Dertler ve Istıraplar Artarken; NE KADAR MÂTEMLERİN CİVARINDAYIZ?

M.Ali E┼×MEL─░

seyri@yuzaki.com

Gece vaktiydi. Karanl─▒k zifiriydi. ├ťstelik d─▒┼čar─▒da sert bir ayaz vard─▒. Bir ├žad─▒r─▒n i├žinde de iniltili bir avaz. ├çocuklar─▒n avaz─▒yd─▒ bu. Zavall─▒lar;

ÔÇťÔÇôA├ž─▒z, a├ž─▒z!ÔÇŁ diye feryat ediyordu.

Ya┼čl─▒ bir kad─▒n sesi de;

ÔÇťÔÇôBiraz daha sabredin kuzular─▒m! Pi┼čti pi┼čecek!ÔÇŁ diyordu.

Diyordu demesine ya, bu cevab─▒ ka├ž─▒nc─▒ kez vermi┼čti kad─▒nca─č─▒z. ├çocuklar─▒n t├ókati de gittik├že t├╝kenmi┼čti:

ÔÇťÔÇôH├ól├ó pi┼čmedi mi nineci─čim!ÔÇŁ

ÔÇťÔÇôAz kald─▒ evl├ód─▒m, birazdan pi┼čmi┼č olacak!ÔÇŁ

─░ki tarafl─▒ bu ├žaresiz konu┼čmalar, ├žad─▒r─▒n yan─▒ndan ge├žmekte olan iki ki┼činin dikkatini ├žekti. Biri m├╝ÔÇÖminlerin em├«ri Hazret-i ├ľmer, di─čeri de Hazret-i AbbasÔÇÖt─▒. Merak i├žinde sel├óm verip i├žeri girdiler. Hazret-i ├ľmer sordu:

ÔÇťÔÇôBu yavrular─▒ ni├žin a─člat─▒yorsun? Doyursana!ÔÇŁ

Y├╝re─či yan─▒k kad─▒n, tencerenin kapa─č─▒n─▒ a├žt─▒ ve ├žocuklara fark ettirmeden dedi ki:

ÔÇťÔÇôTirid mi zannediyorsun? ─░├žinde s├óde su var;
├çak─▒l ta┼č─▒yle ber├óber b├╝t├╝n zaman kaynar!
Ne ├ž├óre! Belki susarlar, dedim. Ay─▒plamay─▒n.*ÔÇŁ

G├Ârd├╝─č├╝ manzara kar┼č─▒s─▒nda Hazret-i ├ľmerÔÇÖin i├ži burkuldu. Kederle doldu. Onu beyt├╝lm├óle y├Ânlendirip yard─▒m etmek maksad─▒yla sordu:

ÔÇťÔÇôGidip de m├╝ÔÇÖminlerin em├«rine durumunu ni├žin anlatm─▒yorsun?ÔÇŁ

Keder ve yoklukla zaten i├ži dolmu┼č olan kad─▒nca─č─▒z patlad─▒:

ÔÇťÔÇôEm├«rÔÇÖe, ├Âyle mi? Kahretsin an-kar├«b Allah!
Yak─▒nda r├óyet-i ikb├óli ser-nig├╗n olsun…
├ľmer, bel├ós─▒n─▒ d├╝ny├óda isterim bulsun!ÔÇŁ
ÔÇťÔÇôNe yapt─▒, teyze, ├ľmer, b├Âyle inkis├ór edecek?ÔÇŁ
ÔÇťÔÇôYa ben yet├«m avuturken, Emir uyur mu gerek?ÔÇŁ

Duydu─ču s├Âzlerle y├╝re─či par├žalanan Hazret-i ├ľmer, mazeret ileri s├╝rd├╝:

ÔÇťÔÇôZavall─▒n─▒n i┼či pek ├žok, zaman bulup gelemez;
Gidip de s├Âylememi┼čsen ne h├óldesin bilemez.
├ľfkeli kad─▒n, bu mazereti hakl─▒ bulmad─▒:ÔÇŁ
ÔÇťÔÇôNi├žin hil├ófeti vaktiyle eylemi┼čti kabul?
Sonunda b├Âyle ├ž├╝r├╝k ├Âzr├╝ kim sayar makbul?
Zavall─▒n─▒n i┼či ├žokmu┼č… Nedir, muh├órebe mi?
─░┼čitme sen de civ├ór─▒nda inleyen elemi,
Med├«ne halk─▒n─▒ ├╝ryan b─▒rak, M─▒s─▒rÔÇÖda dola┼č…ÔÇŁ

