KAPAK | DOSYA
ImageÇocukluk ve ilk gençlik yıllarımda hâfızama derin hatlarla yazılmış, daha doğrusu kazılmış bir isim ve o ismin üzerine kök boyalarla nakışlanmış bir resim var: İstanbullu İsmail Dayı...
 
BU SAYIDAN MISRALAR..

İçimde fırtına, dışımda bora;
İstanbul diyerek düştüm yollara.
Yollarım bir ayaz, zehir zemberek
Yolları çözmeye bir şiir gerek.
«Gülistan»dan bahsedince ayaza,
Bir anda kara kış, çevrildi yaza.
Bahar bahar oldu yollar önümde,
Bir kıpırtı çiçek açtı canımda.

Devamını oku...
 
ANA SAYFA
Fon Müziği

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

   

"Fon Müziğil" (Mini-MP3-Player 1.2 ©Ute Jacobi)

 
Yüzakı Rengim : Mavi Kırmızı Turuncu Yeşil

header12.jpg
ŞEFKAT BAHÇESİNİN GONCA GÜLÜYÜM!.. Yazdır E-posta
Yazar NİYAZKÂR (Köksal CENGİZ)   

Gönlüme hicranın zehri akmasın,
Tarifi imkânsız aşkla doluyum!..
Sam yeli vurup da özüm yakmasın,
Sevda çiçeğinin sürgün dalıyım!..

Görünür gerçeğim gün bir ağarsa,
Bire bin veririm rahmet yağarsa,
Sırla beni, peteğine sığarsa;
Huzur ikliminin sevgi balıyım!..

Turna olup diyar diyar uçarım,
Burcu burcu dört mevsimde açarım,
Gören göze ne hikmetler saçarım,
Şefkat bahçesinin gonca gülüyüm!..

Desen desen kilimlerde ben varım,
Zeybek benim, horon benim, ben barım!..
Türkülerde efkârımı duyarım,
Asil milletimin yerli malıyım!..

Mazluma selimim, zalime yılmaz,
Birlikte hayır var ayrılık olmaz,
Niyazkâr bu dünya, boşalır dolmaz,
Yüce Sevgili’nin kemter kuluyum!..

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
39k.jpg
Yüzakı Kitapları
İhlas ve Takva
İhlas ve Takva


Muhabbet ve Mârifet
Muhabbet ve Mârifet


Gün Ortası
Gün Ortası


Sebebi Sensin
Sebebi Sensin


Hak'tan Hediye
Hak'tan Hediye


Bir Yağmur Başladı
Bir Yağmur Başladı


Bir Lahzaya Bin Asır
Bir Lahzaya Bin Asır


Kulak Vermeyenler Anlayamazlar KULAK VERELİM
ImageMekke’de doğan güneş ile beraber, aydınlık süreci başlamıştı...

Her âyet-i kerîme yepyeni şafak olurken, her îman eden de bu âyetlerle yepyeni insan oluveriyordu. Böylece İslâm insanı oluşuyordu...

İlkler, sonraki ilkler, sonraki ilkler... derken, İslâm güneşi her tarafı aydınlatmaya başlamıştı.
Devamını oku...
 
BU SAYIDA EDEBİYAT
«Evsâf-ı İstanbul» LATIFI'NİN İSTANBUL'U
Image“Eğer İsa peygamber gökyüzünden yere inmeğe kalksa kalabalıktan iğne bırakacak yer bulamaz. Bitpazarında insanlar pire gibi kaynar. Bir insan seli hâlinde her taraftan o kadar çok istek ve murat sahibi insan gelir ki ne dille, ne kalemle anlatılabilir. Yabancıyla tanıdık birbirinden ayrılamaz, oğul babasını seçemez. Kalabalıktan insan tıknefes olabilir. Özetle mahşer gibi yerdir.” diye bir kitapta bir Türk şehrinin kalabalığından söz edilse ve yine aynı kitabın bir başka sayfasında sözü edilen şehirde insanlığın azalması ve rüşvetin yaygınlaşması şu cümlelerle anlatılsa:
Devamını oku...
 
Allah Toplumumuzu Onlardan Korusun!

ImageDENSİZLER!

Densizler! Kimlere mi diyorum? Üzerine alınanlara, yarası olanlara, gocunanlara... Kendini denli hissedip de; «En iyisini ben bilirim, benim doğrularım en doğru!» diyerek her işe burnunu sokanlara... Haddini bilmeyenlere... Bir şeyler söylemeden yahut yapmadan önce doğru mu yapıyorum, yanlış mı yapıyorum, bu yaptıklarımın sonucu ne olur diye hesaplamayanlara... Uygunsuz, yersiz, isabetsiz, yakışıksız konuşanlara; düşüncesiz davrananlara...

Devamını oku...