Zaman m─▒ Su├žlu, ─░nsan m─▒?

Muhammed Ali E┼×MEL─░

─░nsan─▒n g├Âz├╝ hep d─▒┼čar─▒ya bakt─▒─č─▒ i├žin her zaman d─▒┼čtakiler su├žlu olmu┼čtur. ├ľyle ki su├žlanacak kimse bulunmad─▒─č─▒ takdirde bu defa hayal├« su├žlu ┼čablonlar─▒ olu┼čturulmu┼čtur. Bu ┼čablonlar─▒n en ba┼č─▒nda da ┬źzaman┬╗ mefhumu yer al─▒r.

Temel idama mahk├╗m olmu┼č. Sormu┼člar:

ÔÇťÔÇôSon arzun nedir?ÔÇŁ

Demi┼č ki:

ÔÇťÔÇôHa bu bana ders olsun!ÔÇŁ

Bu ak─▒llanman─▒n tabi├« hi├žbir k─▒ymet-i harbiyyesi yok. ├ç├╝nk├╝ ecel sehpas─▒nda, bir daha idaml─▒k bir su├ž i┼člememeye azmetmek bir ┼čey ifade etmez. Fakat burada ├Ânemli olan bir husus, TemelÔÇÖin kendindeki su├žu g├Ârmesi.

─░nsano─člunun en k├Âr oldu─ču mesele budur. En z├ólim kimseler, en k├Ât├╝ mendeburlar, en haks─▒z vicdanlar bile bu k├Ârl├╝k y├╝z├╝nden su├žlar─▒n─▒ hep ba┼čkalar─▒nda aram─▒┼člar ve neticede verdikleri zarar da d├óima devam edegelmi┼čtir.

Yine bu k├Ârl├╝k y├╝z├╝nden insano─člu, tarihten beri kendisini d├╝nyada ya┼čanan hatalar─▒n d─▒┼č─▒nda g├Ârm├╝┼čt├╝r. G├Âz├╝ hep d─▒┼čar─▒ya bakt─▒─č─▒ i├žin her zaman d─▒┼čtakiler su├žlu olmu┼čtur. ├ľyle ki su├žlanacak kimse bulunmad─▒─č─▒ takdirde bu defa hayal├« su├žlu ┼čablonlar─▒ olu┼čturulmu┼čtur. Bu ┼čablonlar─▒n en ba┼č─▒nda da ┬źzaman┬╗ mefhumu yer al─▒r. S─▒k s─▒k duyar─▒z:

ÔÇťZaman ├žok k├Ât├╝. Ah ┼ču ├óhirzaman! Ne yapal─▒m zaman b├Âyle! Eski g├╝zel zamanlar ge├žti! O dedi─čin ┼čeyler peygamber zaman─▒ndayd─▒. Ben de do─čru d├╝r├╝st ya┼čamak isterim ama zaman m├╝sait de─čil. Devir yalan-dolan devri, ne yapal─▒m!..ÔÇŁ

Bu t├╝r c├╝mle ve yakla┼č─▒mlar saymakla bitmez. Her ifadenin alt─▒nda zaman─▒ k├Ât├╝lemek ve onu su├žlu il├ón edip de kenara ├žekilmek var. Fakat i┼čin do─črusu bu tav─▒r, insanlar─▒n bir yandan sorumsuzluklar─▒n─▒ art─▒r─▒rken di─čer yandan da ┼čik├óyet edilen konularda patlamaya sebep oluyor.

Hi├ž ┼č├╝phesiz m├╝cerret/soyut bir ger├žek olan zaman, m├╝┼čahhas/somut olan k├Ât├╝ bir varl─▒k de─čil. O sadece insanlar─▒n h├ól ve durumlar─▒na alem olmakta. Yani asl─▒nda ┼čik├óyetlerin dayand─▒─č─▒ nokta insanlar─▒n kendisi. Onlar hangi ├Âzelliklerle ya┼č─▒yorsa zaman o ├Âzelliklerle yo─čruluyor. Yani zamanlara tesir eden fakt├Ârler aras─▒nda ba┼črolde insan ve insan─▒n ortaya koydu─ču ┼čeyler gelmekte.

Bug├╝n televizyon i├žin de ayn─▒ ┼čeyleri s├Âylememiz m├╝mk├╝n. O da programc─▒lar─▒n─▒n elinde olumlu veya olumsuz i┼č g├Ârmekte. Bu noktada zamandan ┼čik├óyet ile televizyondan ┼čik├óyet noktas─▒ aras─▒nda b├╝y├╝k benzerlikler ve ders al─▒nacak noktalar ├žok.