O s─▒rada ├žocuklar yine a─člamaya ba┼člad─▒. Kar┼č─▒s─▒ndakinin Hazret-i ├ľmer oldu─čunu bilmeyen kad─▒nca─č─▒z, bu defa uzaklara do─čru ├ódeta bir cinnet h├ólinde seslendi:

ÔÇťÔÇô┼×u nevhalar ki ├ž─▒kar t├ó bulutlar─▒n i├žine;
├ľmer! Sav├óik-─▒ telÔÇÖ├«n olur, iner tepene!
Yet├«min ├óh─▒n─▒ ya─čmur du├ós─▒ zannetme!ÔÇŁ

├çocuklar yine h─▒├žk─▒rd─▒:

ÔÇťÔÇôA├ž─▒z! A├ž─▒z! Bize bir lokma olsun ekmek ver…ÔÇŁ
ÔÇťÔÇôSusundu yavrular─▒m, i┼čte oldu, ┼čimdi pi┼čer!ÔÇŁ

Zavall─▒ kad─▒n, ├žaresizlik i├žinde k─▒vran─▒yordu; ne yapaca─č─▒n─▒ bilemez vaziyetteydi. Tekrar Hazret-i ├ľmerÔÇÖe y├╝klendi:

ÔÇťÔÇô├ľl├╝r de y├╝z suyu d├Âkmem sizin hal├«fenize!..ÔÇŁ

Yutkundu Hazret-i ├ľmer. Can evinden vurulmu┼čtu. Hafif bir sesle; ÔÇťHakl─▒s─▒n teyze!ÔÇŁ diye m─▒r─▒ldand─▒ ve h─▒zla ├žad─▒r─▒n kap─▒s─▒na ko┼čtu:

ÔÇôAvut ├žocuklar─▒, ben ┼čimdicek gider gelirim.

Nefes nefese yola koyuldu. Adalet ve merhamet g├╝ne┼činin y├╝z├╝ ├Âyle solmu┼čtu ki! Bitik bir h├óldeydi. Peri┼čand─▒. Su├žlu bir kimse gibiydi. Do─čruca beyt├╝lm├óle vard─▒. Bir ├žuval unu s─▒rtland─▒. Hazret-i AbbasÔÇÖa da i├ži ya─č dolu bir testi verdi.

G├Ânl├╝ yaral─▒, y├╝k├╝ hayli a─č─▒r, mesafe de olduk├ža uzundu. Hazret-i Abbas, rica etti:

ÔÇťÔÇôY├ó ├ľmer, m├╝saade buyur, ├žuval─▒ biraz da ben ta┼č─▒yay─▒m.ÔÇŁ

Fakat Hal├«fe kararl─▒yd─▒. Kendi ta┼č─▒yacakt─▒. Dedi ki:

ÔÇťÔÇôHay─▒r, yorulsa de─čil, ├Âlse yard─▒m etme sak─▒n;
Veb├óli kendine ├óittir ─░bn-i Hatt├óbÔÇÖ─▒n.
Kad─▒n ne s├Âyledi, Abb├ós, i┼čitmedin mi demin?
Yar─▒n huz├╗r-i il├óh├«de, kimseler, ├ľmerÔÇÖin
┼×er├«k-i haybeti olmaz, bug├╝nl├╝k olsa bile;
Evet, hil├ófeti y├╝klenmiyeydi vaktiyle…
Ken├ór-─▒ DicleÔÇÖde bir kurt a┼č─▒rsa bir koyunu,
Gelir de adl-i il├óh├« sorar ├ľmerÔÇÖden onu!ÔÇŁ

Bu kabil ifadeler etraf─▒nda mesÔÇÖ├╗liyet ┼čuurunu, g├Ân├╝l yang─▒n─▒n─▒, derdini ve ├╝z├╝nt├╝s├╝n├╝ dile getiren Hazret-i ├ľmer, o ├óna kadar mal├╗m kad─▒nca─č─▒z ve ├žocuklar─▒ hakk─▒nda g├Âsterilen ihmali tel├ófi ettirircesine gecenin bir vaktinde s─▒rtland─▒─č─▒ ├žuval─▒ kan-ter i├žinde ─▒srarla kendi ta┼č─▒d─▒. O ya┼čl─▒ h├óline ra─čmen. Aln─▒ndan akan terlere ├ž├Âl├╝n so─čuk ayaz─▒ ├žarp─▒nca s─▒rt─▒ndaki ├žuval─▒n daha bir a─č─▒rla┼čmas─▒na ra─čmen.

