BİR HADİS:

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com عَنْ أَب۪ي أُمَامَةَ يَقُولُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : « اِقْرَءُوا الْقُرْاٰنَ فَإِنَّهُ يَأْت۪ي شَافِعًا لِأَصْحَابِه۪ يَوْمَ الْقِيَامَةِ… » Ebû Ümâme -radıyallâhu anh-’ten nakledildiğine göre Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Kur’ân okuyunuz! Çünkü Kur’ân, kıyâmet gününde kendisini okuyanlara şefaatçi olarak gelecektir…” (Ahmed bin Hanbel, V, 257) […]

MUKADDESTİR ANNELİK!

Zahit GENÇ zahitgenc80@gmail.com   Anne, sevginin sırrı; anne, sağlam bir sırdaş, Anne; ilk duâcımız, koruyucu bir kanat. Anne, samimî bir dost; anne, candan arkadaş, Gönlümüze renk vermez; anne, sensiz bir hayat! Diken batsa gönlüne, yüzünde güller açar, İçten içe kanar da belli etmez derdini. Bazen sıcak bir kucak, bazen serin bir rüzgâr; Anne, sevgi demektir; anne, gönül zengini! Sevgi her […]

Fazîletin, Huzurun ve İki Cihan Saâdetinin Şartı: ÇİLELERE TAHAMMÜL

Osman Nûri TOPBAŞ MEDENİYETİMİZİN HEDEFİ Her medeniyet, kendi insan tipini meydana getirir. Yüce dînimiz İslâm; Kur’ân ve Sünnet medeniyetidir ki, ham insandan kâmil insan inşâ eder. Bunun en güzel misâli, asr-ı saâdettir. Çünkü câhiliyye insanından fazîletler medeniyeti tesis edilmiştir. Asr-ı saâdetten kıyâmete kadar da bu medeniyetin yegâne muallimi Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’dir. Cenâb-ı Hak, O’nu bütün beşeriyete «üsve-i […]

İNSAN BAŞIBOŞ DEĞİL!

Sami GÖKSÜN Allâh’ın en değerli, en şerefli ve en üstün şekilde yarattığı varlık olan insan; akıl, irade, düşünme ve anlama gibi üstün kabiliyetlerle donatılmış; âlemde var olan her şey hizmetine sunulmuş, buna mukabil birtakım vazifelerle mükellef kılınmıştır. Çünkü o boş yere yaratılmadığı gibi, başıboş da bırakılmamıştır. İnsan, Allâh’ı tanımak ve O’na ibâdet etmek için yaratılmıştır. Son nefesine kadar da bu […]

BİR GÜZEL İNSANDI SÜLEYMAN HOCA

Prof. Dr. Necdet TOSUN ntosun@hotmail.com Bandırma; bir güzel insanını daha kaybetti, Süleyman TOSUN Hocayı… 1939 senesinde Balıkesir’in Manyas ilçesinin Necip Köyü’nde dünyaya gelmişti Süleyman Hoca. Yakın köylerde hâfızlık yapmıştı. Sonra dînî tahsilini ilerletmek için İstanbul’a gitti. Fatih’te Gönenli Mehmed Efendi’nin Kur’ân kursunda kaldı, Kesikbacak İsmail Efendi’den (ö. 1972) tecvid ve tashîh-i huruf dersleri aldı. Başka hocalardan da istifade etti. Bir […]

GÜLLERİ SEYREDERKEN

Hayrettin DURMUŞ hayrettindurmus@gmail.com Bir seher vakti… Öyle bir rüzgâr esiyor ki tarif edilemez. Burcu burcu koku geliyor insanın burnuna. İçin ferahlıyor, sanki büyük bir umman oluyor kalbin. Nazlı yârdan haber mi getiriyor, ona hâlimizi mi bildiriyor? Seherin bu kutlu vaktinde telâşı neden acep? Anlatılamaz bir yel bu, ama atalar güzel bir ad bulmuşlar bu rüzgâra; «Rahmet Yeli.» Gerçekten de rahmet […]

TESBİHÇİ

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Ay u güneş müştâk durur dervişlerin sohbetine, Ferişteler tesbih okur zikir ider dervişleri. Tersâlar tapuya gelür hükm ısları zebûn olur, Tağlar, taşlar secde kılur göricegez dervişleri. Ol Fahr-i Âlem Mustafâ ol mâden-i sıdk u safâ, İsterisen andan vefâ incitmegil dervîşleri.* Üniversite yıllarıydı; okul çıkışı Beyazıt Camii’nin arkasında, Sahaflar Çarşısı’nın çıkışındaki büyük çınarın altındaki çay bahçesinde, […]

SİLİNMEZ YAZI

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Görenin nûru, körün açmazı var, Her hayâtın ebedî kaçmazı var! Hey, bu devrânı zulümler çözemez, Gecenin gündüzü, faslın yazı var. Zorluğun bağrı kolaylıkla dolu, Bu bir Allah sözüdür, i’cazı var! Hakk’a bin hîle kuranlar bilsin, Yerin üstünde felek cambazı var! Alçağın Arş’a tuzak kurması boş, Varlığın sâdece tek kurnazı var! Bir ve tek kudreti görmezse beşer, […]

HOŞGÖRÜ İKLİMİNDE

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com   Cümle yaratılmışlar Hakk’ın emânetidir, Yaratılanı hoş gör, Yaratan’dan ötürü… Amelde esas olan kişinin niyetidir, Yaratılanı hoş gör, Yaratan’dan ötürü… Bütünün yarısısın, ayrı gayrı bilme can! Kimseyle alay etme, hiç kimseye gülme can! İnsanlık düşmanının, oyununa gelme can! Yaratılanı hoş gör, Yaratan’dan ötürü… Kem söz sahibinindir, tatlı olsun dillerin, Mutlu eyle, mutlu ol; bahtlı olsun illerin, […]

RÜZGÂR NEREDEN ESERSE

Harun ÖĞMÜŞ   Rüzgâr nereden eserse savrul o yöne! Aldırma yıkılmışsa bir âciz sana ne? Yükselmek için şimdi, düşen kimselerin, Hoyratça basıp geçmelisin kellesine!

1 2 3 40