Aksi h├ólde bir├žok kanalizasyon, mutfaklara kadar ta┼čabiliyor. E─čitim alanlar─▒na s─▒├žrayabiliyor. Elbet akar da s─▒├žrar da. E─čer onlar─▒ harmanlayan insanlar dikkatsizse, e─čitimsizse, vurdumduymazsa, i├ži k├Ât├╝l├╝k doluysa, ┼čeytana hizmetk├órsa ve muhataplar da bundan r├óz─▒ h├óldeyse ortaya ├ž─▒kan manzara tabi├« ki memnun edici olmayacakt─▒r. Bir de bu memnuniyetsizlik yanl─▒┼č yerlere havale edildi mi, art─▒k istenmeyen neticelerin ├Ân├╝n├╝ almak ne m├╝mk├╝n!

Unutmamal─▒ ki, insan─▒n olu┼čturdu─ču zamandan ve ekrandan ancak insan sorumludur.

─░nsan kendi iradesinin olmad─▒─č─▒ ayr─▒l─▒k, hastal─▒k, fel├óket, kaza, ┼čiddetli k─▒┼č ve yaz ┼čartlar─▒, ├Âl├╝m ves├óire gibi hususlarda a─člay─▒p s─▒zlanabilir. Bu, normaldir. Fakat kendi iradesiyle olu┼čan k├Ât├╝ neticeleri bir ┼čablonun ├ž├Âpl├╝─č├╝ne y├╝kleyerek su├žsuzluk rahatl─▒─č─▒ i├žinde feryat edemez.

Zaman veya onun yerine ┼čimdi televizyon, internet ├žok bozuk. Bunlar kendi ba┼člar─▒na niye bozuk olsun ki! Yapan da bozan da insan! K├Ât├╝l├╝─č├╝ ├╝reten de ona bula┼čan da, azg─▒nla┼čan da insan, insanlar… ─░nsan k├Ât├╝ olursa zaman ne yaps─▒n? ┼×airin dedi─či gibi:

Zam├óne i├žre m├╝cerrebdir intik─üm-i zaman,
Hem├«┼če yah┼čiye yah┼č├« verir, yam├óna yamanÔÇŽ

[FUZ├ŤL├Ä]

ÔÇťBu felekte tecr├╝beyle sabittir ki; zaman─▒n intikam─▒, devaml─▒ olarak iyilere iyilik, k├Ât├╝lere de k├Ât├╝l├╝k vermektedir.ÔÇŁ

Dolay─▒s─▒yla ┼čik├óyetleri do─čru adresler ├╝zerinde yo─čunla┼čt─▒r─▒rsak, ┼čik├óyet├ži oldu─čumuz pek ├žok k├Ât├╝l├╝k kayna─č─▒, memnun oldu─čumuz fayda ve iyiliklerin kayna─č─▒ h├óline d├Âner. ├ç├╝nk├╝ hi├žbir k├Ât├╝l├╝k, insan devreye girmeden herhangi bir fonksiyon icra edemez. K├Ât├╝l├╝kler de iyilikler de kendi ba┼člar─▒na cans─▒zd─▒rlar. Onlara insan can verir. E─čer zamanda veya ekranda k├Ât├╝l├╝k cirit at─▒yorsa, k├Ât├╝ler cirit at─▒yor demektir. Su├ž ciritte de─čil, onu atanda. Fakat ifade etti─čimiz gibi insan, t─▒pk─▒ minareyi ├žalan k─▒l─▒f─▒n─▒ haz─▒rlarm─▒┼č kab├«linden kendi yapt─▒─č─▒ k├Ât├╝l├╝kleri m├╝sait buldu─ču ┼čablonlar─▒n i├žinde kaynat─▒yor ve b├Âylece hedef sapt─▒rarak kirli i┼člerine devam etme imk├ón─▒ buluyor. Bunu anlamayan ├žok kimse de motoru bozuk araban─▒n ar─▒zas─▒n─▒ kaportadan kaynaklan─▒yor zannedip boyac─▒yla kavga ediyor.

Bu da g├Âsteriyor ki; be─čenmedi─čimiz, aksayan ve yanl─▒┼č giden b├╝t├╝n meselelerde ┼čamar o─član─▒ yap─▒lm─▒┼č uydurma ┼čablonlar─▒ bir tarafa b─▒rakmak ve onlar─▒n ger├žek sebebi olan insanlara dikkat etmek, sonra da d├╝zeltmeleri insanlar ├╝zerinde yo─čunla┼čt─▒rmak mecburiyetindeyiz.

