BALIK BİLMEZSE HÂLIK BİLİR…

Dr. Halis Ç. DEMİRCAN cetindemircan2@hotmail.com.tr Dünyayı bırak, zira bu dünya senin değildir! Şu an aldığın nefes, senin isteğinle değildir! Dünya malını biriktirdinse mutlu olma! Şu kendisine dayandığın can, senin değildir! (Sultan Veled [Rûhu’l-Beyân’dan]) Ekim ayının başlarıydı, İstanbul Boğazı’nda tam palamut zamanıydı. Balıkçı Rüstem seher vakti Salacak’taki balıkçı barınağından kürek çekerek ayrıldı. Kız Kulesi’nden biraz daha açığa çekilip küreklerini kayığın içine […]

ATLAR KOŞAR AMA NİYE KOŞTUĞUNU BİLMEZ!

Fahri SARRAFOĞLU sarrafoglufahri@gmail.com Muharrem Bey, İstanbul’un en seçkin veya başka bir tabirle en zengin semtinde oturan bir işadamıydı. Hani eskilerin dediği gibi; «yatı, katı ve adalarda yalısı» olan birisiydi. Eşi ve iki çocuğu ile birlikte yaşıyordu. Gelgelelim ne çocuklar doğru düzgün babalarını görebiliyor ne de karı-koca aynı anda birlikte olabiliyorlardı. Zira ikisinin de işi başından aşkındı. Peki, çocuklar derseniz… Onlar […]

ZAHMETLE DEĞİŞİR RAHMETİN RENGİ!

Ali AĞIR aliagir70@gmail.com İkindi namazı sonrasıydı. Masasında kitap okuyan Halil İbrahim Hocanın açık olan oda kapısı çaldı. Başını kaldırarak; “–Buyurun!” diye seslendi. İçeriye Mehmet Hoca ve öğrencisi Ömer girdi. Ömer; âdeta Mehmet Hocanın arkasına saklanmış, görünmemek için elinden geleni yapıyordu. Masanın yanına yaklaştıklarında Mehmet Hoca; “–Hocam! Ömer, hâfızlığı bırakmak istiyormuş. Ben birkaç kez konuştum ancak iknâ edemedim. Bir de siz […]

KAVUŞTUR ALLÂH’IM!

SÜKÛTÎ (Hızır İrfan ÖNDER) onderirfan@gmail.com   Sevgisi başkadır, hüznü bir başka, Kavuştur Allâh’ım sılama beni! Gurbetçinin gönlü açıktır aşka, Kavuştur Allâh’ım sılama beni! Değeri bilinir ülkemde gülün, Paha biçilemez Rize’de balın, Engin dağlarında ağaçlar gelin; Kavuştur Allâh’ım sılama beni! İsotun acısı devede kulak, Gurbet sancısına ne etsin ulak, Âşıkların yüzü daima sulak, Kavuştur Allâh’ım sılama beni! İşte kalbim kırılmış bir […]

SOLAN YÜZÜM, TENDE KÖZÜM KÂŞGÂR’IM!

GÜNBEYLİ (Mahmut TOPBAŞLI) mahtopbasli@hotmail.com   Ey rûhumun ikizi, ey çilenin toprağı! Yüreğimden dilime taşan sözümsün Kâşgâr Kadîm Türklük yurdunun savrulan son yaprağı, Çaresizlik içinde solan yüzümsün Kâşgâr! Yıllardır zulümlerle kan tükürür her seher, Kışlarını yitirdik, baharı kıştan beter, Uygur’un uygar yolu kalbim senle beraber; Çilen kalbimde saklı iki gözümsün Kâşgâr! Her günün asra bedel, yolda ipeğin solmuş, Gök bayrak düşmüş […]

ÖMER HAYYAM RUBÂÎLERİNİ TÜRKÇE SÖYLEYİŞ -32- RÜZGÂRDA YATIP MUM YAKIYORSUN!

Harun ÖĞMÜŞ harunogmus@gmail.com   Gurre çi şevî be-mesken û kâşâne? Ber ömr ki hest hâsıleş efsâne! Hem-hâbe-i bâdî yu tu efrâzî şem‘ Ber reh-güzer-î seyl çi sâzî hâne? Dünyâda özenle yaptığın kâşâne, Bir gün gelip elbet olacak efsâne. Rüzgârda yatıp mum yakıyorsun sen, âh! Sel üstüne inşâ ediyorsun hâne! (Ömer Hayyam Rubâîleri, 2013, s. 553)

KIYÂMET

Bekir İsmet ÇİÇEK bekirismetcicek@gmail.com   İlâhî beyanda değişmez vaat, Ferman buyurulur, kopar kıyâmet! Vâde dolduğunda gelir de saat, Zaman durdurulur, kopar kıyâmet! Âlemlerin Rabbi verince destûr, İsrâfil davranır ve üflenir Sûr, Kâfire zorluktur o günde düstûr; Sûr’a üfürülür, kopar kıyâmet! Göz kırpacak kadar kısacık bir an, Büyük bir infilâk, varlık toz duman, Yok olur ne varsa, kopar da tufan; Her […]

KUR’ÂNÎ TÂLİMATLAR -13- İSLÂM’DA ŞAHSİYETİ MUHAFAZA

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi   EFENDİMİZ YOKSA YOKUM!.. Hicretin altıncı yılında; Peygamberimiz ashâbıyla beraber, umre niyetiyle Mekke’ye doğru yola çıktı. Fakat müşrikler Kâbe’yi ziyarete mâni oldular. Müslümanlar Hudeybiye’de beklerken Hazret-i Osman -radıyallâhu anh-, Peygamber Efendimiz’in elçisi olarak Mekke’ye gitti. Müşriklere; niyetlerinin sadece umre yapıp dönmek olduğunu anlattı. Müşrikler izin vermediler. Akrabaları ise Hazret-i Osman’a, şayet istiyorsa yalnızca kendisinin Kâbe’yi […]

GAFLETİN DENÂETİ / ÇİRKİNLİĞİ

Yazar: Osman Nûri TOPBAŞ Hocaefendi HAYVANDAN AŞAĞI Cenâb-ı Hak; insanı, ahsen-i takvîm üzere, âlâ-yı illiyyîne yükselme istîdâdında yaratmış ve mükerrem kılmıştır. Bu yüksek lütuf ve ihsanlar karşısında insana düşen vazife; îmân edip kulluk şuurunda bir hayat yaşayarak, muhteşem cennete kabul edilmeye lâyık müttakî bir mü’min olmaya gayret etmektir. Hâl böyleyken; Nefsin tezkiye edilmesi gereken menfî sıfatları; insanı nankörlüğe, hamlığa, cehâlete […]

ÇAĞIRAYIM MEVLÂ’M SEN’İ!

Sami GÖKSÜN Duâ; Allâh’ın yüceliği karşısında, kulun aczini îtiraf etmesidir. Duâ, kulun yüce yaratıcıdan lütuf ve yardım dilemesidir. Duâ, kulun bütün varlığı ile Allâh’a yönelerek O’ndan istek ve dilekte bulunmasıdır. Kulun bu şekildeki yönelişini Cenâb-ı Hak karşılıksız bırakmamaktadır. Yüce Rabbimiz bu konuda Mü’min Sûresi’nin 60. âyet-i kerîmesinde şöyle buyurmaktadır: “Bana duâ edin duânıza icâbet edeyim.” Yine Bakara Sûresi’nin 152. âyet-i […]

1 2 3 4 155