|
Zannetme ki kederle gam, Bu aşk, âşığa göre tam. Üstüne gölge düşerse, Kalır aşklar, o zaman ham...
Öter çile bülbülü bak, Âşığın yüzü kardan ak! Kul; Hak yolunda yürürken, Sevdalanır akan ırmak... Menzil yakın, sanma ırak. Malı, mülkü artık bırak! Hak bildiğin aşk yolunda, Su gibi ak, çağlayarak... Tutkum perdeyi kaldırır, Aşkı gönlümde oldurur, Mevlâ’m, içimi-dışımı; Kâmil bir ruhla doldurur. Arslan Ahmet; Hak’la görür, Gönül alır, gönül verir Güneşinin ısısıyla, Aydınlanırken o, erir... |