Tabi├« ├Ânce kendimizden ba┼člayarakÔÇŽ

┼×airler sultan─▒ Fuz├╗l├«, bu noktay─▒ vurgulamak istercesine ┼č├Âyle der:

Per├«┼čan halk-i ├ólem, ├óh u efg─ün etti─čimdendir,
Peri┼č├ón oldu─čum halk─▒ per├«┼č├ón etti─čimdendir.
De─čil b├«-h├╗de ger ya─čsa felekten ba┼č─▒ma ta┼člar,
Bin├ós─▒n t├«┼če-i ├óh─▒mla v├«r├ón etti─čimdendirÔÇŽ
Ka├žan r├╝sv├ó olurdum kan yutup sabr idebilseydim,
Mel├ómet ├žekti─čim b├«-h├╗de efg─ün etti─čimdendir.

Bu ┼čekilde neticelerin sebeplerini ├Ânce kendinde arayan basiret sahibi ┼čairler, ┼čik├óyetlerinin merkezine bo┼č ┼čablonlar koymam─▒┼člar, d├óima do─čru adres ├╝zerinde y├╝r├╝meye ├žal─▒┼čm─▒┼člard─▒r. Onlar; zaman─▒ da ortam─▒ da olu┼čturanlar─▒n, ├Ânce kendileri, sonra da di─čer insanlar olduklar─▒n─▒ bildiklerinden hayal├« perdelere de─čil ger├žeklere g├Âre gerekli ┼čik├óyetleri dile getirmeye gayret etmi┼člerdir.

Zaman zaman ┼čairlerin de devran─▒ ve fele─či ┼čamar o─član─▒ yapmalar─▒ndan maksat da asl─▒nda birilerine ├«m├ó yollu bir ┼čeyler s├Âylemektir. Yoksa su├žsuzu su├žlu il├ón etmek de─čil. Bu bapta Fuz├╗l├«ÔÇÖnin:

Ey Fuzûlî muttasıl devran muhâliftir sana,
Gâliba erbâb-i istîdâdı devrân istemez!

ÔÇťEy Fuz├╗l├«, ya┼čad─▒─č─▒n zaman ve ├ólem, devaml─▒ olarak sana muhaliftir. Herhalde kabiliyeti y├╝ksek kimseleri devran istemiyor.ÔÇŁ

derken kastetti─či, elbette ki ya┼čad─▒─č─▒ devirde kendisini ├žekemeyen kimselerdir. ├ç├╝nk├╝ her b├╝y├╝k ┼čair gibi o da, devrinde haset oklar─▒na muhatap olmu┼č, ├Âyle ki o g├╝n├╝n ┼čiir antolojileri demek olan tezkirelerin kiminde kendisine yer bile verilmemi┼čtir. Fuz├╗l├« de, ├«m├ó yoluyla onlara cevap vermi┼čtir. Yani bu ┼čekil ├«m├ól─▒ anlat─▒mlarda muhatap yine insand─▒r.

Ancak ├«m├ólar, insana hitap etmekten uzak noktaya d├╝┼čerse, bu durumda insano─člu s├Âylenilenlerden kendini muaf tutabilmektedir. O zaman problemler de arada kaynamaktad─▒r.

─░┼čte b├Âyle bir sapma olmas─▒n diye ┼čairler, ├žo─ču kere do─črudan anlatmay─▒ da tercih etmi┼člerdir.

YunusÔÇÖu dinleyelim, bakal─▒m ne diyor:

Müsülmânlar zamâne yatlı oldu.
Helâl yenmez, haram kıymetli oldu.

Okunan KurÔÇÖ├ónÔÇÖa kulak tutulmaz,
┼×eytanlar semirdi, kuvvetli oldu.

Kime kim Tanr─▒ÔÇÖdan haber verirsen,
Kak─▒r; ba┼č─▒n salar, h├╝ccetli oldu.

┼×├ókird-├╝st├ód ile arbede k─▒lar,
O─čul-ata ile izzetli oldu.

Fakirler miskinlikten ├žekti elin,
G├Ân├╝ller y─▒kuben heybetli oldu.

Peygamber yerine ge├žen hocalar,
Bu halk─▒n ba┼č─▒na zahmetli oldu.

Tutulmaz oldu Peygamber hadîsi,
Hal├óy─▒k c├╝mle HakÔÇÖtan utlu oldu.

Y├╗nus gel ├ó┼č─▒k isen tevbe eyle,
Nas├╗hÔÇÖa tevbe ucu kutlu oldu.

─░fade etti─čimiz gibi ┼čairlerin bak─▒┼č a├ž─▒s─▒nda, zamandan ├žok zaman─▒ olu┼čturan sebepleri, yani insanlar─▒ okumak vard─▒r. Seyr├ón├«, k├Ât├╝ icraatlardaki sebepler zinciri ├╝zerinde ┼č├Âyle durur:

Mahkeme meclisi ├«cad oldu─ču,
├çe┼čme-i r├╝┼čvetin akmakl─▒─č─▒ndan.

