ÇİLE, MÜSLÜMANIN ALIN YAZISI
Dursun KARAGAN
Çile, müslümanın alın yazısı,
Çekmesini bileceksin tamam mı?
Sevda bağrındaki dinmez sızısı,
Sıkmasını bileceksin tamam mı?
İslâm’a adanmış hâlis kul olup,
Potanda eriyip kabına dolup,
Yoluna konulan engeli bulup;
Sökmesini bileceksin tamam mı?
Mü’min ketmeylemez verdiği sözü,
Onun neyse dışı, öyledir özü,
İnişi, yokuşu, tepeyi, düzü;
Çıkmasını bileceksin tamam mı?
Mahrumların gönlündeki dileği,
Mazlumların koruyucu meleği,
Zulüm için kalkan zâlim bileği;
Bükmesini bileceksin tamam mı?
Meyvesi erişmiş engin dal gibi,
Hakk’a ulaştıran nurlu yol gibi,
Dost bağında açan gonca gül gibi;
Kokmasını bileceksin tamam mı?
Mü’mine tevâzu kâfire onur,
Durmadan burada atacaksın tur,
İslâm kalesine aşılmayan sur;
Yapmasını bileceksin tamam mı?
Düşmana bir zehir, dosta bal gibi,
Hataları örten siyah tül gibi,
Hakk’ın vadisinde coşkun sel gibi;
Akmasını bileceksin tamam mı?
Hakk’ın hiçbir zaman olmaz zevâli,
Mü’minin îmânı, bitmez emvâli,
Bazen rahmet bazen şimşek misâli;
Çakmasını bileceksin tamam mı?
Kalkarsa bir densiz Hakk’ı ikraha,
Gösterilmez ona hiç müsamaha,
Birden oluverip sanki ejderhâ;
Sokmasını bileceksin tamam mı?
Gelmek için her işin üstesinden,
Haber alıp devirler ötesinden,
Hayata Kur’ân’ın penceresinden;
Bakmasını bileceksin tamam mı?
Yoluna kurulan tuzağı, fendi,
Vurulmak istenen bağı, kemendi,
Konulan engeli, yapılan bendi;
Yıkmasını bileceksin tamam mı?
Yanına alarak din kardaşını,
Meydanlara çıkıp fetih marşını,
Seherlerde el açıp gözyaşını;
Dökmesini bileceksin tamam mı?
Hayat düsturunu alıp Furkān’dan,
Varlığınla ona bağlanıp candan,
Gayrısını silip, yalnız Rahman’dan;
Korkmasını bileceksin tamam mı?
Dik gözünü, şehâdetin ufkuna,
Cihad rüya olsun, gece uykuna,
İslâm bayrağını, arzın burcuna;
Dikmesini bileceksin tamam mı?
Rahman övmüş seni Nurlu Kur’ân’da,
Boy göster, her mahal ve her meydanda,
Sen bu yolda tek başına kalsan da;
Şerefinle öleceksin tamam mı?