İŞKODRA’DA 102 YIL SONRA… 13 HÂFIZ

Hamza CAN   Çağlar üstü nebevî mesaj: “Allah şu Kur’ân ile bazı kavimleri yükseltir. Bazılarını da alçaltır!” (Müslim, Müsâfirîn, 269) Ecdâdımız Osmanlı’nın 600 küsur senelik ihtişamlı bir ömre mazhar olmasının sebebi nedir? Bu suâle, hadîs-i şerîfin mânâsından hareketle iki mânevî sebep gösterilmektedir ki, ikisi de Kur’ân’a dair: •Osman Gazi’nin Kur’ân’a edebi… Misafir olduğu odada Mushaf-ı Şerîf’i görüp; «Ayak uzatamam!» diyerek […]

EMÂNET ve MES’ÛLİYETİMİZ

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com Birkaç gün önce bir rüya gördüm. Çocukluğumda rahmetli babamla hayvanlarımıza ot biçmek için gittiğimiz Göksu Nehri’nin kenarında bir yer vardı. Rüyamda; annem, eşim ve altı yaşındaki oğlumla oradaydık. Nehrin kenarında yine ot biçiyorduk. Etrafımızda da başka insanlar vardı. Onlar da kendi işlerini yapıyorlardı. Bir süre sonra büyük bir gürültü koptu. Karşı kıyıdan çok büyük taşlar kopmaya ve […]

DOĞRUL EY YOLCU!

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Her gönül tenceredir, dert dolu harman kaynar, Derdi Allâh olanın mutfağı, derman kaynar. Kim kedersizse aman, çöl gibidir ondaki can, «Hû!» çekip bağrı yanan kimsede umman kaynar! Gamsızın her şeyi çiğ, kalbi de boştur her dem Allah aşkıyla pişen sînede îman kaynar! Baksa mantıksız akıl, görmez akılsız mantık, Vah bu fânîde cehâlet küpü, uzman kaynar! Merhametten […]

MÜŞFİK OL!..

SEYRÎ (M. Ali EŞMELİ) Vicdan ol yetîme, cân ol öksüze, Ulaştır yamaçta kalanı düze, Yokluk çöllerinde kavrulan yüze, Varlığınla ılgıt ılgıt meltem ol! Dünya bir âlem ki, bîçâre dolu, Kimisinin ne çulu var, ne pulu, Şunun ayağı yok, şunun da kolu, Müşfik ol ey gönül, cömert âdem ol!..

SAKLAR

TÂLÎ (Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI) Yetmişlere yalnız yetmiş kokana, Söylemez kimseye, saklar yaşını… Ciğerpâresini verir de ana; Göstermez ellere, saklar yaşını… Kim sarsa hayatın dik yokuşuna, Talih kuşu konar yiğit başına… Kimi bedbaht, döner deve kuşuna, Gömülür kumlara, saklar başını… Bir ağaç milyarla tohum saçarken, Cömertler, âleme sofra açarken, Cimri, nefse bile der: Daha erken… Köpekler misali saklar aşını… Kâbusu insanın, […]

GÖNÜL

Zahit GENÇ zahitgenc80@gmail.com İlme sarıl, Hakk’a dayan, Her meclise girme gönül! İflâh olmaz şerre kayan, Şerre kanat germe gönül! Mü’minin vasfı merhamet, Mü’min mü’mine emânet, Allah içindir muhabbet; Kulda hata görme gönül! Zâlim sürer zevk ü sefâ, Mazlum çeker cevr ü cefâ, Böyle midir ahde vefâ? Dostu dosta yerme gönül! İncitme sen insanını! Heder etme zamanını! Kanatır bak vicdanını, Kul […]

DÖKÜLÜR ÖMRÜMÜN GÜZ YAPRAKLARI!

SÜKÛTÎ (Hızır İrfan ÖNDER) onderirfan@gmail.com Bahara erişip tam sevinmişken, Dökülür ömrümün güz yaprakları! Yârin gülşeninde yer edinmişken, Dökülür ömrümün güz yaprakları! Karanlık atınca girift düğümü, Bulutlar sarınca yüce dağımı, Fırtına vurunca gençlik bağımı; Dökülür ömrümün güz yaprakları! Sükûtî’nin bahtı gülmedi gitti, Ömür sermayesi çarçabuk bitti, Ümit, yeşermeden sînemde yitti; Dökülür ömrümün güz yaprakları!

BEŞİKTEN DÜŞTÜM…

Servet YÜKSEL servety@t-online.de Her gece rüyalar beni görürdü, Zaman sallanırken beşikten düştüm… Gönlüm kuşlar gibi hafifti, hürdü, Ayağım takıldı, eşikten düştüm… Nice seferlerden döndüm zafersiz, Kulaklarım duymaz, gözlerim fersiz, Lâbirente döner yollar rehbersiz; Ah pîrim defter-i uşşaktan düştüm… Sürgünü olmuşum verdiğim sözün, Hani ya rüzgârı küllenen közün, Bir avuç gözyaşı, bir demet hüzün; Daha gök ekindim başaktan düştüm… Her zerrem […]

HER MENZİLDE «TEVHİD» DEDİM, VUSLAT VER!..

Rıfat ARAZ rifat_araz@yahoo.com Kadir Mevlâ’m, Sen’siz değil hitâbım; Aşk elinden, garip kulum berat ver!.. Yüküm ağır, nefse indi hesabım; Can seyrinde, bir uhrevî hayat ver!.. Söze döktüm, kor yüreğin kahrını; Canda buldum, ilm-i ledün sırrını!.. Yaran Sen’sin, bir deryânın bağrını; Od içinde, güle döndüm sebat ver!.. Yolum derin, ince eler eleğim; Özümde mi, Arş’ı tutan direğim?.. «Sen’I» ister aşkla çarpan […]

KIVILCIM KÜÇÜK AMA!..

Sâmî گدا ضعيف ايسه ده غافل اولمه آهندن صـاقين وجـود حـقير شـراره آلدانمـا Gedâ zaîf ise de gāfil olma âhından, Sakın vücûd-ı hakîr-i şerâre aldanma! vezni: mefâilün / feilâtün / mefâilün / fa’lün gedâ : Dilenci, yoksul, fakir. hakir : Değersiz, küçük. şerâre : Kıvılcım. vücud : Varlık, var oluş.

1 2 3 4 191