Kaza bel├ó ile ├ólem doldu─ču,
Kazlar─▒n kad─▒ya u├žmakl─▒─č─▒ndan.

Selefin r├╝┼čvetle h├╝ccet yazmas─▒,
Halefin anlay─▒p h├╝km├╝n bozmas─▒,

Yıkılan binânın birden tozması
As─▒l sermayenin toprakl─▒─č─▒ndan.

D├╝nyadan ahrete gidip gelmemek
Olmasa, iktiz├ó eder ├Âlmemek,

Bal─▒k ba┼čtan kokar, bunu bilmemek,
Seyr├ón├«, g├ófilin ahmakl─▒─č─▒ndanÔÇŽ

Yine Seyr├ón├«, devlet idaresinin ehil ellerde olmamas─▒n─▒n k├Ât├╝ neticelerine temas ederek ┼čunlar─▒ s├Âyler:

K├╝├ž├╝k lokma ile dolmaz avurdu,
Ne yaman insan─▒ kast─▒ kavurdu,

Cihan─▒n k├╝l├╝n├╝ g├Â─če savurdu,
Ge├žti sad├órete hayvan olanlar.

Kimsenin kimseye yoktur sâyesi,
Katıldı sütlere cehlin mâyesi.

Tilkiye verildi aslan pâyesi,
Tilki g├Âlgesinde aslan olanlar.

Herkes belâsını azdı da buldu,
─░nsanda evvelki sad├ókat nÔÇÖoldu?

Eski saraylar─▒ be─čenmez oldu,
Yere s─▒─čmaz oldu sultan olanlar.

Hayat─▒ ├žalkant─▒larla ge├žen Nam─▒k Kemal de, can─▒na tak eden hususlar─▒n icbar─▒yla kendi ┼čahs─▒nda feryat eyler:

─░nsan m─▒ neyiz, se├žilmez,
Bir zehirdir ki i├žilmez,
Tavr─▒m─▒zdan da ge├žilmez,
Ne utanmaz k├Âpekleriz!

Kim bilir neler ya┼čad─▒ ve ne kadar darald─▒ ki Kazak Abdal, toplumda ham ve kaba kalm─▒┼č, bir t├╝rl├╝ yontulamam─▒┼č kimseleri, m─▒sra bombard─▒man─▒na tutar:

Ormanda b├╝y├╝yen adam azg─▒n─▒,
├çar┼č─▒da, pazarda insan be─čenmez.

Medrese ka├žk─▒n─▒, softa bozgunu,
Sel├óm vermek i├žin kesan be─čenmezÔÇŽ

Elin kap─▒s─▒nda karava┼č olan,
Burunu s├╝m├╝kl├╝, g├Âz├╝ ya┼č olan,

Bayramdan bayrama bir t─▒ra┼č olan
Berbere gelir de d├╝kk├ón be─čenmez.

├éleme taÔÇÖn eder yan─▒na varsan,
Seni yan─▒lt─▒r bir mesele sorsan,

Bir cim ├ž─▒kmaz e─čer karn─▒n─▒ yarsan,
C├óm├«ye gelir de erk├ón be─čenmez.

Da─člarda k─▒rlarda gezen bir y├Âr├╝k,
Kimi t─▒mar, sipah, kimisi b├Âl├╝k,

Bir elife dili d├Ânmeyen h├Âd├╝k,
┼×ehristana gelir, ezan be─čenmez.

Bir ├žubu─ču vard─▒r g├óyet k├╝├ž├╝cek,
ZuÔÇÖm-u f├ósidince keyf getirecek.

K─▒r─▒k ├žana─č─▒ yok ayran i├žecek,
Kahvede fa─čf├╗r├« fincan be─čenmez.

─░┼č gelmez elinden gitmez bir k├óre,
Asl─▒nda neslinde giymemi┼č h├óre.

Sand─▒─č─▒ g├Âmleksiz duran mekk├óre,
Bedestene gelir, kaftan be─čenmez.

Kazak Abdal s├Âyle bu t├╝rl├╝ s├Âz├╝,
Yo─čurt ayran ile h├óllolmu┼č ├Âz├╝,

K├Âyden ┼čehre inse bir k├Âyl├╝ k─▒z─▒
─░nci-yakut ister, mercan be─čenmez.

Tabi├« bu ┼čik├óyetlerin ├Âz├╝nde e─čiticilik var. E─čitilirken insanlar─▒n eksik kalan yanlar─▒n─▒ s├Âz harman─▒nda tamamlamak var. ├ç├╝nk├╝ e─čer bunlar de─čil de ba┼čka ┼čeyler dile getirilse, ┼čik├óyete mevzubahis olan ┼čeyler d├óima tekerr├╝r edecektir. ─░bret alman─▒n yolu, foto─čraf─▒ do─čru ve net ├žekip insanlara oldu─ču gibi g├Âsterebilmektir.

