KAPAK | DOSYA

Image«20. Yüzyıl Türk Şiirinde BEŞ ŞAİR» adlı kitabımıza aldığımız beş şairden biridir Yahya Kemal... Dîvan edebiyatının öldüğünün söylendiği, «aruz»un şiirimizde artık bir «vezin» olarak kerhen kullanıldığı, bu veznin Türkçe ile bağdaşamadığının savunulduğu bir dönemde; «hâlis şiir» avcısı olarak ortaya çıkan ve büyük bir hayran kitlesinin gönlünde şiirin kaynağı, sanatın kaymağı olan «üstad»ın adıdır Yahya Kemal...

 
BU SAYIDAN MISRALAR..
Baş eğmeziz edâniye dünyâ-yı dûn için    
Allâh’adır tevekkülümüz, îtimâdımız. (Bâkî)
Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header8.jpg
BİR GÜN Yazdır E-posta
Yazar EDÎBÎ (Recep YILDIZ)   

Fecrin yine ürperdiği bir gün;
Gözler yine hülyâlı yasında...
Sen böyle hayâlinle üşürdün,
Sonsuz bir elem fırtınasında.

Bir yerdi -o yerden- seni gördüm,
Yekpâre alevler kıyısında.
Elbet yine sessizce yürürdüm,
Göğsündeki ilham kuyusunda,
Bir parça sükût etmese ömrüm...

Bir gün -evet, ömrümce unutmam- o ne gündü!
Aksin bu siyah örtüde bir parça göründü.
Allâh’ım o bâkî günü ömrümce unutmam...

Gök kubbenin altında paramparça bu akşam,
Ufkumda devâsâ bir ışık; yandı ve söndü.
En sonra hayal rengi kızıllıklara döndü...

Vezni: mef’ûlü / mefâîlü / feûlün
mef’ûlü / mefâîlü / mefâîlü / feûlün

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
45..jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


Karanlıklar ve Şimşekler Ortasında BİR YAĞMUR MİSALİ
ImageŞimdi size şiddetli yağmurun yağdığı bir ortam ve o yağmura tutulanların hâllerini kelimelerle resmetmeye çalışacağım.
    
Gerçi metropol şehir hayatı bizi tabiattan kopardı. Köyde-kırdaki bir insanın tabiatla iç içe yaşadığı o zengin tabiî hayattan bizde eser kalmadı. Hâlbuki tabiattan kopuk olmadığımız zamanlarda güneşin doğuşu insana ayrı bir güzellik, bulutun hareketi ayrı bir âhenk ve estetik hissettir, yağmurun yağışı ayrı bir heyecan verirdi. Gecenin karanlıkları ayrı bir sükûnette ve derinlikte, gündüzün aydınlığı apayrı bir netlikte ve canlılıkta olurdu.
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
Tarihimize, Kültürümüze, İnancımıza DAHA NE KADAR YABANCILAŞACAĞIZ!
ImageBir grup fareyi almışlar ve önlerine hemen öldüren zehirli yiyecekler koymuşlar. İlk fare yemiş ve ölmüş. İkinci fare yemiş ve ölmüş. Bunu gören diğerleri ise, canlarını çeken cazip yiyeceklere artık ağzını sürmemiş. En aç olanı bile yemez olmuş.
    
Fakat başka bir grup fareyi almışlar ve önlerine bir hafta sonra öldüren zehirli yiyecekler koymuşlar. İlki yemiş ölmemiş, ikincisi yemiş ölmemiş. Bir şey olmadığını görünce hepsi yemiş. Bir hafta sonra da farelerin tamamı ölmüş.
Devamını oku...
 
BÜYÜK DENEYİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
ImageGeçtigimiz ayın gündemini meşgul eden konulardan en çarpıcı olanı hiç şüphesiz Avrupa’nın NASA’sı yerinde olduğu kabul edilen CERN’de Atlas adlı deneyin başlatılmasıydı. Deney hakkındaki malûmat gerçekten hayret uyandırıcıydı; çünkü deney için inşa edilen merkezin büyüklüğü, işin başdöndürücü maliyeti, çalışanların sayısı, hazırlık süresi ve meydana gelecek çarpışmanın enerjinin yoğunluğunu ifade eden bütün sayılar baş döndürecek kadar yüksekti.
Devamını oku...