193. SAYI TAKDİM

Kıymetli Okuyucularımız, Ebediyet rehberimiz Kur’ân-ı Kerim; toplumların dünyada başına gelen saâdet ve musîbet zamanlarının, ilâhî imtihan ve ceza muhtevâsında olduğunu bildirir ve şu vaatte bulunur: “Eğer o ülkelerin halkı îmân edip takvâlı olsalardı (Allâh’a karşı gelmekten sakınsalardı), elbette üzerlerine gökten ve yerden bolluk ve bereket kapılarını açardık. Fakat onlar gerçeği yalanladılar. Biz de işledikleri günahlar yüzünden onları ansızın yakalayıverdik.” (el-A‘râf, […]

Continue reading »

GELMEDİ DÜNYAYA SEN’DEN GÜZELİ

Kemal AKGÜL kemalakgul1903@gmail.com   Gönlümün sultanı, gözümün nûru, Gelmedi dünyaya Sen’den güzeli. Sen’sin insanlığın büyük onuru, Gelmedi dünyaya Sen’den güzeli. Her nesneyi yoktan var eden Mevlâ, Nûrunla başladı işe evvelâ, Bir insansın amma insandan evlâ; Gelmedi dünyaya Sen’den güzeli. Kurtulur insanlık tanısa Sen’i, Dünyası ahreti olur gülşeni, Her çağda Sen varsın, hem de yepyeni; Gelmedi dünyaya Sen’den güzeli. Son verdi […]

Continue reading »

HAYYAM RUBÂÎLERİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ -37- BİR ÜMİT CANLANIRIM DOLDUĞUM AN!

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com   Der-pây-i ecel çü men ser-efkende şevem, Der-dest-i ecel çü-murg-ı per kende şevem, Zinhâr gilem be-cüz surâhî mekonîd; Bâşed ki be-bûy-i mey demî zinde şevem. Bir gün ecelin hükmüne râm olduğum an, Bir gül gibi benzim sararıp solduğum an, Yalnızca sürâhî yapınız toprağımı; Zîrâ bir ümit canlanırım dolduğum an. (Ömer Hayyam Rubâîleri, Nşr. Mehmet KANAR, İstanbul, 2013, […]

Continue reading »

DÖRTLÜKLER

ECRÎ (Huzeyfe YÜKSEL) GÖR EY GÖZ! Küçücük damlayı ummanlara tercih etme! Cennetin ırmağı varken leşi hiç seyretme! Etmesin gözleri kör burdaki her sahte cilâ! Azığın yüklü mü Ecrî gidilen zorlu yola? vezni: feilâtün / feilâtün / feilâtün / feilün (fa’lün) ŞAŞMA! Süslü dünyâyı, ebed mülkü gören kör şaşkın, Servetinden ne götürdün o soğuk dar çukura? Hani şânın ve makāmın, hani […]

Continue reading »

DOST OLALIM

Ali Rıza KAŞIKCI ali_rz_@hotmail.com   Eğlenme boşa gönül, Gel dosta dost olalım. Dönmeden taşa gönül, Gel dosta dost olalım. Dünyanın derdi çoktur, Kimi aç kimi toktur, Kimseden fayda yoktur; Gel dosta dost olalım. Misafir geldik hana, Pâye yük olur, câna, Gidelim yana yana; Gel dosta dost olalım. Akıl olsun ko ırak, Ulu dîvâna varak, Hakkımız haktan sorak; Gel dosta dost […]

Continue reading »

SUÇU NE?

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Kuşluğun göğsünde bekliyor kervan, Yolcular rüyada, yolun suçu ne? Kaç asırlık aşka ağlar bahçıvan, Bülbül vefâsızsa, gülün suçu ne? Hercâî güneşle bahar uyanmaz, Cemreler düşmeden toprak boyanmaz, Açmayan çiçeğe arılar konmaz; Peteğin suçu ne, balın suçu ne? Mahkûmdur vuslatın serâbında yâr, Hicrânın burcundan süzülür efkâr, Âlemi yakacak bağrındaki nâr; Yağmur yağmıyorsa, çölün suçu ne? Sarar gökyüzünü kasvetten […]

Continue reading »

Mahlûkatın En Şereflisi; İNSAN

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com İnsan; mevcûdat içinde Allah Teâlâ’nın yarattığı en şerefli, en kıymetli varlıktır. Öyle ki; nefha-i ilâhiyyeye mazhariyeti, tek başına onun ulviyetini göstermeye ve îzâha kâfîdir. Bu yaratılışın esrârı, Kur’ân-ı Kerim’de şöyle beyan buyurulur: “Rabbin meleklere; «Ben yeryüzünde bir halîfe var edeceğim.» demişti. Melekler; «Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz, Sen’i överek yüceltiyor […]

Continue reading »

İHLÂS ve NİYETTEKİ SIRLAR ve HİKMETLER

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com İhlâs, sözlükte «arınmak, saflaştırmak, kurtulmak» anlamlarında kullanılır. «Allah Teâlâ’dan gayrisinden kurtulmak.» Terim olarak ise, yapılan iyilik ve ibâdetlerin herhangi bir çıkar kaygısından uzak yalnızca «Hazret-i Allah» için olma hakikatidir. Bilhassa ibâdetlerde riyâdan kaçınma, mü’minin ihlâslı olmasını sağlar. İhlâs; kalbi saflaştıran, gönlü güzelleştiren, rûhu latifleştiren bir güzel haslettir. İhlâs; bir yürek hareketlenmesidir, kalp temizliğinin dışa yansımış hâlidir. […]

Continue reading »

ÖNCELİKLERİMİZ ve ERTELEDİKLERİMİZ

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com “İnsan nedir?” diye soranlara Şeyh Sâdî-i Şîrâzî; “İnsan üç-beş damla kan ve bin bir endişedir.” şeklinde cevap vermiş. Elbette mahlûkatın en şereflisi olma sırrına ermiş insanın tarifi, tam olarak bu olmasa gerek. Zira insan, sadece etten ve kemikten müteşekkil değil. Aynı zamanda aklı, rûhu ve duyguları da olan bir varlık. Yukarıdaki tarif kanaatimizce; insanın sadece maddî plânda […]

Continue reading »

Helâl ve Haram Dairesinde «HUDÛDULLÂH»A RİÂYET

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Hudûdullah. Allâh’ın koyduğu sınırlar. Helâller ve haramlar ekseninde hayat çerçevesi. Bunlara riâyet, ömrün bereketi ve ebedî kurtuluş. Onları aşmak da, hadsizlik ve ebedî hüsran. Cenâb-ı Hak buyuruyor: “(Helâl ve haram dairesinde ilâhî hukuka dair beyan ekseninde ne varsa); •Bunlar, Allâh’ın koyduğu sınırlardır. ‒Kim Allâh’a ve Peygamberi’ne itaat ederse, ‒Allah onu, ‒İçinden ırmaklar akan, ‒İçinde ebedî […]

Continue reading »
1 2 3 201