Bu hususta en mahir ┼čairlerimizden biri de hi├ž ┼č├╝phesiz mill├« ┼čairimiz M. ├ékifÔÇÖtir. Toplumda onun g├Âz├╝ne tak─▒lanlara bakal─▒m. O, etraf─▒na toplan─▒lan, fakat ba┼č de─čil kuyruk bile olamayacak ├ž─▒─č─▒rtkanlara bilhassa tepkilidir:

├ľt├╝yor her ta┼č─▒n ├╝st├╝nde birer dilli d├╝d├╝k.
Dinliyor kaplam─▒┼č etr├óf─▒n─▒ y├╝zlerce h├Âd├╝k!

Art─▒k ├žoklar─▒, kirli ├žama┼č─▒r merakl─▒s─▒. Televizyonlarda reyting yapan programlar bu y├Ânde art─▒yor. Sanki ├ékif bu manzaray─▒ g├Ârm├╝┼č de yazm─▒┼č:

K├Âr ├ž─▒ban ne┼čterin alt─▒nda nas─▒l patlarsa,
Hep a─č─▒zlar de┼čilip, kimde ne cevher varsa,

Sa├ž─▒yor ortaya, ister temiz ister kirli;
Kalm─▒yor kimseci─čin muzmeri art─▒k gizli.

Bu manzaran─▒n mimar─▒ olan entelekt├╝el c├ómian─▒n h├óli ise ├ékifÔÇÖin penceresinde i├žler ac─▒s─▒d─▒r. Fikir h├╝rriyeti ad─▒na yap─▒lanlar, mide buland─▒racak derecededir:

├ťdeb├ón─▒z ana avrat s├Âv├╝yor birbirine!
T├╝rl├╝ adlarla ├ž─▒kan n├ó-m├╝ten├óh├« gazete,
Ayr─▒l─▒k tohmunu bol bol at─▒yor memlekete.
─░t yeti┼čtirmek i├žin topra─č─▒ g├óyet m├╝nbit
Bularak, fuh┼č ekiyor salma gezen bir s├╝r├╝ it!
Y├╝r├╝yor d├«ne be┼č on maskara, alk─▒┼član─▒yor,
Nesl-i hâzır bunu hürriyyet-i vicdan sanıyor!

ÔÇŽÔÇŽ

├éhiret fikri yularm─▒┼č, yak─▒┼č─▒rm─▒┼č e┼če─če;
Hi├ž kanar m─▒ym─▒┼č adam b├Âyle beyinsizce ┼čeye?
Hele ahl├óka sar─▒lmak ne demekmi┼č h├ól├ó?
├çekilir miymi┼č, efendim, gece g├╝nd├╝z bu bel├ó?

ÔÇŽÔÇŽ

K─▒z─▒m─▒n iffeti batmakta rez├«lin g├Âz├╝ne…
Ac─▒r─▒m t├╝kr├╝─če bill├óhi, t├╝k├╝rsem y├╝z├╝ne!

ÔÇŽÔÇŽ

Kudretim yetse e─čer, on yedisinden yukar─▒,
├ťdeb├ó n├óm─▒na kim varsa, huduttan d─▒┼čar─▒
Atarım taktırarak boynuna bah-nâmesini;
Okuyan yaftay─▒ elbette ├ž─▒karmaz sesini.

ÔÇŽÔÇŽ

Serser├«, hi├ž birinin mesle─či yok, me┼črebi yok;
Feylesof hepsi; fakat pek ├žo─čunun mektebi yok!
┼×imdi All├óhÔÇÖa s├Âver… Sonra biraz bol para ver:
Hi├ž utanmaz, Protestanlara zango├žluk eder!

┼×airimiz, hele b├Âylesine ahv├ól kar┼č─▒s─▒nda tutup iyi niyet ve tahamm├╝lc├╝l├╝k edebiyat─▒ par├žalayanlara ve i┼činin ehli olmayan ukal├ó tiplere ayr─▒ca ├Âfkelidir:

Bak─▒n ne g├╝nlere kald─▒k: Ya be┼č, ya alt─▒ kopuk,
Yamaklarıyle berâber ki hepsi kılkuyruk,
Utanmadan ├ž─▒k─▒yor, i├žtih├óda kalk─▒┼č─▒yor!
Bu h├óle kar┼č─▒ tahamm├╝l hak├«katen pek zorÔÇŽ

ÔÇŽÔÇŽ

Su bulanmazsa durulmaz… Hele sabret az─▒c─▒k,
─░yi, l├ókin ne kadar beklemi┼č olsan, i┼čler,
Eskisinden daha berb├ót, iyile┼čmek ne gezer!