Çünkü bu;

D├╝nyada ta┼č─▒nmas─▒ gereken bir k─▒y├ómet y├╝k├╝yd├╝. A─č─▒r bir y├╝kt├╝. Fakat ta┼č─▒rsa, omuzlar─▒ndaki da─č gibi y├╝kleri hafifletecekti. Bu y├╝zden hi├ž kimse hakk─▒nda;

ÔÇťNi├žin bu kad─▒n─▒n durumunu g├Ârmediler?ÔÇŁ diye d├╝┼č├╝nmedi Hazret-i ├ľmer. Sadece kendini mesÔÇÖul tuttu ve;

ÔÇťNi├žin bu kad─▒n─▒n h├ólini daha ├Ânce fark edip de derdine ├žare olmad─▒m!ÔÇŁ diye sadece kendisine hay─▒fland─▒. Yap─▒lmas─▒ gerekeni de kendisi s─▒rtland─▒. ├ľyle s─▒rtland─▒ ki, Hazret-i Abbas, ne kadar;

ÔÇťY├ó ├ľmer! Biraz da ben ta┼č─▒yay─▒m!ÔÇŁ diye ─▒srar ettiyse de y├╝k├╝n├╝ ona vermedi. Yorgunluktan ne kadar nefesi t─▒kansa da yine kendi ta┼č─▒d─▒.

D├╝┼č├╝nmekteydi ki;

E─čer bu a─č─▒r ├žuval─▒ ┼čimdi s─▒rtlanmasa yar─▒n mah┼čer meydan─▒ndaki hesap y├╝k├╝ ta┼č─▒yamayaca─č─▒ kadar a─č─▒rla┼čacakt─▒. B├Âyle duygularla ad─▒mlar─▒n─▒ ├žabukla┼čt─▒rd─▒. Zira yetim yavrular dayan─▒lmaz bir a├žl─▒k i├žindeydi.

Nihayet ├žad─▒ra vard─▒lar. Yaz─▒k ki ocak da s├Ânmeye y├╝z tutmu┼čtu. Hazret-i ├ľmer, yakacak bir ┼čeyin var olup olmad─▒─č─▒n─▒ sorunca;

Kad─▒n, getirdi be┼č-on par├ža ya┼č diken, ├ľmerÔÇÖe;
├ľmer de yakmak i├žin b├╝sb├╝t├╝n serildi yere…

─░├žindeki yang─▒nla ├╝fledi oca─ča. Y├╝z├╝nde terler k├Âp├╝r├╝rken ba─čr─▒nda alevler r├╗hunu kavurmaktayd─▒. Ya┼č dikenleri tutu┼čturabilmek i├žin yan─▒k yan─▒k ├╝fledi. ├ťfledi, ├╝fledi. Sonunda ocak ba┼člad─▒ yanmaya. ├çok ge├žmeden yemek haz─▒r oldu. ├çocuklar sofran─▒n ba┼č─▒na ├╝┼č├╝┼čt├╝:

Yemek s─▒cakt─▒, fakat kim durup da bekliyecek!
├ľmer ├žocuklara bir bir yedirdi ├╝fliyerek!

Nihayet ├žad─▒rda ak┼čamki m├ótem ve h├╝z├╝n kesildi. Sevincin r├╗hu tekrar uyand─▒. Ertesi g├╝n olunca da Hazret-i ├ľmer, kad─▒nca─č─▒za beyt├╝lmalden nafaka ba─člad─▒.

Hâsılı;

O m├╝barek Hal├«fe, sorumluluk ├žuvallar─▒n─▒ liyakatle s─▒rtland─▒. ─░hmalleri ve yap─▒lmas─▒ gerekenleri ba┼čkalar─▒na y─▒kmadan omuzlad─▒.

Ya bizler?

