HIZIR’I GETİREN DUÂ

YAZAR : İrfan ÖZTÜRK Dînimizde Allah ve Rasûlü’ne itaatten sonra en çok üzerinde durulan vazifemiz, ana-babaya ihsandır. Varlık sebebimiz ve velînimetimiz olan anne-babamıza vefâ, hürmet ve hizmet; insanlık ve evlâtlık borcudur. Anne ve babaların evlâtları üzerindeki hakları sayılamayacak kadar çoktur. Bilhassa anne hakkı üzerinde nice menkıbeler anlatılmıştır. Hasan-ı Basrî Hazretleri bir gün, Kâbe’yi tavaf ederken, sırtında küfe olan bir delikanlıyı […]

Continue reading »

NASIL YÖNELMELİ?

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri’ne sormuşlar: “–Nefsi nasıl ıslah edelim?” “–Sahibine teslim etmekle!” “–Bu nasıl olur?” “–Sahibinin yanında bulunan azgın bir köpekle boğuşursan, onu alt etsen bile harap olursun; belki de o seni perişan eder. Ancak onu engellemesini sahibinden talep edersen, o, tek bir sözle azgın hayvana mâni olur.” İşte insanın ömrünü tıkayan bütün çıkmazları […]

Continue reading »

TEFEKKÜR

YAZAR : Sami GÖKSÜN Tefekkür; bir şey üzerinde yoğunlaşıp, ibret almak niyetiyle derinlemesine düşünmektir. Fudayl bin lyad -rahmetullâhi aleyh- de; tefekkürü; iyilik ve kötülüğü gösteren bir ayna olarak tarif eder. İnsan, her an tefekkür hâlinde olmalıdır. Kâinatın, insanın, arzın ve semânın nasıl yaratıldığını inceden inceye düşünmelidir. Tefekkür, insana has bir özelliktir. Şu da bilinmelidir ki, insanın bilgisinin artması ve davranışlarının […]

Continue reading »

TARTIŞMA

YAZAR : Âdem SARAÇ ademsarac@yyu.edu.tr Peygamberimiz -aleyhisselâm- bir gün Mescid-i Harâm’a girdiği sırada, Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerinden Velîd bin Muğîre ve daha birçok kimseler Kâbe-i Muazzama’nın Hatîm denilen yerinde oturuyorlardı. Onların böyle toplu bir şekilde oturduklarını gören Peygamberimiz de, varıp onların yanına oturarak yine ilâhî mesajları vermeye çalıştı. Sürekli takipte ve tekzipte olan nasipsiz müşrik Nadr bin Hâris de gelip […]

Continue reading »

MANTAR ÜZERİNE BİR TEFEKKÜR

YAZAR : Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI tali@yuzaki.com Geçenlerde karşılaştığım bir soru: “İtikadının/inancının bozuk olduğunu bildiğimiz yazarların kitaplarını okuyabilir miyiz?” Soruyu çoğaltmak mümkün: “Batının tekniğini alıp ahlâkını almamak mümkün mü?” “Menfî inanç ve fikriyata sahip öğreticilerin bulunduğu okullara gitmeli mi? Gitmezsek o bilim dallarından uzak kalmış olmaz mıyız?” “Neden bizim güçlü bir sinemamız yok?” “Mektep-medrese ayırımı nereden çıktı?” Ben o ilk soruya […]

Continue reading »

İslâm Medeniyetinde İLİMLERİN TEŞEKKÜLÜNÜN BAŞ ÂMİLİ: KUR’ÂN

YAZAR : Yard. Doç. Dr. Harun ÖĞMÜŞ ogmusharun@yahoo.com İslâm medeniyetinin temelinde Kur’ân yer almaktadır. Bu sebeple müslümanların yaptığı ilmî çalışmalarda temel sâik Kur’ân olmuştur. Hazret-i Osman’ın istinsah ettirdiği mushafların imlâsı demek olan; «İlmü Resmi’l-Mushaf», Hazret-i Osman devrinde Kur’ân’ın çoğaltılıp belli başlı merkezlere gönderilmesi neticesinde ortaya çıkmıştır. Bu ilim farz-ı kifâyedir. Hattâ bir kısım âlime göre mevzubahis imlânın bugün dahî mushaflarda […]

Continue reading »

Bilim, İhtiyaç, Madde ve Mânâ Harmanında; HAMLE SIRASI BİZDE…

YAZAR : H. Kübra ERGİN hkubraergin@hotmail.com İslam medeniyetinin Moğol İstîlâsı’ndan sonra maruz kaldığı büyük yıkım ve ondan sonraki dönemde pozitif bilimler sahasındaki üstünlüğün batıya geçişi, müslüman mütefekkirleri uzun zamandan beri meşgul eden bir meseledir. Neden İslâm medeniyeti bugün batının geliştirdiği maddî üstünlüğü elde edememiş, kendi attığı temellerin üstüne ilmî bir medeniyet inşa edememiştir? İşin doğrusu bugünkü pozitif bilim dallarının temeline […]

Continue reading »

MELEKLER ÜŞÜMESİN

YAZAR : Ayla AĞABEGÜM aylaagabegum@hotmail.com Son yıllarda; “Ben inancımı çok şükür yaşıyorum ve yaşatıyorum.” diyen yazarların, konuşmacıların üzerinde durdukları konulardan biri de geçmiş yıllarla mukayeseler yapıp, geçmişte çekilenleri anlatmak oluyor. Ben de aynı yılları yaşadım. Önemli olan; yaşanan acıların dile getirilmesinden çok, o devirde yaşayanların; «İmbikten süzülen İslâmî zarâfet»in bugün yaşanıp yaşanmadığının dile gelmesidir. Bu konuda susmak, yaşadığımız yanlışları dile […]

Continue reading »

ÖMÜR TAKVİMİNDE KAÇ YAPRAK KALDI?!.

YAZAR : M. Ali EŞMELİ seyri@seyri.com seyri@yuzaki.com Her gün fânî kazançlar uğruna; elindeki takvime saat saat, bazen her dakika bakan insanoğlu, yazık ki ömür takviminin yapraklarına neredeyse hiç bakmıyor. Baksa her şey değişecek. Baksa ve görse, neler neler fark edecek… Cennete koşacak, cehennemden kaçacak. O takvimi okuyabilse; Cehâletler, yerini gerçek ilme bırakacak. Ahlâk yeşerecek. Merhamet ve şefkat coşacak. Garipler, kimsesizler […]

Continue reading »

ÖLME! NE OLUR…

YAZAR : Fatih GARCAN fatihgarcan@hotmail.com –Ömer! Kaç şarjörün kaldı? –Dört tane tam dolu, namludaki de yarım. Senin? –Aynı sayılır… Bak şimdi; kesinlikle konumunu muhafaza et! Tahminim burayı gözetliyorlar. Bir hayli beklediler çünkü… Miğferimi süngüye takıp, kaldıracağım! Eğer saldırı olursa ve ne taraftan yapıldığını fark edebilirsen işaret ver, hemen durayım! Bizi öldü sansınlar! Yoksa dünyanın şarjörünü boşaltırlar buraya… –Tamam, Salih! Ben […]

Continue reading »
1 220 221 222 223 224 248