Bu noktada daha ├Ânce yap─▒lan yanl─▒┼člar y├╝z├╝nden ne h├óllere d├╝┼č├╝ld├╝─č├╝ne dikkat ├žeken ├ékif, m─▒sralar─▒n─▒ tehlike sinyali gibi kullan─▒r:

Eyvah! Be┼č on k├ófirin ├«m├ón─▒na kand─▒k;
Bir uykuya dald─▒k ki: Cehennemde uyand─▒k!

ÔÇŽÔÇŽ

Biz ki her mevcûdu yıktık, gâyesiz bir fikr ile;
Y─▒kmad─▒k bir ┼čey b─▒rakt─▒k… S├óde bir ┼čey: ├éile.
Hangi bir bünyânı mahvettik de ıslâh eyledik?
─░┼čte v├«ran memleket! Her yer delik, her yer de┼čik!

ÔÇŽÔÇŽ

Vak─ür─▒ ├žoktan unuttun, hay├óy─▒ kald─▒rd─▒n;
Mukaddes├ót─▒ ─▒s─▒rd─▒n, Hud├óÔÇÖya sald─▒rd─▒n!
Ne h├ót─▒r├ót─▒na h├╝rmet, ne anÔÇÖan├ót─▒n─▒ y├ód;
Deden de b├Âyle mi yapm─▒┼čt─▒ ey sef├«l evl├ód?

├ľmr├╝ feryat i├žinde ge├žen ├ékif; gaflet timsali hata, yanl─▒┼č ve su├žlar─▒ hi├žbir ┼čekilde M├╝sl├╝manl─▒kla ba─čda┼čt─▒rmaz. K├Ât├╝ler, M├╝sl├╝manl─▒ktan uzakla┼čt─▒─č─▒ i├žin k├Ât├╝le┼čmi┼člerdir. Bu ├žer├ževede ortaya ├ž─▒kan insan tipindeki ├Âzellikler ise hi├ž de i├ž a├ž─▒c─▒ de─čildir:

M├╝sl├╝manl─▒k nerde! Bizden ge├žmi┼č insanl─▒k bile…
Âlem aldatmaksa maksat, aldanan yok, nâfile!

ÔÇŽÔÇŽ

Ahdi nakzetmek, yalan s├Âzden, teh├ó┼č├« etmemek;
Kuvvetin medd├óh─▒ olmak, aczi hi├ž s├Âyletmemek;
M├╝btezel bir├žok mer├ósim: inhin├ólar, yatmalar,
┼×aklabanl─▒klar, riy├ólar, muttas─▒l aldatmalar;
Fırka, milliyyet, lisan nâmıyle dâim ayrılık;
En sam├«m├« kimseler beyninde en cidd├« a├ž─▒k;
Enseden aslan kesilmek, cepheden yaltak kedi…

Sebep, okuyanlar─▒n basiretsizli─či. ├ç├╝nk├╝ okumak, ger├že─či ve do─čruyu g├Ârebilmekten ge├žer. E─čer insan YunusÔÇÖun dedi─či gibi okudu─ču h├ólde bilmiyorsa, g├Ârm├╝yorsa, elinde kalan sadece kuru bir emekten ibarettir. ├ékifÔÇÖe g├Âre de b├Âyleleri asla b├╝y├╝yememi┼č hep bebek kalm─▒┼č kimselerdir:

Hay├ót─▒ anlam─▒yor… ├ç├╝nk├╝ g├Ârm├╝yor, okuyor;
Zavall─▒ k─▒rkma gelmi┼č de a─čz─▒ s├╝t kokuyor!

ÔÇŽÔÇŽ

─░bn-i S├«na niye yok? Nerde Gaz├ól├«; g├Ârelim!
Hani Seyyid gibi, R├óz├« gibi ├╝├ž be┼č ├ólim?!.

Mesele e─čitimdeki temel maksatlar─▒n ger├žekle┼čememesi. G├Ârg├╝s├╝zl├╝k ve ukal├ól─▒─č─▒n moda h├ólinde yayg─▒nla┼čmas─▒ ve medeniyet merkezi olmas─▒ gereken ┼čehir insan─▒n─▒n da hayat tarz─▒nda garip r├╝zg├órlar─▒n esmesi. Meden├«lik anlay─▒┼č─▒n─▒n de─či┼čmesi. Durumun vahameti kar┼č─▒s─▒nda ├ékifÔÇÖin ├╝sl├╗bu, hayli serttir:

Yola gelmez ┼čehirin soysuzu, yoktur kolay─▒,
Yan─▒l─▒p ho┼čbe┼č eden oldu mu, t─▒nmaz da ay─▒,

Bir bakar insana yan yan ki, yuz1 olmu┼č manda,
Can─▒ yand─▒k├ža, d├Âner ├Âyle bakar nalbanda.