Bug├╝n ayn─▒ hassasiyet ve liyakati g├Âsterebiliyor muyuz? S─▒rt─▒m─▒zda hangi ├žuvallar var? Omuzlar─▒m─▒zda hangi paketler?

Bug├╝nk├╝ d├╝nya ahv├óli kar┼č─▒s─▒nda hepimiz birer ├ľmer olup da yard─▒m, hizmet ve mesÔÇÖ├╗liyet ├žuvallar─▒n─▒ s─▒rtlanabiliyor muyuz? Omuzlar─▒m─▒zda karde┼člik paketleriyle garipleri ve muhta├žlar─▒ dola┼čabiliyor muyuz?

Dola┼č─▒rsak ne ac─▒l─▒ manzaralar g├Ârece─čiz. ─░┼čte k├╝├ž├╝k bir ├žocuk:

C─▒l─▒z bacaklar─▒n─▒n dizden alt─▒ ├ž─▒r├ž─▒plak…
Bir ince mintan─▒n alt─▒nda titriyor, donacak!
Ayakta kundura yok, ba┼čta var m─▒ fes? Ne gezer!
D├╝─č├╝ml├╝ aln─▒n─▒n ├╝st├╝nde s├óde bir ├žember.
Nefes de─čil o soluklar, kesik kesik fery├ód;
Nazar de─čil o bak─▒┼člar, d├╝m├╗-i istimdad.
Bu bir ayakl─▒ sef├ólet ki yalnayak, ba┼č a├ž─▒k;
On ├╝├ž ya┼č─▒nda buru┼čmu┼č ceb├«n-i s├óf─▒, yaz─▒k!

─░┼čte bir ba┼čka ├žocuk. ├ľyle hasta ki:

Rengi u├žmu┼č y├╝z├╝n├╝n, g├Âzleri ├ž├Âkm├╝┼č i├žeri;
Elmac─▒klar iki ba┼čtan ├ž─▒k─▒vermi┼č ileri.
O ┼čakaklar g├Â├žerek cepheyi yandan s─▒km─▒┼č;
F─▒rlam─▒┼č aln─▒, damarlar da ber├óber ├ž─▒km─▒┼č!
Bet-beniz k├╝l gibi olmu┼č u├žarak n├╗r-i ┼čeb├ób;
O yanaklar iki solgun g├╝le d├Ânm├╝┼č, b├«t├ób!
O dudaklar morar─▒p kavlam─▒┼č art─▒k derisi;
Uzam─▒┼č sa├ž gibi kirpiklerinin her birisi!
Kafa bir y├╝k kesilip boynuna, ├ž├Âkm├╝┼č ba─čr─▒;
─░ki de─čnek gibi y├╝kselmi┼č omuzlar yukar─▒.

├ékifÔÇÖin bu yan─▒k m─▒sralar─▒, hay├ól├« bir m├╝bal├ó─ča, bir ┼čiir abart─▒s─▒ de─čil. ├ľyle zannedenlere hasta ├žocu─čun dilinden cevap veriyor:

Hangi bir derdim i├žin a─člayay─▒m, bilmiyorum.
D├Âkt├╝─č├╝m ya┼člar─▒ ├žok g├Ârmeyiniz: Ma─čd├╗rum!

Milletinin ve ─░sl├óm ├╝mmetinin her derdini kendi derdi h├óline getiren ve bunun i├žin zaman zaman ├žaresizlikten geceleri sabahlara kadar g├Âzya┼č─▒ d├Âken ├ékif, her hisli g├Ânle sesini duyurmaya ├žal─▒┼č─▒yor ve mevcut elemlerin payla┼č─▒lmas─▒n─▒ istiyor. Yalvar─▒rcas─▒na inliyor:

Gitme ey yolcu, ber├óber oturup a─čla┼čal─▒m:
Elemim bir y├╝re─čin k├ór─▒ de─čil, payla┼čal─▒m!

Fakat onun bahsetti─či a─člamak, ├žaresizlik i├žinde g├Âzya┼č─▒ d├Âkmek de─čildir. ├ç├╝nk├╝ b├Âyle bir a─člay─▒┼č─▒n faydas─▒ yoktur. Yani onun kastetti─či ya┼člar, g├Âzden ziyade al─▒ndan d├Âk├╝len terler olmu┼čtur. Bu ger├že─či anlamay─▒p da bo┼č a─č─▒tlar yakanlar─▒ ac─▒ bir dille ikaz ederek gayrete y├Ânlendirir:

Bırakın mâtemi, yâhû! Bırakın feryâdı;
A─člamak f├óide verseydi, babam kalkard─▒!
G├Âzya┼č─▒ndan ne ├ž─▒karm─▒┼č? Niye ter d├Âkmediniz?

