ELMALI ERENLERİ
FECRÎ (İbrahim BAZ) ibrahim.baz@hotmail.com
Dinle canınla cânım, cânâna yol nerdedir?
Bırak sözü, kelâmı her biri bir perdedir,
Göğe bağlı gönülde sanma ki sen serdedir,
Ol gönüller otağı bir mekândır Elmalı.
Seyreyle kâinâtı, yeryüzü yâr yüzüdür,
Cümle varlık ol Hakk’ın kullarına sözüdür.
Bil ki mekân mukaddes, insan ise özüdür,
Ol mekânlar içinde bir destandır Elmalı.
Aşk aşı pişer, burda eylenir cümle davet,
Aşkla doyar gönüller, biter burda adâvet.
Gördüyse gözler eğer, gayrısına ne hâcet!
Derin derin dürülmüş bir cihandır Elmalı.
Ârifler otağ kurmuş, sanki cennet bahçesi,
Vâhib Ümmî derler ki, ilm-i aşkın hâcesi.
Burda yazılmış aşkın, satır satır hecesi,
Ümmî’lerin dilince bir irfandır Elmalı.
Hikmet tâliplerinin, düştüğü gönül dağı,
Niyâzî’nin nazıdır, hem dahî gönül bağı.
Eroğlu’nu, Sinan’ı sarmış bu gönül ağı,
Çün derd-i dil olana bir dermandır Elmalı.
Ârifler elif elif ilm-i tevhid okurlar,
Zâkir olur dilleri, cennete yol dokurlar.
Sen yerde görürsün de, gökte yaşar o kullar,
O göklerden uzanmış âsumandır Elmalı.
Gafletten gözün açmış, Hakk’a revan ruhların,
Nâr-ı nedâmet ile günah yakan âhların.
«Hay!» diyerek dirilmiş, tüm âşık evvâhların,
Varıp bağdaş kurduğu bir divandır Elmalı.
Günah dalgalarıyla, kalbi kararmışların,
Korkup da kıyâmetten, benzi sararmışların.
«Eyvah!.. Eyvah!..» dedikçe saçı ağarmışların,
Gelip sığındıkları bir limandır Elmalı.
Görmek dilerse gönlün, Hak yüzünü göreni,
Gördüğü yüz yolunda, yüzün yere sereni.
Ölmeden önce ölüp, aşk ile can vereni,
Aşk cellâdının dârı bir meydandır Elmalı.
Kalplere latif latif birer tohum ekmişler,
Büyümüş o tohumlar, gönlü göğe çekmişler.
Elmalı erenleri, inci-mercan dökmüşler,
O inciler ocağı câvidandır Elmalı.
Burası aşk ocağı, tevhîdin kalesidir,
Burası bir gülistan, şehirler lâlesidir.
Bu şehrin ümmîleri, irfânın hâlesidir,
Fecrî’yi de mest eden bir reyhandır Elmalı.
12 Haziran 2025