BİR OSMANLI ÇINARININ ARDINDAN…

Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Ramazân-ı şerîfin ilk gecesi, bir Osmanlı münevveri, dâvâ adamı, tarihçi ve muharrir Kadir MISIROĞLU Hakk’a yürüdü. Seksen altı senelik ömrü, Hak ve hakikate kalem ve kelâm ile hizmet ve gayretlerle doluydu. Bu çileli yolda nice fedâkârlıklara tahammül etti, asla taviz vermedi. Kendisine Cenâb-ı Hak’tan rahmet dilerken, onun şahsiyetinin ve vermek istediği mesajın öne çıkan noktalarını tebârüz […]

GÖNÜL PUSULAMIZ, BİZİ NEREYE SEVK EDİYOR?

Raif KOÇAK raifkocak@gmail.com Gönül dünyamız; kudretli yaratıcı tarafından çeşitli hislerle tezyin edilmiş, ihsan edilen bu nimetlerle hayatımıza yön vermemize ve denge kurmamıza imkân verilmiş. Gönül dünyamızı süsleyen bu hasletler; bizi biz yapan, hassâsiyetlerimizi belirleyen, kontrol eden ve âdeta iç dünyamızı îmar eden imtihan vesileleri olmuş. İnsan ömrünün tarifini yapanlar, onun kısa olduğunu ifade etmek için; «bir sevinç bir hüzün» diye […]

HANGİ SENDROM?

Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Bak mutlaka bekliyorum. Yıllar sonra devrelerimizle bir iftar yapacağız. Gelmezsen bozulurum haberin olsun! –Tamam! Tamam, inşâallah geleceğim. Yapmamı istediğin başka bir şey var mı? –Sen gel yeter devrem! Başka bir şey olursa ararım. Haydi, Allâh’a emânet ol! –Sen de kardeşim. Kal sağlıcakla… Eşref ile Hakan yıllar sonra mezunlar iftarında bir araya gelmiş iki arkadaştı. Talebelik dönemlerinde yediği, […]

EĞER MAKSUT ESERSE, MISRA-I BERCESTE KÂFÎDİR!

Hadi ÖNAL hadional23@gmail.com «Berceste», Farsçadan dilimize geçmiş bir kelime… Sağlam, latîf, seçme, güzel, kolayca ve hemen hatıra gelen ancak yüksek bir mânâ taşıyan söz anlamında kullanılmaktadır. Mısra-ı berceste ise, edebiyatımızda; yüksek anlamı olan, şiiri ve şairi unutulduğu hâlde özü unutulmayan, dilden dile dolaşarak günümüze ulaşan şiir demektir. Kısaca anlamlı, hikmetli söz de diyebilirsiniz «mısra-ı berceste» için. Tarihte bir Kanunî Sultan […]

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -6- İSLÂM’DA ÂHİRETE HAZIRLIK

YAZAR: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi UNUTMA Kİ… Hak dostlarından Hasan-ı Basrî -rahmetullâhi aleyh-, bir gün seslice gülen bir delikanlıyla karşılaşır. Ona; “–Evlâdım! Sırat’tan mı geçtin?” diye sorar. Genç adam; “–Hayır.” cevabını verince tekrar sorar: “–Peki yolculuğunun sonunda cennete mi, yoksa cehenneme mi gideceksin? Bunu biliyor musun?” Delikanlı yine; “–Hayır.” diye cevap verir. O vakit Hasan-ı Basrî -rahmetullâhi aleyh- o gence […]

«BEREKET, ARTIŞ ve TEMİZLİK»

Sami GÖKSÜN İnsan toplu olarak yaşamaya muhtaçtır. Cenâb-ı Hakk’ın yeryüzünde ahsen-i takvîm üzere yarattığı güzîde varlık insan; sosyal bir gerçek olarak toplu olarak yaşamak mecburiyetindedir. Sağlıklı ve huzurlu bir cemiyet oluşturmanın yolu ise, toplu yaşama şuuruna ulaşmış insanların bir araya gelmesinden geçer. Sevinç ve tasada bir ve beraber olmak, yardımlaşma ve dayanışma, cemiyeti oluşturan insanların ortak inanç ve hareketlerinin bir […]

MÜ’MİNİN SEVİNÇ ve HÜZNÜ

Doç. Dr. Mustafa CANLI canli20@hotmail.com BİR HADİS: عن سَعْدٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ : قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : « مِنْ سَعَادَةِ ابْنِ اٰدَمَ رِضَاهُ بِمَا قَضَى اللّٰهُ لَهُ وَمِنْ شَقَاوَةِ ابْنِ اٰدَمَ تَرْكُهُ اسْتِخَارَةَ اللّٰهِ وَمِنْ شَقَاوَةِ ابْنِ اٰدَمَ سَخَطُهُ بِمَا قَضَى اللّٰهُ لَهُ » Sa‘d bin Ebî Vakkâs -radıyallâhu anh-’tan nakledildiğine göre Allah Rasûlü -sallâllâhu […]

BAYRAM SEVİNCİ

İrfan ÖZTÜRK Evliyâullah’tan bir zât; bayram günü bayram namazından evine döndüğünde, uzun uzadıya ağlar, müteessir olurmuş. Bu hüznünü görüp de, sebebini soranlara ise gözyaşları içinde şöyle cevap verir ve ağlamasına devam edermiş: “–Rabbim bana oruç tutmamı, namaz kılıp zekât vermemi emretti. Ben de; oruç tuttum, namaz kıldım, zekât verdim. Acaba Rabbimi râzı edebildim mi? Bu yaptığım ibâdeti ve benim kulluğumu […]

LİDERLER İSLÂM’A KOŞUYOR -3-

Âdem SARAÇ vardisarac@yahoo.com.tr Hazret-i Üseyd bin Hudayr’ın ustaca kurgusuyla harekete geçen Sa‘d bin Muâz, öfkeyle mızrağını kapıp hemen o bahçeye doğru yöneldi. Bir yandan hızla gidiyor, bir yandan da öfkeyle bağırıyordu: –Bu ne cüret, bu ne cesaret böyle! Burnumuzun dibine kadar gelip kavmimizi yoldan çıkaracaksınız öyle mi! Bu yetmiyormuş gibi, bir de kalkıp halamın oğlunu öldürmeyi düşüneceksiniz! Şimdi gösteririm gününüzü […]

YALNIZ SAHÂBÎ

Abdullah Mesud HIDIR mahidir@gmail.com Sahâbîlerden Ebû Zer el-Gıfârî -radıyallâhu anh-, Gıfâr kabîlesine mensuptur. Mekke’de Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in insanları İslâm’a davet ettiğini duyunca oraya gitti ve müslüman oldu. Bunun üzerine müşrikler onu öldüresiye dövdü. Abbas -radıyallâhu anh- onu müşriklerin elinden kurtardı. Daha sonra kabîlesinin yanına dönerek onları İslâm’a davet etti. Uhud, Hendek, Tebük savaşlarında sahâbîlerle omuz omuza küffârla […]

1 2 3 97