demek biz de ├ž├╝r├╝yece─čiz. Suat, hayat─▒n nas─▒l f├ón├« ge├žmi┼č oldu─čunu anlad─▒ktan sonra, art─▒k bir ┼čey de yapmak k─übil olmad─▒─č─▒n─▒ g├Ârerek, b├Âyle ├ž├╝r├╝mek, bitmek ona pek insafs─▒zca, pek ac─▒ geliyordu.ÔÇŁ Kahraman─▒m─▒z, tasavvuf erbab─▒yla tan─▒┼čm─▒┼č olsayd─▒ ┬ź├ž├╝r├╝mek, bitmek┬╗ ona insafs─▒zca gelmeyecekti. ─░brahim Hakk─▒ HazretleriÔÇÖnin Tefvizn├ómeÔÇÖsinden yeni ilhamlar alabilirdi:

Bir i┼či mur├ód etme
Olduysa inâd etme
HakÔÇÖtand─▒r o reddetme
Mevl├ó g├Ârelim neyler
Neylerse g├╝zel eyler

Ahmet H├ó┼čim, bir sonbahar sabah─▒ NapoliÔÇÖdedir ve eyl├╝l meyvelerinin kokular─▒ i├žinde ┼čehre gelmi┼čtir. ÔÇťGitti─čimiz g├╝n NapoliÔÇÖde sonbahar─▒n bereketi kutlan─▒yordu. B├╝t├╝n evlerin pencereleri ve balkonlar─▒ lifte ba─člarla tutturulan y├╝zlerce kavunla donat─▒lm─▒┼č, manavlar─▒n tezg├óhlar─▒ ├╝zerinde iri k─▒z─▒lc─▒k bi├žiminde domatesler, g├Âr├╝lmemi┼č irilikte sapsar─▒ biberler, siyah incirler, pembe ┼čeftaliler ve kehribar renginde ├╝z├╝mler y─▒─č─▒lm─▒┼čt─▒. ├ť├ž beygirlik y├╝k arabalar─▒ k─▒rlar─▒n bin bir ├╝r├╝n├╝yle y├╝kl├╝ a─č─▒r a─č─▒r ┼čehrin yollar─▒ndan ge├žiyor, yabanc─▒ oldu─čumuzu anlayanlar arabam─▒z─▒ durdurarak nar ve incir at─▒yorlard─▒. Seyahat b├╝t├╝n dertlere devayd─▒.ÔÇŁ

Ahmet H├ó┼čim, bir sonbahar g├╝n├╝ yurtd─▒┼č─▒ndayken kendi ├╝lkesinin sonbaharlar─▒na benzer bir g├╝n ge├žirmi┼čtir. Bir ba┼čka g├╝n, sonbahar onu yeni d├╝┼č├╝ncelere dald─▒r─▒r:

Suyu y├ók┼źta d├Ând├╝ren bu hazan
Bizi gark eyliyor d├╝┼č├╝ncelereÔÇŽ

G├Âk ye┼čil, yer sar─▒, mercan dallar,
Dalm─▒┼č ├╝st├╝ndeki ku┼člar y├óda;

Bize bir zevk-i tahattur kald─▒
Bu s├Ânen, g├Âlgelenen d├╝ny├óda!

B├ók├«, Kanun├« devrinin d├«van ┼čairlerindendir. Kendini o vadinin ustalar─▒ndan sayarak;

Bu devr i├žinde benim, p├ódi┼č├óh-─▒ m├╝lk-i s├╝han
Bana sunuldu kasîde, bana verildi gazel

derken, kendisini s├Âz ├╝lkesinin padi┼čah─▒ sayar. Kaside ve gazel vadisindeki ustal─▒─č─▒ndan da s├Âz eder. Kanun├« devrinin madd├« ve m├ónev├« ihti┼čam─▒, onun ┼čiirlerinde m─▒sralara akseder. Sonbahara devrin tesiri alt─▒nda kalarak bakar, ruh h├óli Servet-i F├╝nun devri yazarlar─▒ndan Mehmet RaufÔÇÖta oldu─ču gibi h├╝z├╝nl├╝ de─čildir. Sonbahar─▒ bir ressam gibi ┼čiire aksettirir:

G├╝l┼čene altun varaklar zeyn id├╝p b├ód-─▒ haz├ón
Gûyiyâ zer-kûblar dükkânı oldı gül-sitân

ÔÇťSonbahar r├╝zg├ór─▒ g├╝l bah├žesini alt─▒n yapraklarla s├╝sledi. Bah├že alt─▒n d├Âv├╝p, alt─▒n i┼čleyenlerin d├╝kk├ón─▒na d├Ând├╝.ÔÇŁ Sonbahar─▒n renk c├╝mb├╝┼č├╝nde hayran hayran etrafa bakarken, alt─▒n kelimesi bize devrin ihti┼čam─▒n─▒ hat─▒rlat─▒yor.

