HOŞ SEDALAR

 28,00

Açıklama

 

Cenâb-ı Hakk’ın lütuflar silsilesi hâlinde başta Kur’ân-ı Kerim
ve hadîs-i şerifler, yanık yanık ezanlar, şahâdetler, tekbirler
ve salevatlar, hep bizlere kulluğumuzu telkin eden ne mûtenâ
birer hoş sedâdır. Diğer taraftan naatler, kasideler, nice âbideler
ve ulu mâbedlerden gelen ilâhî nağmeler de, aynı hoş sedâlardır.
Hep o hoş sedalar şânında;
Cenâb-ı Hak, sevip sevdirdiği velî kullarına, hâllerine göre
muhtelif tecellîler bahşetmiştir. Zamana yayılmış zirveler hâlindeki
o Hak dostları, bu tecellîleri birer hoş sedâ olarak fânî hayatlarından
sonra gelecek nesillere mîras bırakmışlardır.
Bu meyanda Cenâb-ı Hak;
Dostlarından kimini Şâh-ı Nakşibend eyleyip mânevî tasarruf ve
mârifetullah’ta eşsiz bir himmet deryâsı kılmış; kimini Mecnun gibi
aşk çöllerinde dolaştırmış; kimini hayret vadilerinde gezdirmiş; kimini
azamet-i ilâhiyye tecellîleri karşısında dilsiz eyleyerek sükûtun
münzevîliği içinde gizlemiş, kimini Yûnus Emre gibi aşk bülbülü kılmış,
kimini de Hazret-i Mevlânâ gibi dilinden hikmetler fışkıran bir
mânâ ummânı ve Hak dostlarının sırlarının tercümanı eylemiştir.
Cenâb-ı Hak;
Dergâh-ı ilâhîye açılan şu ulvî kubbede, hayırlı bir iz bırakabilmeyi,
müstecâb bir duâ olabilmeyi, rahmetle
anılabilmeyi, cümlemize nasîb eylesin.
Ne mutlu, Hak dostları gibi, gök kubbede
bir hoş sedâ bırakıp irtihâl-i dâr-ı bekā eyleyebilenlere…

 

ISBN : 978-605-9214-14-8