├ç├╝nk├╝ zaten her taraf m├ótemle doludur. ─░┼čte;

Civârın, manzarın, cevvin, muhîtin, her yerin mâtem;
Kulak ver: Çarpıyor bir mâtemin kalbinde bin âlem!

Fakat durumu d├╝zeltecek olan, m├ótem ├žekmek de─čildir. Halk gizli ya┼člarla uyanmayacakt─▒r. All├óhÔÇÖa dualar ve iltic├ólar ederek canla-ba┼čla ├žal─▒┼čmaktan ba┼čka yol yoktur:

Sam├«m├« ya┼člar─▒ndan co┼čtu r├╗hum, herc├╝merc oldu;
Fakat, mâtem halâs etmez cehennemler saran yurdu.
Cem├óat intib├óh ister, uyanmaz gizli ya┼člarla!
├çal─▒┼čmak!.. Ba┼čka yol yok, hem nas─▒l? Canlarla, ba┼člarla.
Al─▒nlar terlesin, derh├ól iner mevÔÇÖ├╗d olan rahmet,
Nas─▒l h├ósir kal─▒r ┬źtevf├«ki hak ettim┬╗ diyen millet?
İlâhî! Bir müeyyed, bir kerîm el yok mu, tutsun da,
├ç─▒kars─▒n ┼čark─▒ zulmetten, g├Ât├╝rs├╝n fecr-i maks├╗da?

Bu ┼čuurla hemdert olanlar─▒n azl─▒─č─▒ da mal├╗m. Fecr-i maks├╗d i├žin dertlileri bulmak, ya da insanlar─▒ dertlendirmek yolunda ├ž─▒rp─▒nmak l├óz─▒m. G├Ân├╝llere ate┼č atmak elzem. Hele gafilleri uyand─▒rmak. Son derece ehemmiyetli bir vazife. Bu noktada ├ékif, tamamen vicdan tellerine dokunarak uyand─▒rmaya ├žal─▒┼čmakta:

Ey Heybeli ikl├«mine k─▒┼čtan ├žekilenler,
Ey Afrika temmûzunu efsâne bilenler!
Ey ya─č gibi ├╝├ž ├žifte kay─▒klarla kayanlar,
Ey MaltepeÔÇÖden PendikÔÇÖi bir hamle sayanlar!
Ey ├žamlar─▒n alt─▒nda serilmi┼č, uzananlar!
Ey her nefes ald─▒k├ža ├Âm├╝rler kazananlar!
Siz, camlar─▒ ├Ârter, sak─▒n─▒rken cereyandan;
Biz bodruma sarkar da ka├žarken galeyandan!
Siz, mercan─▒n aÔÇÖl├ós─▒n─▒ att─▒k├ža ┼či┼čerken;
Biz, kumda ├žirozlar gibi pi┼čtik├že pi┼čerken!
Siz, Marmara âfâkını dürbünle süzerken;
Biz, poyraz─▒ g├Ârsek diye, damlarda gezerken!
Siz, yelkeni a├žm─▒┼č, suyun ├╝st├╝nden akarken;
Biz k├╝plere binmi┼č, size hasretle bakarken!
─░ns├óf ediniz: Kopmayacak ┼čey mi k─▒y├ómet?
Eskiden herkesin dilinden duyard─▒k:
┬źBiri yer biri bakar, k─▒y├ómet ondan kopar!┬╗

┼×imdilerde bunu diyenler azald─▒. ├ç├╝nk├╝ dedirtecek duygular azald─▒. ─░nsanlar maddenin ve teknik ├ž─▒lg─▒nl─▒─č─▒n cil├ós─▒ndan duygusuzluk vir├╝s├╝ kapt─▒. Oysa;

Duygusuz olmak kadar dünyâda lâkin derd yok;
├ľyle salg─▒nm─▒┼č ki melÔÇÖun: Kurtulan bir ferd yok!