Ri┼čte-i b├óran g├╝m├╝┼č tel s├«m-ke┼č ebr-i harif
─░ki ├žerha d├Ând├╝ler g├╗y├ó zem├«n ├╝ ├ósm├ón

ÔÇť─░plik iplik ya─čan ya─čmur damlalar─▒ g├╝m├╝┼č teller gibi parl─▒yor. Sonbahar bulutu saf bir g├╝m├╝┼č y─▒─č─▒n─▒ gibi, yer ve g├Âk bu g├╝m├╝┼č├╝ i┼čleyip tel h├óline getiren iki ├žarka d├Ând├╝ler.ÔÇŁ G├╝m├╝┼č├╝ d├╝┼č├╝n├╝rken, devrin zenginli─čini, rahatl─▒─č─▒n─▒, fethedilen ├╝lkeleri, p─▒r─▒l p─▒r─▒l parlayan k─▒l─▒├žlar─▒ d├╝┼č├╝nebiliriz.

B├ók├«, bir ba┼čka gazelinde d├╝nya saltanat─▒na fazla g├╝venmememizi de s├Âyleyerek bizi ikaz eder:

N├óm ├╝ ni┼č├óne kalmad─▒ fasl-─▒ bah├órdan
D├╝┼čt├╝ ├žemende berg-i d─▒raht ├«tib├órdan

ÔÇťBahar mevsiminden eser kalmad─▒, a─ča├ž yapra─č─▒ bah├žede yere d├╝┼čt├╝ (itibardan d├╝┼čt├╝).ÔÇŁ ─░nsan hayat─▒ da bah├žedeki a─ča├žlar gibi de─či┼čik d├Ânemlerden ge├žer. ─░tibarda oldu─čumuz d├Ânemler; ┬źSorumluluklar─▒m─▒ yerine getiriyor muyum, bulundu─čum yer benim hakk─▒m m─▒?┬╗ diye sormay─▒z. Biz hak etti─čimiz i├žin orada oldu─čumuzu san─▒r─▒z. ─░tibardan d├╝┼čt├╝─č├╝m├╝z, hayat─▒m─▒z─▒n sonbahar─▒ sand─▒─č─▒m─▒z d├Ânemler, ┬źneden-ni├žin?┬╗ sorular─▒n─▒ sormaya ba┼člar─▒z.

Hayat─▒n ini┼čli-├ž─▒k─▒┼čl─▒ yollar─▒ndan korkmam─▒z gerekti─čini bir ba┼čka d├«van ┼čairi N├ób├« de dile getirir. Nasihatin ┼čiirle, insan─▒ sarsacak bir ┼čekilde verili┼činin, hayk─▒r─▒┼č─▒n en g├╝zel ├Ârneklerinden biridir. Memleketimiz bir se├žimden ├ž─▒kt─▒ ve yeni bir h├╝k├╗met kurulacak. ─░ktidarda olanlara da, muhalefette olanlara da N├ób├«ÔÇÖnin m─▒sralar─▒yla seslenelim. Bahar edebiyat─▒m─▒zda g├╝zelli─čin, mutlulu─čun, itibarda olman─▒n, y├╝kseli┼čin; sonbahar ise ├╝z├╝nt├╝n├╝n, h├╝zn├╝n iktidardan d├╝┼č├╝┼č├╝n sembol├╝d├╝r. M─▒sralar─▒ devrin diliyle yazarken, a├ž─▒klamalar─▒n─▒ da gen├žlerimiz i├žin vermek zorunda kal─▒yoruz:

B├ó─č-─▒ dehrin hem haz├ón─▒n hem bah├ór─▒n g├Ârm├╝┼č├╝z
Biz ne┼č├ót─▒nda gam─▒nda r├╗zg├ór─▒n g├Ârm├╝┼č├╝z

