|
-Muhterem Ekrem Hakkı AYVERDİ’ye «Edebî ve Mânevî Dünyası İçinde Fâtih» isimli eserin feyziyle... Nakş-ı Hak kim gâh olur bostânını hadrâ döşer Vakt erer baştan ayağa meyveden mahya döşer Çün sabâ fasl-ı hazanda gülşene dîbâ döşer Hak budur her nakşı yerinde olup zîbâ düşer!
Vâsıl-ı fasl-ı visâlin olmağa ruhsat bulam Neyleyip milk-i firâkın fethine nusrat bulam Nice tenhâ âsitânın öpmeğe fursat bulam Kûyine azm eylesem sâyem bana hem-pâ düşer! Vasf-ı hüsnün kılmağa bezleyleyip efkârımı Eylesem bin kerre ikrâr üstüne ikrârımı Zülfünün vasfında tomar eylesem eş’ârımı Kaşların vasfında olan cümleye tuğrâ düşer! Gâh Leylâ gâh Şîrîn ad verirlermiş sana, Gâh Hüsn ü geh Züleyhâ’dır o, derlermiş sana, Mihr ü meh âb içre arz-ı hüsn ederlermiş sana, Lîk kadri onların bu işten aşağa düşer! İddiâdır bu deyu bîgâne-veş baş çekmegil, Bî-hicâb görmek değil mümkin, tecellâdır delil, Bâğa servini hırâmân etse ol ruhsârı gül; Na’ra-i bülbülle gülşen sahnına gavgā düşer! Milk-i dü âlem ve hükm-i Arş u ferş ü bahr u ber, La’l ü zümrüd, sîm ü zer, yâkūt u gevher, serteser, Ehl-i dehre âlemin ma’mûresin arz etseler, Ehl-i fakrın hissesine milk-i istiğnâ düşer! Müşkil iştir ey Mürid makbûl-i yâr olmak sana, Kim ki vârın vermemiş varmaz imiş cânânına, Avni’yâ dil vermek ol dildâra düşmezdi bana, Bir düşecek yer arayuben gönül ammâ düşer! Vezni: fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün |