AŞK ÇAĞLAYANI

 14,40

Açıklama

 

Kâinâta bir nur doğdu. Yeryüzü O’nunla aydınlandı. İnsanlık O’nunla

şeref kazandı. İnsanlığın ferdî, ahlâkî ve içtimâî ulaşabildiği

en doruk noktada O -sallâllâhu aleyhi ve sellem- vardı. O Nur

Nebî’nin muhabbeti bütün mahlûkatın varlık şifresi oldu. Karanlık

dünya, karanlık hayatlar O’nun nûr hâlesi ve nûr şûlesi ile

aydınlık şafaklara döndü.

Âlemlere O geldi, iyi ki geldi… HOŞGELDİ!

O’na en ulvî salat ve selam… En güzelinden, sonsuzca…

O ki alnındaki nûru insanların yüreklerine dercetti. Susuz çöllerde parmaklarındaki

pınarlardan akan feyizli sulardan güller yetiştirdi.

GÜL; O’nun simgesi, kâinat, yanağının gamzesi oldu. O, müslümanların

en nefis cennet râyihaları saçan hiç solmayan gülüdür…

O En Sevgili’nin En Sevgilisi… Canların Cânı, Gönüllerin Sultânı…

En güzel sevgiler O’nda odaklandı. Her güzellik en kâmil mânâda O’nda

toplandı. O ahlâkıyla, hayâtıyla gelmiş geçmiş insanların en mükemmeli

idi ve daha O’nun gibisi gelmeyecek. O vahiyden süzülen

genç «Emin»ce büyüdü, hep «Hilm» sergiledi. Hayata en yaşanılır

ulvî kaideler yerleştirdi. O her hâliyle «en güzel model insan»dı.

O Rabbine ne güzel bir kul idi. Biz her güzel işi O’ndan öğrendik. O

kâinâtın en güzel kulunu, kul Peygamberini tanımalı, O’nun hayatıyla

bütünleşmeliyiz. Çünkü O, hem ferdî hem sosyal hayatın

kahramanıdır. Bugünü O’nun ölçüleriyle şekillendirmeliyiz ki

hayat yeniden canlansın, mutluluğa kansın, huzura doysun.

O bize Cenâb-ı Hakk’ın en muhteşem ikrâm-ı ilâhîsidir…

O’na hasretiz…

 

ISBN : 978-605-9214-11-7