57. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız,

Takvimleri ve gündemleri ibâdetler belirliyor. Önümüz Kurban Bayramı… Kurban Bayramı’nı kimileri senede bir günlük hayvanseverlik (!) günü olarak kutlarken; kimileri onu, teslimiyet ve fedâkârlığın hatırlatıcısı, yan komşudan Afrika ve Moğolistan’a dek bütün muhtaçlara bir el uzatma fırsatı olarak değerlendiriyor.

Kimi tembel, egoist tıynetleri, yaklaşan dört günlük bayram tatili heyecanlandırırken, Cenâb-ı Hakk’ın cemâlî sıfatlarıyla kalpte beraberlik kıvamından hisse alabilmiş kimi şahsiyetleri de bir hizmet heyecanı sarmış durumda.

Bu bakış açısı farkının temelleri, şahsiyeti oluşturan unsurlarda. Bizim şahsiyetimizi, fedâkârlık, cömertlik, merhamet, paylaşmak gibi değerler oluşturuyor. Çünkü; bizim medeniyetimiz insanı, onu insan olarak yaratanın arzusu ve rızâsı istikametinde şekillendirmeyi gaye edinmiş…

Bu sayıda bu gayeye ulaşan şahsiyetlerin kurduğu Vakıf Medeniyetimiz ve Şahsiyetimiz konusunu ele aldık.

Genel Yayın Yönetmenimiz M. Ali EŞMELİ; şahsiyetsizliği ve şahsiyeti iki ana misal ile ele aldı: Şahsiyetsizliğe; kibir ve aldanış içindeki iblis ve peşindeki, Nemrut, Firavun, Kārun gibi tipler… Şahsiyetin yüceliğine ise, tarihimizden, infak zarâfeti sergileyerek fazîletler medeniyeti teşkil eden vakıf medeniyetimiz. Şahsiyetin sağlam teşekkülü için vazgeçilmez yolu şöyle hatırlattı:

“Şahsiyetimizi;

Bütün hayırlı testlerden sağlam geçecek bir kıvama ulaştırmak için ter dökmeli. Özellikle de insandan hayvanata kadar hizmet götüren ve bir rahmet iklimi içerisinde toplum huzuru ve kalitesi sağlayan vakıf medeniyetimizdeki şahsiyetli gönüllerin engin merhametiyle yoğrulmalı.”

Mustafa KÜÇÜKAŞCI, Arif Nihat ASYA’dan mısralar eşliğinde bize içimizden değil başka yönlerden modeller sunulmasının temellerine indi. Yard. Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ; şahsiyet ve ilgili kavramları, doğuştan gelme ve sonradan teşekkül etme açısından tahlil etti. H. Kübra ERGİN ise medeniyetlerin ferdin şahsiyetini geliştirmede izledikleri gaye ve neticeyi karşılaştırdı. Aynur TUTKUN, şahsiyetin oluşumunda diğer faktörler arasında dînin hâkim rolünü yazdı. Aydın TALAY, şahsiyet yetiştirmenin topluma yansımalarını işledi.

Muhterem Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi; «Gerçek İyiliğe, Üstün Şahsiyete Varabilmek… Vakıf İnsanı Olabilmek» başlıklı makalede, iyiliğin zirvesine ulaşmak için malda-canda, zamanda, her türlü imkânda gösterilmesi gereken fedâkârlıkları güzîde misallerle kaleme aldı.

Sadettin KAPLAN, şahsiyetsizliğin menfaatperest temâyüllerini teşhir ederken; Ahmet ZİYLAN, kadere karşı inat etmemenin ve dürüstlüğün getirdiği bereketi anlattı.

Ahmet MERAL, İslâm âleminden doğu ve batıyı etkilemiş iki bilge şahsiyet etrafında bir tarih değerlendirmesi yaparken; Can ALPGÜVENÇ, İstiklâl Harbi’nden küçük bir kahramanı taşıdı bugüne.

Ve şiirler…

Elif gibi, lâle gibi asil; gül gibi, menekşe gibi zarif, güneş gibi, rüzgâr gibi cömert… Bizim şahsiyetimizi, bizi anlatan mısralar… İmajları değil şahsiyet özelliklerini, ahlâkı öven…

Yüzakı bir gelecek; yüzakı bir nesil yetiştirmenin, yüzakı değerlerimize sahip çıkmanın neticesinde hâsıl olabilir ancak…

Yüzakıyla…