Bir sel├óm ver be herif! A─čz─▒n a┼č─▒nmaz ya… Hay─▒r,
Ne bilir vermeyi hayvan, ne de sen versen al─▒r.

Ya─čl─▒ yer, ├že┼čmeye gitmez; su d├Âker, el y─▒kamaz;
Hele t─▒rnaklar─▒ bir kazma ki insan bakamaz.

Kafa orman gibi, lâkin, o bıyık hep budanır;
Ne ay─▒pt─▒r, desen anlar, ne t├╝k├╝rsen utan─▒r.

Tertemiz yerlere kipkirli fotinlerle dalar;
Kald─▒r─▒mdan daha berb├ót olur art─▒k odalarÔÇŽ

├ékif, bu s├Âylediklerini de herkesin dinleyece─či ve okuyaca─č─▒ kanaatinde de─čildir. ├ç├╝nk├╝ sivrilmenin yolu, art─▒k dinlemek ve okumaktan ge├žmemektedir. ├ç├╝nk├╝ devrindeki fikrin moda r├╝zg├ór─▒; y├Ân├╝n├╝, dini ve mukaddesleri h─▒rpalamaya ├ževirmi┼čtir. Baya─č─▒ kimseler de fikir adam─▒, edipler olarak millete takdim edilmi┼čtir:

Bu hakîkatleri lâkin, kim okur, kim dinler?
Sivrilen z├╝bbelerin hepsi be┼č on s├Âz beller,

D├╝┼č├╝n├╝r ┬źD├«ni nas─▒l y─▒kmal─▒ bunlarla?┬╗ diye,
B├Âyle bir maksad i├žin ├žok bile ├«d├ódiyye!

├ťdeb├ón─▒z hele g├óyetle baya─č mahl├╗k─üt…
Halk─▒ ir┼č├ód edecek ├Âyle mi bunlar? Heyh├ót!

Kimi GarbÔÇÖ─▒n yal─▒n─▒z fuh┼čuna hasb├« simsar;
Kimi, ─░ran mal─▒ der, k├Âhne al─▒r, hurda satar!..

├ľzellikle bat─▒n─▒n s├╝fl├« kad─▒n tipleri yeti┼čsin diye bizim medeniyetimizin Fatih do─čuran annelerini romanlar─▒nda, k├Â┼če yaz─▒lar─▒nda sevimsiz ve korkun├ž varl─▒klar gibi tan─▒t─▒p nesli onlardan uzakla┼čt─▒rmak isteyen kalem┼čorlar dolay─▒s─▒yla ├ékif dertlidir:

Ne hisli vâlidelerdir bizim kadınlarımız!
Yaz─▒k ki anlatacak yok da yanl─▒┼č anlad─▒n─▒z.

Yaz─▒k ki onlar─▒ tasvir eder birer umac─▒,
Be┼č on romanc─▒, s─▒k─▒lmaz be┼č on da maksadc─▒.

Bunca ├╝z├╝c├╝ ve tahripk├ór ortama ra─čmen bir avu├ž halk─▒n da do─čruluk ve istikamet ├╝zere birlik ve beraberlik i├žinde olmamas─▒, ├ékifÔÇÖi en inciten mevzulardand─▒r:

Yekp├óre kesilmi┼č tutulan g├óye i├žin de,
Vahdetten eser yok bir avu├ž halk─▒n i├žinde!

Post üstüne hem kavgaların hepsi nihâyet ;
H├ól├ó m─▒ bo─ču┼čmak? Bu ne gaflet, ne rez├ólet!

Oysa y├╝zy─▒llard─▒r bin bir deprem ge├žirip de 24 milyon kilometrekareden bug├╝nk├╝ h├óle geli┼čin sebebi hep y─▒k─▒c─▒ bo─ču┼čmalar olmu┼čtur. Dolay─▒s─▒yla y├╝zy─▒llar─▒n tamir edemeyece─či say─▒s─▒z y─▒k─▒mdan sonra art─▒k sadece yap─▒c─▒ olabilmek gereklidir. ─░nsan─▒n as─▒l de─čeri ve k─▒ymeti de zaten buradan gelecektir. Ancak bu zordur ve ├žok b├╝y├╝k kabiliyet ve imk├ónlar ister. Y─▒kmaya gelince, o en kolay i┼čtir. ├ľyle ki en vas─▒fs─▒z ve s─▒radan kimselerin bile yapabilece─či bir faaliyettir. Ama elbette g├óye, her zaman se├žkin ve k─▒ymetli insan olabilmektir. ├ç├╝nk├╝, ancak bu ┼čekilde hem var olan muhte┼čem ├óbideleri koruyabilmek, hem de onlar─▒n yenilerini yapabilmek m├╝mk├╝nle┼čir. Tek husus, y─▒kmakla yapman─▒n aras─▒ndaki fark─▒ tam anlamakt─▒r:

