SARIKAMIŞ TERENNÜMLERİ

M. Nihat MALKOÇ mnm61mnm@hotmail.com

 

 

Bembeyaz gelinlik giyinmiş dağlar,

Kara kış bastırmış, bozulmuş bağlar,

Uzak diyarlarda bir gelin ağlar…

Bayrakta güzeldir al Sarıkamış!

Çiçek açmaz olmuş dal Sarıkamış!

 

Bir tümen kırıldı, yürek dağladı,

Giden yolculara şafak ağladı,

Anneler yas tuttu, kara bağladı…

Tadın bozulmuştur bal Sarıkamış!

Bu ne acınası hâl Sarıkamış!

 

İhtiras bir afyon, aklı uyuttu,

Hakikatten kaçtı, hayali tuttu,

Soğanlı Dağları ordumu yuttu…

Mevlâ’ya yalvarır kul Sarıkamış!

Şimdi bir can etmez pul Sarıkamış!

 

Ana kuzusuydu, hepsi bir candı,

Vakit zemheriydi, buz tutmuş andı,

Binlerce tarifsiz acı yaşandı…

Kirpiğimiz ıslak, göl Sarıkamış!

Yüreğimiz kızgın çöl Sarıkamış!

 

Bu toprağa kurban oldu nicesi,

Nurlara karıştı kara gecesi,

Şehâdetten öte yoktur yücesi…

Yolcusuna ağlar yol Sarıkamış!

Yanan yüreklere dol Sarıkamış!

 

Bahar erişince gonca, gül oldu,

Toprakla buluşan can bülbül oldu,

Yakındakilerim uzak el oldu…

Beni taştan taşa çal Sarıkamış!

Rûhumu göklere sal Sarıkamış!

 

Hasret çıra gibi, kor gibi yaktı,

Gökten yağmur değil gözyaşı aktı,

Dağlar yankılandı, karanfil koktu…

Nice körpe gelin, dul Sarıkamış!

Yitiğini ara, bul Sarıkamış!

 

Nice leş kargası yurda üşüştü,

Mehmetçik önünde kartları düştü,

Kahramanlar yârdı, «kar»a dönüştü…

Bazı gerçek, bazı fal Sarıkamış!

Sonsuza dek kendin kal Sarıkamış!

 

Yiğitlere yorgan ayaz gecede,

Mehmetçik’e kefen, beyaz gecede,

Yalvarış, yakarış, niyaz gecede…

Bize dost, ağyâra el Sarıkamış!

Otur yamacıma, gel Sarıkamış!

 

Sonsuzluğa erdi subayı, eri,

Düşündükçe söner aklımın feri,

Bu yol hak yoludur, dönülmez geri…

Bu rüyayı hayra yor Sarıkamış!

Bunun hesabını sor Sarıkamış!

 

Uzağına düşsem hasretin yakar,

Aklıma geldikçe gözden yaş akar,

Kimileri barut kimi gül kokar…

Bir hüzün çeşmesi, sel Sarıkamış!

Vatanım bağlama, tel Sarıkamış!

 

Bu millet, bu ordu Hak’tan yanadır,

Yürekleri köz köz olan anadır,

Şehâdet nasiptir, yüce mânâdır

Susku sûretinde dil Sarıkamış!

Merteben yücedir, bil Sarıkamış!

 

Gönül göklerinde şimşekler çaktı,

Arş’tan arza doğru yıldızlar aktı,

Hicran kor ateştir, yürekler yaktı…

Sükûtun yankısı, lâl Sarıkamış!

Türkiye doru at, nal Sarıkamış!

 

Bayrağı kanıyla boyayan yiğit!

Buzdan döşeklerde uyuyan yiğit!

Kanlara kan değil, su yuvan yiğit!..

İşgal alçaklıktır, zül Sarıkamış!

Gönül bağımızda gül Sarıkamış!

 

Yetimin saçında kınasın şimdi,

Gözyaşı gölünde «suna»sın şimdi,

Anadolu’muz(d)a anasın şimdi…

Talan edilmiştir, döl Sarıkamış!

Vatan için yaşa, öl Sarıkamış!