Hakikaten duygusuzluk ve dertsizlik, neleri ve kimleri yutmuyor ki! Ger├žekten de ├Âyle zararl─▒ bir vir├╝s ki, ├«man─▒ da insanl─▒─č─▒ da do─črulu─ču da adaleti de ilmi de irfan─▒ da ├žocu─ču da genci de ya┼čl─▒y─▒ da hastay─▒ da doktoru da ├ólimi de ├órifi de peri┼čan ediyor ve bombo┼č bir hayat─▒n girdab─▒nda eski cahiliye devrinin at├ólet, gaflet, rezalet, ham├ókat ve zulm├╝n├╝ tekrar hortlat─▒yor. D├╝nyaya yeni bir cahiliye devri ya┼čat─▒yor. Tek fark─▒ modern bir ┼čekilde icra edilmesi. ├ç├╝nk├╝ cehalet de modern olunca her ┼čeyde oldu─ču gibi h├╝sn├╝kabul g├Âr├╝yor. B├Âylece 15 as─▒r ├Âncekinden daha zararl─▒ bir cahiliye, ilim erbab─▒n─▒ bile yutacak bir kudrette yayg─▒nla┼č─▒yor.

Bug├╝n d├╝nya;

Oport├╝nist, pragmatist ve menfaat├ži bir cahiliye devri ile kar┼č─▒ kar┼č─▒ya. G├Âren g├Âzlerle bak─▒ld─▒─č─▒nda d├╝nyan─▒n her yerinde bu ger├že─čin ac─▒ manzaralar─▒n─▒ bolca g├Ârmek m├╝mk├╝n. Ge├žen ayki kurban yard─▒mlar─▒ vesilesiyle gidilen yerlerde herkesin ┼čahit oldu─ču bir hakikat bu.

AsyaÔÇÖdan AfrikaÔÇÖya, BalkanlarÔÇÖa kadar her yerde y├╝rekleri yakan, i├žleri ├╝rperten tablolar var. Yokluklar, sava┼člar, hastal─▒klar aras─▒nda girdaplar olu┼čturan cahiliyenin maskesiz ├žehresini g├Ârebiliyorsunuz. D├Ârt bir yanda;

Ezenler, ezilenler…

Zalimler, mazlumlar…

G├Ârebiliyorsunuz; ├ékifÔÇÖin ┬źtek di┼či kalm─▒┼č canavar┬╗ diye tarif etti─či zul├╝m medeniyeti, daha da canavarla┼čm─▒┼č. Mesel├ó; girmi┼č AfrikaÔÇÖya…

S├Âm├╝rm├╝┼č. P├Ârs├╝tm├╝┼č. Limon gibi s─▒km─▒┼č; posaya ├ževirmi┼č. Her ┼čekilde menfaatlenmi┼č. Alm─▒┼č, alm─▒┼č, alm─▒┼č. Oradakilere bir ┼čey b─▒rakmam─▒┼č. Arkas─▒ndan sadece sefil, hasta ve garip insanlar b─▒rakm─▒┼č.

Yetmemi┼č gibi;

┼×imdi de, onlar─▒n dinini de─či┼čtirmenin pe┼činde. Y─▒─č─▒nla misyoner g├Ânderiyor. Bedenleri p├Ârs├╝tt├╝─č├╝ gibi i├ž d├╝nyalar─▒n─▒ da p├Ârs├╝tmenin ├žabas─▒nda. ├ékifÔÇÖin ┼ču fery├ód─▒ ne kadar hakl─▒ imi┼č:

Misyonerler, gece-g├╝nd├╝z yeri devretmedeler;
Ulem├ó vahy-i il├óh├«ÔÇÖyi mi bilmem, bekler?

Y─▒─č─▒nla yap─▒lacak i┼čleri g├Âr├╝nce; ÔÇťBir tek benim gayretimden ne ├ž─▒kar!ÔÇŁ ┼čeklinde d├╝┼č├╝nenlere tavsiye, gayet a├ž─▒k:

Do─čru yol i┼čte budur, diye sen bir y├╝r├╝ de,
O zaman bak, ne ko┼čanlar g├Âreceksin s├╝r├╝de!

