ŞEYTAN SÜSÜ

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com  Eskiden doğu-batı derdik. Avrupa, frenk derdik. Yakın zamana kadar hiç değilse, kapitalizm ve sosyalizm zıtlığı ve rekabeti vardı. Şimdi tek bir zıtlık kaldı: İslâm ve düşmanları… Artık bu bir medeniyet meselesi… Yönler sona erdi. Doğu, batı, kuzey, güney hepsi aynı tek dişi kalmış canavara işaret ediyor: Mimsiz medeniyet: Denîet, denâet… Modern câhiliyye… Ne kadar ileri görünürse […]

Continue reading »

YABANCILAŞMA, KÜRESELLEŞME ve TAKLİT

Nurten Selma ÇEVİKOĞLU nurtencevikoglu@hotmail.com Efendim, koca bir seneyi geride bıraktık. Ömür sermayemizden 365 gün daha eksildi. Ama nasıl eksildi? Geleceğimiz adına hayra mı şerre mi kanat çırpacağız? Kafası çalışan insan; geçmiş-gelecek hesabını sadece sene başlarında değil, hayatın her ânında yapmalı, yapabilme uyanıklığında olmalı. Yoksa «uydum kalabalığa» misali yaşanan hayatların âkıbeti, çok kısa bir sürede istenmeyen istikametlere kayabilir. Denizlerde seyreden gemilerin […]

Continue reading »

Global Kültür İstîlâsı Karşısında ŞAHSİYET KRİZİ

M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com – seyri@yuzaki.com Moda oldu: ‒Benim kişiliğim bu! ‒Ben kendime şöyle bir şahsiyet profili seçtim. ‒Kendi kimliğimi ben böyle oluşturdum. Şahsiyet sahibi olmak çok güzel. Ancak bu güzelliği bahane edip de karakterleri bozmak çok kötü. Meselâ tahta parçası, hafifliğinden şikâyetle demir olmaya özenip ömrü boyunca bunu gerçekleştirmek için uğraşsa kendini inşâ mı etmiş, yoksa yapısını mahvetmiş mi […]

Continue reading »

İDRÂK ÖTESİ MAKRO ÂLEM

Ömer Sâmi HIDIR samihidir@gmail.com Şu gök kubbede nazlı nazlı süzülen hilâl, bize doyumsuz bir seyir güzelliği sunmakta. Sanki bizim içimize ferahlık versin diye gökyüzüne asılmış göz alıcı bir ziynet edâsında. Fakat bir de şöyle bakalım. Ay; dünyanın dörtte bir kütlesine sahip, güneşten aldığı ışığın % 7’sini yansıtan, magmatik kayaçlardan oluşan bir gök cismi. Kainât, ilâhî kudretin; «Kün!» emri ile yaratıldı. […]

Continue reading »

ÇARE: BİZ OLMAK!

Yunus Sami EŞMELİ yunussamiesmeli@hotmail.com Nasreddin Hoca bir gün yanına bir çocuk almış. Beraber bir eşek ile yolculuğa çıkmışlar. Hoca yaşlı olduğu için eşeğin üzerinde gidiyor çocuk da peşi sıra yürüyerek geliyormuş. Güzergâhlarındaki bir köyden geçerken ahalinin şöyle söylendiklerini işitmişler: “–Adama bak! Hiç utanmıyor. Zavallı çocuk yürüyerek arkasından zar zor yetişirken kendisi eşeğe binmiş rahatından hiç taviz vermiyor.” Nasreddin Hoca bu […]

Continue reading »

KİM BİR TOPLULUĞUN KARARTISINI ÇOĞALTIRSA!

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Yaşadığımız dünya; farklı coğrafyalara, geniş sınırlara, uzak mesafelere sahip olmasına rağmen, gelişen teknoloji ve haberleşme ağlarının yaygınlaşması neticesinde, âdeta küçük bir köy mesâbesine geldi. Bunun neticesi olarak; farklı kültür, farklı medeniyet, farklı inanç ve farklı dillere mensup insanlar, sanki aynı apartmanda oturuyormuş gibi yakınlaştılar. Milletler ve medeniyetler; kendilerine ait inanç, kültür, örf ve âdetlerle var olur, vücut […]

Continue reading »

BÜYÜKLERLE BÜYÜMEK

Zahit GENÇ genczahit@gmail.com İnsan; eğitilmeye, öğrenmeye muhtaç bir varlıktır. İnsanın eğitimi aile ocağında başlar, daha sonra kademe kademe okullarda devam eder. Genel olarak eğitim denilince okul düşünülür, eğitimci deyince de muallim akla gelir. Ailenin bir eğitim ocağı olduğunu pek düşünmeyiz ya da önemsemeyiz. Hâlbuki insanın temel düşüncelere sahip olmasına; ahlâk, edep ve karakter olarak yetişmesine dair en sağlam ve kalıcı […]

Continue reading »

ATLAR KOŞAR AMA NİYE KOŞTUĞUNU BİLMEZ!

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Muharrem Bey, İstanbul’un en seçkin veya başka bir tabirle en zengin semtinde oturan bir işadamıydı. Hani eskilerin dediği gibi; «yatı, katı ve adalarda yalısı» olan birisiydi. Eşi ve iki çocuğu ile birlikte yaşıyordu. Gelgelelim ne çocuklar doğru düzgün babalarını görebiliyor ne de karı-koca aynı anda birlikte olabiliyorlardı. Zira ikisinin de işi başından aşkındı. Peki, çocuklar derseniz… Onlar […]

Continue reading »

ZAHMETLE DEĞİŞİR RAHMETİN RENGİ!

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com İkindi namazı sonrasıydı. Masasında kitap okuyan Halil İbrahim Hocanın açık olan oda kapısı çaldı. Başını kaldırarak; “–Buyurun!” diye seslendi. İçeriye Mehmet Hoca ve öğrencisi Ömer girdi. Ömer; âdeta Mehmet Hocanın arkasına saklanmış, görünmemek için elinden geleni yapıyordu. Masanın yanına yaklaştıklarında Mehmet Hoca; “–Hocam! Ömer, hâfızlığı bırakmak istiyormuş. Ben birkaç kez konuştum ancak iknâ edemedim. Bir de siz […]

Continue reading »

BİZİM ŞAHSİYETİMİZ

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Azim, sebat ve hasat, benliğinde üçlü maya, Güneş misâli karakter, nümûne oldu aya. Başak başak bu kemâlâta yaydı seccâde, Öğüttü hamlığı en mûtenâ değirmende. mefâilün / feilâtün / mefâilün / feilün (fa’lün)

Continue reading »
1 2 3 4 54