ÔÇťD├╝nya bah├žesinin hem ilkbahar─▒n─▒ hem sonbahar─▒n─▒ g├Ârm├╝┼č├╝z. Zevk ve safan─▒n da kederin de g├╝nlerini ya┼čam─▒┼č─▒z.ÔÇŁ Hayatta oldu─čumuz s├╝rece mevsimleri ya┼č─▒yoruz. Yaln─▒z mevsimleri mi, ├ževremizde ya┼čananlar─▒ da g├Âr├╝yoruz. Hakl─▒ olarak y├╝kselenler, haks─▒zl─▒klarla bir yerlere gelenlerÔÇŽ G├Ârd├╝─č├╝m├╝z ve ya┼čad─▒klar─▒m─▒z─▒ de─čerlendirebilirsek dimdik ayakta kalabiliriz. Sonbahar─▒ da g├╝zellikleriyle g├Ârebilmek, k├óinat─▒n s─▒rr─▒n─▒ d├╝┼č├╝nebilmek i├žin halk─▒m─▒z; ┬ź├çok da ma─črur olma, senden b├╝y├╝k Allah var!┬╗ diyerek yanl─▒┼č yolda olanlara; ┬źDur ve d├╝┼č├╝n!┬╗ der:

├çok da ma─čr├╗r olma kim meyh├óne-i ikb├ólde
Biz hez├óran mest-i ma─čr├╗run hum├ór─▒n g├Ârm├╝┼č├╝z

ÔÇť─░kbal meyhanesinde ├žok ma─črur olma. Biz ikbal ┼čarab─▒yla sarho┼č olanlar─▒n ve ├žok gururlananlar─▒n i├žkinin ne┼česi ge├žtikten sonraki k─▒vran─▒┼člar─▒n─▒ g├Ârm├╝┼č├╝z.ÔÇŁ Bulundu─ču mevkii hazmedemeyenlere, liyakati olmadan y├╝kselenlere, bulundu─ču fildi┼či kuleden bakarken di─čerlerini hor g├Ârenlere m─▒sralarla seslenebiliriz. ├ť├ž├╝nc├╝ beyte ge├žerken sars─▒l─▒p kendimize gelebiliriz:

Top u âh-ı inkisâra pâydâr olmaz yine
Ki┼čver-i c├óh─▒n nice sengin his├ór─▒n g├Ârm├╝┼č├╝z

ÔÇťMevki ve ikbal memleketinin nice ta┼čtan kalelerini g├Ârm├╝┼č├╝z ki, g├Ânl├╝ k─▒r─▒lan insanlar─▒n bir top gibi g├╝rleyen ahlar─▒yla y─▒k─▒l─▒p gitmi┼čtir.ÔÇŁ

Bir hur├╗┼čiyle eder bin h├óne-i ikb├óli pest
Ehl-i derdin seyl-i e┼čk-i inkis├ór─▒n g├Ârm├╝┼č├╝z

ÔÇťDertli g├Ân├╝llerin ac─▒lar─▒n─▒n, ├╝z├╝nt├╝lerinin bir sel gibi akmas─▒yla, nice ikbal evinin yerle bir oldu─čunu g├Ârm├╝┼č├╝z.ÔÇŁ

Beyitler devam ederken, kendimizi sorguluyoruz, ikbal pe┼činde ko┼čarken yarat─▒l─▒┼č─▒m─▒z─▒n s─▒rr─▒n─▒ unutuyoruz. Yunus g├Ân├╝ll├╝ olup;

Mal sahibi, m├╝lk sahibi
Hani bunun ilk sahibi?

diyemiyoruz. Demedi─čimiz, diyemedi─čimiz i├žin nice baharlar, sonbaharlar ge├žiyorÔÇŽ ┼×airler, m─▒sralar─▒yla sesleniyor. Her seda bize KurÔÇÖ├ón-─▒ KerimÔÇÖden uzakla┼čt─▒─č─▒m─▒z─▒, Peygamber EfendimizÔÇÖi unuttu─čumuzu hat─▒rlat─▒yor.

Hazan, bir mevsimin sonuysa yeni bir mevsimin habercisiÔÇŽ

Hazan, ya┼čl─▒l─▒─ča gidi┼čse ebed├« ├óleme yak─▒nla┼čman─▒n m├╝jdecisiÔÇŽ

Mevl├ón├óÔÇÖn─▒n diliyle; ÔÇťGer├žekten haberi olarak ├Âlen ├ó┼č─▒klar, HakkÔÇÖ─▒n huzurunda ┼čeker gibi erirler, tatl─▒ tatl─▒ ├Âl├╝rler. Elest kitab─▒ndan ├ób-─▒ hayat i├žerler de bir ba┼čka i┼čveyle ├Âl├╝rler…