Yani sen ko┼čarsan, mutlaka ko┼čanlar ├ž─▒kacak. Ne yap─▒p edip ─▒srarla gayret etmeli. Yoksa bin bir endi┼čeyi a┼čabilmek m├╝mk├╝n olmaz. L├óf─▒ bir tarafa b─▒rak─▒p yap─▒lacak i┼člere davranmal─▒. Ama y─▒kmadan. ┼×u yan─▒k ikaz─▒ dinleyerek:

Bir par├ža k─▒m─▒ldan, diyorum, mahvolacaks─▒n!
D├╝ny├ó, ko┼čuyorken yolun ├╝st├╝nde yat─▒lmaz;
Davranmıyacak kimse bu meydâna atılmaz.
M├╝stakbeli bul, sen de ko┼čanlarla bir ol da;
M├óz├«yi, fakat, y─▒kmaya kalk─▒┼čma bu yolda.

Yaz─▒n─▒n ba┼č─▒ndan itibaren m├ótemlerin civar─▒nda dola┼čan hisli m─▒sralar, Mehmed ├ékifÔÇÖin duygu d├╝nyas─▒n─▒ ve garipler kar┼č─▒s─▒nda mesÔÇÖ├╗liyet hissiyle ├ž─▒rp─▒nan g├Ân├╝l yap─▒s─▒n─▒ aksettiren i├žli ifadeler. Onun pek ├žok ├Âzelli─či yan─▒nda en m├╝him ┼čahsiyet profili bu.

Onu bir de bu y├Ân├╝yle etrafl─▒ca tan─▒mak l├óz─▒m. ├ç├╝nk├╝ o, ger├žekten ├Âm├╝r boyu ─▒st─▒rap ├žeken ve her yaral─▒ kalbin ac─▒s─▒yla dertlenen bir y├╝rek. O, her kederli insanla ayr─▒ ayr─▒ hemdert oldu. Hastalarla inledi. Gariplerle ac─▒ ├žekti. Kimsesizlerle ba─čr─▒ yand─▒. G├Âz├╝ ya┼čl─▒larla a─člad─▒. Bu ├žer├ževede b├╝t├╝n yazd─▒klar─▒n─▒ da acziyetinin g├Âzya┼č─▒ olarak takdim etti:

┼×iÔÇÖr i├žin ┬źg├Âzya┼č─▒┬╗ derler; onu bilmem, yaln─▒z,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!
A─člar─▒m, a─člatamam; hissederim, s├Âyliyemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım!
Oku, ┼č├óyet sana bir hisli y├╝rek l├óz─▒msa;
Oku, z├«r├ó onu yazd─▒m iki s├Âz yazd─▒msa.

G├╝mb├╝r g├╝mb├╝r akan seller misali hayk─▒rtacak dertler i├žinde k─▒vrand─▒─č─▒ h├ólde, o, her ┼čeye ra─čmen s├╝k├╗net i├žinde akmay─▒ tercih etti. Sessiz bir inleyi┼či se├žti:

Seller gibi vâdîyi enînim saracakken,
Hi├ž ├ža─člamadan, gizli inen ya┼č gibi akt─▒m.
Yoktur elemimden ┼ču sa─č─▒r kubbede bir iz;
─░nler ┬źSafah├ót┬╗─▒mdaki h├╝sr├ón bile sessiz!

Fakat onun bu sessiz inleyi┼či, o kadar b├╝y├╝k bir yank─▒ olu┼čturdu ki, bu milletin istikl├ólinin mar┼č─▒n─▒ yazmak da ona nasip oldu. Garipleri ve ├žaresizleri g├Ârd├╝k├že ci─čer s─▒z─▒s─▒n─▒;

┬źYa hamiyyetsiz olayd─▒m, ya param olsa idi!┬╗

hicran─▒ i├žinde dile getiren g├Ânl├╝, bu milletin irfan d├╝nyas─▒nda hazinelerle yap─▒lamayacak i┼čler ba┼čard─▒.

