MECÂZÎ KÖLELER ve EFENDİLERİ

Melek E. AKTEMUR aktemurmelek@gmail.com   Hazret-i Ömer –radıyallâhu anh– şöyle rivâyet etmiştir:   Cebrâil –aleyhisselâm-, Peygamber –sallâllâhu aleyhi ve sellem– Efendimiz’e kıyâmetin ne zaman kopacağını sorduğunda, Efendimiz şöyle cevap vermişti:   “–Bu konuda; sorulan, sorandan daha bilgili değildir.”   Cebrâil –aleyhisselâm-;   “–Bana kıyâmetin alâmetlerini söyle.” dedi. Rasûlullah –sallâllâhu aleyhi ve sellem– Efendimiz şöyle buyurdu:   “–Câriyenin efendisini doğurması ve […]

Continue reading »

O s.a.v’in Mîrâsı; HAKK’A ADANMIŞ MÜ’MİN

M. Ali EŞMELİ     Yaratılmışlar arasında en mükemmel özellikler ve imkânlar içinde var edilen yegâne varlık insanoğlu. Aklıyla, kalbiyle, rûhuyla ve kendisine verilen daha nice incelikler ve kabiliyetler itibarıyla yegâne. Bizzat Allâh’ın ifadesiyle:   •Yeryüzünde Allâh’ın halîfesi.   •Ahsen-i takvîm / varlıkların gözbebeği.   Ancak;   Bu gerçek, boşuna değil. Hele keyiften keyfe savrulmak ve kibir-gurur yarışlarına girmek için […]

Continue reading »

RÂYETE MEYLEDERİZ -6-

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com   İki yıldır tarihin en vahşî saldırılarına göğüs geren Hamas ve diğer direnişçilerle, medenî (!) dünyanın gözü önünde iğrenç bir soykırıma tâbî tutulan Gazze’nin asil insanlarına…   SEKİZİNCİ SAHNE (geçen sayıdan devam)   ŞAHISLAR:   Hoca Sa‘deddin Efendi (ö. 1008/1599): Gāzî Giray’ın mektuplaştığı dostlarından; Sultan III. Murad ve oğlu Sultan III. Mehmed’in hocası, sebat ve teşvikleriyle Haçova […]

Continue reading »

DİVLEK TOHUMU -2-

Harun ÖĞMÜŞ   Bu arada seferberliğin sona erdiği söyleniyordu, ama halk ve özellikle çocuklar tarafından bilinen bütün mânâları, hükmünü olanca gücüyle yürütüyordu. Buna ek olarak başka kötü söylentiler de kulaktan kulağa yayılıyordu. Askerimizin çoğu cephede kırılmış, harpte yenilmiştik. Gâvur; hududu geçmiş, memleketin her tarafını tutmuştu. Şehre bile biraz İtalyan gâvurunun geldiği söyleniyordu. Nitekim bir gün köye de bunlardan bir grup […]

Continue reading »

247. Sayı Takdim

Kıymetli Okuyucularımız, Adanmak… Bir koyun gibi, sahibi tarafından adanmak değil. İradesini kendi iradesiyle, Allâh’a râm etmek. Bir mıknatısa tutulmuş gibi çekilmek… Pervâne olmak, kurban olmak… Mehmed Âkif’in, Peygamber âşığı Sudanlı’ya tercüman olarak dediği gibi:   İrâdem olduğu gündür Sen’in irâdene râm, Bir ân için bana yollarda durmak oldu harâm.   Bir koyunun eti var, derisi var. Bir insanın, bedeni olduğu […]

Continue reading »

ARAPLAŞMAK MI?

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com     Şeyyad Hamza’dan bir beyitle başlayalım:   Bu on sekiz bin âlemin, dîv ü perînin âdemin, Cümle Arab’ın Acem’in dîni îmânı Mustafâ!..   “Bu on sekiz bin âlemin, cinler ve insanların, Arapların ve geri kalan herkesin, hepsinin inancını risâletiyle getiren O Muhammed Mustafâ –sallâllâhu aleyhi ve sellem-’dir.”   On dördüncü asır Anadolu’sunda bir müslüman Türk’ün, […]

Continue reading »

TEVBE EDEBİLMEK

H. Kübra ERGİN hkubraergin571@gmail.com Allah Teâlâ buyuruyor ki:   “Rabbinizin bağışlamasına ve genişliği göklerle yer kadar olup takvâ sahipleri için hazırlanmış bulunan cennete birbirinizle yarışırcasına koşuşun.   O takvâ sahipleri; bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcar, öfkelerini yutar ve insanların kusurlarını affederler. Allah da böyle iyilik ve ihsan sahiplerini sever.   Onlar bir kötülük yaptıklarında ya da kendilerine zulmettiklerinde, […]

Continue reading »

İnsanlığın Beklediği Huzur İçin; ASR-I SAÂDET İLHÂMI

B. Cahit ÖZDEMİR bcahit@hotmail.com     Dünya bir imtihan sahnesi olarak yaratılmış (bkz. el-Mülk, 2); insanın ahdine vefâsı nisbetindeki sâlih kulluk tezâhürlerine göre, bu imtihanı tamamlaması takdir buyurulmuştur. Dünya, âhiretin tarlası mesâbesinde olup; nasıl ekilip biçilmişse, mahsûlü de âhirette ona göre değerlendirilecektir. Fransız edip La Fontaine bir masalında; bütün yaz çalışan karınca ile, yaz mevsimini öterek geçiren ağustos böceğini konuşturur. […]

Continue reading »

MEVLİD-İ NEBÎ

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com     Rasûl-i Zîşân Efendimiz –aleyhissalâtü vesselâm-; bütün insanlık için, yüreklere sevgi damıtan bir muhabbet pınarıdır   Son Peygamber Muhammed Mustafâ –aleyhissalâtü vesselâm-’a îmân etmek, O’na tâbî olmak, O’na muhabbet duymak; aslında kişinin kendini sevmesi, kendisine değer vermesi demektir. Çünkü O –aleyhisselâm-, bize ebedî saâdeti kazandıracak hazine değerindeki vahiy hakikatlerini ileten bir ışık şahsiyettir.   Mevlid-i […]

Continue reading »

SATIRDAN SADRA GİDEN YOLCULUĞU UNUTMAMAK

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com   İlim; insanı karanlıktan aydınlığa çıkaran, rûhu yücelten, kalbi genişleten, dinginleştiren ve sükûna erdiren mukaddes bir meş‘aledir. Bu meş‘ale; hakikatle yoğrulup hikmetle parlatılırsa; asıl mahiyetine bürünür. Hakikî ilim; bilmek değil, yaşamak, bildikleriyle amel etmek ve kendisinden başka insanların da, öğrendiği bu bilgilerden faydalanmasına vesile olmak, hem dünya hem de âhirete dair fayda üretmekle olur.   İlim, bir […]

Continue reading »
1 19 20 21 22 23 1.044