O Ne Öğretti, Nasıl Öğretti…

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi O -sallâllâhu aleyhi ve sellem- NE ÖĞRETTİ, NASIL ÖĞRETTİ, NE HÂSIL ETTİ? -2- ÎMÂNI ÖĞRETTİ Peygamberimiz; risâletinin Mekke kısmında, 13 yıl akāidi öğretti. Tevhid ve îman tahsili yaptırdı. Bu dönemde yetişen ashab, «sâbikûn-i evvelûn» ashâbın da zirvesidir. Çünkü bu sahâbîler; îmânı, çok çetin imtihanlarla elde ettiler ve muhafaza ettiler. Alay, işkence, muhasara ve şehâdete […]

GAFLETİN PENÇESİNDEN KURTULUŞ

YAZAR : Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi GAFLET HASTALIĞI Gaflet, kulun ebedî hayatına zehir saçan mânevî bir hastalıktır. Onu, en öz tabiriyle; «Kulun, kendisini yoktan var eden Rabbini unutması» şeklinde tarif edebiliriz. Cenâb-ı Hakk’ı unutan bir gönül, gaflet girdabına kapılır ve selâmet sahiline varamadan ziyan olup gider. Âyet-i kerîmede bu kimseler için şöyle buyurulur: “Allâh’ı unutan ve bu yüzden Allâh’ın da […]

«YÜZAKI» HAKKINDA Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkat -1

BİR KUR’AN ve İRFAN MEKTEBİ Yüzakı: –Muhterem Efendim! Yüzakı Dergimiz, sizin eseriniz. Şu an 156’ncı sayımızdayız. Elhamdülillâh, isminden muhtevâsına kadar rehberliğiniz var. Bizlere, Yüzakı hakkında neler söylemek istersiniz? Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi: –Allâh’ın lutfuyla Yüzakı’mız, İslâmî neşriyâtımızda adı gibi yüz akı bir yere sahip. Yüzakı’mız, elhamdülillâh, rûha ayrı bir ferahlık veriyor. Gönüllere inşirah verici bir edebî akışla büyük bir vazife […]

KUDÜS KUDÜS…

ŞAİR : TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Mübârek, mükerrem, mukaddes Kudüs, İlâhî tecellîye mâkes Kudüs… Ne dem yükselir Arş’a en gür sadâ?!. Kısılmış, boğulmuş, yanık ses Kudüs… Filistinli mazlûma zindan yeri, Terör dîni kahrıyla mahbes Kudüs… Cihan bir buçuk milyar İslâm iken, Neden çâresiz, dertli, bîkes Kudüs?.. *** Mukaddes, mübârek, mükerrem Kudüs, Mülâkāt-ı İsrâ’ya mahrem Kudüs… Yanarken Halep, Şam, Trablus, Yemen, […]

AZDIN BE ZALİM!

ŞAİR : VAROĞLU (Mehmet Ali VAR) varoglu5@gmail.com Nerde çıkar varsa koşup saldırdın, Yedikçe semirip, azdın be zalim! Dokunduğun her fidanı soldurdun, Kudüs’te vahşeti yazdın be zalim! Rengin bazen kara bazen de sarı, Bünyende dolaşır hınzır damarı, Sana yetmez mi Ağlama Duvarı; Mescidin altını kazdın be zalim! Beyaz Saraylarda yaşayıp durdun, Dost diye herkesten itibar gördün, Zor zamanda bizi arkadan vurdun; […]

İNSAN

ŞAİR : Zahit GENÇ zahitgenc@gmail.com Elbet bir gün göçecektir; Bu dünyaya gelen insan. İmtihandan geçecektir; Bu dünyada kalan insan. Göz, Hak için ağlamalı, Gönlü aşkla dağlamalı, Kalbi Hakk’a bağlamalı; Gönlü aşkla dolan insan. Kalbe aşı vurulacak, Aşı olan durulacak, Her dem aşkla dirilecek; Kalp pasını silen insan. Kaybederse erdemini, Gaflet sarar her demini, Orda yaşar matemini; Günahlara dalan insan. Mü’min […]

ACIMAZ

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com Hakk’a uzak insanın, merhameti marazlı, Hayvanlara acır da insanlara acımaz. İnsanlığa bakışı tarafgir ve garazlı, Acıması kendine, yabanlara acımaz. Nasırlıdır vicdanı, suratında iki yüz, Yârânına taraftar, geri kalana yüzsüz, Çifte standartlıdır, apaçık ve düpedüz; Mühim olan milleti, kalanlara acımaz. Ona göre tek vahşî, kelle kesen Kel Hasan, Coniler hep yahşidir, bombalasa bin insan, Çoluk çocuk demeden, […]

SEVGİ ÖYLE BİR ŞEY Kİ…

Ahmet ARSLAN arslanahmet52@hotmail.com Katışıksız arıdır, Pırıl pırıl durudur. Sevgi öyle bir şey ki; Yüreklerin korudur. İnsan, sevgiyle yürür, Sevgi insanı korur. Mükemmellik yolunda, Kalp kalbe karşı durur. Kötü sözü buyurmaz, Âlemlere duyurmaz. İnsanları, hiçbir şey, Sevgi kadar doyurmaz. Ey insan! Sözünde dur! O güne saati kur! Sen Hakk’ı unutursan, Hak da seni unutur! Arslan Ahmet de yanar, Yandığını hep anar. […]

HARAM NEDİR?

YAZAR : Ahmet ZİYLAN Geçmiş senelerde bir mecliste biri anlatıyor: Biraz eğlenelim diye İstanbul Polonezköy’e gittik; garson bir et getirdi, ete baktım rengi, duruşu acayip. Garsonu çağırdım sordum: “–Bu et ne eti?” “–Domuz eti abi.” dedi. Garsona bağırdım; “–Biz müslümanız bize domuz eti haramdır, yemediğimizi bilmiyor musun?” Garson; “–Biliyorum abi de rakı da haram değil mi? Onu içiyorsunuz, bana da […]

BİR KANAAT ÖNDERİ

YAZAR : Halil KAŞIKÇI Şimdi «kanaat önderi» diyorlar. Ne demek kanaat önderi? Öyle kişiler ki; toplumda resmî bir idareciliği yok, başkanlığı yok. Fakat herkes onu dinler. Herkes onun ardından gider. Hükmü de âdildir, kendi de âdildir. Niçin? Çünkü; şahsiyetiyle, karakteriyle, vakarıyla, heybetiyle, takvâsıyla, güzel ahlâkıyla insanlarda bir hayranlık oluşturmuş. Bu; parayla, pulla, makamla, mevki ile olacak bir şey değil. Şahsiyetin […]

1 2 3 151