ÇAĞA DAMGA VURACAK MÜHÜR, SENİN ELİNDE

Dursun KARAGAN     Bu ümmet niye mazlum, neden zulüm görüyor? Kâfir onun malını, gasbedip sömürüyor.   Hayatında dışlanıp, horlanıyor her yerde, Bilen varsa söylesin, niçin düştü bu derde?   Azizken zelil oldu, ne ola ki sebebi?.. Elbette kendisidir, hâlinin müsebbibi!   Mahkûm oldu kâfire, kul oldu modasına, O da düştü sonunda dünyalık sevdasına.   Mal küfrün elinde mi, ona […]

Continue reading »

MÂNÂ YOLUNDA

CELİL (Halil GÖKKAYA) halilgokkaya@gmail.com     –Yüzakı’yla 250 Ay… Seyrî ve yüz akı bir ekibe-   Bir nurlu kılavuz on beş asırdır, Peygamber bendesi iz güzel güzel… Her kilidi açan anahtar vardır, Nice sır içinde giz güzel güzel…   Mazlumlar, mağdurlar sevgiye hasret, Mânâ ikliminde gül olsun devlet! Sen bütün âleme gerçeği öğret, Tarihi sil baştan yaz güzel güzel…   […]

Continue reading »

O’NA DOĞRU GİDİYORUZ

Basri DOĞAN basridogan@hotmail.com     Canlanınca her hâtıra, Düne doğru gidiyoruz. Karanlığın ardı sıra, Güne doğru gidiyoruz.   Kem gözlerin nazarından, Sakınarak rüzgârından, Uçurumun kenarından; Yana doğru gidiyoruz.   Yedi ya da yetmiş yedi, Bu dünyadan kim göçmedi, Kalınacak son ebedî; Hana doğru gidiyoruz.   Ümit ile düştük yola, Uzak sandık bize sıla, Dönemeden sağa-sola; Öne doğru gidiyoruz.   Yürüyoruz […]

Continue reading »

DÖRTLÜKLER

Abdullah GÜLCEMAL abdullah_gulcemal@hotmail.com     YÂ RAB!   Îman ver, şuur ver yetişen nesle, Yoğrulsun, serpilsin kudsî nefesle! Muhafaza buyur, küfrün kirinden, Yâ Rab; kalbimizi Kur’ân’la süsle! MUHASEBE   Sığındık kapına barındır bizi, Kötü duygulardan arındır bizi… Bugün dünün yarınıydı ne yaptık? Böyle oyalayan yarındır bizi… ŞİFÂ HAKTADIR   Bildiğini Allah için söyleyip, Bilmediğin yerde susmak ne güzel! Hakkın zehirini […]

Continue reading »

GURBET DİYARI

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com     Şu gurbet diyarında mevsimler hep kara kış, Güneşi buz keserken hâlesiz dolunayı. Yüreğim bir kafeste kanatları kırık kuş, Neylesin sırça köşkü, yıldızlardan sarayı.   Şu gurbet diyarında düşlerim delik deşik, Bitmeyen gecelerde karanlığa tutsağım. Göz kapaklarım yorgun, uykular kara delik, Varamadım şafağa, bu kaçıncı durağım?   Şu gurbet diyarında Arş’a varır çığlığım, Yaşlarım ırmak olur […]

Continue reading »

RASÛLULLAH (S.A.S.) EFENDİMİZ’DEN AKSEDEN ÜSVE-İ HASENELER / EMSALSİZ ÖRNEKLER

Osman Nûri TOPBAŞ   ÜSVE-İ HASENE MÎRÂSI   Âyet-i kerîmede buyurulur:   “Andolsun ki, Rasûlullah’ta sizin için, Allâh’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allâh’ı çok zikredenler için bir «üsve-i hasene / emsalsiz örnek» vardır.” (el-Ahzâb, 21)   Âlemlere rahmet olan Rasûlullah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in nâil olduğu en büyük mazhariyetlerden biri de yetiştirdiği ashâbıdır. İmam Karâfî’nin tespit ettiği […]

Continue reading »

MÜ’MİNİN ŞAHSİYET ve VAKARI

Osman Nûri TOPBAŞ     GİYME!   Sahâbeden Abdullah bin Amr bin el-Âs –radıyallâhu anhümâ– anlatır:   Rasûlullah –sallâllâhu aleyhi ve sellem– Efendimiz, üzerimde usfur bitkisiyle sarıya boyanmış iki elbise gördü ve;   “–Şüphesiz ki bu, kâfirlerin elbiselerindendir. Sen bunu giyme!” buyurdu.   Bir başka rivâyette Peygamberimiz’in bu sahâbîye;   “–Bunu giymeni sana annen mi emretti?” buyurarak, kadınlara benzer bir […]

Continue reading »

Şer‘î Kaidelerle Tasavvuf -58- ZÂHİRDE HÜKÜM BÂTINDA TEVAKKUF

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM   (Şâzelî meşâyıhından Ahmed Zerrûk [v. 899/1494] Hazretleri’nin; tasavvufu, usûl ve fıkıh kaideleriyle anlattığı Kavâidü’t-Tasavvuf ve Şevâhidü’t-Taarruf adlı eserinin tercüme ve şerhine devam ediyoruz.)   SUÇ ve SÛFÎ Müellifimiz; önceki kaidelerde ifade ettiği, salâhı bilinen bir kişide şer‘î bir suçun görünmesi meselesine devam ediyor ve ilâve açıklamalar getiriyor:   Seksen Dördüncü Kaide:   “Meziyeti bilmek; yani […]

Continue reading »

EVLÂDA İSİM VERMEK

Dr. Ahmet Hamdi YILDIRIM     Adımız, olmazsa olmaz ayırıcı bir vasfımızdır. Bizi ayırt eden, farkımızı ortaya koyan bir unsurdur. Âdeta bizi temsil eden bir terkiptir. Ona hakaret edilse, bize hakaret edilmiş oluyor. O yüceltilse, biz yüceltilmiş oluyoruz.   Bu sebeple, isim çok mühim. Bir evlâdın ismini güzel bir şekilde koymak, anne-babanın vazifesi. İsim verilirken, aile büyüklerine veya kanaat önderi […]

Continue reading »

İslâm’ın İlk Büyük Savaşı BEDİR GAZVESİ -13-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Bedir Gazvesi, bütün dehşetiyle sürüyordu…   Piyadeler arasında biri vardı ki, en yaman süvarilerden daha bir yaman çarpışıyordu. Her tarafa yetişmeye çalışıyor; müslüman erlere umut, müşriklere korku ve dehşet saçıyordu. Uzaktan onun kim olduğunu tanıyamayan bir sahâbe, gıptayla bakarak yanındakilerine sordu:   –Şu yaman yiğit kimdir, uzaktan seçemedim?   –Sa‘d bin Ebû Vakkâs’tır o!   –Şu bizim […]

Continue reading »
1 5 6 7 8 9 1.044