28. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız,
Bugün şu şirin mavi gezegenimizde, onu kıpkızıl etmeye başlayan ve telâfisi mümkün olmayan o kadar arızalardan bahsediliyor ki… Bunlar, bir bakıma dünyayı; ölçüsüz, şuursuz, fütursuz ve bazen de vicdansız kullanışın kötü neticeleri…
Maalesef insan kendi dengesini yitirdiği zaman dünyanın da dengesini alt üst ediyor. Sonra bunun ceremesini de çok ibretli bir şekilde yine kendi çekiyor. Bu ibretlerin kimi de geri dönüşümü olmayan acı tecrübeler yığını…
Bu yığının içinde neler yok ki?
Bozulan iklimler, küresel ısınma problemi, susuzluğun gittikçe artması ve bunlara bağlı bir dizi meseleler…
Meselâ bu sene az yağışlı bir kıştan, çok sıcak bir yaza geçiverdik. Büyükşehirlerimizin barajları yazı atlatma telâşında. İklim değişikliğinin uzun vadede getireceği tahmin edilen tedirgin edici neticeler, kıtaları tehdit ediyor.
Aslında her şeyin sebebinde insan var. Tükenen ve tüketen insan… Âb-ı hayat testisi yanında ilim, irfan, akıl, idrak ve gönül testileri kırılma tehlikesinde olan insan…
Dolayısıyla şu ana kadar kırılmış olan ve onarılamayan testilerden ibret alarak mevcut testilerin kırılmaması, dünyada nüfus artarken insan sayısının eksilmemesi yönünde bir idrak ile Yüzakı, bu sayısında «Testiler Kırılmadan Önce» düsturunu kapağa çıkardı. Dünyayı ve hayatı doğru değerlendirme, tüketme çılgınlığı içinde tükenmeme ve iş işten geçmeden kendimiz ve insanlık için cennet adımları atabilme istikametinde Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali EŞMELİ «Testi Kırılmadan Önce» yapılması gerekenleri dile getirdi.
Mustafa KÜÇÜKAŞCI; dengeleri bozan fütursuz teknolojiden işin başında ne denli büyük şeyler beklendiğini sorgularken, H. Kübra ERGİN ise batı medeniyetini, zihniyetindeki ve semerelerindeki patlamalarla ele aldı. Ayla AĞABEGÜM; «Benim Bir Karıncaya Ulu Nazarım Vardır» başlıklı yazısında yaşanan çevre felâketlerinin sebep ve neticelerine, ayrıca bundan sonra alınabilecek müşahhas tedbirlere temas etti. Prof. Dr. Hasan DOĞRUYOL, tabiatın âhengine müdahalenin en tehlikelilerinden birine, gen mühendisliği ve tahripkâr sonuçlarına değindi. Dursun GÜRLEK dilin namusuna halel getirenleri teşhir ettiği bir yazıyla dergimizde yer alırken, Burhan Cahit ÖZDEMİR tırmanan suç grafiğine, Aynur TUTKUN toplum psikolojisine dikkat çekti.
Yard. Doç. Emin IŞIK, «Millî Birlik ve Din» başlığı altında tarihten bugüne asabiyet, milliyet konularını hacimli ve kıymetli bir makaleyle dikkatlere sundu.
Karakter bölümümüzde Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi «Hâlimiz, O’nun Hâline Benziyor mu?» serlevhası altındaki yazısının ikinci bölümünde Hazret-i Peygamber’in canlı bir Kur’ân olarak tavsif edilen güzel ahlâkını anlattı. Bu çerçevede Kur’ân-ı Kerîm’in nasıl bir şifa olduğu ve hayatımızda nasıl yer alması gerektiği hususunu asr-ı saadet bahtiyarlarının güzel örnekleri ile açıkladı.
Değerli Okuyucularımız,
Şairlerimiz yine birbirinden güzel şiirlerle sizlere sesleniyorlar.
Kimi Çınar ağacını konuştururken, kimi bozulan dengelerden şikâyet etmede. Kimi yâre sualler sorarken, kimi çekip giden cânana içleniyor. Kimi Ravza’dan esintileri aktarıyor, kimi Rahmet Dilinden; kimi Hayat Yolunun inişlerinden, çıkışlarından dem vuruyor. Seyrî’nin bu sayıdaki şiiri ise Hâfız’ın Tâcı… Ayrıca değerli şairimiz Dr. Harun ÖĞMÜŞ, Endülüs’ün inkırazında yaşananları tamamı aruz vezni ile manzum şekilde tiyatrolaştırdı.
Velhâsıl; «testiler kırılmadan önce» diyerek bahsettiğimiz meselelerde vurguladığımız nokta, hiçbir şekilde yeise kapılmak değil. Bilâkis yeislerden kurtulmak için bir yandan üzerimize düşen güzel adımları gerçekleştirmek diğer yandan da şöyle dua etmek:
Yâ Rab, yeniden yaktı yakanlar onu ammâ,
Dünyâmızı Sen kıl bize «berden ve selâmâ» [Tâlî]