Y─▒kmak insanlara yapmak gibi k─▒ymet mi verir?
Onu en ├žolpa herifler de em├«n ol, becerir…

S├óde sen g├Âsteriver ┬ź─░┼čte budur kubbe┬╗ diye,
─░ki ─▒rgatla iner ┼čimdi S├╝leym├óniyye…

Ama gel kaldıralım dendi mi heyhât o zaman,
Bir S├╝leyman daha l├óz─▒m yeniden, bir de Sinan…

Zaman─▒ de─čil, insanlar─▒ muhasebe eden ├ékif, her ┼čeyden ├Ânce adaml─▒─č─▒ ├Â─č├╝tler:

Nas├«hatim sana: Herzeyle i┼čtig─üli b─▒rak;
Adaml─▒─č─▒n yolu nerdense, bul da girmeye bak!

Adam m─▒s─▒n: Ebediyyen cihanda h├╝rs├╝n, gez;
Yular tak─▒p seni bir kimsecik s├╝r├╝kleyemez.

Adam de─čil misin, o─člum: G├Ân├╝ll├╝s├╝n semere;
K├╝f├╝r savurma boyun kesti─čin semercilereÔÇŽ

Ayn─▒ manzaralar─▒ seyreden ├╝stat Necip Faz─▒lÔÇÖda da zamanla al├ókal─▒ olarak insanlar perspektifinden tahliller g├Âr├╝yoruz:

Ta┼č ta┼č ├╝st├╝ne koysam bozuk diyorlar, devir!
Bir ok ├žeksem, diyorlar; pe┼činden ko┼č ve ├ževir!

Tezatlar─▒ ┼čiirlerinde ├žok g├╝zel i┼čleyen usta ┼čair, menf├« tespitlerini ├óhirzaman vurgusuyla ve kayg─▒yla dile getirir:

Aman efendim, aman!
Gâlibâ âhirzaman!

ÔÇŽÔÇŽ

Yer dumanm─▒┼č ne ├ž─▒kar,
Duman dolu âsuman.

Duraks─▒z iti┼č kak─▒┼č;
S├╝resiz karman-├žorman.

Anne ├žocuk do─čurur,
K├Âpek soyundan azman.

Beyinler z─▒pz─▒p kadar,
Mideler koskocaman.

Aziz fikir bu─čday─▒,
Kat─▒ra mahsus saman.

Bo┼č l├óf, hep dalga dalga;
U├žsuz bucaks─▒z umman.

Hayvanl─▒k orkestras─▒:
E┼ček birinci keman.

Orman kele┼č, nebat kel;
Nebat ormanlar adam.

Midelerde ihracat,
G├╝nde be┼č milyon batman.

Yang─▒n evinde satran├ž;
Plân, reform ve uzman.

Bizdeki hâle nispet
Maymun taklitten pi┼čman.

Hangi yol T├╝rkÔÇÖe uygun,
Hangi parti terc├╝man?

Çıkamaz meydanlara;
Câmîde mahpus îman!

Rahmet, me├žhul kelime;
Bilinmez isim, Rahmân.

Kutsal kitapt─▒r fuhu┼č;
Ahlâk, okunmaz roman.

T├órih, kontra ger├že─če;
H├╝rriyet hakka d├╝┼čman.

Millete kastedenin
İsmi millî kahraman.

Gen├ž adam, at yorgan─▒!
Sana haram, uyuman!

B├╝t├╝n bu tespitler; insanlar─▒n, foto─čraf makinelerinin asla ├žekemeyece─či en net i├ž d├╝nya resimleri. Devaml─▒ d─▒┼ča bakan g├Âzlerin kendilerini g├Ârece─či birer ayna. ─░nsanlar, hayat boyu i┼čte bu resimlere ve aynalara bak─▒p s─▒k s─▒k sormal─▒: Zaman m─▒ su├žlu, insan m─▒?

─░┼čte o zaman do─čru cevaplar ve do─čru ├ž├Âz├╝mler do─čacakt─▒r. O vakit durmadan y├╝klenmek zorunda kald─▒─č─▒m─▒z zaman da, televizyon da, internet de k├Ât├╝l├╝klerin cirit meydan─▒ olmaktan ├ž─▒kacakt─▒r.