Y├╝re─čini da─člayan garipler ve muhta├žlar gibi o da yokluk i├žinde ya┼čad─▒. Fakat ├«mans─▒z ya┼čamad─▒. ─░rfans─▒z ya┼čamad─▒. Hissiz olmad─▒. Fikirsiz ve idraksiz olmad─▒. Kimseye vefas─▒zl─▒k g├Âstermedi. Azimli oldu, azim ve cesaret a┼č─▒lad─▒. M├╝tev├óz─▒ ve vakur bir karakter sergiledi. ├çetin bir dost idi. Dayan─▒kl─▒ idi. Taassup ve cehaletten uzakt─▒. M├óz├«den kopmadan ilerilere hamle yapman─▒n ┼čuurunda m├╝kemmel bir nesil projesi olu┼čturdu. B├╝t├╝n zirve ├Âzellikleriyle buna ┬ź├és─▒mÔÇÖ─▒n Nesli┬╗ ad─▒n─▒ verdi. Hi├žbir d├╝┼čmana boyun b├╝kmeyen dimdik bir nesil. En y├╝ce faziletlerle, en g├╝zel hasletlerle donanm─▒┼č karakterli bir nesil. ├çanakkaleÔÇÖde;

├és─▒mÔÇÖ─▒n nesli diyordum ya nesilmi┼č ger├žek,
─░┼čte ├ži─čnetmedi n├óm├╗sunu ├ži─čnetmeyecek!

dedirtirken, ─░stikl├ól HarbiÔÇÖnde de;

GarbÔÇÖ─▒n ├óf├ók─▒n─▒ sarm─▒┼čsa ├želik z─▒rhl─▒ duvar,
Benim ├«man dolu g├Â─čs├╝m gibi serhaddim var,
Ulusun, korkma, nas─▒l b├Âyle bir ├«m├ón─▒ bo─čar,
Medeniyyet dedi─čin tek di┼či kalm─▒┼č canavar!

diyen bir nesil…

M├ótemlerin civar─▒nda bir nesil. ├çaresizlerin ├žaresi olan bir nesil. Garibi ve yaln─▒z─▒ g├Âr├╝p g├Âzeten bir nesil. T─▒pk─▒ ┬źSaid Pa┼ča ─░mam─▒┬╗ ┼čiirinde de anlatt─▒─č─▒ gibi.

Yavrusu ├Âlm├╝┼č, paras─▒z ve kimsesiz bir b├«├žare anneci─čin h├óline ac─▒yarak saraya gitmeyi geciktiren ve g├Âz├╝ ya┼čl─▒ annenin;

┬źÔÇôK─▒z─▒m─▒n c├ón─▒ i├žin, b├óri bu k─▒rk─▒nc─▒ gece,
┼×├Âyle bir mevlid okutsam, diyorum, kendimce.
Ne olur bir yorulursan, hadi, bekletme, g├╝nah!
Sen benim yavrumu ┼č├ód et ki, r─▒z├óen lill├óh,
İki dünyâda azîz eylesin Allah da seni.»

┼čeklindeki i├žli talebini;

┬źElin evl├ód─▒na yanmaz paras─▒z, bir kimse!┬╗

diyerek o zavall─▒y─▒ s─▒rf Allah r─▒z├ós─▒ i├žin sevindiren hizmet ehli g├Ân├╝llerin harman oldu─ču bir nesil…

B├Âyle bir gaye ve bu gaye etraf─▒nda gayret, sadece bir y├╝re─čin k├ór─▒ de─čil. Her y├╝re─čin al─▒n terleri d├Âkmesi yani a─člay─▒┼člar─▒ gayret ya┼člar─▒ h├ólinde tecell├« ettirmesi ve dertleri payla┼čmas─▒, ┼čart!

Bunun i├žin de herkesin Hazret-i ├ľmer gibi bizzat kendisi mesÔÇÖ├╗liyet ├žuvallar─▒n─▒ s─▒rtlanmas─▒, gayret paketlerini yine bizzat kendisi omuzlamas─▒ gerek.

S─▒rt─▒m─▒zda hangi ├žuvallar var? Omuzlar─▒m─▒zda hangi paketler?

Ne kadar mâtemlerin civarındayız?

D├╝n ne yapt─▒k?

Bug├╝n ne yap─▒yoruz?

Yar─▒n ne yapaca─č─▒z?
* Konu ile al├ókal─▒ olarak yaz─▒ya yedirilen b├╝t├╝n ┼čiirler Mehmed ├ékifÔÇÖin ┬źSafah├ót┬╗─▒ndand─▒r. Anlat─▒mda ak─▒┼č─▒ bozmamak i├žin her nakilde referans vurgusu yap─▒lmam─▒┼č, toptan s├Âylenmesi sebebiyle buna ihtiya├ž da kalmam─▒┼čt─▒r.